Ermenilerin 13
Haziran 1878'de Berlin Konferansı’na
"Ermenistan'a ilişkin Proje" sunması ve bu projenin olumlu
karşılanmasından sonra Osmanlı Devleti sınırları içinde Ermeni halkına karşı
talan ve katliam eylemleri hızla arttı. Bu dönemde Ermeni Hınçak ve Taşnak
örgütleri de düzenli bir ordu haline dönüştü. Rusya ise"Şark
Vilayetleri" ilgili işgal hazırlıklarına başlamıştı. II. Abdülhamit, doğu
meselesi adı altında, Avrupalı devletler tarafından istenilen reformların,
Hıristiyan tebaa için önce özerklik sonra bağımsızlık; Osmanlı Devleti için de
zayıflama ve parçalanma anlamına geleceğini düşündüğü için bu konuda Abdülhamit
alabildiğince reformları geciktirdi.
****
Bu yazımı 175 gündür Kamp Armen için direnenlere ve
‘’Kırlangıcın yuvası yıkılmayacak diyen’’ sevgili Hrant Dink’e ve de değerli
dostum Ara Uğurluoğlu’na ithaf ediyorum…
Karapapakların Hamidiye katliamlarındaki rolüne değinmeden
evvel kısaca Terekeme'de denilen Karapapakları bir tanıyalım. Oğuz boyundan
geldiği söylenen Terekemeler asıl itibarıyla Gürcistan'ın güneyinde,
Ermenistan'ın kuzeybatısında, Dağıstan'ın güneyinde, Azerbaycan'ın iç ve
kuzeybatı topraklarında yaşamaktaydılar.
Güney Kafkasya’nın Rus işgaline uğramasıyla birlikte 1813 ve
1828 yılları arasında Osmanlı devleti ve İran’a yoğun göç hareketleri yaşamış
bir halktır. 1828 yılında Kars ve Çıldır yöresine Dağıstan ve Gürcistan'dan
Karapapaklar gelmiştir.
Ülkemizde pek fazla bilinmeyen Terekemeler tıpkı Çerkesler,
Lazlar, Gürcüler gibi Kafkas kökenli bir halktır. Türkiye’de genel olarak Kuzeydoğu Anadolu’da, Kuzey Kafkasya’daki
Derbent, Gürcistan’ın Kvemo Kartli, Azerbeycan’ın Kazah, İran’ın Sulduz
bölgelerinde yaşayan Azerbeycan
Türklerini oluşturan etnik boylardan biridir Karapapaklar aynı zamanda
Terekemeler olarak da bilinir.
1877- 1878 Osmanlı Rus savaşı'nda Karapapak süvarileri olan
Anadolu ordularının başkomutanı Gazi Ahmet Muhtar Paşa'nın emrine girerek
Kars'ta Ruslara karşı savaştılar. Karapapakların başında daha önce bir kanun
kaçağı olan, ancak savaşa katılması karşılığında cezası Gazi Ahmet Muhtar Paşa
tarafından affedilen Karapapak- Terekeme Türklerinden olan 1844 doğumlu Mihrali
Bey bulunmaktaydı.
1877- 1878 Osmanlı- Rus Savaşı’nda 200- 250 adamıyla
birlikte Ruslara karşı savaşan Mihrali Bey, bu savaştan sonra Sivas'a
yerleşmiştir. 1890 yılında Hamidiye Alayları'nın Karapapak Alayı'nı kurmuş olan
Mihrali Bey Bağdat ve Yemen'e kadar gitmiştir. 1906 yılında Yemen'de ölmüştür.
1877- 1878 Savaşı'ndan sonra yerleştiği Sivas'ta eski Ermeni
manastırı üzerine Mihrali Bey Konağı'nı inşa etmiştir. Ulaş'tan Şarkışla'ya
giden yol üzerinde bir konaktır. ( NTV Tarih Dergisi, Ağustos 2009 ).
Her katliamda İslam inancına bağlı halkların; Hristiyan, Alevi,
Ezidi gibi halklara ait kutsal yapıların yakılıp, yıkılması sistematik hale
getirilmiştir. Yine bu topraklarda yaşatılan tüm katliam ve soykırımlarda,
etnik ve dini soykırımların yanısıra tarihsel, kültürel soykırımlarda
beraberinde yapılmıştır.
Karapapak Alayının kurulmasıyla Kürt İsmail Hakkı Paşa,
Abdül Hamit'in kurduğu Hamidiye alaylarında yer alan Ecem Karapapaklar ve
Çerkesler eliyle Ermenilerin evlerini, bağlarını, bahçelerini gasp ve talan
edip Ermeni kadınlarına yaptırmadığı Eziyet kalmadı. Hatta Kürt İsmail Hakkı
Paşa o kadar ileri gitmiştir ki ''savaşın sebebi bu gâvurlardır'' diyecek kadar
pan islamistdi. Bu pan islamist politikalar yüzünden bu ülkenin en eski
sahipleri olan Hıristiyan halklar üstelik kendi ana yurtlarında acımasız bir şekilde
bu topraklardan kazındı...
1895'li yıllarda yapılan katliamlar, tıpkı 1915'de sağ kalan
Ermenilerin zorla İslamlaştırılması gibi Osmanlının yaşattığı baskılardan ve
talandan kurtulmak için Ermeni halkı mecburen Çerkeşleşerek, Araplaşarak,
Kürtleşerek, Türkleşerek, Müslümanlaştı. Sadece Ermeniler mi Müslümanlaştı?.
Elbette hayır. 1878'li yıllarda Batı Ermenistan denilen bu bölgede başta
Ermeniler olmak üzere, Süryaniler, Pontus Rumlar ( Hıristiyan halklar) zorla
Müslümanlaştırıldı. İslamiyet’in doğuşundan itibaren her savaşta, soykırım ve
katliamlarda zorla '' İslamlaştırma'' şeriatın bir kuralı olarak hep yapıldı.
‘’Kürt İsmail Hakkı Paşa: 1818 yılında Kars'ta doğmuştur.
Kırım Savaşı'na ( 1853) ve Osmanlı Rus Savaşı’na ( 1877- 1878 ) katılmıştır.
1868- 1875 yıllarında Diyarbakır, 1877- 1878 yıllarında Erzurum valiliği
yapmıştır. Sultan II. Abdülhamit'in sevdiği ve takdir ettiği bir devlet adamı
olduğu için Kürt İsmail Hakkı Paşa'nın 22 Şubat 1897 tarihindeki cenaze
masrafları da padişahın emriyle Hazine-i Hassa'dan karşılanmıştır’’. 1
1878'de Berlin konferansında Ermeniler lehine çıkan
kararları Abdülhamit'in sümen altı yaptığı yetmezmiş gibi Pan islamist bir
politik kararla kendi adıyla anılan Hamidiye alayları adı verilen bir örgüt
kurmuştur. 1890 yılında kurulan bu alay; çetelerden, cezaevlerinden ağır
mahkûmlarından (Katil ve hırsızlardan) , Kafkas halkları ve Kürtlerden oluşan
bir orduydu.
Abdülhamit'in iktidar olduğu süreçte bazı Rus kaynaklarına
göre 93 Harbinde, Osmanlı ordusunun gayri nizami kıt'alarında Kafkasya'dan
şarka göç eden 12.000 Karapapak askerin görev aldığını belirtiliyor.
Ana yurtları Batı Ermenistan, Küçük Asya, Pontus Rum,
Turabdin diye bilinen topraklarda Kafkaslardan gelen halklar ve komşuları olan
Kürtler, Türkler tarafından sürekli katliam ve soykırım yaşayan Hıristiyan
halklar (Ermeniler, Süryaniler, Pontus Rumlar) 'ın elim kederi olmuştur kan ve
gözyaşı. Osmanlıdan günümüze bir devlet geleneği haline gelen bir iç düşman
yaratma ve yok etme politikaları ile tek tipçilik (Tek din, tek dil, tek
bayrak) bu topraklara dayatılmıştır.
1895-96 Hamidiye katliamları- 1909 Klikya Katliamı, Batı
cephesinde 1912 - 1914 Küçük Asya felaketinin ardından gelen 1915 soykırımı ile
Batı Ermenistan bölgesi, Ermenisizleştirildikten sonra yine aynı topraklarda bu
kez Kürtler aynı elim kederi yaşıyor.
ZEYNEP TOZDUMAN
Kaynakça
1-Palu-Harput 1878 Çarşancak- Çemişgezek – Çapakçur-
Erzincan- Hizan ve civar bölgeler II. Cilt, Raporlar, Derlem yayınları, Arsen
Yalman, shf,202,
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.