“1915” Türkiye'deki yaygın kullanımıyla “Ermeni
Tehciri”ni, daha geniş bir bağlamda “Şark Meselesi”nin sonunu ifade ediyor.
Ermeni dünyası için bu tarih “Ermeni Soykırımı” demek. Partizan olmayan
uluslararası tarihçilik ve sosyal bilimsel çalışmalar ise son yıllarda konuyu
karşılaştırmalı bir yaklaşımla daha soğukkanlı ve nüanslı ele almaya başladı. 1915: Siyaset, Tehcir, Soykırım söz konusu eleştirel
birikime kapsamlı ve özgün bir katkı.
Tarihsel olgunun bütünselliğini gözeten, bu bütünselliği
uzun ve karmaşık tarihsel sürecin seçilmiş bir kısmına veya boyutuna feda
etmeyen, ilgili terim ve kavramları birbirine indirgeme kolaycılığına kaçmayan
bir tarihselleştirme çabası. “Tehcir”i de kendi içinde teşrih masasına yatıran,
bir noktadan sonra olayın nasıl imhaya dönüştüğünü, imhanın ise nasıl bir
soykırım niteliği kazandığını ortaya koyan bir çalışma.
Kitap, “1915”i tarihselleştirirken, öncesi ve sonrasıyla
yaklaşık yüz yıllık bir dönemi mercek altına alıyor. Tarihsel soruşturma
“Ermeni Meselesi”nin doğuşuyla başlayıp Abdülhamid dönemi katliamlarına, oradan
Birinci Dünya Savaşı'na, tehcir ve imhaya uzanıp nihayet 1915'in uzun sürmüş
tarihsel mirası üzerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin azınlık politikalarına
bağlanıyor.
Bir yılda düğümlenen tarihi bir asırlık bir zamana
açılarak çözümleme denemesi; Türkçe tarihyazımının ufuklarını genişletecek yeni
boyutlar, yeni bilgiler, yeni kaynaklarla gelen bir birikimi temsil eden
kolektif bir çalışma; eleştirel tarihçiliğin 2015 yılı itibariyle ürettiği bir
sentez...
Her bakımdan zor bir işe soyunuyor 1915: Siyaset, Tehcir,
Soykırım.
Zor, ama o kadar da gerekli...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.