Selman Keleş
Van’ın Başkale ilçesine bağlı Albayarak Mahallesi'nde
bulunan ve 13 ile 14. yüzyıllarda yapıldığı tahmin edilen Ermenilere ait Aziz
Bartholomeus Manastırı, Türkiye'de kültürel soykırım politikalarının tüm
uygulamalarının izlerini taşıyor. Manastıra fiziki olarak verilen zararlar bir
yana, askerlerin manastırın içini yıllarca tuvalet olarak kullandıkları ortaya
çıktı.
***
VAN (DİHA) - Başkale’nin Albayarak Mahallesi'nde bulunan
Ermenilere ait Aziz Bartholomeus Manastırı, Cumhuriyetin ilk yıllarından sonra
askeri alan içerisine alınırken, geçen yıllar boyunca Manastırın tahrip
edilmemiş bir tarafı neredeyse kalmadı. Define için manastırı kazan, manastırın
etrafına çeper kazan, duvardaki resim ve sembollerin üzerini çizen askerlerin,
manastırın içini ise tuvalet olarak kullandığı ortaya çıktı.
Van’ın Başkale ilçesine bağlı Albayarak Mahallesi'nde
bulunan ve 13 ile 14. yüzyıllarda yapıldığı tahmin edilen Ermenilere ait Aziz
Bartholomeus Manastırı, Türkiye'de kültürel soykırım politikalarının tüm
uygulamalarının izlerini taşıyor. Manastıra fiziki olarak verilen zararlar bir
yana, askerlerin manastırın içini yıllarca tuvalet olarak kullandıkları ortaya
çıktı. 4. yüzyılda yaşamını yitiren Aziz Bartholomeus'un mezarı üzerine inşa
edildiği tahmin edilen manastır, Birinci Dünya savaşına kadar Ermeniler
tarafından aktif olarak kullanılırken “tehcir” adı altında Ermenilere yapılan
soykırımla birlikte Ermenilerin kaderi gibi manastır da yıkıma uğradı.
Manastıra, Cumhuriyetin ilk yıllarında mahallede yapılan askeri karakol
tarafından el konularak, manastır karakol sınırlarının içerisine alındı.
Yıllarca askeriyenin denetimi altında tutulan manastırın etrafını mevzi
amacıyla kazan askerler, manastırın içini ise tuvalet olarak kullandı.
Manastır baştan sonra tahrip edilmiş durumda
Bugüne kadar hiç restore edilmeyen manastırın tavanı
tamamen çökmüş durumdayken iç ve dış duvarları ise askerlerce tahrip edildi.
Manastırın iç kısmında ise hazine arayan askerlerin neredeyse kazmadığı bir yer
kalmamış durumda. Manastırın hemen yanı başında bulunan manastır papazının evi
de aynı şekilde tahrip edilmiş durumda. Manastırın iç ve dış duvarlarında
Hıristiyanlık inancını temsil eden figür ile sembollerin üzeri ise askerler
tarafından çizilip, tahrip edilmiş. Manastırın içler acısı durumu ise
askerlerin 2013 yılında farklı bir karakola taşınmasıyla birlikte gün yüzüne
çıktı. Manastırın dışında, bölgede bulunan Ermeni halkına ait yüzlerce tarihi
eser de koruma altına alınmış değil.
Askerlerin manastırı gasp ederek köy sakinlerini yada
turistleri yaklaştırmadığını belirten mahalle sakinlerinden Faik Durmaz,
manastıra ilişkin bilgi ve gözlemlerini şöyle anlattı: "Yıllarca burası
askeriyenin eli altında kaldı. O yıllar içersinde manastırı harabeye
çevirdiler. Etrafını mevzilerle kazdılar. İçindeki yazı ve resimlerinin hepsini
tahrip ettiler. Burasını tuvalet olarak kullanıyorlardı.” .
'Yok olup gitsin istiyorlar'
Mahalle sakinlerinin, manastırın restorasyonu için
yetkililere defalarca müracaatta bulunduğunu kaydeden Durmaz, "Askeriye
alanda olduğu için yapmadılar. Askeriye çıktıktan sonra da bir şey yapmadılar.
Bu haline terk ettiler" dedi. Manastırın tamamen yok olmasının
beklendiğini ifade eden Durmaz, köylülerin manastırın zarar görmemesi için
çocuklarını ve hayvanlarını bile alandan uzak tutmaya çalıştığını söyledi. Bölgede
yüzlerce tarihi eser olmasına rağmen hiçbirinin koruma altına alınmadığına
dikkat çeken Durmaz, "Bu değerlerin yıkılması içinde elinden geleni
yapıyor. Eğer sahip çıksalardı gelip yaparlardı” diye konuştu.
Askeriyenin çıkmasıyla birlikte ilçe kaymakamlığı
tarafından manastırı korumak amaçlı bir bekçi görevlendirilirken, neredeyse
tamamen tahrip olan manastırın korunması veya restorasyonu için ise herhangi
bir girişim söz konusu değil.
Ödenek bitmiş!
Konuya ilişkin görüştüğümüz İl Kültür ve Turizm
Müdürlüğüne bağlı Müze Müdürlüğü'nden bir yetkili ise “Orası askeriyenin
denetimden olduğu için biz bile giremiyorduk o alana. Daha önceden
yanılmıyorsam orayla ilgili bir çalışma vardı. Ödenek yetersiz kaldığı için
öyle kaldı. Şimdi ise orayla ilgili bir çalışmamız yok” sözleriyle durumu
savunmaya çalıştı.
(sk-em/sy)
http://www.diclehaber.com/tr/news/content/view/482806?from=1815887918
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.