Tişis Yahudi toplumu Hıristiyan komşuları ile uyumlu bir
birliktelik içinde yaşıyor. Eski Sovyet ülkelerinde yaşayan diğer Yahudi
toplumlarından oldukça farklılık gösteren Gürcistan Yahudileri İsrail’e göç
etmeyi hiç düşünmüyor…Rabi Rahamim Mordechaishvili, “Hükümet ve bakanların
Yahudilere yaklaşımları çok olumlu, burada nefret suçu diye bir şey söz konusu
değil, insanlar birbirlerine yardımcı olmaya her zaman hazır. Toplumumuzun
varlığını sürdürmesinin en önemli sebepleri bunlar. Yarın bir gün Mesih gelirse
hepimiz topyekun Kudüs’e gidebiliriz, ancak o güne dek buradayız” demekte.
*** Sharei Tefillah Sinagogu
Tişis Yahudi toplumu Hıristiyan komşuları ile uyumlu bir
birliktelik içinde yaşıyor. Eski Sovyet ülkelerinde yaşayan diğer Yahudi
toplumlarından oldukça farklılık gösteren Gürcistan Yahudileri İsrail’e göç
etmeyi hiç düşünmüyor.
Gürcistan’ın başkenti Tişis’in büyük sinagogunun
girişinde güvenlik görevlisi yok. Diaspora ülkelerinde ve özellikle Avrupa
ülkelerindeki sinagog girişlerindeki dedektör cihazına da rastlanmıyor. Shaarei
Tefillah Sinagogu kent merkezindeki Yahudi Mahallesinde bulunuyor. Sinagoga
doğru giderken yerel bir pub’da iki gitarist ‘Jerusalem of Gold’ şarkısını
çalıyor. Bu binanın gerektiğinde kentin Yahudi nüfusuna sinagog görevi de
yaptığı bilgisi veriliyor.
Oldukça görkemli Shaarei Tefillah Sinagogu1904 yılında
Art Nouveau tarzında inşa edilmiş.
Tişis Yahudileri yabancılarla çok fazla konuşmayı
sevmiyorlar. Toplumun bazı yaşlı üyeleri iki dua arasında sinagogun dışındaki
banklarda suskun oturmaktalar. Uzun yıllar Sovyet rejimi baskısı altında
yaşamak bu toplum üzerinde belirgin bir iz bırakmış. Yabancı bir gazetecinin
sorularını cevaplamaya pek sıcak bakmıyorlar.
İbraniceyi mükemmel konuşan 36 yaşındaki Rabi Rahamim
Mordechaishvili Gürcistan’da büyüdü, dini eğitimini İsrail’de gördü. Rabi
Mordechaishvili, sinagogun girişindeki nesiller boyunca tanınmış bilge
kişilerin fotoğraflarının yer aldığı panoyu göstererek, bu ülkede Yahudi
geleneklerinin korunduğuna işaret etti. Sovyet rejimi altındaki sürede dahi Yahudiliğin
Gürcistan’da yaşatıldığının altını çizdi.
Tişis’te matsa fırını, mikve ve koşer kesim yapan
görevliler var. Dini kimliğine ve özgürlüğüne sahip çıkan bu küçük toplum, bu
özelliği ile eski Sovyetler Birliği ülkelerinin Yahudi toplumlarından farklılık
sergiliyor.
Gürcistan halkı Hıristiyan dindar bir toplum olmasına
rağmen Yahudi toplumu üyeleri komşularıyla uyumlu bir beraberlik içinde
yaşamakta. Rabi Mordechaishvili Gürcistan’da geçmişte ve günümüzde antisemitizm
olmadığını belirtirken Yahudilerin ve Gürcistanlıların her zaman iyi ilişkiler
içinde bulunduklarının altını çizdi. Fakat geçmişte on binlerce Yahudi’nin
yaşadığı Gürcistan’da günümüzde çoğunluğu başkent Tişis’te olmak üzere 4-5 bin
arası Yahudi nüfusu bulunmakta. Nüfusun büyük bölümü İsrail’e, bir kısmı Batı
Avrupa’ya ve Moskova’ya, ABD’ye göç ettiler.
İKİ YAHUDİ OKULU
Sovyetler Birliği’nin çökmesinin ardından bu Hıristiyan
ülke İsrail yanlısı bir tutum içine girdi. Aileleri Gürcistan’dan göç etmiş
genç İsrailliler, iş sahası aramak üzere bürokrasiye savaş açmış bu ülkeye
gelmekteler. Geride bıraktığımız yaz aylarında Tişis’e giden turist sayısında
patlama yaşandı, sokaklarda İbranice konuşan turistlere sık sık rastlanır oldu.
Rabi Rahamim Mordechaishvili, “Hükümet ve bakanların
Yahudilere yaklaşımları çok olumlu, burada nefret suçu diye bir şey söz konusu
değil, insanlar birbirlerine yardımcı olmaya her zaman hazır. Toplumumuzun
varlığını sürdürmesinin en önemli sebepleri bunlar. Yarın bir gün Mesih gelirse
hepimiz topyekun Kudüs’e gidebiliriz, ancak o güne dek buradayız” demekte.
Tişis’te Shaarei Tefillah Sinagogu dışında Habad
hareketinin bir sinagogu ve sayıları çok az olan Aşkenaz cemaatinin bir
sinagogu var. Kentte ayrıca biri Habad’a ait olmak üzere iki Yahudi okulu
bulunuyor.
DOĞU İLE BATI
ARASINDA
Gürcistan Yahudi toplumun etnik kimliği onları diğer Doğu
Avrupa Yahudi toplumlarından farklı kılıyor. Bu toplum dualarını Sefaradların
tarzında yapıyor. Bu nedenle geçmişte Gürcistan’a giden Aşkenaz din adamlarının
yerel topluma uyum sağlamakta güçlük çektiği belirtiliyor.
Kaynakça: Yediyot Aharonot / Tali Farkash’ın yazısı
kısaltılarak aktarıldı

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.