Guardian gazetesinde yer alan bir analizde, Ankara'da askeri
servis araçlarını hedef saldırıda şüphelerin PKK üzerinde yoğunlaşacağını
yazdı. Simon Tisdall imzalı analizde 'Saldırıyı PKK'nın yaptığı ortaya çıkarsa
bu, örgütün Türk devletinin kalbine saldırmak için bölge dışında operasyon
düzenlemesi sıra dışı bir durum olacak" deniyor.
Yazıdan bazı bölümler şöyle:
"Diğer taraftan PKK rutin bir şekilde askerleri ve
diğer güvenlik güçlerini hedef alıyor. Askeri personeli taşıyan bir konvoyu
meşru bir hedef olarak görecektir. Saldırının arkasından PKK çıkarsa, bu, geçen
Temmuz'da ateşkesin bozulmasından sonra Kürt bölgelerinde girişilen askeri
operasyonlar, gözaltılar ve sokağa çıkma yasaklarına doğrudan bir yanıt olarak
yorumlanacaktır. Dünkü bombalı aracı PKK infilak ettirdiyse, bu Başbakan Ahmet
Davutoğlu'na 40 yılda yaklaşık 40 bin kişinin hayatına mal olan savaşın sona
ermekten çok uzak olduğunu hatırlatacaktır."
"İşler yanlış gidince, PKK'yı suçlamak doğal bir
hükümet refleksidir. Ekim'deki barış mitinginden sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan
hemen Kürtleri suçladı. Sonradan saldırının IŞİD teröristlerinin işi olduğu
ortaya çıktı. Şimdi de IŞİD'den şüphelenilebilir."
"Bir başka olasılıksa, PKK'nın Suriye'deki
müttefikleri, YPG'nin rolü olmasıdır. Türkiye Suriye'nin kuzeyinde Kürtlerin
toprak kazanımları üzerine YPG mevzilerini bombalıyor."
Müslim: Teslim olmayacağız
Demokratik Birlik Partisi (PYD) lideri Salih Müslim, Financial
Times gazetesine açıklamasında, “İlk başta, IŞİD’e karşı savaşırken arkamızda
hiçbir uluslararası güç yoktu ve ayakta kaldık. Şimdi daha güçlüyüz ve teslim
olmayacağız” dedi.
PYD’nin silahlı kanadı YPG’nin ilerleyişinin Türkiye’yi
Suriye’ye doğrudan müdahaleye zorlayabileceği belirten gazeteye göre ülkede bir
çok kişi YPG’nin Rusya’dan destek aldığına inanıyor.
Ancak Financial Times, Müslüm’ün Moskova’dan silah yardımı
aldıklarını ve Rusya’yla birlikte hareket ettiklerini ne doğruladığını ne de
yalanladığını aktarıyor.
‘Kargaşadan önce IŞİD, şimdi YPG yararlanıyor’
Haberden bazı bölümler şöyle:
“Bir yıl önce Suriye’deki kargaşadan IŞİD fayda sağlıyordu.
Şimdi bu fırsattan yararlanma sırası YPG’ye gelmiş olabilir. YPG’nin ilerleyişi
iç savaşın uluslararası boyutunda kargaşaya neden oldu. Ankara Kürt mevzilerini
bombalıyor ve YPG’nin Azez’i ele geçirmesi halinde müdahalede bulunacağını
söylüyor. Türkiye’nin, YPG desteği nedeniyle ABD’ye duyduğu öfke, Başkan
Yardımcısı Joe Biden’ın Ocak’ta Ankara’yı ziyareti sırasında taşma noktasına
geldi.”
“İki hükümet yetkilisi, Türkiye’nin elinde Suriyeli
Kürtlerle, PKK arasında silah alışverişi olduğuna dair kanıtlar olduğunu
söylüyor. Yetkililerin bunu Biden’le paylaştıklarını söylemesine karşın ABD,
YPG’ye karşı pozisyonunu değiştirmedi. Yetkililer, birkaç gün içinde Ankara’nın
YPG’ye karşı tavrını sertleştirdiğini söylediler.”
“Uluslararası Kriz Grubu’ndan Nigar Göksel, ‘ABD’nin tavrını
değiştirmemesi Ankara’da büyük düş kırıklığı yarattı’ diyor. Biden,
Davutoğlu’na ABD’nin YPG’yi toprak ele geçirmesi için iknaya çalıştığını,
Türkiye’nin itidalli davranması gerektiğini söyledi.”
'Kürtler devleti olmayan en büyük etnik grup'
“Ne tür başağrısına yol açarlarasa açsınlar, birçok Kürt,
YPG’nin adımlarını meşru olarak görüyor. Kürtler devleti olmayan en büyük etnik
grup. Tarih onlara uluslararası destekçilerine güvenemeyeceklerini gösterdi.
Bazı gözlemciler, Ruslarla flört eden Kürtlerin ellerini yükselttiklerini
söylüyor. Ama Rusya ve Kürtler bağlarını belirgin bir şekilde sergilediler ve
Suriye’de birçok kişi YPG’nin Halep’te Rus desteği aldığına inanıyor.”
“ABD için IŞİD’e karşı en başarılı ortağını dizginlemek için
yapacak çok fazla bir şey olmayabilir. Woodrow William Center’dan uzman Henri
Barkey, ‘ABD bunu göze alamaz. Onlarla işbirliğini durduracağını söyleyemez.
Bunu Rusya da Kürtler de biliyor’ diyor.”
'YPG Minnağ hava üssünün adını Serok Apo olarak değiştirdi'
Times gazetesi, Türkiye'nin PKK'nın Suriye'deki uzantısı
olarak gördüğü YPG'nin Minnağ hava üssünün adını örgütün hapisteki lideri
Abdullah Öcalan'a atfen "Serok Apo" (Önder Apo) olarak değiştirdiğini
yazdı.
Gazeteye göre, Türkiye'nin beş gündür top ateşine tuttuğu
grup, ele geçirdiği Tel Rıfat'ın adını da "Arpet" olarak değiştirdi.
Times'ın haberinde 'Esad'la aynı safta olan YPG'nin' muhalif
grupların elindeki bölgeye giden son yolu da kesmesinden sonra ülkenin ikinci
en büyük kenti Halep'in beş yıldır devam eden savaşta ilk kez tamamen kuşatılma
riski altında kaldığı belirtildi.
Haberde özetle şöyle deniyor:
"YPG'nin, işbirliği yaptığı bir Arap grubuyla Halep'in
kuzeyinden gelerek Castello yolunu bombaladığı ve kullanılmaz hale getirdiği
haber veriliyor. Bu yol, muhaliflerin denetimindeki doğu mahallelerinde kalan
300 bin kişi için tek yardım hattı. Sukur el-Cebel Tugayı adlı muhalif gruptan
Mustafa Halebi, 'Aramızda ateşkes anlaşması vardı. Saldırganlıkları bizim için
sürpriz oldu' dedi."
'ABD de şaşırdı'
"Bu, YPG'nin Rusya ve Esad rejimi güçleriyle iş yaptığı
işbirliği yaptığı en aleni saldırı oldu. Bu aynı zamanda, Halep için en
acımasız savaşın ve muhalifler için yıkıcı bir yenilginin başlangıcı
olabilir."
Times'ın haberinde Suriyeli ılımlı muhalifleri ve Kürtleri
IŞİD'i hedef almaları için silahlandıran ABD'nin Kürtlerin ilerleyişi
karşısında şaşkınlığınıo ifade ettiğini belirtiyor.
Gazetee göre, ABD öncülüğündeki koalisyonun sözcüsü Albay
Steve Warren, "Onların birbirleriyle savaşmayı bırakıp Daeş'le savaşmasını
istiyoruz. Eğit-donat'ın amacı IŞİD'le savaşmaktı. Ama biz kimseyi bir şey
yapmaya zorlayacak durumda değiliz" dedi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.