27 Ocak 2013 Pazar günü yayınlanan “Ermeni Kaynaklarına
Göre Ordu’da Ermeniler” başlıklı yazımda, 1915 yılına kadar Ordu’da yoğun bir
şekilde yaşayan Ermenileri incelemiştim.[1] Tarihsel kayıtlar Ermenilerin Ordu
topraklarına 18. yüzyılın sonlarında yerleşmeye başladığını göstermektedir.
Sivas, Şark-i Karahisar ve Suşehri bölgelerinden gelen Ermeniler Bayramlı
kasabası (Eskipazar) civarındaki bazı köylere yerleşmişlerdi. Bayramlı denilen Eskipazar bölgesinde ileri gelen
Şeyhoğulları ve Kadıoğlu aileleri arasında çıkan olayları bastıran Trabzon
Valisi Osman Paşa, bu bölgede oturan Rum ve Ermenileri Boztepe eteklerine
yerleştirdi. Osman Paşa’nın verdiği topraklar sayesinde bu günkü Taşbaşı ve
Zaferi Milli mahallelerine yoğun bir Ermeniler nüfus oluşmuştu.
1880-1892 yılları arasında Anadolu ve Arap vilayetlerini
gezen Vital Cuinet’e göre bu yıllarda Ordu kasabasında 5.923 kişi yaşamaktaydı.
Nüfusun 3.067’ini Rumlar, 913’ünü Müslümanlar, 1.703’ünü Ermeniler ve 240’ünü
de Protestanlar oluşturuyordu. Protestanların büyük bölümü de Ermeni idi.
Osman Paşa’nın torunu olan Hacı Ziyneti Hanım, Ordu’da
dedesinden kalma arazileri satmaya başlayınca Ermeniler de arsa alırlar. Bu
arsa üzerine 1852 yılında ilk kiliselerini, 1857 yılında da 3 katlı tamamen
kâgir bir yapı olan Erkek Çocuk Okulu anlamına gelen Movsesyan Varjaran adını
verdikleri okul binasını inşa ederler.
Raymond Kvorkian ve Paul Paboudjian tarafından yazılan
“Les Armenieens Dans L’empire Ottoman” (Osmanlı İmparatorluğunda Ermeniler)
adlı kitap Ordu Ermenileri hakkında bilgiler vermektedir. Bu kitap 2013 yılında
Türkçe olarak yayınlanmıştır.[2]
1992 yılında Paris’te basılan bu kitabın “ Vilayet De
Trébizon” bölümü içerisinde verilen bilgilere göre 1915 öncesinde Ordu’da
13.565 Ermeni nüfus vardı. Bu nüfusun 3002’si Ordu merkez kazasında yaşıyordu.
Ordu’da Ermenilere ait 80 Köy, 25 kilise, 28 okul ve kolej bulunmaktaydı.
Ordu kazasında bulunan Ermeni yerleşim yerlerinin çoğu
18. yüzyılın başlarında Hemşinli ve Sev-Kedli (Araklı İlçesi Karadere Havzası)
Ermeniler tarafından kurulmuştur.
19. yüzyılın ortalarında Giresun ve Tamzara’dan gelen
Ermeniler merkeze bağlı Boztepe mahallesinde ikamet ediyorlardı. Daha önceki
yıllarda Boztepe mahallesine yerleştirilmiş olan Ermeniler 19. yüzyılın
ortalarına kadar pek varlık gösteremezken, Tamzara ve Giresun’dan gelen
Ermenilerle birlikte güçlenmişler. Ticarette etkin olmaya başlayan Ermeniler
Zeytun ve Saray mahallesinde nüfusun çoğunluğunu ellerinde bulunduruyordu.
ARAM 2Nüfusun artmasıyla Notre Dame Kilisesi büyütülmüş,
Movsesyan (1856) ve Hayguhiyan (1880) Kolejleri kurulmuş.
Giresun Ermeni Okulunun müdürü olan Onnik Efendi
Karadeniz bölgesinin bazı yerlerini gezmiş, gördüklerini Ermenice bir kitapta
toplamıştır. Kitap 1912 yılındaki Ordu’yu anlatmaktadır.
Onnik Efendi eserinde 1856 yılında yapılan Movsesyan
Ermeni Okulu’nun zamanla eskidiğini, bunun üzerine Ermenilerin 1892’de yeni
okulun yapımına başladıklarını ve inşaatı dört yılda tamamladıklarını
yazmaktadır.
Ordu’da yaşayan Ermeni nüfusa ait bazı tarihsel bilgileri
verdikten sonra 1856 yılında inşa edilen Movsesyan Okulu’nun 1912 yılında
müdürlüğünü yapan bir isimden bahsetmek istiyorum. Bu isim Aram Manukyan.
Aram Manukyan, 1912 yılında Ordu Movsesyan Okulu’nda
çekilen fotoğrafta en önde gözüküyor. Bir diploma törenine ait bu fotoğrafta
okul müdürü olarak en önde oturarak poz veren Aram Manukyan, o günden sadece
altı yıl sonra Ermenistan Devleti’nin içişleri bakanı olacaktır.
Bu fotoğrafın altında şöyle bir bilgi notu yazmaktadır:
“1912’de Ordu Movsesian ulusal karma eğitim veren Ermeni
Okulu mezunlarının orijinal fotoğrafı. Fotoğrafta oturan okulun müdürü Aram
Manukian, ayrıca 28 Mayıs 1918’de Ermeni Cumhuriyeti’ni kurmuştur.”[3]
19 Mart 1879 tarihinde Ermenistan’ın Zeyva köyünde
dünyaya gelen Aram Manukyan, Sarkis Hovanesyan olarak da biliniyor.
Ermenistan'ın bağımsızlığını sağlamak amacıyla 1890'da
kurulan Ermeni Devrimci Federasyonu’nun (ya da bilinen adıyla Taşnaksutyun)
üyesi olan Aram Manukyan, Ermenistan devletinin kuruluşu için çalışmalar
yapmıştır.
Hızlı, karmaşık ve kısa bir hayat öyküsü olan Aram, 1903
yılında Kars'ta Ermeni isyanlarına katılmış, 1904 yılında İran yoluyla Van'a
gitmiş ve isyancı Ermenileri örgütlemiştir.
1911 yılında İsviçre'nin Cenevre kentine gitmiş, bir yıl
burada kaldıktan sonra yeniden Anadolu’ya dönmüştür. Hayatını bağımsız bir
Ermenistan devletinin kuruluşuna adayan Manukyan, 1912 yılında Ordu’ya gelerek
Movsesyan Ermeni Okulu’nda görev almıştır.
Aram Manukyan’ın Ordu’daki okul müdürlüğü görevinin
kendisine Taşnaksutyun partisi örgütlenme işini gizlemek için verildiğini
düşünüyorum. Partisinin görüşleri doğrultusunda örgütlenme çalışmaları yapan
Aram Manukyan Ordu’da fazla kalmamış, 1912 yılının aralık ayında Van’da çarpıcı
bir cinayetin faili olmuştur.
10 Aralık 1912 gecesi Van Belediye Başkanı Bedros
Kapamacıyan'ı başına iki kurşun sıkarak öldürmüş, bir süre hapis yattıktan
sonra serbest bırakılmıştır. 1909 yılında Van belediye başkanlığına atanan
Bedros Kapamacıyan, şehirdeki Müslümanlar ve Ermeniler tarafından çok sevilen
bir kişiydi.[4]
Aram Manukyan, 1.Dünya Savaşı’nın başlamasından sonra
yeniden Van’a gitmiş ve Taşnaksutyun örgütünün 1915 yılında başlattığı Van
ayaklanmasının liderliğini yapmıştır. Çarlık Rusya ordusunun Van’ı ele
geçirmesinden sonra ise Batı Ermenistan Yönetiminin (Vaspurakan) valisi olarak
görevlendirilmiştir.
ARAM 1
1917 yılında Van’ın Osmanlı Devleti tarafından geri
alınması üzerine Tiflis’e kaçan Manukyan, siyasi faaliyetlerine burada devam
etmiş ve 1918 yılında kurulan Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti’nin İçişleri
Bakanı olmuştur.
Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti, Taşnaksutyun Ermeni
Devrimci Federasyonu tarafından kurulan bir fiili durum hükümeti olarak tarihe
geçmiş ancak uluslararası alanda diğer devletler tarafından tanınmamıştır.
28 Mayıs 1918 tarihinde kurulduğu zaman Rusya
İmparatorluğu'nun Erivan ve Kars bölgelerinde egemenlik kurma iddiasını taşıyan
Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti, Kızıl Ordu'nun 29 Kasım 1920 tarihinde
Erivan'a girmesiyle son bulmuştur.
Bu devletin İçişleri Bakanı olan Aram Manukyan,
Ermenistan'la Osmanlı devleti arasında yapılan savaşa katılmış, hastalanarak 29
Ocak 1919 tarihinde ölmüştür. Yolu Ordu’dan geçmiş olan Aram Manukyan’ın ilginç
ve gizemli yaşam öyküsü 39 yaşında noktalanmıştır.
[1] Hikmet Pala, Bir Kentin Tarihi ORDU, s.166-172
[2] Raymond H. Kévorkian - Paul B. Paboudjian, 1915
Öncesinde Osmanlı İmparatorluğu'nda Ermeniler
[3] Çeviri için Eylem Koral’a teşekkür ediyorum.
[4] https://tr.wikipedia.org/wiki/Bedros_Kapamac%C4%B1yan

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.