Bakanlar Kurulu'nca Sur'da 6 bin 300 parsel için 'acele
kamulaştırma' kararı alınmıştı. HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, hükümetin
Diyarbakır’ın Sur ilçesi için aldığı ‘acele kamulaştırma’ kararını TBMM
gündemine taşıdı. Kamulaştırma kararı alınan yerler arasında "Ermeni ve
Süryani vakıflarına ait ve manevi değeri ölçülemeyecek kadar büyük olan
Ortadoğu’nun en büyük Ermeni kilisesi Surp Giragos Ermeni Kilisesi, Surp Sarkis
Ermeni Kilisesi, Mar Petyun Keldani Kilisesi, Süryani Meryem Ana Kilisesi ve
Protestan Kilisesi’nin de bulunduğuna" dikkat çekti.
Paylan, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yanıtlaması
istemiyle verdiği soru önergesinde, Sur ilçesinde yaşayan vatandaşların
mülkiyet hakları nasıl korunacağını sordu. “Azınlık vakıflarının mallarının
iadesi konusunda irade beyanında bulunan bir hükümet olarak bu adımın, önceki
politikalarınızla çelişki arz ettiğini düşünüyor musunuz?” dedi.
Sorular ve gerekçesi şöyle:
25 Mart 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan, Bakanlar
Kurulu’nun 2016/8659 sayılı “Diyarbakır İli, Sur İlçesinde İlan Edilen Riskli
Alan Sınırları İçerisinde Bulunan Bazı Taşınmazların Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı Tarafından Acele Kamulaştırılması Hakkında Karar”ıyla Diyarbakır’ın
Sur ilçesindeki 6.300 parsellik alan için “acele kamulaştırılma” kararı
çıkmıştır.
1) Diyarbakır’n Sur ilçesi için alınan “acele
kamulaştırma” kararının gerekçesi nedir?
2) Kamulaştırma kararı alınan alanda ne gibi bir uygulama
yapılacaktır?
3) Sur ilçesinde yaşayan vatandaşların mülkiyet hakları
nasıl korunacaktır?
4) Kamulaştırma kararı alınan yerler arasında Ermeni ve
Süryani vakıflarına ait ve manevi değeri ölçülemeyecek kadar büyük olan
Ortadoğu’nun en büyük Ermeni kilisesi Surp Giragos Ermeni Kilisesi, Surp Sarkis
Ermeni Kilisesi, Mar Petyun Keldani Kilisesi, Süryani Meryem Ana Kilisesi ve
Protestan Kilisesi’nin de bulunduğu bilgisi doğru mudur?
5) Kamulaştırılma kararı alınan söz konusu yapılar hangi
kriterlere göre, hangi kanuna istinaden, Bakanlar Kurulu kararında belirtildiği
gibi “riskli alan sınırları içerisine” girmiştir?
6) Söz konusu ibadethaneleri “riskli alan” olarak
belirleyen veriler, raporlar kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?
7) Söz konusu ibadethaneler kamulaştırıldığı takdirde
akıbeti ne olacaktır? Hangi amaçla kullanılacaktır?
8) Azınlık vakıflarına ait kiliselerin ve
gayrimenkullerin kamulaştırma kararının iç hukuka ve Lozan Antlaşması’na uygun
olduğunu düşünüyor musunuz?
9) Azınlık vakıflarının mallarının iadesi konusunda irade
beyanında bulunan bir hükümet olarak bu adımın, önceki politikalarınızla
çelişki arz ettiğini düşünüyor musunuz?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.