Ülkemizin doğusunda bölücü faaliyetlerde bulunan
örgütlerden birisinin de Ermeni diasporası olduğu ortaya çıktı. Kars'ta yerli
işbirlikçilerle diaspora ve Soros Vakfı’nın müşterek çalıştığı deşifre oldu.
Diaspora'nın gönderdiği hristiyan misyonerler serhat kentimiz Kars'ta cirit
atıyor. Şer odaklarının, “Kars’taki Ani Harabeleri’ni restore edeceğiz” diyerek
Selçuklu ve Osmanlı mirasını yok edeceği de iddia edildi. Kars'ta bu odaklara
karşı en etkin mücadeleyi verenlerin başında gelen Ebu'l Hasan Harakani Vakfı
Başkanı, fikir ve gönül adamı Yavuz Selim Uzgur'un Kafkas Haber Ajansı'nda yer
alan diasporanın gizli oyununu kaleme aldığı bir yazıda gözler önüne serdi… (Ben,
son zamanlara bunlara bir şeyler oldu, kafayı yediler diyorum. Kimi Hıristiyanlık diye bir din, Yunanlı diye
bir millet yoktur diyor. Kimi PKK Ermenidir diyor okuduğunu anlamıyor. Kimi Shakespeare'i Müslüman yapıyor. Bunlar
da Kars’ta büyük oyun sayıklıyor, hem de iktidarı suçlama pahasına. Kars’ta
oyun oynanıyorsa suçlu olsa olsa iktidar olur. İslamafobi ise tam bir paranoya.
HYETERT)
'Ermenistan, Azerbaycan’ın belli bölgelerini işgal
ederek, ölümlerin dışında yüzbinlerce insanın mülteci olmasına sebep oldu.
Bunun üzerine Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 3 Nisan 1993 tarihinde Ermenistan’a
açılan Doğu Kapısını Bakanlar Kurulu kararıyla kapattı. Tüm dünyada,
özelliklede Ortadoğu ve Türkiye’de faaliyet gösteren Ermeni diasporası
Türkiye’deki faaliyetlerini yoğunlaştırıp; Güneydoğu, Doğu Anadolu ve Kafkasya
bölgesinde derin bir yapılanmaya giderek, çalışmalarını hızlandırdı.
Merkezi Lizbon’da bulunan zengin bir Ermeni vakfı olan,
GULBENKYAN Vakfının bu çalışmalara büyük destekler verdiği basın ve yayın
organlarında dillendirildi. Faaliyetlerini dini, kültürel ve sosyal alanlarda
yürütmekte olan Ermenistan diasporası ve onların kontrolünde bu çalışmalara
destek veren kurum ve kuruluşlarla, özel ve tüzel kişilikler bölgedeki Doğu ve
Güneydoğu etnisite hareketlerini yönlendiren entelijansiyaden de destek alarak
emellerine ulaşmaya çalıştılar.
1993 yılından bu yana, Doğu Kapısı’nın açılması için yurt
içinde ve yurt dışında lobiler oluşturan diaspora; Kafkasya’ya açılan bir kapı
olarak Kars’ı merkez ittihaz edip, Hıristiyan misyonerlerini değişik isim ve
sıfatlarda bu bölgeye yönlendirdi.
Özellikle Fransa, Belçika, Hollanda, Almanya, Amerika ve Ermenistan’da
oluşturulan lobilerin etkili şahısları ve içeride işbirlikçileriyle Kars
üzerinde birçok projeler ve sinsi planlar yaptılar. Bu lobilerin söylemleri
“Kars’ı Kafkasya bölgesinin çok kültürlü ve çok etnik gruplu bir yeri haline
getireceğiz.” şeklinde idi.
Söz konusu söyleme bağlı olarak Kars’ta “restorasyon” adı
altında, başta Anı Antik Kenti olmak üzere, kültür varlıklarının istismarı,
turizm, ticaret ve ekonomi bahanesiyle, barış söylemi adı altında geniş çaplı
bir Ermeni propagandası yaptılar ve yapmaya da devam etmektedirler. Ülkemiz
içindeki bu propagandaya, tüm dünyada soykırım iddiasıyla Türk düşmanlığı
propagandası eşlik etmektedir. İşte son günlerde Almanya parlamentosunun aldığı
karar ve 1 Milyar 200 milyon Katolik’in ruhani lideri Papanın Ermenistan’a
gelerek soykırım ifadesini kullanması örneğinde olduğu gibi.
Kars’ta yapılan kültürel ve mimari restorasyonun
organizasyonunu Yahudi ve Cizvit papazları, Amerikalı Kültürel Finans
Kurumlarının başındakiler, turizm, emlak sektörü, ABD'liler, Dünya Bankası
temsilcileri oluşturuyor. Bunların bütün dünyada yaptıkları ortada. Bu fonun
Türkiye'deki ortaklarına ve yerel işbirlikçilerine, gittikleri her yeri
karıştıran kurum ve kuruluşlar destek vermektedirler. Son derece girift ve
karmaşık bir ilişki. Niyeti, menşei, geçmişi, geleceği belli olan bu topluluğun
Kafkasya’nın incisi olan Kars'a bu büyük ilgilerinin sebebini bilmekteyiz.
Kars’ta bir evde Türkiye’yi Pontus Rum ve Ermeni ya
gösteren harita önünde büyükelçiler içki içiyorlar.
Kars’ta Osmanlı mirasını canlandırmak için bir araya
geldiğini iddia eden bu kuruluşların ve şahısların amaçları bellidir ve gün
gibi ortadadır. Bu ad altında yapılan tahribat göz önündedir. Bunlar el
altından Selçuklu ve Osmanlı mirasını yok etmektedirler. Artvin’den Van’a kadar
bu bölgedeki tüm kiliseleri, Ermeni, Bizans ve Yahudi kültürlere ait eserleri
canlandırmak, ucube heykeller dikmek, bizim öz kültürümüze ve medeniyetimize
ait eserleri bozmak, yıkmak ve tahrip etmek istemektedirler. Türk kamuoyu
bilmektedir ki; bir süre önce Kars’ta dikilen ucube heykeli, Sayın
Cumhurbaşkanımızın yüksek feraseti ve gayretiyle yıktırıldı. Sayın
Cumhurbaşkanımız tüm dünyada faaliyet gösteren bu lobilerin hedefi oldu. Anı
’da restorasyon adı altında Selçuklu mirasında derin tahribatlar yapıldı.
Kültürel faaliyetler adı altında Ermeni propagandası yapılmaktadır.
Kars ta yapılan bir festivalde Ermenistan dan getirilen
fotoğrafçılar aleni Hıristiyanlık propagandası yapmaktalar. Kars sanat
merkezinde sergilenen bu fotoğrafta görüldüğü gibi dua eden kızların arkasında
12 havariyi temsil eden ve Hz İsa Kutsal yemeği sunarken Ermeni fotoğrafçının
resim sergisi fotoğrafın sağ altında Ermeni fotoğrafçı Karen Minasian
Ermenistan yazmaktadır. Bu fotoğraf sergiye damga vurmuştur.
İslam âleminde ve özellikle Kars’ta, milli, manevi ve
tarihi kültürümüzün timsali olan Ebu’l Hasan Harakani Hazretlerinin ruhaniyeti
etrafında odaklanmış olarak yapılan fütüvvet, birlik, beraberlik, kardeşlik ve
iyilik çalışmaları; Türkiye Cumhuriyeti devletinin, Türk milletinin, İslam
kültür ve medeniyetinin düşmanı olanları ve çıkarcı hainleri derinden rahatsız
etmektedir. Bu sebepledir ki; ilahi kaynaktan beslenen Anadolu Selçuklu
medeniyetimizin kurucularından Seyyid Ebu’l Hasan Harakani Hazretlerine ve onun
fütüvvet ahlakını yaşatmak ve yaşatmaya çalışanlara karşı ciddi bir saldırı
vardır.
Cizvit papazları, Ermeni diasporası ve kiliseler birliği
Sultan Alparslan’ın Anı’yı ve Kars’ı fethettiğinde Cuma Namazını kıldırdığı
Kümbet Mescidi (Havariler Kilisesi)’ni elimizden almak, orayı yeniden kilise
yapmak ve Harakani Külliyesini bozmaktan hiçbir zaman vazgeçmedi ve
vazgeçmeyecektir de. Bunlar zaman zaman değişik suret, sıfat ve faaliyetlerle
ortaya çıkmaktadırlar. Biz bunları izlemekteyiz. Yaptıkları sinsi ve gizli
işlerin farkındayız.
Ermeni diasporasının Kars’a bakışını bu afiş ortaya
koymaktadır.
İpekyolu Strateji Merkezi Başkanı ve Dünya Karapapak
Türkleri Birliği Başkanı Sayın Seyfullah Türksoy’un Türkiye kamuoyuna kısa bir
zaman önce açıkladığı “Kars’ta İkinci Ucube Vakasının” yankıları devam
etmektedir. Ebu’l Hasan Harakani Külliyesi içerisinde ve etrafında yapılan
yanlış işler “Tarihi Dokunun Korunması projesi” adı altında yapılmıştır. Bu
projenin ortakları vardır. Bu projeden kamuoyunun yeterli anlamda bilgisi
yoktur. Yirmi beş yıldan beridir Ebu’l Hasan Harakani Külliyesi ve Kars’ın
milli ve manevi kültürüne katkıda bulunan, halkı kendi öz değerleriyle
tanıştırmak, buluşturmak ve kaynaştırmak üzere, Devletimiz ve Milletimizle inşa
ve kültürel faaliyetleri yürütmekte olan Seyyid Ebu’l Hasan Harakani Vakfı bu
projenin dışında bırakılmıştır. Oysa Harakani Vakfının “Selçuklu ve Osmanlı
Mirasının Korunması Projesinin” ikinci aşaması hazırlıkları yapılırken, bazı
görünmez eller devreye girmiş, alelacele “Tarihi Dokunun Korunması Projesi”
ortaya çıkartılarak uygulanmaya başlanmıştır. Bu Vakfın Başkanı olan bendenizi
çeşitli yalan, iftira ve tezviratlar la Evliya Camii imamıyken Van- Erciş’e
sürgüne göndertmişlerdir. Devletimiz yeniden beni görevime iade ettiği halde
baskı yaparak emekliliğe zorlamışlardır. Bu proje içerisinde yanlışlıkların
olduğunu, tarihi dokunun bozulacağını, tarihi eserlerin tahrip olacağını
kendilerine defalarca telkin etmemize rağmen bizi dinlememişlerdir. Bu hususta
Devlet büyüklerimize yalan, yanlış ve eksik bilgiler verilmiştir. Evliya Camii
ve Kümbet Mescidi önüne hiçbir kültürde olmadığı halde tuvaletler yapılmıştır.
Kümbet Mescidinin önündeki Osmanlılar zamanında yaptırılan tarihi duvar
yıktırılmış, oysa 1882 yılında Kars’ın işgalinde Ruslar tarafından yapılan
ihata duvarı korunmuştur. Osmanlı Evi ve Hasan Harakani Türbesi önüne ne olduğu
belli olmayan barakalar yaptırılmıştır. Kümbet Mescidi ve Evliya Camii
bahçesinde bulunan Sarıkamış çamları, himalaya ladinleri ve bütün yeşil alanlar
yok edilmiştir. Evliya Camii bahçesini Roma mimarisi olan bir arenaya
benzetmişlerdir. Külliyenin Ebu’l Hasan Harakani, Sultan Alparslan, Yavuz
Sultan Selim ve Lala Mustafa Paşa isimli kapılarını yıkma girişimlerinde
bulunmuşlardır. Harakani Hazretlerinin manevi ruhaniyetini incitenlere
sesleniyoruz. Yanlışı yanlışla, yalanı başka bir yalanla kapatamazsınız. Güneş
balçıkla sıvanmaz. İftiralarla bir yere gidemezsiniz. Tarih, kendi kültür ve
mukaddesatına, inançlarına ve öz değerlerine sahip çıkmayanları asla affetmez.
Bu yazı gerçekleri anlatacağımız bir başlangıçtır. Daha
derin ilişkileri, bu bölgede ve bu şehirde yapılan ve yapılmak istenenleri
biliyoruz ve açıklayacağız. Din, Devlet ve Bayrak düşmanlarının ne yapmak
istediklerini, sinsi planlarını bütün çıplaklığı ile ortaya koyacağız.
Ey Kars şehrinde yatan Şehriyar (Ebu’l Hasan
Harakani), nihan gelip sana mihman
olacaktır.
Yazılarımızın devam edeceğini belirterek tüm halkımızı
selamlıyorum.'
Etiketler : Kars,ermeni diasporası,





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.