15 Temmuz darbe girişiminin başarısızlığa uğraması Hrant
Dink soruşturmasının da önünü açtı. Daha önce dokunulamayan isimler şu anda ya
gözaltında ya tutuklu durumda. Cinayetteki ‘Jandarma ve Cemaat bağlantısı’
darbe girişimi sonrası daha da görünür hale gelmeye başladı.
Hrant Dink 19 Ocak 2007’de İstanbul’da Agos Gazetesi'nin
önünde öldürülmüştü. [AA]
Hrant Dink dosyasına bütünüyle vâkıf bir savcının yeniden
bu dosyaya verilmesi ve 15 Temmuz darbesinin başarısızlığa uğraması
soruşturulamayan bazı isimleri hâkim savcı karşısına çıkartmaya başladı. Arka
arkaya pek çok gözaltı ve tutuklama kararı geldi.
Cinayetin işlendiği dönemde Trabzon İl Jandarma Alay
Komutanı olan Ali Öz’ün tutuklanması ile İstanbul’da Jandarma İstihbarat
biriminde o günlerde yüzbaşı rütbesindeki Yarbay Muharrem Demirkale’nin
gözaltına alınması 15 Temmuz sonrasının en önemli gelişmeleri arasındaydı.
30 jandarmaya gözaltı kararı
Hrant Dink soruşturmasına yeniden verilen savcı Gökalp
Kökçü jandarma ile ilgili soruşturmada 30 şüpheli hakkında gözaltı kararı
verdi. Hakkında gözaltı kararı verilen
kişiler Trabzon ve İstanbul Jandarma istihbarat görevlileriydi.
Cinayette soruşturmasında dönemin İstanbul Jandarma
İstihbarat yüzbaşı (şu anda Albay) Ali Barış Sevindik, dönemin Trabzon İl
Jandarma Komutanı Albay Ali Öz, Trabzon İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürü
Metin Yıldız gibi isimler gözaltına alındı.
Kilit isim Muharrem Demirkale ‘darbeden’ tutuklu
Hakkında gözaltı kararı verilenler arasında cinayet günü
olay yerindeki jandarmaları koordine ettiği belirlenen Yüzbaşı Muharrem
Demirkale de var. Şu anda Yarbay olan ve Ankara’da görev yapan Demirkale’nin,
darbe girişimi gecesi darbecilerle birlikte hareket ettiği ve Jandarma Genel
Komutanlığı binası önünde çatışmalara katıldığı belirlendi.
Demirkale darbe soruşturması kapsamında 16 Temmuz’da
Ankara’da tutuklandı. Ankara’da cezaevinde bulunan Demirkale, Dink cinayeti ile
bağlantılı olarak ifade vermek üzere İstanbul’a getirilecek.
Dink cinayetinde şüpheli olan ve hakkında gözaltı kararı
verilen Astsubay Yavuz Karakaya da Demirkale ile birlikte darbe soruşturması
kapsamında Ankara’da tutuklananlar arasında.
Cinayet günü olay yerinde olduğu tespit edilen Karakaya’nın da ifadesi
alınacak.
Bozca: Zekeriya Öz ile irtibat halindeydi
Gözaltındaki şüphelilerin ifadeleri İstanbul emniyetinde
alınıyor.
Tutuklanan eski İstanbul İl jandarma istihbarat uzman
çavuş Yusuf Bozca ifadesinde, Dink cinayetinin “FETÖ/Paralel Devlet
Yapılanması’ üyelerince organize edildiğini ve darbe girişimi temellerinin bu
cinayetle atıldığını ifade etti.
Bozca, “Bu cinayet sonrasında jandarmada ve emniyet
birimlerinde tasfiyeler başladı. Bu tasfiyelerden sonra Fethullahçı yapılanmaya
mensup kişiler, tasfiye edilen kişilerin yerlerine görev aldı. Yüzbaşı Muharrem
Demirkale ve onunla aynı görüşe sahip olan TSK personellerinin Hrant Dink
cinayetinin işlenmesinde dahli olduklarını düşünüyorum” dedi.
Bozca, Demirkale’nin adliyede görev yapan
savcılarla, firari durumdaki savcı
Zekeriya Öz'le sürekli irtibat halinde olduğunu da söyledi.
Tetikçi yakalanmadan silah bilgisi nasıl yazıldı?
Hrant Dink cinayetinde daha katil ve silah ele
geçirilmeden Trabzon jandarmasında düzenlenen formda cinayette kullanılan
silahın bilgisi yer almıştı.
İstanbul’da devam eden sorgulamalarda bu bilginin kaynağı
araştırıldı. Tutuklu şüpheli Astsubay Hüseyin Yılmaz bu soruya, “Bilgileri Okan
Şimşek ve Veysel Şahin’in yazdığını biliyorum. Bilgileri nasıl temin ettiler
onu bilmiyorum’ diye cevap verdi.
Savcıdan ‘attırılan ilk kurşun’ nitelendirmesi
Savcı Gökalp Kökçü, 9 Aralık 2015 tarihinde mahkemeye
teslim ettiği iddianamede Hrant Dink’in öldürülmesini ‘yol verilen cinayet’
diye nitelendirmişti. Gülen Cemaatine bağlı kadroların kendilerine İstanbul
emniyetinde yer açmak için bu cinayete
‘araç suç’ olarak göz yumduklarını yazmıştı.
Savcı Kökçü bazı şüphelilerin tutuklanması talebine dair
sevk yazısında daha ileri bir tespitte bulunarak, “Başarısız darbe kalkışmasına
giden süreçte Hrant Dink cinayeti bu yolda, bu amaç için attırılan ilk kurşun
olması nedeniyle şüphelilerin eylemlerinin 'Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye
Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen
yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye
teşebbüs' suçu kalıbına uyduğu anlaşılmaktadır'' dedi.
Bu ifadeler şüpheli devlet görevlilerinin cinayete sadece
‘yol vermekle’ kalmadıklarını, aynı zamanda cinayeti organize ettiklerini de
ima ediyor. Nitekim 15 Temmuz’dan sonra
verilen bazı tutuklama kararlarında ‘kasten öldürme suçuna iştirak’ gerekçesi
de var.
14 kişi tutuklandı
Şu ana kadar 14 kişi ‘Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya
teşebbüs etme, FETÖ/PDY'ye üye olmak ve kasten öldürme suçuna iştirak"
suçlarından tutuklandı. Emniyette sorgusu tamamlanan şüpheliler sırayla
adliyeye sevk edildi. Son dönemde gözaltına alınan ya da tutuklanan bazı
şüphelilere dair bilgiler şöyle:
Yusuf Bozca: İstanbul Jandarma İstihbaratta görevli uzman
çavuş Yusuf Bozca 2 Ağustos’ta tutuklandı. Cinayet günü olay yerinde olduğu
belirlendi. Olay yerinde jandarmaya ait iki araçtan araçlardan birini kullanan
isim olarak görünüyor.
Abdullah Dinç: Cinayet günü jandarmaları koordine ettiği
görülen Yüzbaşı Muharrem Demirkale’nin yanında şoför olarak görev yaptığı
tespit edildi.
6 Ağustos'ta Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü
görevlisi Ergün Yorulmaz tutuklandı.
Ergün Yorulmaz: 7 Ağustos 2006’da Trabzon’dan İstanbul’a
gelerek Dink’in evinde ve işyerinde keşif yapan üç jandarmadan biri. 6
Ağustos’ta tutuklandı.
8 Ağustos'ta jandarma astsubay Emre Cingöz tutuklandı.
Emre Cingöz: Cinayet öncesinde ve sonrasında olay yerinde
olduğu belirlenmişti.
10 Ağustos'ta jandarma görevlileri Volkan Şahin, Şeref
Ateş, Okan Şimşek, Hüseyin Yılmaz ve Gazi Günay tutuklandı.
Satılmış (Volkan) Şahin: Cinayetten bir gün önce (tetikçi
Ogün Samast’ın İstanbul’a geldiği gün) Trabzon’dan İstanbul’a gelen jandarma
görevlisi. Cinayet günü de Dink’in evinin bölgesinde bulunan İstanbul Jandarma
Şeref Ateş’i aradığı belirlendi. Ogün Samast yakalanmadan ‘bilgi formuna’
Dink’in vurulduğu silahın markasını yazan isimlerden biri…
Şeref Ateş: Cinayet günü Satılmış Şahin ile görüştükten
sonra Dink’in evinin bulunduğu yere giden jandarma ekibinin içinde yer aldı.
Okan Şimşek: 7 Ağustos 2006’da Trabzon’dan İstanbul’a
gelerek Dink’in evinde ve işyerinde keşif yapan üç jandarmadan biri.
Azmettirici Yasin Hayal’in eniştesi Çoşkun İğci’den Dink’in öldürüleceği
bilgisini 2006 Temmuz’da öğrendi. Ogün Samast yakalanmadan ‘bilgi formuna’
Dink’in vurulduğu silahın markasını yazan isimlerden biri.
Gazi Günay: 7 Ağustos 2006’da Trabzon’dan İstanbul’a
gelerek Dink’in evinde ve işyerinde keşif yapan üç jandarmadan biri.
Hüseyin Yılmaz: Dink öldürülmeden aylar önce ‘Dink’in
öldürüleceğini’ öğrenen isimlerden birisi.
O dönem Trabzon Jandarma İstihbaratta astsubay olarak görev yapıyordu.
12 Ağustos’ta Albay Ali Barış Sevindik tutuklandı.
Ali Barış Sevindik: Cinayet döneminde İstanbul Jandarma
İstihbaratta görevli yüzbaşı. Soruşturma dosyasına göre cinayette koordinasyon
görevini üstlendi. Tutuklanan
şüphelilerden Yusuf Bozca, kendisine gösterilen olay yerindeki fotoğraflar
arasında yer alan birini Ali Barış Sevindik olduğunu söyledi
15 Ağustos’ta Albay Ali Öz, Trabzon Jandarma astsubay
Veysel Şahin, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli Astsubay Ecevit Emir
ve yayın evi sahibi Adem Sarıgöl tutuklandı.
Ali Öz: Cinayet döneminde Trabzon İl Jandarma
Komutanıydı. İstihbarat toplantısında ‘Dink öldürülecek’ bilgisini veren
askerlere, ‘Bunu sonra odamda konuşuruz’ diyerek konuyu kapatan kişi.
Veysel Şahin: Azmettirici Yasin Hayal’in eniştesi Çoşkun
İğci’den Dink’in öldürüleceği bilgisini 2006 Temmuz’da öğrendi. Ogün Samast
yakalanmadan ‘bilgi formuna’ Dink’in vurulduğu silahın markasını yazan
isimlerden biri.
Ecevit Emir: Cinayet günü olay yerinde olduğu tespit
edilen İstanbul jandarma istihbarat görevlilerinden biri.
Adem Sarıgöl: Yayın evi sahibi sivil kişi. Jandarma
soruşturması kapsamında tutuklanan ilk sivil. Soruşturma kapsamında Cinayet
günü ve sonrasında Yüzbaşı Muharrem Demirkale ile görüşmeleri tespit edildi.
Cinayet günü Demirkale ile yaptığı görüşmenin ardından Kara Kuvvetleri
Komutanlığı ile irtibatlı iki telefon numarası ile görüşme yaptığı belirlendi.
Kaynak: Al Jazeera

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.