Aziz Üstel
Bakınız, SEVGİ VE
HİZMET Uluslararası Misyonerlik Kuruluşu, Türkiye sorumlusu William Paton’a
göre Anadolu’da İslam’ın gücünü kırmak için kullanılması gereken sihirli sözcüklerdir. “Müslümanlara
yaklaşmakta dikkatli olmalıyız. Hıristiyanın Müslümana vereceği ilk mesaj ona
hizmet etmek ve onu sevmek olmalıdır. Misyoner okulları Müslüman olduğundan
kuşku duyulmayacak biri ya da birilerince bütün Türkiye’de açılmalı ve bu
okullarda İslam’ın yetersizliği anlatılmalı, İslam’ın reformdan geçmesi,
yenilenmesi gereği vurgulanmalı...”. Fetullah “Fred” Gulen, CIA/The Board’ın
tasarımı, İslam’da reform hareketini başlatacak yeni bir Mehdi olarak
sunulmuştu. Bunu yaymak için kullandığı iki kelime neydi? Sevgi ve Hizmet! Kendini Mehdi ya da Halife ilan ettirmek
içinse eğitim gibi kutsal bir görevi kullanıyordu. Peşinden gidenler de Hizmetlilerdi ve Hizmet
için çalışıyorlardı değil mi? Rastlantı
mı.. bir Adam ve bir Milletin bozduğu iğrenç bir oyun, pis bir tezgah mı? Karar
sizin efendim... (Nedense Gülen’in Ermeniliği, Yahudiliği, Hıristiyan misyonerliği 40-50 sene sonra fark ediliyor. Jeton biraz geç düşüyor anlaşılan. HYETERT)
***
İzmir Limanı 1797’de ilk Amrikan ticaret gemisini
ağırlar. Ve ABD’yle ticari ilişkiler yoğun bir biçimde başlar. Başkan Jefferson
4 Mayıs 1802’de W. Steward’ı İzmir Konsolosu olarak atar...atar da Osmanlı
Devletiyle ABD arasında henüz diplomatik ilişkiler kurulmadığından Babıali bu
konsolosluğu tanımaz. Derken 1808 ve 1811’de
Washington, konsolosluğun resmen tanınması istenir. Babıali olmaz der. Bunun üzerine 1811’de
İzmir’de Amerikan Ticaret Evi kurulur. Sonra mı? Sonra yandı gülüm keten
helva!!
Bu yıllarda ABD kendine sürekli dış pazar arayan koyu
Hıristiyan tüccar bir devlettir. Bütün resmi kurumların iki hedefi vardır; biri
ticareti geliştirmek diğeriyse Hıristiyanlığı yaymak! Ve 1810’de Boston’da Yabancı Ülkelerde
Misyoner Girişimlerini Destekleme Komisyonu (The Board) kurulur.
Günah imparatorluğu
The Board, Levi Parons adında bir misyoneri Osmanlı
Devletine gönderir. Adam İzmir’e ayak bastığı gün “bu günah imparatorluğunu
çökertmek andım olsun “ der. Zaten the Board bütün misyonerlere gönderdiği bir
mektupta özetle Osmanlı’yı kastederek, “bu kutsanmış toprakların silahsız, yeni
bir haçlı seferiyle geri alınacağına” söz verir.
Merzifon Amerikan Okulu Müdürü George Edward White,
İstanbul’daki İncil Evi (Bible House) müdürü Gudsel’e şöyle bir mektup yazar:
“Hıristiyanlığın en büyük düşmanı İslam’dır. Türkiye’de en güçlü Müslüman
ülkedir. Türkiye’nin Hıristiyan olması
için hiç yılmadan, gerekirse 500 yıl çalışacağız...”
İlk evanjelist ABD misyoner okulu
ABD’yle Osmanlı arasında ilk ticaret anlaşması 1830’da
imzalanır ve ardından Osmanlı topraklarında okullar mantar gibi bitmeye
başilar. ( Misyonerler Komisyonu The Board’ın açtığı misyoner okullarla
İstanbul’daki Robert Koleji, Üsküdar’daki Amerikan Kız Kolejini, İzmir’deki
Amerikan Kolejini, Tarsus Amrikan Kolejini
karıştırmamak gerek. Misyoner okullarının amacı salt Hıristiyanlığı
yaymaktır. Diğerlerininse batılı, çağdaş bir eğitim vermek.) Ayrıca 1831
yılından sonra Osmanlı topraklarında ABD konsoloslukları da açılır. ABD’nin
1911’de konsolosluk sayısı 40’dır ama 1914’e gelindiğinde bu sayı tam 426’yı
bulur!
Misyonerlerin önde gelenlerinden Tillman Trrowbridge
Anadolu’yu karış karış gezdikten sonra 1858’de yayınladığı gezi notlarında
Türklerin “dinsel ve ırksal anlamda ilkel olduklarını” anlatır, bilinen
misyoner kafası ve dünya görüşüyle. “Türkler Hıristiyan dinini kabul etmedikçe
ve tüm kurumları İslam’dan arındırılmadıkça ABD Misyoner kuruluşları geceli
gündüzlü çalışmalarını sürdürecektir. “
Nitekim bu misyoner okulları, giderek Türk ve Müslüman olmayan Osmanlı
vatandaşlarını, Osmanlı’dan koparmaya dayalı bir eğitim vermeye başlarlar. Çok
sonraları gerek Enver Paşa gerekse de Mustafa Kemal Yunan, Bulgar, Ermeni ve
Arap isyanlarında bu misyoner okullarının önemli rol oynadıklarını vurgularlar.
Sevgi ve hizmet
Bakınız, SEVGİ VE
HİZMET Uluslararası Misyonerlik
Kuruluşu, Türkiye sorumlusu William Paton’a göre Anadolu’da İslam’ın gücünü
kırmak için kullanılması gereken sihirli
sözcüklerdir. “Müslümanlara yaklaşmakta dikkatli olmalıyız. Hıristiyanın
Müslümana vereceği ilk mesaj ona hizmet etmek ve onu sevmek olmalıdır. Misyoner
okulları Müslüman olduğunadan kuşku duyulmayacak biri ya da birilerince bütün
Türkiyhe’de açılmalı ve bu okullarda İslam’ın yetersizliği anlatılmalı,
İslam’ın reformdan geçmesi, yenilenmesi gereği vurgulanmalı...”
Fetullah “Fred” Gulen, CIA/The Board’ın tasarımı,
İslam’da reform hareketini başlatacak
yeni bir Mehdi olarak sunulmuştu. Bunu yaymak için kullandığı iki kelime
neydi? Sevgi ve Hizmet! Kendini Mehdi ya
da Halife ilan ettirmek içinse eğitim gibi kutsal bir görevi kullanıyordu. Peşinden gidenler de Hizmetlilerdi ve Hizmet
için çalışıyorlardı değil mi? Rastlantı
mı.. bir Adam ve bir Milletin bozduğu iğrenç bir oyun, pis bir tezgah mı? Karar
sizin efendim...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.