2009 yılında Birleşmiş Milletler kararıyla Dünya İnsani
Yardım Günü olarak anılmaya başlayan 19 Ağustos, tüm dünyada insani yardım
alanında çalışan kişilerin kutsal vazifelerine dikkat çekerken, bu uğurda
yaşamını yitirenlerin de hatırasına sahip çıkıyor. 2000 yılından bu yana insani
yardım alanında faaliyet gösteren Yeryüzü Doktorları, 19 Ağustos Dünya İnsani
Yardım Günü'nü(*) 14 bin gönüllü ve 169 çalışanı ile kutluyor.
(*) Dünya İnsani Yardım Günü, insani yardım alanında çalışanları ve bu etkinlikler sırasında hayatlarını kaybedenleri anmaya adanan bir gün. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından İsveç'in öncülüğündeki A/63/L.49 sayılı Genel Kurul Kararı ile[1] 19 Ağustos olarak belirlenmiştir. Birleşmiş Milletler'in Bağdat'taki merkezinin bombalanması sonucu 22 BM çalışanının öldürüldüğü güne denk gelmektedir. Vikipedi HYETERT
2003 yılında Irak'ın
başkenti Bağdat'ta bulunan Birleşmiş Milletler temsilciliğine yönelik
gerçekleştirilen saldırı sonucu 22 insani yardım çalışanının yaşamını yitirdiği
gün olan 19 Ağustos, tüm dünyada Dünya İnsani Yardım ve Çalışanları günü olarak
anılıyor. Bu günde Türkiye'deki 10 bin, dünya genelindeki milyonlarca insani
yardım çalışanının zorluklarla dolu mesleklerine bir kez daha dikkat çekiliyor.
Yeryüzü Doktorları gönüllüsü ve Somali İbn-i Sina
Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Abdi Dalmar insani yardım alanında çalışmayı
şöyle açıklıyor; "İnsani yardım kişinin yaptığı işe kendini her yönüyle
adamasını ve yüksek özveri ile hareket etmesini gerektiriyor. Çünkü insani
yardım alanı, çok az bir maddi kazanç karşılığında büyük tehlikelerle karşı
karşıya gelebilme riskini barındırıyor. Ancak, muhtaç insanların hayatını kurtarmak
ve onların yaşamında unutamayacakları değişimlerin parçası olmak manevi yönden
çok büyük bir değer teşkil ediyor".
Marmara Depremi hayatımın dönüm noktasıdır
Yeryüzü Doktorları Program Koordinatörü Damla Demirel,
mesleki tercih olarak neden insani yardım alanını seçtiğini şöyle açıklıyor;
"Bu sene 17'inci yılına giren 17 Ağustos 1999 depreminin hayatımda çok
önemli bir yeri var. Kocaeli Üniversitesi'nde okuyan 19 yaşında bir öğrenci
olarak Türkiye'nin hazırlıksız yakalandığı, devlet kurumları ve sivil toplum
örgütlerinin yetersiz kaldığı, 285 bin evin hasar gördüğü ya da yıkıldığı bu
kadar büyük çaplı bir afete ilk kez şahit oluyordum. Mahallelinin komşusunu
kurtarmaya koştuğu, destek olduğu, yaralarını sarmaya çalıştığı bir şehirde 4
yıl geçirip mezun olduktan sonra da Türkiye'nin o senelerde çok yetersiz olduğu
insani yardım alanına yönelmeye çoktan karar vermiş ve Afet Zararlarının
azaltılması bu gibi büyük felaketlere hazırlıklı olmak için canla başla
çalışmaya başlamıştım. O andan itibaren benim için başka bir kariyer planı
mümkün olamazdı."
cats-152.jpg
Tek lokma yemeden geçen 48 saat
İnsani yardım çalışanlarının iş sahalarını; mülteci
kampları, doğal afet bölgeleri, sıcak çatışma alanları gibi fiziki açıdan
zorlayıcı ve temel insani ihtiyaçlara ulaşmanın zaman zaman imkânsız olduğu
yerler oluşturuyor. Yeryüzü Doktorları Kenya Temsilcisi Dr. Abubakar Badawy bir
insani yardım çalışanı olarak hafızasından silemediği bir anekdotunu şu
sözlerle anlatıyor; "2011 yılında, Somali'den Kenya'ya mülteci akınının
olduğu zamanlarda, Dadaab Mülteci Kampı'ndaki mültecilere yardım ediyordum. 48
saat boyunca hiçbir şey yemeden kampa ulaşmak için yürüyen bir aileyi görünce
dehşete düşmüştüm. Bu insanlar, daha iyi bir yer bulma umuduyla yola çıkan
kardeşlerinin, yakınlarının öldüğüne şahit oluyorlardı. Biz ise, onların sağlık
ve gıda alanındaki acil ihtiyaçlarını gidermeye çalışmakla meşguldük. Açlığın
varabileceği boyutları ve insanların verdiği yaşam mücadelesini görmek çok
sarsıcıydı".
İnsani yardım çalışanları: Gösterişsiz, alçakgönüllü ve
duyarlı
Afet, iç savaş, açlık, göç gibi beşeri ve doğal sebeplerden
kaynaklanan durumlarda dünyanın her köşesine umut ışığı taşıyan insani yardım
çalışanları, mesleklerinin getirdiği şartlar itibariyle ayırt edici özellikler
taşıyor. Yeryüzü Doktorları Filistin Temsilcisi Mohammed Alkhatib insani yardım
çalışanlarının ortak özelliklerini; "İnsani yardım çalışanları muhtaç
insanların tüm sıkıntılarına kulak verir. Afet bölgelerindeki insanların
yaşadığı genel sorunları kavrayabilir ve daha da önemlisi yeryüzünde yaşayan
her insanın sahip olduğu insani haklar konusunda derin bir kavrayışa sahiptir.
Kendini insanlık için çalışmaya adamış bir insani yardım çalışanı gösterişsiz,
alçakgönüllü ve duyarlıdır" şeklinde ifade ediyor.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.