Irkçılığa ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu,
beşinci Türkiye raporunda, nefret söyleminin arttığını ve üst düzey devlet
yetkilileri tarafından daha fazla kullanıldığını belirtti… Türkiye’nin bu yılın
mart ayına kadar irdelendiği raporda Lozan Antlaşması’ndan da bahsedildi.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından, “Lozan’ı bize zafer diye yutturmaya
çalışıyor” diye nitelendirilen anlaşma, raporda azınlık haklarına vurgu yapmak
için kullanıldı. Komisyon, Lozan Antlaşması’yla azınlık haklarının garanti
altına alındığını anımsatıldı.
Irkçılığa ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu,
beşinci Türkiye raporunda, nefret söyleminin arttığını ve üst düzey devlet
yetkilileri tarafından daha fazla kullanıldığını belirtti.
Fotoğraf: Twitter
Cumhuriyet’ten Duygu Güvenç’in haberine göre nefret
söyleminin medya aracılığıyla yayılan olumsuz etkisinin sosyal bütünlüğe zarar
verdiği vurgulanan raporda şöyle dendi: “Bu retoriğe karşı resmi güçlü bir
tepki yok. Birçok nefret konuşması cezasız bırakılıyor. Nefret söylemine karşı
var olan yasaların korunmasız grupları susturmak için kullanıldığı sonucuna
varmak mümkün. Birçok medya kurumu etik kurallarına uymuyor ve nefret söylemini
yayıyor. Türkiye ırkçı ve homofobik şiddetle ilgili data toplamıyor.”
‘Lozan güvence’
Türkiye’nin bu yılın mart ayına kadar irdelendiği raporda
Lozan Antlaşması’ndan da bahsedildi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından,
“Lozan’ı bize zafer diye yutturmaya çalışıyor” diye nitelendirilen anlaşma,
raporda azınlık haklarına vurgu yapmak için kullanıldı. Komisyon, Lozan
Antlaşması’yla azınlık haklarının garanti altına alındığını anımsatıldı.
‘Bağımsız bir kurul oluşturulmalı’
Siyasi liderlerin ve tüm seviyelerdeki resmi görevlilerin
nefret söylemleri kullanmaktan vazgeçilmesi gerektiği de belirtilen raporda,
güvenlik güçlerinin kötü muamelesini araştıracak, kanun yapıcılardan bağımsız
bir kurulun oluşturulması da istendi. Ayrıca İnsan Hakları ve Eşitlik kurumunun
tamamen hükümetten bağımsız olması gerektiği vurgulanarak kuruma, mahkeme
sürecine ve dosyalara erişim hakkı verilmesi gerektiği vurgulandı.
‘Aleviler, Sünni İslam eğitime zorlanıyor’
Komisyon, dini eğitimde ayrımcılığın devam ettiği ve bu
konuda birçok ihlalin bulunduğunu vurgularken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
kararına karşı Alevilerin, Sünni İslam temelli dini eğitime zorlandığını
belirtti.
‘LGBTİ’lere yönelik ayrımcılık sürüyor’
Raporda Türkiye’den LGBTİ bireylerle ilgili çok az bilgi
geldiği kaydedilirken ayrımcılığın sürdüğüne de işaret edildi. Türkiye’nin bir
eylem planı hazırlaması gerektiği de vurgulandı: “Ancak önde gelen siyasiler
LGBT sorunlarına sempatik yaklaşmıyor.”

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.