Taner Akçam /Taraf
AKP’nin unutmaması gereken gerçek, Hıristiyan Batı’nın, Hıristiyan Sırbistan’ı vurmasının ardında böyle kuvvetli bir özeleştirinin yatıyor olduğudur… Meseleye daha geniş bir perspektiften bakmak gerekiyor: İnsanlığın (Batı’nın) evrensel demokratik değerlerini esas alarak, Ortadoğu’da, Avrupa Birliği benzeri, ulusal sınırları açacak, ekonomik-siyasi ve kültürel entegrasyon süreçlerini yaratmak son derece doğru bir hedef olarak tanımlanabilir. Ama asıl soru, Türkiye’nin bölgesinde böylesi bir birlikteliği yaratabilecek ideolojik, politik ve ekonomik donanımlara sahip olup olmadığıdır. Cevap, hem “evet” hem de “hayır” olarak verilebilir. Niçin Evet! Bunun için ilginç ve pek bilinmeyen bir hatırlatma yapmak isterim. “Crimes Against Humanity” (İnsanlığa Karşı İşlenmiş Suçlar) çok önemli bir Uluslararası Hukuk normudur. İlk defa, bir hukuk terimi olarak, Ermeni soykırımı vesilesiyle 24 Mayıs 1915 yılında kullanılmıştır ve Nürnberg Nazi Yargılanmaları, bugünkü Yugoslavya, Ruanda ve benzeri diğer uluslararası yargılamaların ahlaki ve hukuki arka planını oluşturur. Bunlar bilinir, ama bilinmeyen, bu ifadenin ilk taslak halinin “Crimes Against Christianity” (Hıristiyanlığa Karşı İşlenmiş Suçlar) olduğudur.