Etiketler

Fransa'da geri sayım

Bülent Erandaç
Konsey kararını 29 Şubat veya 1 Mart'ta verecek. Yani 12 gün sonra bomba tesiri yaratacak karar çıkacak.Fransız Anayasa Konseyi, kendi 9 atanmış üyesinden birisini raportör tayin etmiş. Raportör son rötuşları yapıyormuş. Bu karar, hem Sarkozy'nin hem de Türkiye'nin geleceğini belirleyecek özellikler içeriyor.Sarkozy, Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklamış durumda. Son anketlere göre, durumu parlak değil. İptal kararı çıkarsa, "siyasi mevta'' haline gelecek Ermeni soykırımını kabul etmeyenlere ceza verilmesini isteyen kanunun Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesinin ardından morali bozulan Sarkozy, mücadelesini sürdüreceğinin mesajını vermiş, iptal halinde yeni bir yasa tasarısı sunabileceği tehdidinde bulunmuştu.Anayasa Konseyi'nin Ermeni yasasıyla ilgili iptal kararı verirse, Fransız hükümetin tekrar yeni bir yasa sunabilmesi için parlamentoda sadece bir haftası kalıyor.

Ermeni İsyanı belgeseli

Sefa Koyuncu / sefa.koyuncu@tg.com.tr
Ermeni İsyanı belgeselini izlediniz mi?Ermeni kuruluşlarının baskısıyla ABD‘de yasaklanmış! Fransa ve İsviçre‘de kamuya açık mekânlarda izlemek ise cesaret ister.Ama internette alabildiğine serbest…  Belgeselden satır başları:Osmanlı’ya isyan eden Ermeni çeteleri Doğu Anadolu’yu ele geçirmek için Müslüman Türk ve Kürtleri katlettiler. Osmanlı‘da hiçbir topluma karşı asla bir soykırım olmadı ama Müslümanları katlederken, Ermenilerde soykırım düşüncesi vardı.  (Sayın yazar bu belgeselin yasaklanma nedeni yalan ve yanlış olmasının yanında nefret suçu oluşturmasıdır. Yalandan kim ölmüş? HYETERT)

TBMM Diyarbakır’da anayasa turunda

  İstanbul Rum Patriği Bartholomeos’la görüşmeye geçilecek. Bartholomeos’a rahipler İlias Billis ve Pandelis Lakis Vingas ile Galatasaray Üniversitesi’nden Doç. Dr. Emre Öktem eşlik edecek.Rum ve Süryani azınlık temsilcilerinin önerilerinin şu eksende toplanması bekleniyor:
-  Lozan Anlaşması’na göre devletin eğitimde gayrimüslim vakıflara eşit yardım yapmasının sözkonusu, 1974 yılına kadar bu destek kısmen verilmesine rağmen sonradan kaldırıldı. Yeniden başlatılmalı.
-  Cemaatlerin din adamı yetiştirmesinde ciddi sorunlar yaşanıyor. Bu sorunu ortadan kaldıracak okullar açılmasının (başta Ruhban Okulu) önündeki engeller kaldırılmalı.
-  Azınlıkların kamuda görev alamıyor, hâkimlik, savcılık gibi üst düzey bürokrasi yolu açılmalı.
-  Türkiye’de imamlar gibi papaz ve hahamların maaşının da devlet tarafından ödenmeli.
-  Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesinden azınlıklar için de pay ayrılmalı.
-  Cemaatlere tüzel kişilikleri verilsin. Böylece mal edinebilsin, vakıf senetlerini değiştirebilsin, AB fonlarından yardımlar kullanabilsin.

Ermeni tehciri

Etyen Mahçupyan
Toplumsal meselelerle yüzleşmekten korktuğumuzda, o meseleyi 'millileştirir' ve bunun bir devletlerarası sorun olduğunu düşünerek kendimizi avuturuz.Oysa devletlerin toplumsal meseleleri çözme ihtimali son derece zayıftır. Çünkü özellikle ulus-devletleri ayakta tutan ideoloji çatışmadan beslenir ve bu nedenle de olası çatışma ihtimalini canlı tutar. Ayrıca devletler arası ilişkilerde gücün hakimiyeti söz konusu olduğu için, sonucu belirleyen hak ve adalet duygusu değil, yaptırım yeteneğidir. Böylece sorunlar bastırılabilir ama toplumsal meseleler çözülmeden kalır.Türk/Ermeni meselesi de yüzleşme korkusuna kurban gitmiş durumda. Türkiye devleti bu korkuyu ayakta tutarak bilmeyen, düşünmeyen, devlet bağımlı bir makbul vatandaş üretmeyi sürdürüyor. Bu stratejinin temel aracı soykırım kavramının bir tehdit olarak sunulması...Kısacası elimizde çok geniş tutulmuş bir soykırım tanımı var ve daha ilginci, bu tanımın üretilmesinde yararlanılan somut olaylardan biri de zaten 1915 Ermeni tehciri. Bu durumda 1915 ve sonrasının bir soykırım olmadığını savunmak çok zor gözüküyor. Velev ki BM soykırım tanımını öyle daraltsın ki bu olay tanım dışı kalsın...

Rembetiko öldü de asıl uzun havaya ne oldu!

Erkan Araz
İçimiz sıkıldığında, derdimizi dile getirmek için çektiğimiz ‘aman’lar, ne çok zamandır yankı buluyor bu topraklarda kim bilir. ‘Aman’ın ortak bir kültürü işaret eden bir yakarış olduğunu biliyor muydunuz. Rum, Ermeni, Arap, Kürt... ‘Aman’ çeken bizdendir, Anadolu’dur... Bu iç çekiş, dünyanın neresine gidersek gidelim, hep tanıdık gelecektir bize. Bu ortak duyguların birleştiği mekanlardan biri de Cafe Aman’lar olmuş vakti zamanında. 19. yüzyıl Osmanlı döneminde, ‘müzikli veya semai kahvehaneler’ olarak biliniyor Cafe Aman’lar. Zorunlu göçlerle yurtlarından kopartılan Rumlar, acılarını ‘Cafe Aman’larda, ‘Rembetiko’ şarkılarıyla dile getirmişler.

Türkiye'de gazeteciler fazla cesur

David Barsamian
ABD'li muhalif entelektüel Noam Chomsky, "Kürt ve Ermeni sorununu tartışabilen Türk gazeteciler çok cesur. Canı istediğinde yazan ve başına hiçbir şey gelmeyen bir New York Times muhabiri gibi değiller" diyor. Türkiye’de olan bitenler oldukça kötü. Diğer yandan 1990’larda olanlarla kıyaslamaya gidilmemiş. O dönemde Türk devleti, Kürt nüfusa karşı büyük bir terör savaşı yürütüyordu: On binlerce kişi öldürüldü, binlerce köy ve kasaba imha edildi. O zamanlar The Times bunlardan hemen hemen hiç söz etmemişti. Silahların yüzde 80’inin ABD’den geldiğinin, Clinton’ın bu mezalimin destekçisi olduğu haberini kesinlikle yapmamışlardı. Dolayısıyla şimdi insan hakları ihlallerinden rahatsızlarsa, bu tepkiye şüpheyle yaklaşmamız lazım. İnsan hakları ihlallerine ışık tutmak istiyorlarsa, bu kez ABD’nin desteğiyle yapılmamasından ve ABD’ye kafa tutan bir ülkenin söz konusu olmasından ötürü. İşte bundan hoşlanmıyorlar.

Beşikçi: 'Yüzleşmeye, gayrimüslim mallarına el koyanlardan başlanmalı...'

Bir yılı aşkın bir süredir kuruluş çalışmaları süren İsmail Beşikçi Vakfı, tescil edilerek tüzel kişilik kazandı. Vakfın tanıtım toplantılarının ilki İsveç’in Stockholm kentinde yapıldı... İsmail Beşikçi; Osmanlı'nın son dönemlerinde, İttihat ve Terakki yönetiminin Osmanlı'yı bir Türk İmparatorluğu'na dönüştürme çalışmaları kapsamında yapılan operasyonlardan söz etti.'Tek dil, tek din, tek ırk' yaklaşımı ile yürütülen operasyonlar kapsamında gerçekleştirilen 'Ermeni Soykırımı', Rumlara ve diğer gayrimüslim halklara uygulanan sürgünlere, zorunlu göçlere değinen Beşikçi, bugünkü Türkiye burjuvazisinin birikiminin özünü Ermeni ve diğer halkların mallarının oluşturduğunu vurguladı.

Turkish Group Pressures Google to Become Complicit in Genocide Denial

On Aug. 11, the Turkish Coalition of America (TCA) launched an online campaign to pressure internet giant Google into complicity in its denial of the Armenian Genocide, reported the Armenian National Committee of America (ANCA).

Google: ‘I love Armenians’ Translated as ‘I love Turkey’

A screenshot of Google's translation of 'I love Armenians'Google’s online translation service (translate.google.com) is translating “Ես սիրում եմ հայերին” (I love Armenians) to “I love Turkey.”

AGBU Hye Geen Young Circle Speakers Selected for March 2012 Conference “Symbolism in Art, Architecture and Design”

Ankara Fransa'yı silmeyi hazırlanıyor!

Eğer Fransa Anayasa Mahkemesi, 'Ermeni soykırımı' iddialarını reddetmeyi suç sayan yasayı onaylarsa Ankara'da De Gaulle ve Paris caddelerinin isimleri değişecek, Cezayir Anıtının dikilecek. Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Belediye Meclisi Toplantısı, Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek başkanlığında gerçekleştirildi.Toplantıda, Fransa Parlamentosu’nda Ermeni soykırım iddialarının reddini suç sayan karara tepki olarak Paris ve De Gaulle caddelerinin isminin değiştirilmesi kararı, isimlendirme komisyonunda görüşülerek ikinci kez Meclis’e geldi. Meclis, Paris ve De Gaulle caddelerinin isimlerinin değiştirilmesini oy birliğiyle karara bağladı.

Neden 21 Şubat Anadil Günü: Türkiye'de 18 Dil Tehlikede

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), 21 Şubat'ı Uluslararası Anadil Günü adı altında, uluslararası uzlaşıyı, kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği desteklemek amacıyla 1999 yılında takvime aldı. Günün tarihi önemi, 1952'de Pakistan'ın Urdu dilinin Bangladeş halkının da resmi dili olduğunu deklare etmesine tepki olarak ortaya çıkan Bengal Dil Hareketi eylemliliklerine ve bu eylemlerin şiddetle bastırılmasına dayanıyor... UNESCO raporuna bakılırsa; Dünya'da 2500, Türkiye'de ise 18 dil kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya. 100 yıl içerisinde bir dili konuşacak çocuk kalmayacaksa o dil tehlikede kabul ediliyor. Tehlikede olan dillerin yanı sıra Kapadokya Yunancası ve Ubıhça da Türkiye'nin kaybolmuş dilleri arasında yer alıyor.Abhazca, Adigece, Kabartayca-Çerkesçe, Zazaca ''kırılgan''

Antranik Paşa

Engin Ardıç
Rum, Ermeni, Musevi ve Süryani cemaatlerinin temsilcileri konuştular. Ruhban Okulu'nun açılmasını istiyorlar, tarih kitaplarındaki "nefret söyleminden" vazgeçilmesini istiyorlar, Diyanet bütçesinden pay istiyorlar. Haklılar. İmamların maaşları devlet tarafından ödeniyorsa, papazların ve hahamların maaşları da ödenmelidir. Bir de "üst düzey devlet memuru olabilmek" istiyorlar tabii. Anayasa garantisi istiyorlar. Bu da en doğal haklarıdır. Bu memlekette bir Ermeni general görürsek günün birinde, bir Yahudi büyükelçi görürsek, bir Süryani savcı görürsek, Türkiye çağ atladı demektir! Fakat Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun bütün çağrılarına rağmen "hariciye sınavına" kaç gayrimüslim gencimiz başvurmuştur, bunu da merak ederiz.

Sıradışı ama barışçıl bir yolculuk oldu

Esra Bayhan
Bildiğiniz gibi Ermenistan sınır komşumuz ama ne yazık ki sınır kapımız kapalı olduğu için karayolu ile direkt geçmek mümkün değil. Neyse ki hemen her gece başkent Erivan’a uçuş var İstanbul’dan… Bir Ermeni’ye ülkemizden bahsederken bir Türk vatandaşı ile konuşuyormuş gibi hissedersiniz kendinizi. Çünkü Türkiye ile ilgili her şeyi çok yakından takip ediyorlar. Hatta garsonundan akademisyenine kadar çoğu Türkiye’ye defalarca gelmiş. Sanıldığının aksine Ermenistan’da Türklere karşı önyargı ya da nefret yok. Aksine, Türkiye’den gittiğinizi söylediğinizde “Demek bu yüzden bu kadar güzelsin” cevabını alırsanız şaşırmayın. Çünkü “Türk gibi güzel” lafı, Ermenice’de deyim haline gelmiş.

Konsey'de ‘inkâr’ın önüne geçti

Arzu Çakır Morin
Fransa Anayasa Konseyi, Ermeni soykırımını inkârı suç sayan yasa tasarısını teknik incelemeye aldı. Aşırı sağcı Ulusal Cephe lideri Marine Le Pen de, cumhurbaşkanı adaylığı için en az 500 imza şartının anayasaya aykırı olduğunu öne sürerek Anayasa Konseyi’ne başvurdu. Konsey’in Le Pen’in itirazına yanıt verdikten sonra en geç 1 Mart’ta inkâr yasasıyla ilgili kararını açıklaması bekleniyor.

Ermeni Mezalimi Ve Anılarda 21 Şubat Konulu Fotoğraf Sergisi Tarihe Işık Tutuyor

Bayburt"un kurtuluşunun 94. yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde düzenlenen “Ermeni Mezalimi ve Anılarda 21 Şubat” konulu fotoğraf sergisi, Vali Hasan İpek"inde katıldığı bir törenle ziyaretçilere açıldı... Vali Hasan İpek12 milyonluk Müslüman ahaliyi bir milyonluk ermeni katlediyor. Bu o zamanki şöyle ve ya böyle biz atalarımızı çok severiz sayarız ama yönetim zaafını çok açık net bir şekilde ortaya koyuyor. (Doğru söze ne denir?Olacak şey mi? Bir farkla ki yönetim zaafı değil yalan. HYETERT)

Dağlık Karabağ Kudüs’e mi dönüşüyor?

Karabağ çatışması ve Dağlık Karabağ Cumhuriyeti bölgeyi koparıyor. Beyanat bugün 17 Şubat’ta Stepanakert’te çalışmalarına başlayan Dağlık Karabağ Cumhuriyetinin ilanının 20. Yıldönümüne ilişkin uluslararası konferans esnasında palitolog Aleksandr İskandaryan’dan geldi. Uzman, Karabağ sorunu konusunda hem Ermeni hem de Azeri toplumunda; güya bunun küçük bir alan olduğu ve herşeyin ″büyük dayılar″a bağlı olmasına bağlı olarak Dağlık Karabağ’ın öneminin azalması ve ikincisi Dağlık Karabağ’ın Küdüs’e dönüşmekte olduğu görüşü hakim.

STS. VARTANANTZ DAY CELEBRATED IN NEW YORK

At New York's Sts. Vartanantz Day observance, young people read excerpts from St. Vartan's stirring speech to his soldiers, recited poetry, and reflected on the legacy of the 5th-century Treaty of Navarsag, which allowed the Armenians to freely practice their Christian faith in the Persian Empire. The commemoration at St. Vartan Armenian Cathedral on Thursday evening, February 16, went forward under the auspices of the Diocese of the Armenian Church of America (Eastern), with the participation of the Mid-Atlantic Region of the Knights and Daughters of Vartan.

Zirve Yayınevi Davası 9 Nisan'a Ertelendi

Malatya'da Zirve Yayınevi'nde 3 kişinin öldürülmesi olayı ile ilgili görülen davada tutuklu sanıklar 37.kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme, İlker Başbuğ'un yargılandığı davanın iddianamesini talep etti… Mahkeme avukatların talebini kabul ederek, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nden bahse konu dava dosyasının istenmesini talep etti.  Duruşma 9 Nisan'a ertelenirken mahkeme çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan müdahil avukatlardan Erdal Doğan, basından öğrendikleri bilgilere göre İrtica ile Mücadele Eylem planı iddianamesinde Zirve Yayın Evi ile ilgili bazı hususların olduğunun öğrendiklerini belirterek şunları söyledi; Mahkeme, İlker Başbuğ'un yargılandığı davanın iddianamesini talep etti.

BOP çerçevesinde, azınlık oyunu

Deniz Kaçağan
Osmanlı’dan beri, devlet geleneğimizde azınlıklar, gayrimüslimlerdir. Haklı olarak, Cumhuriyetimizin kurucuları da, bu devlet geleneğimizi devam ettirdiler. Hatırlanacağı gibi, Lozan’da yapılan tanınma antlaşmamızda; yalnız gayrimüslimler azınlık olarak kabul edildi; yani, Müslüman olmayan Ermeni, Rum ve Yahudiler azınlıktır dendi. Şimdi, Cumhuriyeti dinsizler kurdu diyen hurafecilere, sormak gerekiyor. Cumhuriyet dinsiz ise, neden, uluslararası tanınma antlaşmamızda İslam’ı temel aldı ve Müslümanları kurucu asil unsur; Müslüman olmayanları (Gayrı Müslimleri) azınlık olarak kabul ettirdi? Evet, Cumhuriyetimizi dinsizler kurmadı ancak, öyle görülüyor ki, Cumhuriyetimizi dinsizler yıkacak… BOP’un gereği olarak, her fırsatta Kürt koruyuculuğu ve savunuculuğu yapan AB-D, azınlık kavramını yozlaştırıyor ve yeni anayasaya koydurmaya çalışıyor. Ancak Lozan’da, Türkiye’nin tanınma antlaşmasında, Fransa, İngiltere ve dünyanın başka ülkelerinin imzası var. Şimdi bize, yukarıdaki ülkelere 1923 yılında Lozan’da attıkları imzayı hatırlatacak devlet adamları gerekiyor.

Doğumunun 127. Ölümünün 92. Yılında Büyük Ozan Vahan Deryan'ın anısına

 Her sene olduğu gibi,bu sene de, Şubat ayı başlarında, 9/2/2012 tarihinde Ermeni dünyası, Ermeni edebiyatının deha ozanlarından,ulusal, sosyal,siyasal emekçi Vahan Deryan'ın anısını doğumunun 127. ölümünün 92. yılında rahmetle  ve saygıyla  anarak, vefa borcunu yerine getirdi.

Ermeni uzman ABD’yi eleştirdi

17 Şubat’ta Stepanakert’te çalışmalarına başlayan Dağlık Karabağ Cumhuriyetinin ilanının 20. Yıldönümüne ilişkin uluslararası konferans esnasında palitolog Aleksandr Manasyan, özellikle Amerikanın her şekilde Karabağ Kurtuluş Hareketini desteklemekte olduğunu ancak bunun başlamasından birkaç yıl sonra Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü ilkesini kabul ettiğini, buna kurtarılmasını desteklediği alanın da dahil olduğunu kaydetti. Bu vesileyle palitolog, Karabağ Kurtuluş Hareketinin SSCB’nin yıkılması işinde detonator (patlatıcı) işlevi gördüğünü, bunun için de ABD’nin hareketi desteklediğine dikkat çekti.

Fransız Anayasa Konseyi, Ermeni tasarısına ne cevap vermeli?

Metin Can Yılmaz, Dundee Üniversitesi, İnsan Hakları Hukuku, Doktora Öğrencisi   -  
Ortada saygın tarihçiler tarafından tartışılan tarihî ve aynı zamanda politik önemi haiz bir konu bulunmaktadır. Bireylerin bu tartışmanın bir tarafındaki tarihçilerin görüşlerini benimsemesi, Ermenilere karşı hakaret veya ırkçılık oluşturmayacağı gibi, Yahudi soykırımının inkârının tersine ne nefret suçu ne de ifade özgürlüğünün kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir. Diğer taraftan soykırım iddiasının inkârının Ermenileri üzmesi, onlara geçmişi hatırlatması da, yukarıda bahsedildiği üzere, Mahkeme'nin içtihatları çerçevesinde baskın bir toplumsal ihtiyaç olarak değerlendirilemeyecektir. Zira 40 yıl önce yaşanmış olayların dahi anımsanmasının ve tartışılmasının toplumu üzmesini bir gerekçe olarak kabul etmeyen Mahkeme'nin, 100 sene önce olmuş olaylar için aksi bir yorum yapması beklenemez. O halde, Mahkeme'nin kıstasları açısından Ermeni soykırımı iddialarının inkârını cezalandırabilmek için Fransız toplumunda var olan baskın bir toplumsal ihtiyaçtan, dolayısıyla AİHS'nin 10. maddesi ile korunan ifade özgürlüğünü kısıtlayan söz konusu yasanın sözleşmeye uygunluğundan bahsedebilmek olanaksızdır. En başta sorduğumuz soruya cevap verecek olursak, Fransız Anayasa Konseyi'nin inkâr yasasını Mahkeme'nin içtihatları çerçevesinde iptal etmesi kuvvetle muhtemeldir. Üstelik bu iptal kararı, sadece Türkiye ile Fransa arasında baş gösteren krizi sona erdirmekle kalmayacak, aynı zamanda Ermeni soykırımı iddiasının inkârını cezalandırmayı düşünen ve hâlihazırda cezalandıran diğer ülkeler için de örnek teşkil edecektir.

Hocaların söz söyleme zamanı

Bülent Falakaoğlu
Artan baskılar karşısında dayanışma ağı kuran öğretim üyeleri ‘artık yeter’ dedi. Bir üniversitede 8 akademisyen, dekanın dışarıdan açık ‘torpille’ atanmasına itiraz ettikleri için soruşturuluyor. Bir üniversitede bir hoca, ıslık çaldığı için cezalandırılıyor. Birçok üniversitede bilimsel kabul gören doktora çalışmaları geri çektiriliyor. Kürt sorunu, Ermeni soykırımı tezleri hâlâ tabu sayılıyor.

Ragıp Zarakolu: Zaman tünelindeyim

Zeynep Oral
Cumhuriyet Gazetesi yazarı Zeynep Oral, KCK soruşturmasında tutuklanan yayıncı ve insan hakları savunucusu Ragıp Zarakolu ile cezaevindeki görüşmesinden izlenimlerini aktardı… Ragıp Zarakolu, oğlu Deniz Zarakolu ve yine akademisyen olan Mülazim Ozcan, üçü aynı “odada” kalıyorlar. (Anımsatayım: Üçü de KCK’den alındı. İkisi siyaset akademisinde felsefe dersi veriyordu. Ragıp ise siyaset akademisinde on dakikalık açılış konuşması yaptıydı.)

Beklenen kar İstanbul'a geldi

İstanbul'da beklenen kar yağışı başladı. Kar yağışı özellikle Bağcılar, Küçükçekmece ve Başakşehir'de etkili oluyor.

Ermeni filmi yok Atatürk olabilir

Tolga Tanış 
Yönetmen Steven Spielberg’ün sözcüsü Marvin Levy, Hürriyet’e Spielberg’ün bir Ermeni soykırımı filmi yapacağı haberlerini yalanladı ve kimsenin kendileriyle böyle bir proje için temas bile kurmadığını söyledi. Levy, Türkiye’de sık sık bir Atatürk filmi için Spielberg’ün adının geçmesini ise anlaşılabilir bulduğunu söyleyerek, “Bu filmi yapacak kişinin Spielberg olmayacağını söyleyemem” dedi. 

CHP'de Jorj Basus dönemi

Okan Konuralp
Arap Ortodoks Jorj Basus, İskenderun İlçe Başkanı oldu. Merkezi Suriye’nin Halep kentinde bulunan Antakya Patrikliği’ne bağlı cemaatinin siyasetteki tek temsilcisi olan Basus, “Bu bölgede bize ‘Arap Ortodoks’ derler ancak ben kendimi Hıristiyan olarak niteliyorum” dedi. “Azınlık cemaatlerinden birine mensup olup da CHP’de ilçe başkanlığına getirilen ilk ve tek isim benim. Yakın dönem için söylüyorum bunu. Uzak dönemlerde böyle bir tercihte bulunulmuş olabilir, arşivlere bakmak lazım”

Bu günün İnkarı Yarının Soykırımı

Fransızcadan çeviren: Raffi Hermonn Araks
'Ermenilere yönelik kıyımların soykırım olarak adlandırılması gerektiğine' dair bir karar öneren, Kongre (ABD) üyesi, Adam Schiff, Yahudi'dir. Yahudi ulusu, Schiff'in bu girişimine minnet duymalıdır; zira onun sayesinde Yahudilerin onuru ABD'de, İsrail'de ve her yerde kurtulmuştur. O, bizlerin insani görüntümüzü yeniden yapılandırdı ve bunu, tazminat ödememek için her şeyi yapmaya hazır olan, içten pazarlıklı soykırım inkârcılarına rağmen yapabildi.

Boğaziçi Caz Korosu


Kulturforum / Kültür Ofisi İstanbul.
 6.02.2012 / Saat 20:00 Uhr Boğaziçi Jazz Chor / Boğaziçi Caz Korosu. Dirigent/ Şef:  Masis Aram GÖZBEK

Tigran Sarkisyan, Erivan’da «Vardanants Bayramı»na yönelik kutlamalara katıldı

Vardanants Şehitleri Anma Bayramı vesilesiyle Erivan Surp Zoravor Kilisesinde başlayan yürüyüşe başbakan Tigran Sarkisyan da katıldı. Yürüyüşe katılan ruhaniler, gençler, toplum ve öğrenci kuruluşları temsilcileri Vardan Mamikonyan anıtının bulunduğu Khanjian Sokağı bitişiğindeki meydana yöneldiler. Meydan’da günün anlam ve önemini ifade eden kültürel etkinlikler gerçekleştirildi.

"Üniversitemizin kilisesi olmasından gurur duyarız"

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) tarafından düzenlenen sohbet toplantısına katılan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, Güzel Sanatlar Fakültesi'ne bağlı deneme sahnesi olarak kullanılan eski Ermeni kilisesi için, "Kilisenin kilise olarak kullanılması lazım. Üniversitemizin bir kilisesi olmasından gurur duyarız" dedi.

Ermeni Lobisi, Ankara'daki Kanada Büyükelçisini Hedef Aldı

Ankara'daki Kanada Büyükelçisi Mark Bailey, Ermeni "soykırımı" tartışmalarında Kanada'daki Ermeni lobisinin hedefi oldu. Kanada'daki Ermeni lobisi ANCC, Ankara'daki Kanada Büyükelçisi Bailey hakkında soruşturma isteyen liberal milletvekili Karygiannis'i desteklerken, "Bailey, Türkiye'nin inkarcı tutumunu Kanada'nın benimsemesi için değil, Ermeni soykırımını kabul etmesi için Türkiye'ye lobi yapmalı" dedi.

Baki Koşar Nefret Suçları ile Mücadele Haftası Başlıyor

Bu sene, nefret söylemi olgusunun yanı sıra çok daha geniş bir perspektiften "Dil" kavramı ele alınıyor. Disiplinlerarası bir bakış açısıyla; "Dil" kavramı, feminizmden pedagojiye, anarşizmden sosyolojiye çeşitli alanlarda irdelenecek. Siyah Pembe Üçgen İzmir Derneği'nin kolektif bir biçimde diğer hak temelli örgütler ve insan hakları savunucularıyla beraber oluşturduğu bu organizasyon, sadece LGBT bireylere yönelik ayrımcılık ve nefret suçlarını değil her türlü azınlık grupların bu tür zihniyet ve tutumlara maruz kalmasına karşı kamuoyu oluşturmayı amaçlıyor.

eNewsletter of the Eastern Diocese

Great Lent Begins Monday, February 20.The Armenian Church calendar designates Monday, February 20, as the first day of Great Lent: the season when Christians consciously turn away from worldly matters and make the effort—through prayer, fasting, study, and introspection—to prepare for the spiritual drama of Holy Week and Easter Sunday.

Fransa Çanakkale'den geçemez!

'Soykırım' gerginliği yaşanan Fransa'nın askeri ataşesi, Çanakkale Savaşları’nın 97. anma törenlerine hazırlık toplantısından kovuldu… Fransız yetkilerden gelen açıklamanın, "Bu güçlü bir nota" şeklinde olduğu kaydedilen haberde, 25 Nisan’daki Anzak törenlerine ilişkin bu tavrın ikinci aşamasının, Fransa’nın 24 Nisan’daki Gelibolu törenlerine çağrılamamasının olacağı belirtildi.

Hem katlederim hem ağlarım

Abdülhamit Bilici
Okurken sizin içinizden de öyle bir duygu geçti mi bilmiyorum. Ama inanın, Etyen Mahçupyan'ın "Hrant'ın parazitleri" yazısı, akıl sağlığımın henüz kaybolmadığını gösterdiği beni çok rahatlattı. Çünkü aynı insanların, bir yandan Hrant davasında 'örgüt' çıkmadığı için dünyayı ayağa kaldırırken, diğer yandan eldeki birçok verinin cinayetin arkasındaki yapı olarak işaret ettiği Ergenekon'a 'fasa fiso' muamelesi yapması karşısında akıl sağlığımdan kuşku duymaya başlamıştım.

Türk/Ermeni meselesi

Etyen Mahçupyan
Fransa'daki yasa ile birlikte Türkiye yeniden 1915'i ve Ermenileri hatırlamak zorunda kaldı. Çünkü gerçek şu ki yabancılardan gelen olumlu veya olumsuz bir dürtü olmadıkça bu konuyu hatırlamamak için elden gelen yapılıyor. Söz konusu yasa ile birlikte çok sayıda okuyucudan uzun yazışmalarla sonuçlanan yüzlerce mesaj aldım. Ahlakî açıdan bakıldığında karşımda geniş bir yelpaze vardı. İyi niyetli, anlamaya yönelik bir tutumdan, ezberci milliyetçiliğin kötücül yüzünü sergileyen, gizli ırkçı mesajlara kadar... Ama neredeyse hepsinin ortak yönü geçmişle ilgili akıl almaz bir bilgisizlik ve bu bilgisizliği bir tür anlatı formatında sunan ideolojik klişe bağımlılığıydı. O nedenle bu konuyu ufak ve serinkanlı adımlarla irdelemekte yarar var... Önümüzdeki yazılarda bunu yapmaya çalışacağım ve okuyucular alınmasın, bitene kadar kimseye cevap yazmayacağım.

Ece Temelkuran: Korkuyorum tabii

Ahmet Meriç Şenyüz'ün röportajı
Ece Temelkuran, kendisinin Ergekon sanığı olmasından korktuğunu söylediği röportajda Hilal Kaplan, Mustafa Akyol ve Etyen Mahcupyan'a ateş püskürdü. “Etyen dönsün bir kendine baksın,  kendi arkadaşlarının neler dediğine baksın. Arat Dink'in, Orhan Dink'in söylediğinden başka bir şey söylemiyorum ben. Onlar da mı Ergenekoncu? Tutuklu gazetecileri savunanlara saldırarak yapmaya çalıştıklarını, ertesi gün, Yeni Akit gazetesinde adını hatırlamadığım bir yazıdan görüyoruz ne yapmaya çalıştıklarını. “Bu kadını tutuklayın” diyorlar. Haa gelelim bu konudaki sessizliğe, Etyen’i artık ciddiye almıyorum. Makbul bir insan olarak görmedikleri için Etyen’e cevap vermeyenleri anlıyorum ama ortada yapılmaya çalışılan şey çok açık. Etyen’in yapmaya çalıştığı şey çok açık. Etyen’in kendisine değil ama bu yapılmaya çalışılan operasyona dur demeyenler onlar da bu sessizliklerinin bir günah olarak kaydedileceğini bilmeleri lazım”.

Bringing the Goddess home! (Petition Now)

The Armenian minister of Science and Education took the initiative of returning the fragments of a statue of the Armenian pagan Goddess Anahit from UK to Armenia. Anahit was the goddess of fertility and healing, wisdom and water in pre-Christian Armenian mythology. In early periods she was the goddess of war. By the 5th century BC she was the main deity in Armenia along with Aramazd. The annual festivity of the month Navasard, held in honor of Anahit, was the occasion of great gatherings, attended with dance, music, recitals, competitions, etc. 

Ya Spielberg Ermeni olaylarının filmini çekerse?

Mevlut Tezel
Ermeni basınında çıkan haberlere göre Steven Spielberg ve senarist Steven Zaillian, sözde 1915 Ermeni Soykırımı'nın filmini çekeceklermiş... Şimdi ne yapacağız? Büyükelçi de geri çekemeyiz! Spielberg'ün filmlerini mi boykot edeceğiz? İstediğiniz kadar boykot edin, eğer Spielberg ve Zaillian daha önce birlikte çalıştıkları 'Schindler'in Listesi' tadında bir film çekerlerse asıl sorun o zaman başlar! 'Soykırım vardı, yoktu' tartışması politikacıların ekseninden çıkıp geniş halk kitlelerine yayılır! Tüm dünya bu filmi konuşur! Haritada Türkiye'nin yerini gösteremeyen cahiller bile soykırım yaptığımıza inanırlar!

Şişli’den Haberler

Şişli A erkek Basketbol takımı Türkiye deplasmanlı 3. liginde deplasmanda karşılaştığı Eskişehir Anadolu Üniversitesi takımını 84-75 mağlup etti… Şişli A bayan voleybol takımı Kanal B televizyonundan naklen yayınlanan maçta güçlü rakibi Çanakkale Belediyespor a 3-1 mağlup oldu

Ragıp Zarakolu için Kitaplar Ses Veriyor

Halk Ekini İçinde VI / Yeşille Mavinin Horonunu Kuranlar

Güngör Şenkal
Bu yazının, Anadolu’nun güzelliklerini görüp yaşamak, yazıya dökerek geleceğe aktarmak, bilinmesini yayın yoluyla sağlamak dışında bir ereği yoktur. Ayrıca, araştırmada kullanılan gözlem ve görüşme gibi yöntemlere karşın, bilimsellik savı da taşımaz. .. Şana’da Türkçe ve Hemşince konuşuluyor. Hemşince olarak adlandırılan dil, Ermeniceye yakın. Hemşinceye ilgi, bu dili anadili olarak edinmişlerin yanısıra, bilim çevrelerince de artmış durumda. Dini inanç sistemleri, İslam’ın Hanefilik mezhebi üzerine kurulmuş. Vartevor gibi, eski inançlarının izlerini taşıyan kutlamaları da var. Kutsal ziyaret yerleri yok. Müslümanlaşmanın, Yavuz döneminde olduğu söyleniyor.

'Soykırım' yasası sabıkalı çıktı

Kayhan Karaca
Fransa'da Anayasa Konseyi'nin "inkar yasası" ile ilgili kararını bu ay sonu vermesi bekleniyor. Konsey'in 11 üyesinden 3'nün sürece katılmayacağı belli oldu. Konsey'in 2001'de parlamentonun kabul ettiği "soykırım yasasını" da "yasal mevzuata" uygun bulmadığı ortaya çıktı… Öte yandan 23 Ocak'ta Fransız Senatosu'ndan geçen "inkar yasasını" görüşmeye hazırlanan Anayasa Konseyi daha şimdiden üç fire verdi. "Ermeni soykırımı" konusunda yasa çıkarılmasına geçtiğimiz yıllarda açıkça karşı tavır alan veya eskiden parlamenter olup bu konuda taraf olan Anayasa Konseyi üyeleri "inkar yasası" konusunda karar sürecine katılmayacaklarını açıklamaya başladı.

Rumeli göçmenliğinde aktif unutma

Etyen Mahçupyan
Basit bir soruyla başlayalım... Rumeli'de sürülenler Müslüman değil de Hıristiyan olsa ve aynı şekilde katliama uğrasalardı, acaba dünya o olayları hangi kelime ile adlandırırdı ve söz konusu göçmenler kendi geçmişlerini ne kuvvette sahiplenirlerdi? Benim yanıtım o kelimenin 'soykırım' olacağı ve sahiplenmenin de çok güçlü bir biçimde yaşanacağıdır. Milliyetçi bir bakış açısıyla, Müslümanların kadim mağduriyeti üzerinden tarih yazmaya çalışanlar bu spekülatif öngörümü kendi tezleri için elverişli bulacaklardır. Çünkü buradan hareketle soykırım sözcüğünün Batı tarafından Hıristiyan mağduriyetleri için kullanılan bir araç olduğunu öne sürebilirsiniz. Ancak belki de aradaki fark dinsel inançla değil, o toplumlardaki yönetim yapısının ideolojisi ile bağlantılıdır. Çünkü soykırım türü manen yüklü kelimelerin kullanılmasını meşrulaştırmak göründüğü kadar kolay değil. Ama eğer mağdurların ideolojik olarak devletin 'altında' kaldığı bir durumdan söz ediyorsanız, o zaman bu tür kavramlar da daha rahat gündeme gelebiliyor. Buna karşılık eğer katliama uğrayan taraf devletin ideolojisini paylaşan, dolayısıyla olayın öncesinde mağdur olmayıp, aksine imtiyazlı bir kesimi oluşturmakta ise, o durumda soykırım etiketini yapıştırmakta daha mütereddit kalınıyor.

Turkish Organization Calls on Turkey to Recognize 1915 Genocide

The Organization of Circassians and Lazes of Turkey (OCLT) has issued a report calling on Turkey to recognize the 1915 Genocide of Assyrians, Armenians and Greeks. The report was issued at a conference organized by OCLT on the rights of minorities in Turkey.

Charles Aznavour neden çark ettiğini anlattı

Arzu Çakır Morin
‘Eğer soykırım kelimesinden hoşlanmıyorsanız, istediğiniz başka bir kelimeyi seçin; ama gelin bu sorunu artık çözelim’ dedim. Türkiye’nin korkmamasını, toprak istemediğimizi söyledim. Bakın Fransa’ya, son derece rahat. Almanya, Alsace ve Lorraine bölgesini geri istemiyor. Bu kadar ileriye gittim. Ama Türk yetkilileri bunu yanıtlamadılar. Biliyorum ki, söylediklerimi okudular, her şeyi okuyorlar. Bunun üzerine Sarkozy’ye güzel bir teşekkür metni yazdım ve geri adım attım. Onlar bir adım ileri gitmek istemedi, ben de bir adım geri gittim” şeklinde konuştu.  

Ermenistan Türkiye Sinema Platformu Filmlere Destek Veriyor

Platform bu yıl biri nisan ayında Uluslararası İstanbul Film Festivali'ne paralel olarak İstanbul'da, diğeri Altın Kayısı Uluslararası Film Festivali'ne paralel olarak temmuzda Erivan'da iki toplantı gerçekleştirecek.Başvurular arasından seçilecek on proje İstanbul'da, on proje Erivan'daki toplantıda değerlendirilecek. Bu toplantılarda uluslararası jürinin değerlendirmesi sonucu seçilecek birer filme onar bin dolar destek sağlanacak. Başvurular 19 Mart 2012'ye kadar yapılabilecek.

Sorumlu kamu görevlileri için yeni dilekçe

Dink Ailesi'nin avukatları, savcılığa ek bir dilekçe vererek, Hrant Dink cinayetinde sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında bir kez daha şikayetçi oldu. Dilekçede, kamu görevlilerinin "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi" suçunun işlendiği belirtildi.

Hrant Dink’in unutulmuş bir jesti ve hatırasına karşı sorumluluğumuz

Ahmet Turan Alkan / a.alkan@aksiyon.com.tr   
Hrant Dink’in hâtırasını soldurmamak, bu toprakların emzirdiği her “Yerli”nin boynuna borçtur.Başbaşa sohbetlerinde Hrant Dink, Basri Doğan’a şunları anlatmış: “Basri Bey, sen Anadolu’nun Sivas şehrinde doğmuş Türk kökenli birisin. Allah seni böyle yaratmış. Aynı Anadolu toprağında ise beni Malatyalı Ermeni kökenli aileden olarak… Sen Türk kökenli Anadolulusun, ben ise Ermeni kökenli Anadoluluyum. Sen ve ben aynı yerin evlatlarıyız.Yediğimiz tarhana çorbası, içtiğimiz su aynı. Tek farkımız milliyetimiz. Benimle senin aranda bir sorun yok. Aslında bizi birbirimize düşüren bu kendini bilmez lağım çukurları (Batılı çıkar babaları). Tarihçilerin aydınlatacağı bu sorunlardan bizler mesul değiliz. Hollanda’yı, Türk kökenli adayları Ermeni soykırım iddialarını tanımadıkları için listeden çıkarmalarını Lahey’den kınıyorum.

Etnik arındırma ve sonrası

Herkül Millas
Zaman'da yayımlanan, Etyen Mahçupyan ve Şener Aktürk'ün yazdığı dört yazı (8,15,15 Ocak ve 1 Şubat) Balkanlar ve Kafkasya göçleri, kırımları ve bunları yaşamış olan halkların belleği ve algısı konusundaydı… Otokton olmak/olmamak, imtiyazlı olmak/olmamak tartışması ve genellemeleri milli tarihçilikte esastır. Ama evinden sürülen bir insanın, işini, dostlarını, aile mezarını, kilisesini veya camiini, diktiği ağaçları, kedisiyle köpeğini geride bırakanın acısı öylesine büyüktür ki, ecdadım iki kuşak mı yoksa iki yüz kuşak mı yerliydi hesabı yapmaz. Bu sorunsal aklına gelmez. Biz tarihi inceleyip, "otokton olmaması gerekiyor" hükmünü verdiğimiz gariban, memleketinden olurken "yerliler" kadar acı çeker; sürülürken de "hak ettim" demez. Böyle diyenini hiç duymadık. Böyle de hissetmez; ettiğine inanıyorsak, bu durum, bizim onunla ilgili imajımızdır, algımızdır.

Ermeni Sosyalist Sayat Tekir: Etyen Mahçupyan AKP'yi Meşrulaştırıyor!

Mahçupyan, liberal, sağcı bir yazar. Ben durduğum yerden baktığımda sağcı bir yazarın yazdıkları beni niye etkilesin diye düşünüyorum. Niye bu kadar önemseyeyim. Zannediyorum ki, Mahçupyan zeki bir insandır. Kendisini nasıl okutturacağını bilen bir insandır. Böyle bir yazıyı solcuların okuyacağını bilir ve onlara okutmanın yolunu da bulur. Görüşlerine saygı duyarım ancak işi yaftalamak ya da hakaret etmek boyutuna vardırdığı için insan tepki vermeden duramıyor. Ece de, Ahmet de, Nedim de sahipsiz değil… Bizim bence Mahçupyan’ın yazılarını okumaktan daha önemli uğraşlarımız olmalı. Mahçupyan’ın yazılarıyla uğraşmaktansa solu nasıl bir araya getireceğiz bunun üzerinde dursak daha iyi ederiz. Hava durumunu okumak bile Mahçupyan’ı okumaktan daha faydalı olur. En azından havanın ne olacağını öğreniriz. Mahçupyan’dan öğreneceğimiz pek bir şey yok.

Dyarnentarac: Garegin II. ilahiler eşliğinde yeni evli çiftleri kutsadı

Ermeni Apostolik Kilisesi bugün 14 Şubat’ta Mesih’in Kutsal Doğumundan 40 gün sonra çocuk İsa’nın mabede sunumu Rab’in Sunuluş Yortusu (Dyarnentarac) yortusunu kutlamakta. Yortu 13 Şubat gecesi muştulandı.

Concert in New York Metropolitan Area

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış Sivil Toplum Dialoğu

Ermeni yetimlere bürokrasi engeli

Okul binası 12 yıl boyunca boş kaldı. Kalfayan Vakfı, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne başvurarak Altunzade'de bulunan arazilerini okul alanından çıkarmak istediklerini dile getirdiler. Satıp geliriyle Ermeni yetimlerin eğitimlerini sürdürmelerini sağlamak isteyen vakfın başvurusu üzerine İl Milli Eğitim Müdürlüğü müfettiş görevlendirip rapor hazırlattı. Ancak müfettişler 'Dışişleri Bakanlığı'nın okulu kapatması gerekir' diye görüş verdi. Bakanlık da 'bir azınlık okulunu kapatmak ülke imajını zedeler' deyip reddetti. (Neresini düzeltmeli bu haberin? Arsa satışına izin istenmesi neden okul kapatma nedeni oluyor. Daha komiği rapor neden Dışişleri Bakanlığına gidiyor ve neden Dışişleri bu konuda karar veriyor? Hiç bir şey değişmemiş gibi. HYETERT)

Gayrimüslimlere de 3 çocuk çağrısı

Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, "Başbakan 3 çocuk derken, sadece Müslümanlar için söylemiyor. Türkiye'nin bütün zenginlikleriyle iri ve diri kalmasını istiyor" dedi.

Azınlıklar devlette görev alabilsin

TBMM Anayasa Komisyonu, son dakikada bir değişiklik olmazsa 20 Şubat’ta Fener Rum Patriği Bartholomeos’u dinleyecek. Yeni anayasa konusunda azınlıkların sorunlarını dile getirecek olan Bartholomeos’un, azınlık okullarına destek verilmesi ve Ruhban Okulu’nun açılması talebinde bulunacağı öğrenildi. Ders kitaplarından Ermeni ve Rumlar için, “arkadan vurdular” gibi nefret suçlarına yol açan ifadelerin ayıklanmasını isteyecek olan Bartholomeos’un, azınlık cemaatlerine Diyanet bütçesinden pay aktarılması görüşünü seslendirmesi bekleniyor.

ABD Ermenistan musluğunu kısıyor!

ABD, Ermenistan'a ekonomik yardımı yaklaşık beşte bir oranında azaltma kararı aldı. ABD, 2013 yılı bütçesinde Güney Kafkasya ülkelerine yapacağı ekonomik yardım oranlarını açıkladı. Bu kapsamda Ermenistan'a 32,543 milyon dolar, Azerbaycan'a 15,526 milyon dolar, Gürcistan'a ise 70,860 milyon dolar ekonomik yardımda bulunulacak.

Bağış: 'Avrupa Birliği'nin ülkelerini değil, ilkelerini önemsiyoruz'

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, farklı inanç grubu temsilcilerine seslenerek, "Birlikteliğimizi kimse bozamaz." dedi. Bağış, Fransa'daki soykırım yasasına da değinerek 'Avrupa Birliği'nin ülkelerini değil, ilkelerini önemsiyoruz.' dedi.The Marmara Otel'de gerçekleşen '5. Sivil Toplumla Diyalog Toplantısı'na Egemen Bağış'ın yanı sıra farklı inanç temsilcileri, gazeteciler, sanatçılar katıldı.

Spielberg 'Ermeni Soykırımı'na el attı

Oscar ödüllü yönetmen Steven Spielberg, 1915 Ermeni iddialarını konu alan bir film için Ermeni Ulusal Sinema Merkezi'yle masaya oturdu. "Schindler'in Listesi" ekibi, yönetmen Steven Spielberg ve senarist Steven Zaillian, bu kez "1915 soykırımı" için bir arada.

Askerde ölen Sevag Balıkçı davasında 19 korucu dinlenecek

Askerliğini yaparken er Kıvanç Ağaoğlu'nun silahından çıkan kurşunla yaşamını yitiren Ermeni asıllı jandarma er Sevag Şahin Balıkçı davasının 4. duruşması gerçekleştirildi. Batman'ın Kozluk İlçesi Gümüşörgü Jandarma Karakolu'nda vatani görevini yaparken er Kıvanç Ağaoğlu'nun silahından çıkan kurşunla yaşamını yitiren er Sevag Şahin Balıkçı davasında, mahkeme 1 yüzbaşı ve 1 adli tıp uzmanını bilirkişi olarak atadı. Mahkeme ayrıca, olay sırasında bölgede bulunan ve Balıkçı'yı hastaneye götürenlerin de aralarında bulunduğu 19 korucunun talimatla ifadesinin alınmasına karar verdi.

St. Sarkis Church of Dallas Marks 20 Years

By Mary Mukhtarian
The 20th anniversary of the consecration of the St. Sarkis Armenian Church of Dallas, TX, was marked on Saturday, February 4, with a banquet at the Hilton Lincoln Centre Ballroom. Diocesan Primate Archbishop Khajag Barsamian presided over the festivities honoring the Armenian community of Dallas-Fort Worth.

Ağaoğlu Yine Tutuklanmadı

Ekin Karaca / ekin@bianet.org
Sevag Balıkçı'nın Ermeni soykırımının yıldönümü olan 24 Nisan'da Kıvanç Ağaoğlu'nun silahından çıkan kurşunla şüpheli şekilde ölümüyle ilgili görülen davada, tutuksuz sanık Ağaoğlu yine tutuklanmadı...Tutuksuz yargılanan Ağaoğlu'nun tutuklanması talebi yine reddedilirken, mahkeme heyeti, geçen duruşmada verilen ara kararların sonuçlarının yerine gelmesi için duruşmayı 6 Nisan 2012'ye erteledi.

Mazlum-der'den Ermeni Asker Sevag İçin Açıklama

Mazlum-Der Diyarbakır Şube Başkanı Abdurrahim Ay, Batman'da devre arkadaşı tarafından kasten öldürüldüğünü ve askerde ilk şüpheli ölümün olmadığını ileri sürerek, "Sevag Şahin Balıkçı'nın ölümü, askerde ilk şüpheli ölüm değildir. Ancak Sevag'ın Ermeni olması, daha önce meydana gelen benzer olayların kurbanlarının çoğunun Kürt olması ve olayların kaza olmadığının ortaya çıkmış olması, dikkatleri vahim bir gerçeğe çevirmiştir. Bu vahim gerçek şudur: insanlar bu ülke için zorunlu bir görevi ifa ederken dahi mensup oldukları ırk ve dinleri nedeniyle ayırımcılığa uğramakta, yaşam hakları ihlal edilmek suretiyle infaz edilmektedir. Bu vahim tablonun bir adım ötesinde ve daha vahim olanı ise şudur: Benzer olaylarda infazlar, kamuoyuna öncelikle askerin intiharı ya da bir kaza olarak lanse edilmekte soruşturma bu minval üzere yürüyüp, kapatılmakta, olayın takipçisi olunması halinde ise ya görgü tanıklarına ya ailelerine baskı kurma girişimleri yaşanmaktadır.

Süryani derneğine saldırı

Şırnak'ın İdil İlçesi Hükümet Caddesi'nde bulunan Süryani Derneği'ne, kimliği belirsiz kişiler tarafından taş ve havai fişeklerle saldırı düzenlendi. Süryani Derneği Başkanı Robert Tutuş, "İdil Süryani Derneğine yapılan saldırılar derin bir aczin ifadesidir" dedi. Dernek binalarına yönelik yapılan saldırıları kınadıklarını belirten Tutuş, bu tür saldırıları hiçbir zaman kabullenmeyeceklerini söyledi.

Ermeniler, 'Esad' sonrasından endişeli

Suriye'deki Ermeni toplumu, Esad rejiminin devrilmesinden endişe duyuyor.Ermenistan basınında yer alan haberlere göre, Suriye'de yaşayan 80 bin civarındaki Ermeni, muhaliflerin yönetimi ele geçirmesi halinde tehlikeli bir durumla karşı karşıya kalabilir.Uzmanlara göre, muhaliflerin kontrolü ele geçirmeleri halinde Ermenileri tedirgin olmaya iten iki temel neden var: Suriye Ulusal Konseyi'nin Türkiye'de ilan edilmiş olması ve Ermenilerin şu ana kadar Esad rejimini desteklemeleri.

Malatya'daki tarihi Ermeni kiliseleri restore edilecek

Eşref Akgün
Çavuşoğlu Mahallesi'ndeki Taşhoron Kilisesi ile merkeze bağlı Venk köyündeki Venk Kilisesi'nin restorasyonu için girişimler başlatıldığını ifade eden Saran, bir yılı aşkın süredir yürütülen çalışmalar neticesinde kiliselerin yenileme projelerinin tamamlanarak, Sivas Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun onayına sunulduğunu anlattı.

"Fransa Minsk üçlüsünden çıkmalı"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddinin suç sayılmasının öngören yasa tasarısın Fransa senatosu tarafından kabul edilmesinden sonra Fransa'nın açıkça taraf olduğunu ispatladığını ifade ederek, "Minsk üçlüsü içerinde bu vesile ile Fransa'nın artık çıkması lazım" dedi.

Unutulan sanık beraat etti!

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin 19 sanığın yargılandığı davada hakkında hüküm kurulmayan ve bu nedenle dosyası ayrılan tutuksuz sanık Coşkun İğci'nin beraatına karar verdi.

Amerikalı Misyonerlerin Hakkari Günlüğü Yayınlandı

Adıyamanlı yazar Murat Gökhan Dalyan'ın 3. kitabı olan '19.Yüzyılda Amerikalı Misyonerlerin Hakkari Günlüğü' adlı kitabı okuyucularıyla buluştu… Öncü Kitap tarafından yayınlanan kitapta 1830-1870 yılları arasında Hakkari Bölgesi'nde yürütülen misyonerlik faaliyetleri ve yaşananlar anlatılıyor. İlk olarak 'Başlangıcından 1857 Yılına Adıyaman Tarihi' kitabını çıkaran Dalyan, daha sonra '19. Yüzyılda Gelenekten Batı Kültürüne Ermeni Yaşamı' adlı kitabını piyasaya sürmüştü...

İki Mustafa

Mustafa Elveren (Em.Öğrt.)
Ünlü yazarlarımızdan Aziz Nesin’in oğlu Sayın Ahmet Nesin’in “İki Mustafasız Bir Türkiye İstiyorum!..” başlıklı makalesinde; “… Türkiye’de bütün siyasi tartışma iki Mustafa arasında gidip geliyor. Birisi tamamıyla dindar bir nesil istiyor ve 1400 yıl önce yazılan Kur’an’ın yeterli olduğunu söylüyor, diğeri de sadece Kemalist bir nesil istiyor.

Hrant'ın etrafındaki sol abluka kalkmalı

Fatih Vural 
Mahçupyan, "5 yıldan beri yürütülmekte olan kampanyamsı bir çaba var. Hrant'ın üzerinden giden, ama nihayetinde AK Parti karşıtlığında cisimleşen bir çaba... Darbelere karşı olduğunu söyleyen, Ergenekonvari olaylara karşı olduklarını söyleyen insanlar, bugün Hrant'ı kullanarak, aynı Ergenekon'un yaptığı gibi AK Parti karşıtlığı gibi bir strateji sürdürüyorlar. Bunu yaparken kendi kimliklerini de yeniden konsolide ediyorlar. Bu biraz sol, laik ve sosyalist bir kimlik. Burada bir mikro siyaset var. Kendi kimliğini ayakta tutmak… Çok marjinal hale gelmiş insanlar, birden kamusallaşıyor, Hrant sayesinde. Onların istediği bu. Hrant da onlar için bir araç. Çünkü gayrimüslim. Sahibi yok. İslami kesim sahiplenmiyor. Hükümet sahiplenmiyor. Sahiplenmeyi hak eden birisi. Bunu sahipleniyorsunuz, kamusallaşıyorsunuz. Orada kolay elde edilen bir araçsallaştırma var.” Mahçupyan, "Hrant İçin Adalet İçin diye bağırmak ahlaki değildir. Hükümet bir şey yapıyor, birdenbire siz kendinizi kahramanlaştıracak bir söyleme kayıyorsunuz, bu çok ucuz bir davranış. Ahlaki değil.

Öteki Tarih - 1

Cihan Keyif
"Türklerin tarihle ilgilenmeleri genel olarak iyi, ama çoğu resmî tarih tezlerini sağlamlaştırmak için tarihle ilgileniyor." Yazarımız Ayşe Hür'ün kitabı çıktı: Öteki Tarih - 1. Kendisiyle bu kitap ile ilgili Taraf gazetesinde Cihan Keyif bir söyleşi yaptı. Resmi tarihi tek bakış açısı olarak kabullenmiş kuşaklar için yararlı bilgiler içeren söyleşiyi sunuyoruz. … İkinci kitap I. Dünya Savaşı’nın bittiği ve İttihatçı liderlerin ülkeden kaçtığı 1918’den Mustafa Kemal’in İttihatçılarla hesaplaşma adı altında kendisine muhalefet eden tüm siyasî kadroları tasfiye ettiği 1926 İzmir Suikastı Davası’na kadarki döneme ait yazılardan oluşacak… Üçüncü kitapta ise, Türk Tarih Tezi, Güneş Dil Teorisi, 1932 Bursa Olayı ve Nutku, 1934 İskân Kanunu, giyim-kuşam, mimari, resim, heykel, müzik, eğlence alanındaki ‘devrimler’ gibi Kemalist modernleşme projesinin çeşitli pratiklerine dair yazıları toplayacağım.  

Hey gidi Sanasaryan Han!

Ragıp Zarakolu
Sene 2012, dün kar yağdı Kandıra’ya. Ben yine geçmişe daldım ve S. Ali’nin hâlâ yanıtlanmamış o dilekçesini düşündüm. Bakalım 90 küsur yıl sonra adalet tecelli edecek mi?... Önce, troleybüs Fatihten, Sirkeci, oradan ver elini Sanasaryan Han!..Kapıda "çift ay" var iç içe bakan, Emniyet Amirliği’nin en gizemli, en korkulan kapısı: Siyasi Şube!O kapıdan girerken, "vay be, gerçekten varmış böyle bir yer" diyorum, ürpererek.Babamın öğretmen arkadaşı Hasan Basri Alp 1945 yılında burada ölmüş işkencede ve sonra "kaçarken damdan düştü" denilmiş...Son bir not: Sıvas Kongresi’nin yapıldığı bina da Sanasaryanların mıydı?

Milliyetçilik ve toprak parçası

Serdar KAYA/Taraf GAZETESİ
Her insanın, doğup büyüdüğü (ya da bir tarihten sonra yaşamaya başladığı) memleketi ile arasında çeşitli sosyal, kültürel, psikolojik ve ekonomik bağlar vardır. Milliyetçilik, kişiye bütün bu bağlarını ikinci plana atmasını ve her şeyi öncelikle etnik ve siyasi bir çerçeve içinde anlamlandırmasını telkin eder. Bu tasavvura göre, dünya, farklı parçalara bölünmüş olan, sınırları belli topraklardan ibarettir. Ulus-devletlerin hâkimiyetindeki bu toprak parçalarının her biri üzerinde farklı bir etnik grup yaşamaktadır. Bizi biz yapan şey (yani kimliğimiz) ise, herşeyden önce, bu etnik aidiyet üzerinden anlam kazanır. Bu yaklaşım, halkları milletlere, memleketleri vatanlara, azınlıkları ise yabancılara dönüştürür,,,Milliyetçilik Türkiye’ye Batı’ya nazaran biraz daha geç geldiği gibi, haddinden uzun da kaldı. Batı’da artık insanlık suçu olarak kabul edilen uygulamaların Türkiye’de halen normal addediliyor olması, bunun bir sonucu. Bu insanlık suçlarından biri de, bir topluluğu (sırf hasbelkader taşıdığı bir kimlikten ötürü) güdülecek bir hayvan sürüsü gibi görmek ve gerekli görüldüğünde bir yerden diğerine nakletmeye kalkmak.

Çiçek: Bizim tarihimizde soykırım yoktur

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Cemil Çiçek, "Buradan tüm dünyaya sesleniyorum. bizim tarihimizde baskı yoktur, zulüm yoktur, işgal yoktur, soykırım yoktur, alçaklık hiç yoktur" dedi.

Yahudi Soykırımı Oscar’ların favorisi

Yahudi Soykırımı Oscar’ların favorisi
Tüm dünyada “Holokost (Yahudi Soykırımı) Günü” olarak anılan Auschwitz toplama kampındaki mahkumların özgür kaldığı 27 Ocak’ı işleyen filmler, Oscar’dan eli boş dönmüyor…Sinema Eleştirmeni Alin Taşçıyan ise Holokost temalı filmlerin hemen tamamının özgün bir üslupla ele alındığını ayrıca kalifiye yapımlar olduğunu belirtiyor. Bu konuda başarılı filmlere atıfta bulunan Taşçıyan, şunları kaydediyor: “Ne kadar acıdır ki sinema tarihinin birçok başyapıtı insanoğlunun acımasızlığının kanıtlarından biri olan Holokost hakkındadır. Bugüne dek beyazperdede vicdanımız sızlayarak izlediğimiz, Holokost temasına dair filmlerin neredeyse hepsi prodüksiyon değerleri ve sinematografik yaratıcılıkları bakımından olağanüstü niteliklere sahiptir.

Bu senaryo Türk sinemasına armağanım olsun

A. Turan Alkan
Bizim "Âsi, şişman, mütayit ve Ermeni" Sevan Nişanyan'ın yaramazlıkları bitmiyor, bakınız yine neler yapmış?... Hikâye şöyle başlıyor: Ali Nesin'le birlikte ayağa kaldırdıkları Şirince'deki Matematik Köyü'nü şenlendirmek için bir anıt yapmayı düşünüyorlar. Daha önce yörede benzerlerine raslayıp hayran olduğu kaya mezarlardan birini, köyün kayalık yamacına sıfırdan inşa etmek geliyor aklına. Ünlü bir heykeltraşa soruyor, trilyona varan bir rakam telaffuz edilince, "Gayret dayıya düştü." diyerek işe sıvanıyor… Son zamanlarda yerli sinemamızda, özellikle mahalli renkleri dile getiren, rahat seyredilir bir mizahi akım gelişiyor; buna dair çok başarılı örnekler seyrettik. Nişanyan'ın başına gelenler ve onun ilginç muhalefet ve mücadele tarzı çok güzel bir film olurdu. Senaryo yazmaya bile gerek yok; Nişanyan'ın yaşadığı komiklikleri sıraya koyup Nasreddin Hoca fıkraları gibi ucucuna eklemek kâfi.

Fransa paraşütleri ‘Ermeni yasası’na takıldı

Türk Hava Kurumu (THK) Başkanı Osman Yıldırım, THK’nın paraşüt alımı için açtığı ihaleyi Fransız firmasının kazanması nedeniyle ihaleyi iptal ettiklerini bildirdi.Yıldırım, bir süre önce 150 paraşüt alımı için ihale açtıklarını belirterek, ‘’İhaleyi Fransız firması kazandı. Biz de, sözde Ermeni soykırımı iddialarının reddini suç sayan yasa tasarısının Fransız Senatosunda kabul edilmesinin ardından, ihaleyi askıya aldık’’ diye  konuştu. 

Surp Haç Tıbrevank Sevgi Yemeği

Surp Haç Tıbrevank'ın 59.yılı münasebetiyle düzenlenen geleneksel Şükran Ayini ve Sevgi Yemeği 12 Şubat 2012 Pazar günü (Bu gün) Kumkapı Meryem Ana Kilisesi ve Amira Bezciyan salonunda.

Yıldırım: Ermenileri azdıran ve şımartan dış güçler var

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, 1. Dünya Savaşı öncesinde ve sonrasında da bugün olduğu gibi ''Ermenileri azdıran ve şımartan dış güçler'' olduğunu belirterek, ''Aynı zihniyet bugün de boş durmuyor. Fransa'da, İsviçre'de ve daha nicelerinde, maalesef yeni baştan bu Ermeni işgal zihniyeti, faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor'' dedi. (Sayın Bakan, azdırmak ve şımartmak ne demek sorun yoksa kim kimi şımartıp, azdırabilir? Ermeni işgal zihniyeti sanırız yeni bir buluş. Kim nereyi işgal etmek istiyor? Hyetert)

Dersim'in Kayıp Kızları'nı kaçırmayın

Türkiye tarihinin acı dolu bir dönemine titiz bir çalışmayla ışık tutan İki Tutam Saç: Dersim'in Kayıp Kızları 12-19 Şubat arasında, İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi ile Balık Arts'da... "Gala Gösterimi: 19:00 Pazar, 12 Şubat 2012, gösterimi takiben yönetmen Kazım Gündoğan ile söyleşi gerçekleştirilecek. Söyleşi University of East Anglia'da Film ve Medya Çalışmaları Bölümü öğretim üyesi Dr Eylem Atakav tarafından yönetilecek. (Biletler £ 10 - İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi'nden temin edilebilir - 0 207 241 6950 )

İsrail ile Ermenistan arasında soykırım kavgası

İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman’ın, “Holokost tabiri başka trajediler için kullanılamaz. Başka olayların ya da kıyımların Holokost olarak nitelendirilmesini kabul etmiyoruz” sözlerine Erivan’dan tepki geldi… Nalbandyan, “Holokost” tabirinin hiçbir zaman “Ermeni soykırımı” için kullanılmadığını belirterek, “Raphael Lemkin, ‘soykırım’ sözcüğünü ilk kullandığında Medz Yeghern’e gönderme yapıyordu. Bu terim daha sonra uluslararası kurumlar tarafından kullanılmaya başlandı” dedi.

'Ermeni olduğumu ifşa etmem provokasyondu'

Ermeni olduğunu 40 yaşında öğrenen müzisyen Yaşar Kurt, Ermeni olduğunu açıklamasının ardından ailesinden gelen tepkileri anlattı.“40 yaşımda Ermeni olduğumu öğrenince kafam karıştı, niye bu böyle, niye ben bilemedim, kafam karıştı ve öfkelendim. Daha sonra önemli olan insan olma fikri kendini sağlam bir biçimde kendini gerçekleştirdi. Arada bir buçuk sene bocaladım.  İfşa etmeme eski kuşaklardan hiç tepki gelmedi, hiçbir kötü tepki olmadı. Genç kuşaklar benim gibi biraz bocaladılar. Kimileri milliyetçiydi ve bir anda ‘ne oldu’ dediler. Kendi köklerinde de böyle bir şey olduğunu öğrenip sıkıştılar. ‘Ben sonradan  Müslüman mıyım’ diye soranlar oldu. Akrabalarımdan genç tayfadan bu örnekler. Bazı travmalar iyidir. Bu travmanın gerekli olduğunu düşündüğüm için paylaştım, ırkçı milliyetçi köşelere gitmeden nasıl yaşamamız gerektiğini bulmak için. Kız kardeşim ‘Benim çocuğum okula gidiyor, orada eskiden benim dayım Yaşar Kurt diyordu, şimdi benim dayım Yaşar Kurt demekten kaçınacak’ dedi. Bu konuda kat edecek çok yolumuz var. O zaman Ermenistan’a gitsin diyenler de oldu, yaptığım provokasyondu, çünkü insanları gerçek tepkilerini ortaya koymalarını ve bu tepki üzerinden kendilerini yargılamalarına yol açtım.”

Ermeniler de dahil herkes hayal kırıklığı yaşayacak

Fransa Anayasa Konseyi eski Başkanı Badinter, Sarkozy hükümetinin hazırladığı ve iptal istemiyle Konsey’in önüne gelen soykırım yasasının herkese hayal kırıklığı yaşatacağını söyledi.Anayasa Konseyi’nin 9 yıl süreyle başkanlığını yapan ve bir dönem Fransa’da adalet bakanlığı görevinde bulunan Badinter, ulusal parlamentoların, tarihi konularda herkes tarafından tanınan uluslararası yargılama yetkisi olan kurumların yerine kendisini koyamayacağını söyledi. 1915 olaylarıyla ilgili uluslararası bir mahkemenin kararı olmadığına dikkat çeken Badinter, Fransız parlamentosunun, bu konuda yetkisi olmadığının bir kez daha altını çizdi.

ABD Kongresi Türk lobisine geçiyor!

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Washington'da Türk gazetecilerin sorularını yanıtladı. Çok memnuniyet verici bir gelişmeyi de ifade etmek istiyorum. Türk-Amerikan Dostluk Grubu Kongre'de 133 sayısına ulaştı. Yani bu Kongre'de ciddi bir rakamdır ve şu an itibarıyla ikinci veya üçüncü büyük gruptur. İnşallah 5 üye daha katılırsa en büyük grup haline dönüşecek. Bunun getirdiği büyük bir memnuniyet oldu.''

'Kürtler, Türkiye'nin bir sonraki soykırım kurbanı'

Armenian Weekly, Türkiye'nin "soykırım" sonrası değil "soykırım" öncesi bir devlet olduğunu iddia ederek, "Türkiye, aradığı bir sonraki hedefi buldu gibi görünüyor. Türkiye'nin bitmemiş son soykırım işini hatırlatan Ermeniler bu listenin en tepesinde, tabii ki Kürtler de Türkiye'nin bir sonraki en olası kurbanı" görüşünü öne sürdü.

'Er Sevag'ın üstü yalanlarla örtülmesin'

Beyoğlu'ndaki Cezayir Restoran'da gerçekleştirilen toplantıda konuşan eski milletvekili Ufuk Uras, Sevag Şahin Balıkçı davasının, 13 Şubat Pazartesi günü Diyarbakır'daki askeri mahkemede devam edeceğini hatırlattı. ''Irkçı cinayetlere, ırkçı nefrete karşı kamuoyu duyarlılığını yükseltmek için bir araya geldiklerini'' ifade eden Uras, tek isteklerinin adalet ve gerçeklerin üstünün örtülmemesi olduğunu belirtti.

Ragıp Zarakolu için Kitaplar Ses Veriyor

Prolific Young Scholar on Armenian Genocide in Holland Ugur Üngör

By Aram Arkun
Ugur Ümit Üngör is one of a new generation of scholars emerging from Turkey who deal forthrightly with the Armenian Genocide. Assistant professor at the Department of History at Utrecht University in the Netherlands and researcher at the Center for Holocaust and Genocide Studies in Amsterdam, his main interest is the historical sociology of mass violence and nationalism. He has recently published three books dealing with the Armenian Genocide and related issues. 

Memurun sözleri yanına kâr kalmayacak

Ermeni gazeteci Cevat Sinet, engelli kimliğini almak için gittiği Batman Valiliği’nde ‘Kimliğinde Hıristiyan yazıyor. Sen Batman Ermenisi misin? Seninle mi uğraşacağız? Bu özürlülerle kim uğraşacak’ sözlerini işitince hukuka başvurdu. Sonuç alamayınca şikâyetini AİHM’e taşıdı.

eNewsletter of the Eastern Diocese: The Feast of the Presentation of the Lord to the Temple

On February 14 each year, the Armenian Church celebrates Dyarnuntarach, literally "the bringing forward of the Lord."  The Feast of the Presentation of Our Lord to the Temple is always 40 days after Armenian Christmas.  Other names for the feast include Derendas (possibly a contraction of Dyarnuntarach) and Candlemas.

Sarkozy Fransız Yahudilerinden İnkar Yasasına Destek İstedi

"Bir gün Yahudi soykırımı da reddedilebilir." Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Fransa’daki yahudi toplumundan, kendi desteğiyle Meclis’ten geçen ancak Anayasa Mahkemesi’ne götürülen Ermeni soykırımını inkar edenlere para ve hapis cezası öngören yasaya destek vermelerini istedi. Sarkozy, "Eğer bugün bu soykırım reddedilirse, yarın Shoah (Yahudi soykırımı) da reddedilebilir," dedi.

eNewsletter of the Eastern Diocese: St. Leontius (Ghevont) and his Clergy Companions

The Feast of St. Leontius honors the sacrifices made by a group of martyred priests, known collectively as the Levontian (or Ghevontian) Fathers, who gave their lives for their faith and their nation. They included Catholicos Hovesp; the bishops Sahag and Tatig; and the priests Arshen, Manuel, Abraham, Khoren, and their heroic  leader, St. Leontius.

İşte MİT'in takip ettiği gazeteciler

MİT'in sadece Baransu'yu değil başka Taraf yazarlarını da takip ettiği ortaya çıktı. Ahmet Altan, Yasemin Çongar, Amberin Zaman, Mehmet Altan ve Markar Esayan’ın sahte isim ve kod adlarıyla telefonlarının dinlendiği belgelendi. MİT istediği dinlemeleri yasal kılıfa uydurmak için ise 5 ayrı mahkeme kararı aldırmış!

‘İlk görevim bütün dünyada Hıristiyanları korumak olacak’

Rusya Başbakanı Vladimir Putin, başkanlık seçimlerinin ardından göreve geldiğinde önceliğinin tüm dünyada Hıristiyanları kollamak olacağını açıkladı

NYT: Türkiye'de kilise camiye dönüştürüldü

New York Times, İznik Ayasofya Müzesi’nin Ekim ayında restorasyon için kapatıldığına ancak Kasım’da yeniden açıldığında camiye dönüştürüldüğüne dikkat çekti.İznik (St.Sophia) Ayasofya Müzesi’nin camiye dönüştürülmesi ABD basınında yer aldı. Haberde, çevre sakinlerinin bu konuda çok hevesli olmadığı ve öğle namazı için sadece 18 erkeğin Ayasofya Camii'ne gittiği savunularak, yerel bir çiftçinin, “Bu tamamen gereksiz. Burada çok camimiz var. Bizim turiste ihtiyacımız var ancak artık gelmeyecekler” dediği kaydedildi.

Noam Chomsky Discusses Turkey with David Barsamian

Posted by David Barsamian
David Barsamian, the director of Colorado-based Alternative Radio, conducted the following interview with Noam Chomsky on Jan. 20 at MIT in Cambridge, Mass.