Etiketler

Demirkol’dan ilginç ‘Hocalı’ yorumu

Yalçın Bayer
Kendisini Azerbaycan’ın ‘gerçek muhalif’ liderlerinden sayan ATASAM Başkanı ve öğretim üyesi Ferman Demirkol, ‘Hocalı’ katliamının yıldönümü dolayısıyla görüşlerini dile getirdi. Farklı ve tartışma yaratacak bir bakış: Türkler, Ermenileri katletmemiştir diyor isek Ermeniler de Türkleri katletmemiştir dememiz gerekmez mi?Hocalı’da katliamı sadece Ermeniler yapmamıştır. Bu durumu Azerbaycan halkı iyi biliyor. ‘Hocalı zulmü’nün aynısı Azerbaycan’ın her tarafında devam ediyor. Bu zulüm sonucunda Azerbaycan halkı patlamaya hazır bekliyor. 

Armenia Fund Western US Chairman to Receive St. Nerses Shnorhali Medal

Armenia Fund U.S. Western Region Chairman Ara Aghishian, Esq. to Receive St. Nerses Shnorhali Medal at the Celebration of the Divine Liturgy on the Fifth Sunday of the Great Lent on Sunday, March 18,2012 at 10:30 AM

Denying the Right to Deny

By RENÉ LEMARCHAND/ The New York Times
The decision of the French Senate to give final approval to a bill that threatens deniers of the Armenian genocide with a fine of €45,000 or one year in jail, or both, is politically inept and ethically objectionable. Although France’s Constitutional Council has yet to issue a ruling on the constitutionality of the law, it is not too early to denounce the limitation it sets on freedom of expression.

Ask Congress to Press Clinton for Answers on Armenian Issues

Dear Friend, Secretary of State Hillary Clinton, in the wake of her offensive dismissal of the Armenian Genocide "as a matter for historical debate," will testify and answer questions before four separate U.S. House and Senate panels this coming week.

Patrik'in o sözleri Yeniçağ'da manşet

Fener Rum Patrikhanesi Bartholomeos'un sözleri MHP'ye yakın olarak bilinen Yeniçağ Gazetesi'nde manşet olarak değerlendirildi…  Uzun zamandır devam eden yeni anayasa tartışmalarına Fener Rum Patriği Bartholomeos’un yaptığı Türklük ve vatandaşlık tanımı damgasını vurdu. TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na öneri paketi sunan Bartholomeos’un tanımı, sadece AKP ve BDP’lileri memnun etmedi.

Tarihi Karar! Ermeni Lobisine Büyük Darbe

Amerika Birleşik Devletleri'nde hukuk, Ermeni lobisine "dur" dedi.Kaliforniya 9'uncu Bölge Mahkemesi, 1915 olaylarında ölen Ermenilerin mirasçılarının, sigorta şirketlerinden tazminat talep edebilmesine imkan sağlayacak davada, ret kararı verdi.

Dink raporunda sansürlenen altı sayfa

Devlet Denetleme Kurulu'nun "devlet sırrı" gerekçesiyle Hrant Dink raporunda sansürlediği 6 sayfalık bölümde, emniyet ve jandarmaya yönelik suçlamalar yer alıyor.

Bize inkâr sözü ver

Arzu Çakır Morin
Fransa’da Ermeni Diasporası nisan ve mayıs aylarında düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’ye karşı açık ara önde giden Sosyalist Parti adayı François Hollande’ı şimdiden markaja aldı.

Exit Plan: Armenians of Syria may need escape if Assad regime collapses

By Gayane Abrahamyan / ArmeniaNow reporter
The anti-government uprising in Syria that has taken more than 6,000 lives has become an issue of serious concerns for the 80,000-Armenian community residing in various parts of the country.

Avant-garde Novel Journey to Virginland by Armen Melikian Wins 2012 Written Art Award

California author Armen Melikian won the 2012 Written Art Award in the General Fiction Category, second place, for his novel Journey to Virginland: Epistle I. The category's first-place winner was Stephen Maitland-Lewis, for his novel Emeralds Never Fade.

E.O.Y.D. Maral Müzik Ve Dans Topluluğu Gösterisi

Esayan Okulundan Yetişenler Derneği, MARAL Müzik ve Dans Topluluğu 26 Subat 2012 Saat 20.00'de Cevahir Kongre Merkezi'nde MARALNUR gösterisi...

Temel sorular

Etyen Mahçupyan
Tarihsel olayları anlamaya, onları yansız bir biçimde değerlendirmeye çalışmak kolay iş değil… 1915 Ermeni tehcirine ilişkin olarak da en azından üç temel soru var… Birincisi 'erkekler nerede' sorusu... İkincisi 'mallar nerede' sorusu... Üçüncüsü 'belgeler nerede' sorusu...

Ermenistan kaçmıyor, kovalıyor!

Av. Gülseren Aytaş
Türkiye, tarihi bir hata yapmış ve 2005 yılında Ermenistan’a “Ortak Tarih Komisyonu” kurma teklifinde bulunmuştur. Uluslararası komisyon Türkiye aleyhine karar verirse ne olacaktır? Türkiye hangi yükümlülükleri üstlenmek zorunda kalacaktır? Türk halkına bunlardan hiç bahsedilmemiştir ama hep “Ermenistan Tarih Komisyonu teklifinden kaçıyor” propagandası yapılmıştır.Oysa Ermenistan Türkiye’nin tarih komisyonu teklifini derhal kabul etmiştir.

Parlamento seçimleri günü belli oldu

Ermenistan Millet Meclisi olağan seçimleri 6 Mayıs 2012'de yapılacak.

Türkiye’de Ermenistan’ı öncüler temsil edecek

1-14 Mart’ta Türkiye’nin Gaziantep kentinde Avrupa Kadınlar Bireysel Satranç Şampiyonası gerçekleştirilecek. Şampiyona sonrasında 19 Mart’a kadar Avrupa Kadınlar Hızlı ve Yıldırım  Satranç Şampiyonaları gerçekleştirilecek.

Ermeni şarkıcılarin «Eurovision-2012» Boykot Çağısı

Ermeni şarkıcılar bugün 23 Şubat’ta Avrupa Yayıncılar Birliği (EBU) ve Ermenistan Kamu Televizyonuna yönelik ortak bir duyuruda bulunarak Bakü’de gerçekleştirilecek«Eurovision-2012» Şarkı Yarışmasına katılmayacaklarını bildirdiler.

Diasporadan Anayasa Konseyi'ne tehdit

Kısaca 'inkar yasası' olarak adlandırılan 'Fransa'da yasa tarafından tanınan soykırımların inkarının cezalandırılmasına ilişkin yasa teklifi' hakkında görüş belirtmeye hazırlanan Anayasa Konseyi'ne Ermeni diasporasından tehditler yağıyor. Daşnak Partisi'nin Batı Avrupa kanadı (FRA Dachnaktsoutioun), Anayasa Konseyi'nin olası iptal kararını "siyasi" görmeleri halinde Konsey'e karşı Fransa'da "ihbar kampanyası" başlatacağını duyurdu.

Vartanans

Fransız 'inkâr yasası' bizi nereye götürdü?

Prof. Dr. Garip Turunç, Bordeaux IV Üniversitesi, İktisadi Bilimler Öğretim Üyesi      
Ne var ki sonuçta Fransa söz konusu yasayı bütünüyle iptal etse dahi, soykırımın bir tarihî gerçek olduğuna inanmaya devam edecektir. Dünyadaki akademik yayınların büyük bir kısmı da "soykırım" diyor, merak edenler de onları okuyup kabul ediyor. Utah Üniversitesi'nden beş yıl önce yayımlanan Yahudi asıllı Guenter Lewi'nin soykırım tezini reddeden kitabı gibi akademik yayınlar hayli azdır. Bizim yayınlarımız ise sayıca çok, fakat bazı istisnalar dışında, içerikçe zayıf, hatta 'çiğ propaganda' niteliğindedir. 1915'te Ermenilere hiçbir şey olmamış veya bir meydan savaşında birbirimizi kesmişiz gibi bir anlatım inandırıcı olmuyor elbette. Daha özenli ve geniş görüşlü bir tarihçilik geliştirmeliyiz.

Şişli’den haberler.

Şişli A bayan voleybol takımı Türkiye deplasmanlı 2. liginde karşılaştığı Es spor takımını 3-0 mağlup ederek puanını 33 e yükseltti… Şişli A erkek basketbol takımı Türkiye 3. liginde deplasmanda Batman Petrolspor takımına 91-74 mağlup oldu.

Tarihî hafıza ve insanlık aleyhine suçlar

Prof. Dr. Hamlet İsahanlı,Hazar Üniversitesi'nin kurucusu ve Mütevelli Heyeti Başkanı 
Tek taraflı bakış, etnik ve dinî önyargılar tarihin tahrif edilmesine, siyasete alet edilmesine, tarihî mitlerin oluşmasına neden olmak suretiyle, başkalarının aşağılanmasına, başkalarına karşı sorumsuzluğa, milletler, dinler ve ülkeler arasında gerginliğin artmasına, nefrete, bazen savaşlara bile yol açabilir.Tarih, toplumsal etki gücüne sahiptir. Tarihi, insan evladı yaratıyor ve yazıyor, sonra kendi mitlerinin etkisi altında kalıyor. Tarihî geleneğin yarattığı milli, etnik veya dinî ideolojiyi kontrol etmek çok zordur. .. Hafızanın tek işlevi büyük katliam yapanların lanetlenmesini sağlamak değildir. Hafızanın işlevlerinden biri de insanların özelliklerine göre takip edilmesi, fiziksel ve manevi açıdan yok edilmesi tehlikesi konusunda uyarıda bulunmak, devletleri, halkları ve insanları söz konusu tehlikeyle mücadelede birleştirmektir. Kimliğine bakılmaksızın sivillerine yönelik saldırı, toplu katliam, soykırım yapılan bir devletin bunu araştırması ve suçluların cezalandırılması için elinden geleni yapması gerekmektedir. Yakın tarihte yaşanmış, tanıkları ve mağdurları bulunan facialar için devlet yetkilileri üzüntülerini dile getirmeli, facianın ideologları ve onu gerçekleştirenler şiddetle kınanmalı, katliamın sorumluları cezalandırılmalıdır. Kanaatimce bu, halkın, devletin medeni adlandırılması için gerekli olan şartlardan biridir. Aksi takdirde facianın sorumlularının Birleşmiş Milletler ve diğer ilgili uluslararası ceza mahkemeleri tarafından yargılanması gerekir.

Bir Ermeni’ye sahip çıkmak

Ve en acısı, Hrant Dink’in öldürülmesinden yargı sürecinin karartılmasına kadar giden yolda en kritik görevi basın üstlenmiştir. Hani bugün özgürlüğünün olmadığını iddia eden basın.Bu ülkede bir kısım medya ve onun sözcüleri, basın özgürlüğünü devlet adına hedef gösterme, devletin suçlarını örtme, patronunu zenginleştirme özgürlüğü olarak anlamıştır.Hrant Dink, Hürriyet Gazetesi tarafından hedefe oturtulmuştur. Aynı gazete cinayet soruşturmasının milliyetçi duygularla hareket eden 3-5 okeyci çocuğun üzerine yıkılması için çaba harcamıştır.Derin Devlet-medya ilişkisinin en çarpıcı örneklerinden biri Hrant Dink cinayetidir aslında.Bugün Cumhurbaşkanlığı Denetleme Kurulu’nun vermiş olduğu rapor, karanlık ilişkileri bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştur.

Dink davası, Susurluk'a döndürülmemeli...

Hüseyin Gülerce
Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu raporu, Dink davasının yeniden açılması için şimdi hukukî bir zemin sağlıyor. Yine rapor, söz konusu kamu görevlilerinin soruşturmasının ve yargılanmalarının cinayet davasına dâhil edilmesini gerekli kılıyor. Dink davası, Türkiye'nin demokratikleşmesi yolundaki önemini koruyor... Bu konuda samimi herkes, bu davanın takipçisi olmalıdır.

Ayıklamalar

Etyen Mahçupyan
Öncelikle 'Türk tezinin' parçası olan 'Ermeniler de Ruslara katılmıştı' türünden önermelerin 'konu dışı' olduğunu görmekte yarar var. Bu önermeler gerçek olmadığı için değil... 'Soykırım' kavramının mağdurların daha önce veya daha sonra ne yaptığıyla değil, failin sözü edilen eylemdeki yaklaşımıyla ilgili olması nedeniyle. Ayrıca Ermenilerin homojen bir grup olmadığı, ama tehcirin neredeyse tüm Ermenileri kapsadığı da biliniyor. 'Onlar da bizi öldürdü' biçimindeki önermelere gelince, 1915 öncesindeki çete savaşlarının ayrı bir tarihi var. Nedenleri belli...  Öte yandan 1894'ten itibaren bizzat devletin faili olduğu binlerce ölümü de es geçmek mümkün gözükmüyor. Burada kritik nokta Osmanlı devletinin hem Müslümanların hem de gayrimüslimlerin devleti olduğudur. Nitekim 'soykırım ortamı', devletin etnikleşip taraf tutmasını, aslında devletin devlet niteliğini yitirmesini ifade etmekte... Bu itirazlara ek olarak milliyetçi tarihçilerin çok sevdikleri iki argüman var. Birisi Osmanlı devletinin tehcirde 'hatalı' davranmış olanları daha 1915 yılında yargılayıp, birçoğunu da astığı. Ne var ki bunlar Ermenilere kötü davrandıkları, zulüm yaptıkları için değil, İttihatçı merkeze ait olduğu varsayılan Ermeni mallarını zimmetlerine geçirdikleri için yargılandılar. İkinci argüman ise Malta'ya götürülen katliam zanlılarının İngilizler tarafından serbest bırakılmalarının suçsuzluk karinesi olduğu. Ancak Malta'da iki sebeple mahkeme yapılamadı. Uluslararası hukuk bir devletin kendi vatandaşına karşı suçlarının başka bir devlet tarafından yargılanmasına müsait değildi ve bu alanda yeni bir karar çıkartılamadı… Öte yandan meselenin başka bir yönü de var: Osmanlı devleti 1919-22 arasında Ermeni tehcirini bizatihi bir suç olarak yargıladı.

TBMM'den Hocalı katliamı bildirisi

TBMM Dışişleri Komisyonu, Hocalı katliamıyla ilgili bildiri yayımladı… Hocalı'da yaşananlar insanlık tarihi için büyük bir ayıp, uluslararası hukuka göre,  insanlığa karşı suç kapsamındadır. Azerbaycan Türklerine karşı yapılan bu katliamın acılarını kardeş Türk milleti olarak yüreğimizde hissediyor ve bu katliamı kınıyoruz.

Dersim'de 'tazminat' tuzağı

Erdal Er -Brüksel
Dersim Soykırımı davası avukatı Erdal Doğan, “Türkiye Cumhuriyeti devletinin çok ciddi bir özür dillendirilmesi gerekiyor. Soykırımın sonlandırılmasını sağlamak, halkın tüm mağduriyetinin tespiti ve halka yaşatılan tüm vahşetin açığa çıkması için belgelerin tüm açıklığıyla halka açıklanması, soykırımda yaşamını yitirenlerin kemiklerinin usule uygun çıkartılarak, ailelerin kendi inançları doğrultusunda gömülmesinin koşullarının sağlanması. Daha sonra da halkın, dil, inanç ve doğanın hukuki ve idari güvenceye alınmasıdır. Sürgün edilenlerin toprağının ve Dersim'e ait tüm isimlerin geri verilmesidir. En son da maddi ve manevi tazminat. Soykırım kolektif bir bütünü ve kimliği hedef aldığı için ayrı ayrı dava ve tazminatlar yerine devletin BM, gözetiminde Dersim için oluşturulacak uluslararası bir vakfa tazminatı ödemesi gerekiyor ve bu tazminat da Dersim ve Dersimliler için harcanmalıdır.”... “Tazminat talepli davalarda da bu soykırım politikasının devam etme riski yüksektir. Bu konu olayın kapatılması ve unutulması için geçtiğimiz aylarda Kamer Genç tarafından da dillendirilmiştir. Böylelikle soykırımın bazı mağdurları, para ile “terbiye” edilmeye devam edecek, soykırım bir daha açılmamak üzere kapatılacak.”

"Soykırım" kurbanları

Sözde soykırımı onaylayan Fransa’dan ithal et ve dana alımı durdu.İthalatçıya Fransa’dan getirilecek canlı hayvan ve karkas et için kontrol belgesi verilmezken kontrol belgesi olanlara ise “Veteriner yok” deniyor Sözde Ermeni soykırımının inkârını suç sayan yasa tasarısını kabul eden Fransa’yla Türkiye arasında ipler gerilirken, ticari yaptırımlar da başladı. Dünya Ticaret Örgütü’nün kurallarına aykırı olduğu için ithalatı durduramayan Türkiye, bu ülkeden gelen ve toplam et ithalatının yüzde 30’unu oluşturan Fransız danasını sınırdan sokma konusunu ağırdan alıyor.

"Uluslararası Süryani Sempozyomu"

Mardin Artuklu Üniversitesi tarafından Süryaniler ve Diğer Kültürlerle Etkileşimlerini konu alan Türkiye'nin en kapsamlı "Uluslararası Süryani Sempozyumu" Nisan ayında Mardin'de düzenlenecek

Ermeni meselesini 'siyaset'ten kurtarmak

Bu yazıyı Zaman için kaleme alan Profesör Hee-soo, Hanyang Üniversitesi Antropoloji bölümünde öğretim üyesidir. Uzun süre Osmanlı yönetiminin gölgesinde yaşayan Avrupa'nın her seçim öncesi Ermeni meselesi ile sahne alıp bir yandan siyasî rant peşinde koşarken diğer yandan uluslararası arenada Türkiye'yi zora sokmaya çalışmasına karşın Türkiye'deki sağcı partiler, milliyetçilik damarı ile savaş sırasında yaşanan olayları dahi inkâr ediyor. Özellikle Fransa'nın bu Ermeni meselesine bu kadar eğilmesindeki ilk sebep, yaklaşan seçimlerle ülkesinde yaşayan 500 bin Ermeni kökenli vatandaşın oyuna tamah etmesi. İkinci neden ise Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyeliği sürecinde en büyük engel olan Fransa'nın uluslararası ortamdan hassas olan Ermeni meselesi ile elini güçlendirmeye çalışıyor olması.

DDK raporu dava dosyasına girdi

DDK’nın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün talimatıyla hazırladığı Hrant Dink suikastında kamu görevlilerinin ihmali olduğunu ortaya koyan raporu, Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda devam eden dosyaya girdi. Savcı Muammer Akkaş’ın kendisine ulaştırılan raporu incelediği ve soruşturmayı genişletebileceği kaydedildi.

El ele veren Vanlı girişimciler, Ermenistan'a peynir satacak

Ercan Baysal- Van
Bugüne kadar 14 milyon liralık yatırım yapılan Van Ticaret Borsası Organize Tarım İşletmeleri AŞ (VOTAŞ), önümüzdeki yıldan itibaren süt üretimine süt ürünlerini de ekleyecek. VOTAŞ Genel Müdürü Münür Karam, günlük 100 ton süt mamulü üretimi planladıklarını ifade ederek hedef pazarın Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki şehirler olduğunu söyledi. Yurtdışına açılmayı da planladıklarını aktaran Karam, Irak ve Ermenistan'a peynir gibi süt ürünleri satmayı planladıklarını kaydetti.

New York'ta Hocalı Katliamı protestosu

Azerbaycan'ın Yukarı Karabağ bölgesindeki Hocalı şehrinde 20 yıl önce Ermeniler tarafından yapılan katliamda hayatını kaybedenler bu New York'ta anılacak… “Bütün vatandaş ve soydaşlarımızın, bu yüzyılın en acımasız katliamına ve en büyük insanlık suçuna duyarsız kalmayarak tepki vermelerini, New York ve çevresinde yaşayan ve çalışanların senede bir saat bile olsa gelip, Ermeni terörüne karşı durmalarını ve  'HEPİMİZ AZERBAYCAN TÜRK'UYUZ - HEPİMİZ HOCALILIYIZ' diye haykırmalarını istiyoruz".

Suryaniler Meclis’e önerilerini sundu

Midyat Süryani Deyrulumur Mor Gabriel Manastırı Vakfı Vekili Avukat Rudi Sümer, "Rum, Ermeni ve Yahudi vatandaşlar azınlık olarak kabul ediliyor. Lozan Anlaşması kapsamında Süryanilerin azınlık statüsüne kavuşturulmasını ve anayasal güvenceye kavuşturulmasını istedik. Şahıs ve birey bazında mülkiyet sorunlarının çözülmesini talep ettik. Kültürel haklarla ilgili Süryani dilinin eğitiminin verilmesi, bunun geliştirilmesi, yaşatılmasını istedik. Din ve vicdan özgürlüğünün anayasal güvenceye kavuşturulmasını istedik. Diyanet İşleri Başkanlığı'nda diğer gayri müslimlerin temsilini istedik. Devletin sağladığı finansmandan tüm dinlerin yararlandırılmasını, tüm ibadethanelere, imamlara sağlanan sosyal güvence ve maaşların diğer din adamlarına da verilmesini istedik." ifadelerini kullandı.

Bayburt Belediye Başkanı:Dininin, namusunun, kininin davacısı gençlik istiyoruz

Bayburt’un düşman işgalinden kurtuluşunun 94’üncü yıldönümü törenlerinde konuşan AKP'li Belediye Başkanı Hacı Ali Polat, "Bu sahneleri tekrarladığımızda bazıları bunu, ’Nefret müsameresi’ diye niteliyor. Yeni nesile dost ve düşmanı tanıtmak zorundayız. Üstadın dediği gibi, ’Dininin, namusunun, kininin davacısı’ bir gençlik istiyoruz" dedi.(Kin ve nefret söylemi budur işte. HYETERT)

Dink cinayetinde gerekçeli karar hazır

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin, Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin dava kapsamında 216 sayfalık gerekçeli kararı yazdığı öğrenildi.

Ermeni medyası Egemen Bağış'ı hedef aldı

İsviçre'nin Zürih kentinde "Ermeni soykırımı yoktur" dediği için hakkında ön soruşturma açılan Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Ermeni medyasının hedefi oldu. Ermeni Panorama sitesi, Bağış için çok ağır ifadeler kullandı. (Panaroma'nın İngilizce yazısı haberin devamında.HYETERT)

T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Hrant Dink Raporu

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fırat (Hrant) DİNK’in öldürülmesi ile ilgili olarak; olay öncesi ve sonrasında yürütülen idari tasarruf ve işlemlerin hukuka uygunluğu ile doğruluk ve yeterliliğinin araştırılması ve incelenmesi ve bu kapsamda AİHM kararlarında da eleştirilen kamu görevlilerinin yargılanması ile ilgili iç hukuk düzenlemelerinin geliştirilmesi amacıyla konu ile ilgili mevzuatın genel bir değerlendirmesinin yapılması. Aynı konu ile ilgili olarak Savcılıkça yürütülmekte olan hazırlık soruşturmasının gizliliği ve diğer hususlar nedeniyle internet sayfamızda Rapora sınırlı olarak yer verilmiştir.

Süryaniler, 6000 Yıldır Geciken Haklarını İstediler

Zeynep Tozduman /zeynoege@mynet.com
Süryaniler, Mezopotamya dediğimiz coğrafyada kan, zulüm ve acıyla örülü bir hayatın Altı bin yıllık kadim Yolcularıdır. Cumhuriyet tarihi boyunca devletle belli bir mesafede ve hoş görü içerisinde iletişimlerini, bu güne değin hiç sorunsuz sürdürmüşlerdir. Sorunsuz, çünkü yok sayılmıştır. Âdeta devletinde, Türkiye coğrafyasının da unuttuğu/görmemezlikten geldiği bu halka; devletinde, bu ülkede yaşayan bütün halklarında insanlık borcu vardır.

Bartholomeos: Yeni bir Türkiye doğuyor

Fener Rum Patriği Bartholomeos, ikinci sınıf vatandaş olmak istemediklerini belirterek, ''Maalesef bugüne kadar azınlıklara karşı haksızlıklar oldu. Bunlar yavaş yavaş düzeltiliyor, değiştiriliyor, yeni bir Türkiye doğuyor'' dedi.TBMM Anayasa Uzlaşma Alt Komisyonuna yeni anayasa konusunda önerilerini sunan Bartholomeos, toplantı sonrasında gazetecilere yaptığı açıklamada, kendilerine yapılan daveti çok önemli bir olay olarak değerlendirdiklerini ifade ederek, ''Cumhuriyet döneminde ilk defa azınlıklara böyle resmi bir davet oluyor'' açıklamasında bulundu.

"Hrant Dink" Raporu Yayınlandı"

Devlet Denetleme Kurulu Hrant Dink suikastini inceleyen raporunu tamamladı.649 sayfalık raporda, çarpıcı başlıklar öne çıktı. Raporda istihbarat birimlerinin Dink'i korumak için gerekli çalışmayı yapmadığı ve iş birliğine gitmediği vurgulanıyor.

Süryaniler, yeni anayasada 'azınlık vatandaşlık' istedi

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Anayasa Uzlaşma Komisyonu'na önerilerini sunan Süryani cemaatleri; Rum, Ermeni ve Yahudilere tanınan azınlık vatandaşlığın kendilerine de verilmesini talep etti. Süryani dilinin öğretilmesini de isteyen cemaatler, Süryani din adamlarına da imamlara verilen maaşlar gibi para ödenmesini, anayasal güvenceye kavuşturulmasını istedi.

Torino Belediyesi Sözde Ermeni Soykırımı'nı Tanıdı

Torino Belediyesi 6 Şubat 2012 günü yayınladığı bildiri ile 1915 olaylarını 'Ermeni soykırımı' olarak tanıdığını duyurdu. Belediye Başkanı ve encümen heyeti imzalı kararda Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu'nun 1985 yılında 1915 olaylarını soykırım olarak tanımlamış olmasının temel alındığı belirtilerek Torino Belediyesi'nin tarihi gerçeğin tanınmasını için mücadele eden Ermeni halkıyla dayanışma içinde olacağı bildirildi

Sözde Ermeni soykırımını anlatan belgesel, İsveç devlet televizyonunda gösterildi

İsveç Devlet Televizyonu'nun sözde Ermeni soykırımını anlatan bir belgesel göstermesi üzerine İsveç'te yaşayan Türk, Azeri, Türkmen, Uygur Türklerinin tepki göstererek İsveç televizyonuna binlerce protesto maili gönderdi."Babaannemin Dövmeleri" isimli belgeselin bütün masrafları İsveç Devlet Televizyonu tarafından ödendi ve kanal bu belgeseli bilhassa herkesin seyredeceği saatlere koyarak tam 3 kere gösterdi.

Zorunlu Eğitim 12 Yıl Oluyor

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ve bazı milletvekillerinin, zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasını içeren yasa teklifi TBMM Başkanlığına sunuldu.Teklif, İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı kanunlarda değişiklik yapıyor. Teklif, zorunlu eğitimin (4+4+4) şeklinde uygulanmasını içeriyor.

Ermenistan Cumhuriyeti, Süryani Soykırımını Kabul Edecek!

Süryani Soykırım Araştırmalar Merkezi, Seyfo Center'ın başkanı Sabri Atman'ın imzasının yer aldığı ve altmışa yakın uluslararası kurum ve soykırım uzmanı şahsiyetin desteklediği mektup, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serzh A. Sargsyan olmak üzere Ermenistan'daki politik parti başkanlarına gönderildi.Gönderilen mektupta Ermeni halkıyla birlikte 1915 yılında soykırıma uğratılan Süryani halkının, Ermeni halkını anlayıp ve desteklediği, vurgulandı.Uluslararası alanda 1915 Soykırımının kabul edilmesini isteyen Ermenistan'ın da Süryani halkını anlaması gerektiğini ve bu anlamda İsveç'ten sonra Süryani Soykırımının Ermenistan Cumhuriyet'i tarafından kabul edilmesi, istendi.

Yelken yarışına "inkâr" engeli

Fransız Parlamentosu'nun kabul ettiği ve 1915 olaylarının soykırım olarak tanınmamasını cezalandıran yasa Akdeniz'i böldü. Hürriyet gazetesi yazarı Zeynel Lüle'nin haberine göre, Türkiye, Fransa'ya gösterdiği tepki çerçevesinde uluslararası yelken yarışı Europa Race'ten desteğini çekiyor.

Sevanyan 'Kaya Mezar' açtı, yeni mezar modası patlayabilir!

Turistik Şirince Köyü’nde Muğla Dalyan’da bulunan kaya mezarlarının benzerini yaptıran Sevan Nişanyan, açılışını, aralarında Şirince Matematik Köyü kurucusu Ali Nesin’in de bulunduğu yaklaşık 200 kişinin katıldığı bir parti ile yaptı. Sıra dışı sözleri ve hareketleri ile dikkati çeken ve açılışı ’bürokrasiye karşı kazandığı zafer’ olarak nitelendiren Nişanyan, sınırsız şarap, helva ve çayın ikram edildiği partide, mezarın açılışını orta parmağını göstererek yaptı.

Rus uzman: Muhtemel savaş Azerbaycan için sonuncu, Ermenistan içinse sıradaki savaş olur

Dağlık Karabağ Cumhuriyetinin (DKC) 20. Bağımsızlık Yıldönümü vesilesiyle düzenlenen uluslararası konferansta Alman delege; Ermenistan ve Karabağ’ı abluka altına alanların DKC ve Ermenistan halkının ablukaya adapte olduğunu ve bu koşullarda da geliştiğini anladıklarını söyledi. 

Egemen Bağış:"Başkası söyledi diye mi soykırım olacak"

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, 24 Nisan'da Obama Yönetimi'nin 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddiaları için "soykırım" ifadesini kullanma ihtimali konusunda, "Kullansa ne olur, kullanmasa ne olur. Başkası söyledi diye mi soykırım olacak, söylemediği zaman 'olmadı' mı olacak-" dedi.

Sanatçımız Sibil Pektorosoğlu Armenia Music Awards’da The Magical Voice Katagorisinde Birinci Seçildi.

Armenia Music Awards 07 Nisan tarihinde Moskova’da düzenleniyor. Sibil 13.000 kişinin katıldığı oylamada 9317 kişinin oyunu alarak birinci seçildi. 

Paregentan

Her Türk Müslüman doğmaz!

Özlem Çelik
Bugünkü yazımızın kahramanları: Sevna Somuncuoğlu ile kızı. Konumuz: Zorunlu din dersi...Ankara'da özel bir okulda okuttuğu kızının zorunlu din dersinden muaf tutulması için yıllardır mücadele eden Sevna Somuncuoğlu'nun yaşadıklarını okuyun ve 'inanmamanın' da 'inanç özgürlüğü' kadar kutsal olduğunu bir türlü anlayamayanlara niye 'sizden demokrat olmaz!' diyoruz görün!.. Bu kez devreye giren MEB'in ortaöğretim birimidir.'Bu öğrenciye karne veremezsiniz' diyen bakanlığa okul, velinin 'gayrimüslim' dilekçesini gösterince 'ispatlasın!' denir. Sevna Hanım bir kez daha İlçe Milli Eğitim'i arar. Telefondaki ses genel kültür bilgisiyle saç baş yoldurur!
- Hanımefendi siz ve kızınız T.C. vatandaşı değil misiniz?
- Evet.
- O zaman nasıl Müslüman değilsiniz? Sizin kökeniniz ne? Türk değil misiniz?
- Beyefendi, bu ülkede farklı dinlere mensup Türk vatandaşları da yaşıyor, bilmiyor musunuz?
'Her Türk Müslüman doğar!' sloganının devlet kurumlarını/bürokrasiyi esir aldığının örneği bu diyalog Sevna Hanım'ı çıldırtır. Bırakın dinsizliğini anlatmayı, karşısındaki zatı muhterem Türkiye'de sadece Müslümanların yaşadığını zannetmektedir.

Fransa'da geri sayım

Bülent Erandaç
Konsey kararını 29 Şubat veya 1 Mart'ta verecek. Yani 12 gün sonra bomba tesiri yaratacak karar çıkacak.Fransız Anayasa Konseyi, kendi 9 atanmış üyesinden birisini raportör tayin etmiş. Raportör son rötuşları yapıyormuş. Bu karar, hem Sarkozy'nin hem de Türkiye'nin geleceğini belirleyecek özellikler içeriyor.Sarkozy, Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklamış durumda. Son anketlere göre, durumu parlak değil. İptal kararı çıkarsa, "siyasi mevta'' haline gelecek Ermeni soykırımını kabul etmeyenlere ceza verilmesini isteyen kanunun Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesinin ardından morali bozulan Sarkozy, mücadelesini sürdüreceğinin mesajını vermiş, iptal halinde yeni bir yasa tasarısı sunabileceği tehdidinde bulunmuştu.Anayasa Konseyi'nin Ermeni yasasıyla ilgili iptal kararı verirse, Fransız hükümetin tekrar yeni bir yasa sunabilmesi için parlamentoda sadece bir haftası kalıyor.

Ermeni İsyanı belgeseli

Sefa Koyuncu / sefa.koyuncu@tg.com.tr
Ermeni İsyanı belgeselini izlediniz mi?Ermeni kuruluşlarının baskısıyla ABD‘de yasaklanmış! Fransa ve İsviçre‘de kamuya açık mekânlarda izlemek ise cesaret ister.Ama internette alabildiğine serbest…  Belgeselden satır başları:Osmanlı’ya isyan eden Ermeni çeteleri Doğu Anadolu’yu ele geçirmek için Müslüman Türk ve Kürtleri katlettiler. Osmanlı‘da hiçbir topluma karşı asla bir soykırım olmadı ama Müslümanları katlederken, Ermenilerde soykırım düşüncesi vardı.  (Sayın yazar bu belgeselin yasaklanma nedeni yalan ve yanlış olmasının yanında nefret suçu oluşturmasıdır. Yalandan kim ölmüş? HYETERT)

TBMM Diyarbakır’da anayasa turunda

  İstanbul Rum Patriği Bartholomeos’la görüşmeye geçilecek. Bartholomeos’a rahipler İlias Billis ve Pandelis Lakis Vingas ile Galatasaray Üniversitesi’nden Doç. Dr. Emre Öktem eşlik edecek.Rum ve Süryani azınlık temsilcilerinin önerilerinin şu eksende toplanması bekleniyor:
-  Lozan Anlaşması’na göre devletin eğitimde gayrimüslim vakıflara eşit yardım yapmasının sözkonusu, 1974 yılına kadar bu destek kısmen verilmesine rağmen sonradan kaldırıldı. Yeniden başlatılmalı.
-  Cemaatlerin din adamı yetiştirmesinde ciddi sorunlar yaşanıyor. Bu sorunu ortadan kaldıracak okullar açılmasının (başta Ruhban Okulu) önündeki engeller kaldırılmalı.
-  Azınlıkların kamuda görev alamıyor, hâkimlik, savcılık gibi üst düzey bürokrasi yolu açılmalı.
-  Türkiye’de imamlar gibi papaz ve hahamların maaşının da devlet tarafından ödenmeli.
-  Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesinden azınlıklar için de pay ayrılmalı.
-  Cemaatlere tüzel kişilikleri verilsin. Böylece mal edinebilsin, vakıf senetlerini değiştirebilsin, AB fonlarından yardımlar kullanabilsin.

Ermeni tehciri

Etyen Mahçupyan
Toplumsal meselelerle yüzleşmekten korktuğumuzda, o meseleyi 'millileştirir' ve bunun bir devletlerarası sorun olduğunu düşünerek kendimizi avuturuz.Oysa devletlerin toplumsal meseleleri çözme ihtimali son derece zayıftır. Çünkü özellikle ulus-devletleri ayakta tutan ideoloji çatışmadan beslenir ve bu nedenle de olası çatışma ihtimalini canlı tutar. Ayrıca devletler arası ilişkilerde gücün hakimiyeti söz konusu olduğu için, sonucu belirleyen hak ve adalet duygusu değil, yaptırım yeteneğidir. Böylece sorunlar bastırılabilir ama toplumsal meseleler çözülmeden kalır.Türk/Ermeni meselesi de yüzleşme korkusuna kurban gitmiş durumda. Türkiye devleti bu korkuyu ayakta tutarak bilmeyen, düşünmeyen, devlet bağımlı bir makbul vatandaş üretmeyi sürdürüyor. Bu stratejinin temel aracı soykırım kavramının bir tehdit olarak sunulması...Kısacası elimizde çok geniş tutulmuş bir soykırım tanımı var ve daha ilginci, bu tanımın üretilmesinde yararlanılan somut olaylardan biri de zaten 1915 Ermeni tehciri. Bu durumda 1915 ve sonrasının bir soykırım olmadığını savunmak çok zor gözüküyor. Velev ki BM soykırım tanımını öyle daraltsın ki bu olay tanım dışı kalsın...

Rembetiko öldü de asıl uzun havaya ne oldu!

Erkan Araz
İçimiz sıkıldığında, derdimizi dile getirmek için çektiğimiz ‘aman’lar, ne çok zamandır yankı buluyor bu topraklarda kim bilir. ‘Aman’ın ortak bir kültürü işaret eden bir yakarış olduğunu biliyor muydunuz. Rum, Ermeni, Arap, Kürt... ‘Aman’ çeken bizdendir, Anadolu’dur... Bu iç çekiş, dünyanın neresine gidersek gidelim, hep tanıdık gelecektir bize. Bu ortak duyguların birleştiği mekanlardan biri de Cafe Aman’lar olmuş vakti zamanında. 19. yüzyıl Osmanlı döneminde, ‘müzikli veya semai kahvehaneler’ olarak biliniyor Cafe Aman’lar. Zorunlu göçlerle yurtlarından kopartılan Rumlar, acılarını ‘Cafe Aman’larda, ‘Rembetiko’ şarkılarıyla dile getirmişler.

Türkiye'de gazeteciler fazla cesur

David Barsamian
ABD'li muhalif entelektüel Noam Chomsky, "Kürt ve Ermeni sorununu tartışabilen Türk gazeteciler çok cesur. Canı istediğinde yazan ve başına hiçbir şey gelmeyen bir New York Times muhabiri gibi değiller" diyor. Türkiye’de olan bitenler oldukça kötü. Diğer yandan 1990’larda olanlarla kıyaslamaya gidilmemiş. O dönemde Türk devleti, Kürt nüfusa karşı büyük bir terör savaşı yürütüyordu: On binlerce kişi öldürüldü, binlerce köy ve kasaba imha edildi. O zamanlar The Times bunlardan hemen hemen hiç söz etmemişti. Silahların yüzde 80’inin ABD’den geldiğinin, Clinton’ın bu mezalimin destekçisi olduğu haberini kesinlikle yapmamışlardı. Dolayısıyla şimdi insan hakları ihlallerinden rahatsızlarsa, bu tepkiye şüpheyle yaklaşmamız lazım. İnsan hakları ihlallerine ışık tutmak istiyorlarsa, bu kez ABD’nin desteğiyle yapılmamasından ve ABD’ye kafa tutan bir ülkenin söz konusu olmasından ötürü. İşte bundan hoşlanmıyorlar.

Beşikçi: 'Yüzleşmeye, gayrimüslim mallarına el koyanlardan başlanmalı...'

Bir yılı aşkın bir süredir kuruluş çalışmaları süren İsmail Beşikçi Vakfı, tescil edilerek tüzel kişilik kazandı. Vakfın tanıtım toplantılarının ilki İsveç’in Stockholm kentinde yapıldı... İsmail Beşikçi; Osmanlı'nın son dönemlerinde, İttihat ve Terakki yönetiminin Osmanlı'yı bir Türk İmparatorluğu'na dönüştürme çalışmaları kapsamında yapılan operasyonlardan söz etti.'Tek dil, tek din, tek ırk' yaklaşımı ile yürütülen operasyonlar kapsamında gerçekleştirilen 'Ermeni Soykırımı', Rumlara ve diğer gayrimüslim halklara uygulanan sürgünlere, zorunlu göçlere değinen Beşikçi, bugünkü Türkiye burjuvazisinin birikiminin özünü Ermeni ve diğer halkların mallarının oluşturduğunu vurguladı.

Turkish Group Pressures Google to Become Complicit in Genocide Denial

On Aug. 11, the Turkish Coalition of America (TCA) launched an online campaign to pressure internet giant Google into complicity in its denial of the Armenian Genocide, reported the Armenian National Committee of America (ANCA).

Google: ‘I love Armenians’ Translated as ‘I love Turkey’

A screenshot of Google's translation of 'I love Armenians'Google’s online translation service (translate.google.com) is translating “Ես սիրում եմ հայերին” (I love Armenians) to “I love Turkey.”

AGBU Hye Geen Young Circle Speakers Selected for March 2012 Conference “Symbolism in Art, Architecture and Design”

Ankara Fransa'yı silmeyi hazırlanıyor!

Eğer Fransa Anayasa Mahkemesi, 'Ermeni soykırımı' iddialarını reddetmeyi suç sayan yasayı onaylarsa Ankara'da De Gaulle ve Paris caddelerinin isimleri değişecek, Cezayir Anıtının dikilecek. Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Belediye Meclisi Toplantısı, Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek başkanlığında gerçekleştirildi.Toplantıda, Fransa Parlamentosu’nda Ermeni soykırım iddialarının reddini suç sayan karara tepki olarak Paris ve De Gaulle caddelerinin isminin değiştirilmesi kararı, isimlendirme komisyonunda görüşülerek ikinci kez Meclis’e geldi. Meclis, Paris ve De Gaulle caddelerinin isimlerinin değiştirilmesini oy birliğiyle karara bağladı.

Neden 21 Şubat Anadil Günü: Türkiye'de 18 Dil Tehlikede

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), 21 Şubat'ı Uluslararası Anadil Günü adı altında, uluslararası uzlaşıyı, kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği desteklemek amacıyla 1999 yılında takvime aldı. Günün tarihi önemi, 1952'de Pakistan'ın Urdu dilinin Bangladeş halkının da resmi dili olduğunu deklare etmesine tepki olarak ortaya çıkan Bengal Dil Hareketi eylemliliklerine ve bu eylemlerin şiddetle bastırılmasına dayanıyor... UNESCO raporuna bakılırsa; Dünya'da 2500, Türkiye'de ise 18 dil kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya. 100 yıl içerisinde bir dili konuşacak çocuk kalmayacaksa o dil tehlikede kabul ediliyor. Tehlikede olan dillerin yanı sıra Kapadokya Yunancası ve Ubıhça da Türkiye'nin kaybolmuş dilleri arasında yer alıyor.Abhazca, Adigece, Kabartayca-Çerkesçe, Zazaca ''kırılgan''

Antranik Paşa

Engin Ardıç
Rum, Ermeni, Musevi ve Süryani cemaatlerinin temsilcileri konuştular. Ruhban Okulu'nun açılmasını istiyorlar, tarih kitaplarındaki "nefret söyleminden" vazgeçilmesini istiyorlar, Diyanet bütçesinden pay istiyorlar. Haklılar. İmamların maaşları devlet tarafından ödeniyorsa, papazların ve hahamların maaşları da ödenmelidir. Bir de "üst düzey devlet memuru olabilmek" istiyorlar tabii. Anayasa garantisi istiyorlar. Bu da en doğal haklarıdır. Bu memlekette bir Ermeni general görürsek günün birinde, bir Yahudi büyükelçi görürsek, bir Süryani savcı görürsek, Türkiye çağ atladı demektir! Fakat Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun bütün çağrılarına rağmen "hariciye sınavına" kaç gayrimüslim gencimiz başvurmuştur, bunu da merak ederiz.

Sıradışı ama barışçıl bir yolculuk oldu

Esra Bayhan
Bildiğiniz gibi Ermenistan sınır komşumuz ama ne yazık ki sınır kapımız kapalı olduğu için karayolu ile direkt geçmek mümkün değil. Neyse ki hemen her gece başkent Erivan’a uçuş var İstanbul’dan… Bir Ermeni’ye ülkemizden bahsederken bir Türk vatandaşı ile konuşuyormuş gibi hissedersiniz kendinizi. Çünkü Türkiye ile ilgili her şeyi çok yakından takip ediyorlar. Hatta garsonundan akademisyenine kadar çoğu Türkiye’ye defalarca gelmiş. Sanıldığının aksine Ermenistan’da Türklere karşı önyargı ya da nefret yok. Aksine, Türkiye’den gittiğinizi söylediğinizde “Demek bu yüzden bu kadar güzelsin” cevabını alırsanız şaşırmayın. Çünkü “Türk gibi güzel” lafı, Ermenice’de deyim haline gelmiş.

Konsey'de ‘inkâr’ın önüne geçti

Arzu Çakır Morin
Fransa Anayasa Konseyi, Ermeni soykırımını inkârı suç sayan yasa tasarısını teknik incelemeye aldı. Aşırı sağcı Ulusal Cephe lideri Marine Le Pen de, cumhurbaşkanı adaylığı için en az 500 imza şartının anayasaya aykırı olduğunu öne sürerek Anayasa Konseyi’ne başvurdu. Konsey’in Le Pen’in itirazına yanıt verdikten sonra en geç 1 Mart’ta inkâr yasasıyla ilgili kararını açıklaması bekleniyor.

Ermeni Mezalimi Ve Anılarda 21 Şubat Konulu Fotoğraf Sergisi Tarihe Işık Tutuyor

Bayburt"un kurtuluşunun 94. yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde düzenlenen “Ermeni Mezalimi ve Anılarda 21 Şubat” konulu fotoğraf sergisi, Vali Hasan İpek"inde katıldığı bir törenle ziyaretçilere açıldı... Vali Hasan İpek12 milyonluk Müslüman ahaliyi bir milyonluk ermeni katlediyor. Bu o zamanki şöyle ve ya böyle biz atalarımızı çok severiz sayarız ama yönetim zaafını çok açık net bir şekilde ortaya koyuyor. (Doğru söze ne denir?Olacak şey mi? Bir farkla ki yönetim zaafı değil yalan. HYETERT)

Dağlık Karabağ Kudüs’e mi dönüşüyor?

Karabağ çatışması ve Dağlık Karabağ Cumhuriyeti bölgeyi koparıyor. Beyanat bugün 17 Şubat’ta Stepanakert’te çalışmalarına başlayan Dağlık Karabağ Cumhuriyetinin ilanının 20. Yıldönümüne ilişkin uluslararası konferans esnasında palitolog Aleksandr İskandaryan’dan geldi. Uzman, Karabağ sorunu konusunda hem Ermeni hem de Azeri toplumunda; güya bunun küçük bir alan olduğu ve herşeyin ″büyük dayılar″a bağlı olmasına bağlı olarak Dağlık Karabağ’ın öneminin azalması ve ikincisi Dağlık Karabağ’ın Küdüs’e dönüşmekte olduğu görüşü hakim.

STS. VARTANANTZ DAY CELEBRATED IN NEW YORK

At New York's Sts. Vartanantz Day observance, young people read excerpts from St. Vartan's stirring speech to his soldiers, recited poetry, and reflected on the legacy of the 5th-century Treaty of Navarsag, which allowed the Armenians to freely practice their Christian faith in the Persian Empire. The commemoration at St. Vartan Armenian Cathedral on Thursday evening, February 16, went forward under the auspices of the Diocese of the Armenian Church of America (Eastern), with the participation of the Mid-Atlantic Region of the Knights and Daughters of Vartan.

Zirve Yayınevi Davası 9 Nisan'a Ertelendi

Malatya'da Zirve Yayınevi'nde 3 kişinin öldürülmesi olayı ile ilgili görülen davada tutuklu sanıklar 37.kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme, İlker Başbuğ'un yargılandığı davanın iddianamesini talep etti… Mahkeme avukatların talebini kabul ederek, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nden bahse konu dava dosyasının istenmesini talep etti.  Duruşma 9 Nisan'a ertelenirken mahkeme çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan müdahil avukatlardan Erdal Doğan, basından öğrendikleri bilgilere göre İrtica ile Mücadele Eylem planı iddianamesinde Zirve Yayın Evi ile ilgili bazı hususların olduğunun öğrendiklerini belirterek şunları söyledi; Mahkeme, İlker Başbuğ'un yargılandığı davanın iddianamesini talep etti.

BOP çerçevesinde, azınlık oyunu

Deniz Kaçağan
Osmanlı’dan beri, devlet geleneğimizde azınlıklar, gayrimüslimlerdir. Haklı olarak, Cumhuriyetimizin kurucuları da, bu devlet geleneğimizi devam ettirdiler. Hatırlanacağı gibi, Lozan’da yapılan tanınma antlaşmamızda; yalnız gayrimüslimler azınlık olarak kabul edildi; yani, Müslüman olmayan Ermeni, Rum ve Yahudiler azınlıktır dendi. Şimdi, Cumhuriyeti dinsizler kurdu diyen hurafecilere, sormak gerekiyor. Cumhuriyet dinsiz ise, neden, uluslararası tanınma antlaşmamızda İslam’ı temel aldı ve Müslümanları kurucu asil unsur; Müslüman olmayanları (Gayrı Müslimleri) azınlık olarak kabul ettirdi? Evet, Cumhuriyetimizi dinsizler kurmadı ancak, öyle görülüyor ki, Cumhuriyetimizi dinsizler yıkacak… BOP’un gereği olarak, her fırsatta Kürt koruyuculuğu ve savunuculuğu yapan AB-D, azınlık kavramını yozlaştırıyor ve yeni anayasaya koydurmaya çalışıyor. Ancak Lozan’da, Türkiye’nin tanınma antlaşmasında, Fransa, İngiltere ve dünyanın başka ülkelerinin imzası var. Şimdi bize, yukarıdaki ülkelere 1923 yılında Lozan’da attıkları imzayı hatırlatacak devlet adamları gerekiyor.

Doğumunun 127. Ölümünün 92. Yılında Büyük Ozan Vahan Deryan'ın anısına

 Her sene olduğu gibi,bu sene de, Şubat ayı başlarında, 9/2/2012 tarihinde Ermeni dünyası, Ermeni edebiyatının deha ozanlarından,ulusal, sosyal,siyasal emekçi Vahan Deryan'ın anısını doğumunun 127. ölümünün 92. yılında rahmetle  ve saygıyla  anarak, vefa borcunu yerine getirdi.

Ermeni uzman ABD’yi eleştirdi

17 Şubat’ta Stepanakert’te çalışmalarına başlayan Dağlık Karabağ Cumhuriyetinin ilanının 20. Yıldönümüne ilişkin uluslararası konferans esnasında palitolog Aleksandr Manasyan, özellikle Amerikanın her şekilde Karabağ Kurtuluş Hareketini desteklemekte olduğunu ancak bunun başlamasından birkaç yıl sonra Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü ilkesini kabul ettiğini, buna kurtarılmasını desteklediği alanın da dahil olduğunu kaydetti. Bu vesileyle palitolog, Karabağ Kurtuluş Hareketinin SSCB’nin yıkılması işinde detonator (patlatıcı) işlevi gördüğünü, bunun için de ABD’nin hareketi desteklediğine dikkat çekti.

Fransız Anayasa Konseyi, Ermeni tasarısına ne cevap vermeli?

Metin Can Yılmaz, Dundee Üniversitesi, İnsan Hakları Hukuku, Doktora Öğrencisi   -  
Ortada saygın tarihçiler tarafından tartışılan tarihî ve aynı zamanda politik önemi haiz bir konu bulunmaktadır. Bireylerin bu tartışmanın bir tarafındaki tarihçilerin görüşlerini benimsemesi, Ermenilere karşı hakaret veya ırkçılık oluşturmayacağı gibi, Yahudi soykırımının inkârının tersine ne nefret suçu ne de ifade özgürlüğünün kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir. Diğer taraftan soykırım iddiasının inkârının Ermenileri üzmesi, onlara geçmişi hatırlatması da, yukarıda bahsedildiği üzere, Mahkeme'nin içtihatları çerçevesinde baskın bir toplumsal ihtiyaç olarak değerlendirilemeyecektir. Zira 40 yıl önce yaşanmış olayların dahi anımsanmasının ve tartışılmasının toplumu üzmesini bir gerekçe olarak kabul etmeyen Mahkeme'nin, 100 sene önce olmuş olaylar için aksi bir yorum yapması beklenemez. O halde, Mahkeme'nin kıstasları açısından Ermeni soykırımı iddialarının inkârını cezalandırabilmek için Fransız toplumunda var olan baskın bir toplumsal ihtiyaçtan, dolayısıyla AİHS'nin 10. maddesi ile korunan ifade özgürlüğünü kısıtlayan söz konusu yasanın sözleşmeye uygunluğundan bahsedebilmek olanaksızdır. En başta sorduğumuz soruya cevap verecek olursak, Fransız Anayasa Konseyi'nin inkâr yasasını Mahkeme'nin içtihatları çerçevesinde iptal etmesi kuvvetle muhtemeldir. Üstelik bu iptal kararı, sadece Türkiye ile Fransa arasında baş gösteren krizi sona erdirmekle kalmayacak, aynı zamanda Ermeni soykırımı iddiasının inkârını cezalandırmayı düşünen ve hâlihazırda cezalandıran diğer ülkeler için de örnek teşkil edecektir.

Hocaların söz söyleme zamanı

Bülent Falakaoğlu
Artan baskılar karşısında dayanışma ağı kuran öğretim üyeleri ‘artık yeter’ dedi. Bir üniversitede 8 akademisyen, dekanın dışarıdan açık ‘torpille’ atanmasına itiraz ettikleri için soruşturuluyor. Bir üniversitede bir hoca, ıslık çaldığı için cezalandırılıyor. Birçok üniversitede bilimsel kabul gören doktora çalışmaları geri çektiriliyor. Kürt sorunu, Ermeni soykırımı tezleri hâlâ tabu sayılıyor.

Ragıp Zarakolu: Zaman tünelindeyim

Zeynep Oral
Cumhuriyet Gazetesi yazarı Zeynep Oral, KCK soruşturmasında tutuklanan yayıncı ve insan hakları savunucusu Ragıp Zarakolu ile cezaevindeki görüşmesinden izlenimlerini aktardı… Ragıp Zarakolu, oğlu Deniz Zarakolu ve yine akademisyen olan Mülazim Ozcan, üçü aynı “odada” kalıyorlar. (Anımsatayım: Üçü de KCK’den alındı. İkisi siyaset akademisinde felsefe dersi veriyordu. Ragıp ise siyaset akademisinde on dakikalık açılış konuşması yaptıydı.)

Beklenen kar İstanbul'a geldi

İstanbul'da beklenen kar yağışı başladı. Kar yağışı özellikle Bağcılar, Küçükçekmece ve Başakşehir'de etkili oluyor.

Ermeni filmi yok Atatürk olabilir

Tolga Tanış 
Yönetmen Steven Spielberg’ün sözcüsü Marvin Levy, Hürriyet’e Spielberg’ün bir Ermeni soykırımı filmi yapacağı haberlerini yalanladı ve kimsenin kendileriyle böyle bir proje için temas bile kurmadığını söyledi. Levy, Türkiye’de sık sık bir Atatürk filmi için Spielberg’ün adının geçmesini ise anlaşılabilir bulduğunu söyleyerek, “Bu filmi yapacak kişinin Spielberg olmayacağını söyleyemem” dedi. 

CHP'de Jorj Basus dönemi

Okan Konuralp
Arap Ortodoks Jorj Basus, İskenderun İlçe Başkanı oldu. Merkezi Suriye’nin Halep kentinde bulunan Antakya Patrikliği’ne bağlı cemaatinin siyasetteki tek temsilcisi olan Basus, “Bu bölgede bize ‘Arap Ortodoks’ derler ancak ben kendimi Hıristiyan olarak niteliyorum” dedi. “Azınlık cemaatlerinden birine mensup olup da CHP’de ilçe başkanlığına getirilen ilk ve tek isim benim. Yakın dönem için söylüyorum bunu. Uzak dönemlerde böyle bir tercihte bulunulmuş olabilir, arşivlere bakmak lazım”

Bu günün İnkarı Yarının Soykırımı

Fransızcadan çeviren: Raffi Hermonn Araks
'Ermenilere yönelik kıyımların soykırım olarak adlandırılması gerektiğine' dair bir karar öneren, Kongre (ABD) üyesi, Adam Schiff, Yahudi'dir. Yahudi ulusu, Schiff'in bu girişimine minnet duymalıdır; zira onun sayesinde Yahudilerin onuru ABD'de, İsrail'de ve her yerde kurtulmuştur. O, bizlerin insani görüntümüzü yeniden yapılandırdı ve bunu, tazminat ödememek için her şeyi yapmaya hazır olan, içten pazarlıklı soykırım inkârcılarına rağmen yapabildi.

Boğaziçi Caz Korosu


Kulturforum / Kültür Ofisi İstanbul.
 6.02.2012 / Saat 20:00 Uhr Boğaziçi Jazz Chor / Boğaziçi Caz Korosu. Dirigent/ Şef:  Masis Aram GÖZBEK

Tigran Sarkisyan, Erivan’da «Vardanants Bayramı»na yönelik kutlamalara katıldı

Vardanants Şehitleri Anma Bayramı vesilesiyle Erivan Surp Zoravor Kilisesinde başlayan yürüyüşe başbakan Tigran Sarkisyan da katıldı. Yürüyüşe katılan ruhaniler, gençler, toplum ve öğrenci kuruluşları temsilcileri Vardan Mamikonyan anıtının bulunduğu Khanjian Sokağı bitişiğindeki meydana yöneldiler. Meydan’da günün anlam ve önemini ifade eden kültürel etkinlikler gerçekleştirildi.

"Üniversitemizin kilisesi olmasından gurur duyarız"

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) tarafından düzenlenen sohbet toplantısına katılan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, Güzel Sanatlar Fakültesi'ne bağlı deneme sahnesi olarak kullanılan eski Ermeni kilisesi için, "Kilisenin kilise olarak kullanılması lazım. Üniversitemizin bir kilisesi olmasından gurur duyarız" dedi.

Ermeni Lobisi, Ankara'daki Kanada Büyükelçisini Hedef Aldı

Ankara'daki Kanada Büyükelçisi Mark Bailey, Ermeni "soykırımı" tartışmalarında Kanada'daki Ermeni lobisinin hedefi oldu. Kanada'daki Ermeni lobisi ANCC, Ankara'daki Kanada Büyükelçisi Bailey hakkında soruşturma isteyen liberal milletvekili Karygiannis'i desteklerken, "Bailey, Türkiye'nin inkarcı tutumunu Kanada'nın benimsemesi için değil, Ermeni soykırımını kabul etmesi için Türkiye'ye lobi yapmalı" dedi.

Baki Koşar Nefret Suçları ile Mücadele Haftası Başlıyor

Bu sene, nefret söylemi olgusunun yanı sıra çok daha geniş bir perspektiften "Dil" kavramı ele alınıyor. Disiplinlerarası bir bakış açısıyla; "Dil" kavramı, feminizmden pedagojiye, anarşizmden sosyolojiye çeşitli alanlarda irdelenecek. Siyah Pembe Üçgen İzmir Derneği'nin kolektif bir biçimde diğer hak temelli örgütler ve insan hakları savunucularıyla beraber oluşturduğu bu organizasyon, sadece LGBT bireylere yönelik ayrımcılık ve nefret suçlarını değil her türlü azınlık grupların bu tür zihniyet ve tutumlara maruz kalmasına karşı kamuoyu oluşturmayı amaçlıyor.

eNewsletter of the Eastern Diocese

Great Lent Begins Monday, February 20.The Armenian Church calendar designates Monday, February 20, as the first day of Great Lent: the season when Christians consciously turn away from worldly matters and make the effort—through prayer, fasting, study, and introspection—to prepare for the spiritual drama of Holy Week and Easter Sunday.

Fransa Çanakkale'den geçemez!

'Soykırım' gerginliği yaşanan Fransa'nın askeri ataşesi, Çanakkale Savaşları’nın 97. anma törenlerine hazırlık toplantısından kovuldu… Fransız yetkilerden gelen açıklamanın, "Bu güçlü bir nota" şeklinde olduğu kaydedilen haberde, 25 Nisan’daki Anzak törenlerine ilişkin bu tavrın ikinci aşamasının, Fransa’nın 24 Nisan’daki Gelibolu törenlerine çağrılamamasının olacağı belirtildi.

Hem katlederim hem ağlarım

Abdülhamit Bilici
Okurken sizin içinizden de öyle bir duygu geçti mi bilmiyorum. Ama inanın, Etyen Mahçupyan'ın "Hrant'ın parazitleri" yazısı, akıl sağlığımın henüz kaybolmadığını gösterdiği beni çok rahatlattı. Çünkü aynı insanların, bir yandan Hrant davasında 'örgüt' çıkmadığı için dünyayı ayağa kaldırırken, diğer yandan eldeki birçok verinin cinayetin arkasındaki yapı olarak işaret ettiği Ergenekon'a 'fasa fiso' muamelesi yapması karşısında akıl sağlığımdan kuşku duymaya başlamıştım.

Türk/Ermeni meselesi

Etyen Mahçupyan
Fransa'daki yasa ile birlikte Türkiye yeniden 1915'i ve Ermenileri hatırlamak zorunda kaldı. Çünkü gerçek şu ki yabancılardan gelen olumlu veya olumsuz bir dürtü olmadıkça bu konuyu hatırlamamak için elden gelen yapılıyor. Söz konusu yasa ile birlikte çok sayıda okuyucudan uzun yazışmalarla sonuçlanan yüzlerce mesaj aldım. Ahlakî açıdan bakıldığında karşımda geniş bir yelpaze vardı. İyi niyetli, anlamaya yönelik bir tutumdan, ezberci milliyetçiliğin kötücül yüzünü sergileyen, gizli ırkçı mesajlara kadar... Ama neredeyse hepsinin ortak yönü geçmişle ilgili akıl almaz bir bilgisizlik ve bu bilgisizliği bir tür anlatı formatında sunan ideolojik klişe bağımlılığıydı. O nedenle bu konuyu ufak ve serinkanlı adımlarla irdelemekte yarar var... Önümüzdeki yazılarda bunu yapmaya çalışacağım ve okuyucular alınmasın, bitene kadar kimseye cevap yazmayacağım.

Ece Temelkuran: Korkuyorum tabii

Ahmet Meriç Şenyüz'ün röportajı
Ece Temelkuran, kendisinin Ergekon sanığı olmasından korktuğunu söylediği röportajda Hilal Kaplan, Mustafa Akyol ve Etyen Mahcupyan'a ateş püskürdü. “Etyen dönsün bir kendine baksın,  kendi arkadaşlarının neler dediğine baksın. Arat Dink'in, Orhan Dink'in söylediğinden başka bir şey söylemiyorum ben. Onlar da mı Ergenekoncu? Tutuklu gazetecileri savunanlara saldırarak yapmaya çalıştıklarını, ertesi gün, Yeni Akit gazetesinde adını hatırlamadığım bir yazıdan görüyoruz ne yapmaya çalıştıklarını. “Bu kadını tutuklayın” diyorlar. Haa gelelim bu konudaki sessizliğe, Etyen’i artık ciddiye almıyorum. Makbul bir insan olarak görmedikleri için Etyen’e cevap vermeyenleri anlıyorum ama ortada yapılmaya çalışılan şey çok açık. Etyen’in yapmaya çalıştığı şey çok açık. Etyen’in kendisine değil ama bu yapılmaya çalışılan operasyona dur demeyenler onlar da bu sessizliklerinin bir günah olarak kaydedileceğini bilmeleri lazım”.

Bringing the Goddess home! (Petition Now)

The Armenian minister of Science and Education took the initiative of returning the fragments of a statue of the Armenian pagan Goddess Anahit from UK to Armenia. Anahit was the goddess of fertility and healing, wisdom and water in pre-Christian Armenian mythology. In early periods she was the goddess of war. By the 5th century BC she was the main deity in Armenia along with Aramazd. The annual festivity of the month Navasard, held in honor of Anahit, was the occasion of great gatherings, attended with dance, music, recitals, competitions, etc. 

Ya Spielberg Ermeni olaylarının filmini çekerse?

Mevlut Tezel
Ermeni basınında çıkan haberlere göre Steven Spielberg ve senarist Steven Zaillian, sözde 1915 Ermeni Soykırımı'nın filmini çekeceklermiş... Şimdi ne yapacağız? Büyükelçi de geri çekemeyiz! Spielberg'ün filmlerini mi boykot edeceğiz? İstediğiniz kadar boykot edin, eğer Spielberg ve Zaillian daha önce birlikte çalıştıkları 'Schindler'in Listesi' tadında bir film çekerlerse asıl sorun o zaman başlar! 'Soykırım vardı, yoktu' tartışması politikacıların ekseninden çıkıp geniş halk kitlelerine yayılır! Tüm dünya bu filmi konuşur! Haritada Türkiye'nin yerini gösteremeyen cahiller bile soykırım yaptığımıza inanırlar!

Şişli’den Haberler

Şişli A erkek Basketbol takımı Türkiye deplasmanlı 3. liginde deplasmanda karşılaştığı Eskişehir Anadolu Üniversitesi takımını 84-75 mağlup etti… Şişli A bayan voleybol takımı Kanal B televizyonundan naklen yayınlanan maçta güçlü rakibi Çanakkale Belediyespor a 3-1 mağlup oldu

Ragıp Zarakolu için Kitaplar Ses Veriyor

Halk Ekini İçinde VI / Yeşille Mavinin Horonunu Kuranlar

Güngör Şenkal
Bu yazının, Anadolu’nun güzelliklerini görüp yaşamak, yazıya dökerek geleceğe aktarmak, bilinmesini yayın yoluyla sağlamak dışında bir ereği yoktur. Ayrıca, araştırmada kullanılan gözlem ve görüşme gibi yöntemlere karşın, bilimsellik savı da taşımaz. .. Şana’da Türkçe ve Hemşince konuşuluyor. Hemşince olarak adlandırılan dil, Ermeniceye yakın. Hemşinceye ilgi, bu dili anadili olarak edinmişlerin yanısıra, bilim çevrelerince de artmış durumda. Dini inanç sistemleri, İslam’ın Hanefilik mezhebi üzerine kurulmuş. Vartevor gibi, eski inançlarının izlerini taşıyan kutlamaları da var. Kutsal ziyaret yerleri yok. Müslümanlaşmanın, Yavuz döneminde olduğu söyleniyor.

'Soykırım' yasası sabıkalı çıktı

Kayhan Karaca
Fransa'da Anayasa Konseyi'nin "inkar yasası" ile ilgili kararını bu ay sonu vermesi bekleniyor. Konsey'in 11 üyesinden 3'nün sürece katılmayacağı belli oldu. Konsey'in 2001'de parlamentonun kabul ettiği "soykırım yasasını" da "yasal mevzuata" uygun bulmadığı ortaya çıktı… Öte yandan 23 Ocak'ta Fransız Senatosu'ndan geçen "inkar yasasını" görüşmeye hazırlanan Anayasa Konseyi daha şimdiden üç fire verdi. "Ermeni soykırımı" konusunda yasa çıkarılmasına geçtiğimiz yıllarda açıkça karşı tavır alan veya eskiden parlamenter olup bu konuda taraf olan Anayasa Konseyi üyeleri "inkar yasası" konusunda karar sürecine katılmayacaklarını açıklamaya başladı.

Rumeli göçmenliğinde aktif unutma

Etyen Mahçupyan
Basit bir soruyla başlayalım... Rumeli'de sürülenler Müslüman değil de Hıristiyan olsa ve aynı şekilde katliama uğrasalardı, acaba dünya o olayları hangi kelime ile adlandırırdı ve söz konusu göçmenler kendi geçmişlerini ne kuvvette sahiplenirlerdi? Benim yanıtım o kelimenin 'soykırım' olacağı ve sahiplenmenin de çok güçlü bir biçimde yaşanacağıdır. Milliyetçi bir bakış açısıyla, Müslümanların kadim mağduriyeti üzerinden tarih yazmaya çalışanlar bu spekülatif öngörümü kendi tezleri için elverişli bulacaklardır. Çünkü buradan hareketle soykırım sözcüğünün Batı tarafından Hıristiyan mağduriyetleri için kullanılan bir araç olduğunu öne sürebilirsiniz. Ancak belki de aradaki fark dinsel inançla değil, o toplumlardaki yönetim yapısının ideolojisi ile bağlantılıdır. Çünkü soykırım türü manen yüklü kelimelerin kullanılmasını meşrulaştırmak göründüğü kadar kolay değil. Ama eğer mağdurların ideolojik olarak devletin 'altında' kaldığı bir durumdan söz ediyorsanız, o zaman bu tür kavramlar da daha rahat gündeme gelebiliyor. Buna karşılık eğer katliama uğrayan taraf devletin ideolojisini paylaşan, dolayısıyla olayın öncesinde mağdur olmayıp, aksine imtiyazlı bir kesimi oluşturmakta ise, o durumda soykırım etiketini yapıştırmakta daha mütereddit kalınıyor.

Turkish Organization Calls on Turkey to Recognize 1915 Genocide

The Organization of Circassians and Lazes of Turkey (OCLT) has issued a report calling on Turkey to recognize the 1915 Genocide of Assyrians, Armenians and Greeks. The report was issued at a conference organized by OCLT on the rights of minorities in Turkey.

Charles Aznavour neden çark ettiğini anlattı

Arzu Çakır Morin
‘Eğer soykırım kelimesinden hoşlanmıyorsanız, istediğiniz başka bir kelimeyi seçin; ama gelin bu sorunu artık çözelim’ dedim. Türkiye’nin korkmamasını, toprak istemediğimizi söyledim. Bakın Fransa’ya, son derece rahat. Almanya, Alsace ve Lorraine bölgesini geri istemiyor. Bu kadar ileriye gittim. Ama Türk yetkilileri bunu yanıtlamadılar. Biliyorum ki, söylediklerimi okudular, her şeyi okuyorlar. Bunun üzerine Sarkozy’ye güzel bir teşekkür metni yazdım ve geri adım attım. Onlar bir adım ileri gitmek istemedi, ben de bir adım geri gittim” şeklinde konuştu.