Etiketler

Kılıçdaroğlu’na: Hani derler ya, bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?

Hasan Cemal- Milliyet
Bu eleştirim CHP’ye yöneliktir.CHP hem demokrasi diyecek, hem sosyal demokrasi diyecek, hem de bu Ergenekon sanıklarına milletvekili listelerinde yer verecek.İkisi bir arada olmaz.Ergenekon sanıklarıyla, Ergenekon avukatlığına soyunanlarla, Süheyl Batum’larla, hele Sinan Aygün’lerle, Yar-Sav’cılarla bu denli içiçelik, Kılıçdaroğlu CHP’sinin demokrasiye ilişkin inandırıcılığına ya da değişim iddiasına darbedir. Yakın geçmişte Baykal’cıların demokrasi konusundaki günahları saymakla bitmez.Tam bir hukuk skandalı olan 367’ye sahip çıkan onlardı. 27 Nisan Muhtırası’na selam çakan da onlardı.Kürt sorununu dışlayan da onlardı.Ermeni meselesinde kılını kıpırdatmayanlar da, bir üniversite çatısı altındaki ilk ‘Ermeni Konferansı’nı düzenleyenleri ‘vatan haini’ ilan edebilenler de onlardı.

Liste pazarlığı kadın adayları geride bıraktı

Oral Çalışlar
Listenin bir diğer özelliği de Türk sol hareketinden bazı isimlere yer vermesi (Hepsinin erkek olması ilginç). Sırrı Süreyya Önder, Levent Tüzel, Akın Birdal, Ertuğrul Kürkçü ilk gözüme çarpanlar… Bu isimler sembolik de olsa bir temsil görevini yerine getiriyorlar. Gayrimüslim azınlıklardan, örneğin Ermeni cemaatinden bir aday beklentisinin ise sonuçsuz kaldığı görülüyor.

Dersim olaylarına "soykırım"

Tunceli'de Dersim olaylarını, 'soykırım' olarak tanımlanması için Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne götürmek isteyen heyet kentte inceleme ve görüşmelerde bulundu.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Ermenistan heyeti Azerbaycan’a moratoryum önerisinde bulundu

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AK PM) Bahar oturum dönemi çalışmalarına katılan Ermeni heyeti başkanı Davit Harutyunyan, Ermenistan ve Azerbaycan heyetleri ve Dağlık Karabağ seçilmiş yönetimi arasında önümüzdeki 2 oturum dönemi boyunca her tür karşılıklı suçlama beyanatına ilişkin ortak moratoryum ilan edilmesi önerisinde bulundu.

Parlamento, Ermenistan’daki Rus askeri üssünün süresinin uzatılmasını görüşüyor

Ermenistan Parlamentosu’nda, 20 Ağustos 2010 tarihinde Yerevan ile Moskova arasında imzalanan Gümrü’daki Rus askeri üssü ile ilgili anlaşmada değişiklikler öngören 5 sayılı protokolü görüşülüyor...“Anlaşmadaki protokole göre Rusya Federasyonu, Ermenistan’ın güvenliğini sağlamak için Ermenistan'ı modern silahlar ve askeri araçlarla donatacak. Bu protokolle Ermenistan’daki Rus askeri üslerin 25 yıldan 49 yıla çıkarılması da öngörülüyor”.

Members of Congress to Mark Genocide at Annual Capitol Hill Observance

Members of Congress will be joined by human rights advocates and Armenian Americans from across the country in calling for U.S. support for a truthful and just resolution of the Armenian Genocide at the annual Capitol Hill observance set to take place in the historic Kennedy Caucus Room on April 13 from 6-8:30 p.m., reported the Armenian National Committee of America (ANCA).

Gökçeada Tekrar İmroz Olacak mı?

Gökçeada Tekrar İmroz Olacak mı?
Söz konusu lanetin üzerimizdeki etkileri bir yana, İmroz bir türlü iflah olmadı,   1923'ten itibaren başına gelmedik kalmadı: önce seçimle başa gelen Rum yöneticiler personae non gratae ilan edilerek mal varlıklarına el kondu, 1500 kişi adayı terk etti. 1925'te yine Lozan Sözleşmesine aykırı olarak kardeş ada Bozcaada'yla (Tenedos) özerklikleri feshedildi, azınlık dilinin eğitimi yasaklandı.1942'de adaya Anadolu'dan getirilenlerle iskân çalışmaları ve manastırların mal varlıklarına el konma işlemi başlatıldı; durumu protesto eden üç cemaat lideri tutuklanıp Anadolu'ya sürüldü. 1964 tarih,1062 sayılı yasa ve ondan doğan gizli kararnamelerle İmroz'daki azınlık gayrımenkulleri millileştirildi (1960 yılında 25 milyon m² alana sahip Rumlar 1990 sonlarında 600 m²'ye sahiptiler).Aynı tarihlerde Rum asıllı balıkçılara teknelerini kullanma yasağı kondu. 1964'te İmroz Metropoliti Anadolu'ya sürüldü; açık hava hapishanesi kurulup ağır ceza mahkûmları adaya getirildi ve eşzamanlı olarak jandarma garnizonu kuruldu.Okullarda azınlık derslerinin tümü, eğitmenlerin Türkiye'de çalışması yasaklandı. 1966'da adanın en büyük ve verimli arazilerine devlet kooperatifinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere el kondu.1967'nin sonlarına doğru İmroz'un 262 kutsal mekânından 248'i "tecavüze" uğrayarak amaçlarını yerine getiremez hale geldiler. Kastro köyünün kilisesi kundaklandı. Aynı köyde yaşayan Stelios Kavalieros 1973 yılında faili meçhul bir cinayete kurban gitti... Fakat artık zaman değişti, bazı dogmalar aşıldı, milliyetçiliğin yerini hoşgörü aldı, çokültürlülük prim yaptı. Yine geçtiğimiz kış Büyükadadaki devasa ahşap yetimhane - birçok vakıf malına örnek oluşturması dileğiyle - Patrikhane'ye iade edildi.

Դատաւոր Նորպէրթօ Օժարպիտէ Ցեղասպանութիւնը դատապարտող վճիռը ներկայացուց հայ համայնքին

Արժանթինեան դատաւոր Նորպերթօ Օժարպիտէի 1915-1923ի Օսմանեան Կայսրութեան սահմաններուն մէջ ապրող հայ բնակչութեան տեղահանումն ու ջարդերը «ցեղասպանութիւն» որակող վճիռը հայ համայնքին ներկայացուեցաւ Չորեքշաբթի, Ապրիլ 6ին, երբ «Սիրանուշ» սրահին մէջ համախմբուող ներկաները, հրաւիրեալներն ու հայ թէ օտար լրագրողները ընդառաջեցին սոյն դատական գործը նախաձեռնող Լուիսա Հայրապետեան Հիմնարկի հրաւէրին։

Hasan Cemal’in ‘soykırım’ günlüğü

Selcan Taşçı
Hasan Cemal, geçen hafta Los Angeles’ta konuşmacı olarak katıldığı bir toplantıda tam dört kez ’Soykırım’kelimesini telaffuz etti; 1915 olaylarından söz ederken. O yıllarda henüz ’soykırım’ sözcüğü bile icat edilmemişti halbuki, ama Hasan Cemal gibi tarihi bugünden değerlendirenler böyle zor kelimeleri de çok kolay telaffuz edebiliyorlar. Dahası, 1915’te yaşananların ’soykırım’olup olmadığı da tartışmaya açık. Sınırlı tarih bilgisiyle Hasan Cemal nasıl bu kadar kolay yargıya varabiliyor, anlamak güç. Konuşmasına ’Meds Yeghern’deki acılarınızı paylaşıyorum’ diye başlamış ve büyük alkış almış.

Paris: Turks and Armenians commemorate Armenian genocide

Yesterday, Sunday, Armenians and Turks from France met in a unit spirit under the slogan of the Collectif Biz Myassine (Us together) in front of the Armenian memorial in Paris for a unit commemoration of Armenian genocide. The official statement of the Collective, signed by the writer Denis Donikian and Michel Atalay, member political party Greens, indicates "to want to perpetuate the forgiveness campaign initiated by four Turkish intellectuals in late 2008, bridges built between the Armenian and Turkish civil societies."

AGİT Minsk Grubu eş başkanları 11-12 Nisan’da Erivan’da

Ermenistan Dışişleri Bakanlığı basın sekreteri Tigran Balayanın bildirdiği gibi Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Grubu eş başkanları 11-12 Nisan’da Erivan’a gelecek.

Ermeni judocular Yunanistan ve Rusya’da dereceye girdiler

Yunanistan’da devam eden Avrupa Gençler Judo Şampiyonası oyunlarında Ermenistan temsilcisi Andranik Çaparyan 73 kg.da birinci oldu.50 kg.da Vahagn Hovsepyan ve 60 kg.da Arsen Ghazaryan, Tver’de (Rusya) devam eden Avrupa Ümitler Judo Şampiyonasında bronz madalya kazandılar.

Türkiye'de Ermeni olmak

Brüksel Demokrat Ermeniler Derneği (AADB) yazar Kemal Yalçın'ın konuk olduğu “Türkiye'de Ermeni olmak” konu başlıklı bir panel düzenledi… Konuşmasında tarihi gerçeklikleri rakamlarla da ifade eden yazar Yalçın, soykırım olmamış olsaydı bugün Türkiye'de 15 milyon gayrimüslim'in yaşayacağını da söyledi. Tarih insanlık suçlarını hiçbir zaman affetmemiştir, yaşadığınız acılar kalıcı bir barışın ve adaletin temeli olsun dedi ve sözlerini “bir Türk yazar olarak Ermenilerden ve Süryanilerden özür diliyorum. Ermenistan ile Türkiye sınırında bulunan tarihi İpekyolu köprüsünün yeniden onarılarak Türk ve Ermeni halklarının kardeşliğinin simgesi olmasını diliyorum. Bir gün bu köprü üzerinden buluşup kadeh kaldıracağız” diyerek tamamladı. 

O yargıç Türkiye kararını böyle savundu

Canan KAYA/Buenos Aires (DHA)
TÜRKİYE’nin soykırım suçu işlediğine hükmeden davanın Arjantinli yargıcı Norberto Oyerbide, katıldığı bir toplantıda kararını yorumladı. Buenos Aires Ermeni topluluğunun düzenlediği mahkeme kararını okuma toplantısına katılan Oyarbide, yaptığı konuşmada, Türkiye’nin soykırım suçu işlediği hükmünü vermeden önce o süreçte Türkiye topraklarında doğan onlarca tanığı ve çeşitli ülkelerden gönderilen onbinlerce belgeyi incelediğini söyledi. Sadece Almanya’dan 12 bin adet belge geldiğini hatırlatan Oyarbide 11 yıl süren dava sürecinde çok yoğun çalıştıklarını belirtti.

Fener’le Vatikan’ın anlaşmazlık konusu: Doğulu Katolikler

Deniz Berktay /KİEV
Polonyalıların ve Katolik ruhbanın baskılarının arttığı bir dönemde, bu bölgedeki Ukraynalı Ortodoksların bir bölümü, Papa’yla pazarlığa girişerek, ona kendilerinin Ortodoks geleneklerini sürdürmeye devam edeceklerini fakat lider olarak Fener’i değil Vatikan’ı tanıyacaklarını söylüyorlar. Vatikan’ın da bunu kabul etmesi üzerine, Batı Ukrayna’nın önemli bir kısmı, Ortodoks geleneklerinin ve inancının ana hatlarıyla korunduğu, fakat lider olarak Vatikan’ın tanındığı bu kendine özgü “Greko Katolik” kilisesine bağlanıyor. (“Grek” kelimesi, bu kilisenin Bizans geleneklerine bağlılığını sürdürmesi nedeniyle verilmiş. Yoksa bu kilisenin etnik anlamda Yunanlılıkla bir ilgisi yok.) Greko Katolikler, gerek Ortodoks geleneklerini, gerekse Ukrayna geleneklerini korudukları ve Latin ve Polonya kültürüne uzak kaldıkları için, Ukrayna ulusal kültürünün Batı Ukrayna’da yüzyıllar boyunca korunmasını sağlamış. Fakat Ortodoks dünyası, yerel halkı cezbetmede ve onları Vatikan’a bağlamada klasik Roma Katolik Kilisesi’ne göre çok daha başarılı olan bu Greko Katolikleri, en sinsi düşman olarak görmüş ve varlığını tanımaya hiçbir zaman yanaşmamış.

Dağlık Karabağ Sorunu: Savaş Olasılığı Büyüyor!

Azerbaycan halkı, statükonun böyle davam etmesi, sorunun çözümlenmesinin fazla uzanmasından tatmin olmadığı için her geçen gün savaş olasılığı artıyor.

Psikolojik iç savaş

Çınar Oskay
Artık kimse karşısındakini dinlemiyor. Hakikati, hakkaniyeti umursamıyor. Siyasi gerilim toplumu ortadan ikiye ayırdı. Bu psikolojik savaştan nasıl bir toplum çıkacak? Bu ülkede nasıl bir gelecek kuracağız? Bu acımasız çatışma ortamından ruhumuzu kirletmeden sıyrılabilir miyiz? Yaralarımızı sarabilecek miyiz?... Her yol mübah! Bu da bizi toplumun psikolojisindeki kadar önemli bir soruna getiriyor: Ahlak sorununa... Çifte standart, iftira, yalan, iki yüzlülük kabul edilebilir. Bizimkiler yapıyorsa... Sadece başkalarının günahı günah. (Ne yazık ki Azınlıklar da sular gibi içinde bulundukları kabın rengini, tadını ve kokusunu alıyorlar. Hyetert) Şimdi baştaki soruya dönelim: Bu ülkede nasıl bir gelecek kurabiliriz? Ekonomide dünya 10’uncusu, bölgenin süper gücü olsak, hadi AB’ye bile girsek... Birbirinden nefret eden sinikler olarak mı yaşayacağız? Temel duygusu korku, nefret ve ayrımcılık olan bir toplumun ne kendine yararı olur ne insanlığa.

Gürcistan Ermenileri Ermeni Soykırımının tanınması yönünde çağrıda bulunuyor

Bir dizi Gürcistan Ermeni kuruluşları bu yıl da Gürcistan cumhurbaşkanına ve parlamentoya Osmanlı İmparatorluğunda Ermeni Soykırımı meselesinin değerlendirilmesi çağrısıyla başvuruda bulundular. Mektup, yasa tasarısı inisiyatifiyle  ülke devlet başkanına parlamento başkanına ve parlamentodaki gruplar yanı sıra Gürcistan Parlamentosunun Ermeni milletvekillerine yollandı.Bildiride ″Biz «Gürcistan Ermeni Toplumu»  kuruluşundan aşağıda imzası bulunanlar, adalet ve demokratik değerler adına, uluslararası medeni toplumun inisiyatifine katılma ve Gürcistan Parlamentosunda Osmanlı İmparatorluğu sathında Ermeni Soykırımı meselesinin tartışılması çağrısında bulunuyoruz″ denmekte.

2011 Patrikhane’de her şeyin yıldönümü

Esra Cengiz
Bu yıl Fener Rum Patriği Bartholomeos’un Heybeliada’daki Ruhban Okulu’ndan mezun olup papazlığa başlamasının 50’nci, patrik seçilişinin 20’nci yılı. 2011 aynı zamanda okulun kapatılmasının üzerinden geçen 40’ıncı yıl demek. Yapılacak etkinlikler öncesi Patrikhane’nin basın ve halkla ilişkiler sorumlusu Peder Dositheos Anağnostopulos ile bir araya geldik. Hem Ruhban Okulu’nun son durumunu görüntüledik hem kurumlarıyla ilgili bitmeyen tartışmaları konuştuk.

Rakel Dink: Yalan rapor hazırlamakta ustayız

Uğradığı saldırı sonucu öldürülen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in eşi Rakel Dink, Türkiye'yi suçlayarak, "Yalan rapor hazırlamakta Türkiye'den daha usta bir ülke yok" dedi… Öldürülen eşi Hrant Dink'in, Türkler ve Ermeniler için 'ikiz ruhlar' benzetmesinde bulunduğunu hatırlatan Rakel Dink, "Biri ameliyat masasındayken öteki acı çekiyordu. 6-7 Eylül'ü herkes biliyor. Varlık vergisini herkes biliyor. İnkar da edilmiyor ama kimse kalkıp bir sorumluluk alıp, bunu yaptık özür dileriz demiyor. Bu denmedikçe düzelmez biliyor musunuz. Çünkü her şey tekrarlanıyor. Daha son günlerde gazetelerde, hayata dönüş operasyonu yazıldı. Her şey ortada, kan ıtlar da var. Ama kimsenin bir şey yaptığı yok. Yalan rapor yazmakta daha usta bir ülke yoktur bu ülkeden. Kalkıp bu operasyondan dolayı özür dileriz demedi kimse" açıklamasında bulundu.Uğradığı saldırı sonucu öldürülen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in eşi Rakel Dink, Türkiye'yi suçlayarak, "Yalan rapor hazırlamakta Türkiye'den daha usta bir ülke yok" dedi.