Etiketler

Avrupa’daki Süryaniler Türkiye Raporunu AB'ye Sundu

Vercihan Ziflioğlu /Hurriyet Daily News
European Syriac Union Türkiye'deki Süryani toplumunun karşı karşıya kaldığı sorunları raporlaştırarak geçtiğimiz haftalarda AB Genişleme Bölümü Türkiye Masasına(European Commission DG Enlargement of Turkey Unit)sundu. Eylül ayında gündeme alınması beklenen raporda Süryanilerin Lozan Antlaşmasıyla Türkiye'de azınlıklara tanınan haklardan yararlanamadığı ele alınıyor. 

Bu 'eseri' korumayalım!

Bir ‘bilim insanı’ düşünün. Üstelik bölüm başkanı olsun. Bir de bu bölümün Türk Dili ve Edebiyatı olduğunu ekleyin. Yani kültürle ilgili bir bölüm. Ve bu bilim insanı tarihi eserlerin restorasyonunun yapılıp yapılmamasında ‘Türk kültürüne ait’ olmasını şart koşsun. YÖK’ün eseri olan üniversiteler böyle bilim dışı, ırkçı görüşlerin de yuvalandığı bilim karşıtı merkezlere dönüşmüş durumda.Bu kişi Ordu Üniversitesi (ODÜ) Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Doç.Dr. İsmail Doğan. 

Ermeni ve Rum evlerinin restorasyonuna tepki

Erol Küçükoğlu
Ordu İl Kültür ve Turizm Müdürü Erkan Gülderen'in yerel basında çıkan "Ordu'da Osmanlı, Rum ve Ermeni mimarisinin özelliklerini yansıtan tarihi evler restore edilecek" sözlerine Ordu Üniversitesi (ODÜ) Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Doç.Dr. İsmail Doğan tepki gösterdi."Vatandaş olarak, bir bilim adamı olarak itiraz ediyorum. Her gördüğü taş evi Ermeni evi zanneden, her gördüğü cumbalı evi Rum evi zanneden zihniyeti kınıyorum. Mimari, coğrafyaya bağladır. Anadolu’da kerpiç ev kullanırsın, taşlık bölgede taş ev kullanırsın, ağaçlık bölgede kagir ev yaparsın. Bu Karadeniz Bölgesi’ne yönelik mimaridir. Bunun adını Ermeni, Rum koymak yanlıştır.

Herkesin bir Sevr’i var

Baskın Oran / Radikal II
26 Temmuz’da Sarkisyan’ın ağzından Hürriyet manşeti: “Karabağ’ı biz aldık, Ağrı’yı size bıraktık”. Aynı gün Dışişleri kınadı. Ertesi gün Erdoğan özür talep etti. Erdoğan’a şaşmadım da, Dışişleri’ne çok şaşırdım. Çünkü manşet tamamen Hürriyet’in yorumuydu… Şimdi, içinde “Ağrı”nın A’sı geçmeyen bu sözleri, “Bizim neslin görevi Karabağ’ı kurtarmaktı, sizin neslin görevi ülkeyi güçlendirmektir” biçiminde değil de, “Ağrı’yı da siz alacaksınız” biçiminde anlamak nasıl bir kafanın mahsulü? Tabii, yıllar yılı “Topraklarımızda gözü var. Soykırımı tanıma, tazminat, toprak! Üç T!” diye ezberletirlerse bize, okuduğumuzu Dışişleri bile böyle anlar.

İstanbul ve Constantinople

Orhan Kemal Cengiz /Radikal
Dürüst olsaydık, kendimize, geçmişimize ilişkin sahici bir bilgiye sahip olsaydık, dürüstlük ve farkındalığın bileyeceği zekâlarımız, herkese hak ettiği yeri vermemize neden olurdu. Mesela, medeni bir ülkede hiçbir şekilde yer bulamayacak olan Yılmaz Özdil, ırkçı ve şövenist yazıları nedeniyle ‘Türk filozofu’ muamelesi görmezdi. Dün tesadüfen zat-ı muhteremin ‘Benim neslim’ başlıklı yazısını Facebook’ta okuyunca bütün bu düşünceler hızla geçti kafamdan. Masum bebeklerden Özdil’ler yaratan, onları star yapan ülkemin sürekli yanlış ölçen terazisinin, gayrimüslimler kovulduğu gün bozulduğunu düşünüyorum ben. ‘Two size’ları, ‘adaletin tokmağı’, ‘tükürerek gönderme’ gibi şiddete methiyeleriyle tanıdığımız Özdil, yine bu ülkenin yüz akı insanlarına “Neslimin liboşları ‘Atalarımız soykırım yaptı, özür diliyoruz’ diye imza kampanyaları açtılar” diyerek saydırmış. Kalleş bir cinayetin ardından ‘Hepimiz Ermeniyiz’ diye yürüyen vicdanlı insanlara saldırmış. Kendi çapında haklı. Bu ülke vicdanına tam olarak kavuştuğu gün, onun pazarladığı bayağı milliyetçiliğin alıcısı kalmayacak. Sofistike bir kadını sever gibi sevdiğimiz gün bu ülkeyi, ne ‘1453’ten beri İstanbul’ pankartı asılacak ne de Özdil’ler star olacak!

Türkolog: Türkiye devleti Ermenistan ve Ermeni halkına daima agresya ve düşmanlık gösterecektir

Türkolog Ruben Melkonyan, Türkiye devleti kişilerden bağımsız olarak  Ermenistan ve Ermeni halkına daima agresyan ve düşmanlık gösterecektir.  ″Generaller onlarca yıl belirleyici bir rol oynadılar, ancak son yıllarda başbakan Erdoğan’ın AKP ve generaller arasında yoğun bir mücadele devam ediyordu, bu Erdoğan’ın galibiyetiyle sonuçlandı. Bu arada Türkiye’de yüksek dereceli askerlerin tutuklanması olağan bir görünüm kazandı, Genelkurmay ise buna karşı duramıyor″ dedi.

Ermenistan Uluslararası Karadeniz Ekonomi Forumuna katılıyor

7-8 Ekim 2011’de Yalta’da II. Uluslararası Karadeniz Ekonomik Forumu gerçekleştirilecek. Foruma Ukrayna, Gürcistan, Ermenistan, Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Moldova, Azerbaycan yanı sıra Avrupa ülkelerinden Hükümet yetkilileri, işadamları ve araştırmacı-uzmanlar dahil olmak üzere 150 civarında kişi katılacak.

Van-Erivan uçak seferleri bürokratik sebeplerle mi engelleniyor? Yoksa başka bir sebep te mi var

«Van Way Airlines» havacılık firması, Ankara’dan gerekli izin gelene dek, Erivan seferlerini belirsiz bir süreyle erteledi. Bilgi havacılık firmasının Gn. Müdürünün ″Hürriyet Daily News and Economic Review″’ yaptığı açıklamayla geldi. Firma Gn. Md. Arslan Bayram açıklamasında ″Başlangıçta bize seferlere başlayabileceğimizi söylediler, sonra gerileme oldu, şimdi sürecin sona ermesini bekliyoruz″ dedi.

Լոյս տեսաւ Ռ. Հատտէճեանի « Յուշատետր-23 » ը

                                                     « ԶՐՈՅՑ  ՀԻՆՑԱԾ  ԳՐԻՉԻ  ՄԸ  ՀԵՏ »

"HUŞADEDR"İN 30. YILDÖNÜMÜ İÇİN GÖRKEMLİ VE SÜRPRİZ EDEBİ ETKİNLİK


Marmara
Beyoğlu Naregyan Salonunda Edebiyat Severler Ve Marmara Ailesi Edebiyat Dolu Saatler Yaşadı.5 Ağustos Perşembe günü Marmara Gazetesi ailesi ve Marmara Gazetesini sevenler için sürprizlerle dolu bir gün oldu. Özellikle Marmara Gazetesi Başyazarı R. Haddeciyan için kelimenin gerçek anlamıyla sürpriz bir etkinlik yaşandı. Başyazar yardımcısı Makruhi Büyük Agopyan'ın girişimi ve Beyoğlu Kilisesi Vakfı Yönetiminin desteğiyle Rober Haddeciyan'ın ve 30 yıldan beri aralıksız yayınlamakta olduğu "Huşadedr" köşesinin onuruna görkemli bir kutlama etkinliği düzenlendi. Etkinlik son ana kadar R. Haddeciyan'dan gizli tutuldu. Not: R. Haddeciyan'ın biygrafisi eklidir.
ö²è²ôàð àô ²Ü²ÎÜÎ²È ¶ð²Î²Ü вô²øàÚ ¦ÚàôÞ²îºîð§ êÆôÜ²ÎÆ ºðºêܲغ²ÎÆÜ ²èÂÆô
ä¿ÛûÕÉáõÇ Ü³ñ»Ï»³Ý êñ³ÑÇÝ Ø¿ç ¶ñ³ë¿ñÝ»ñ àõ سñÙ³ñ³-Ç ÀÝï³ÝÇùÁ ²åñ»ó³õ ¶ñ³Ï³Ý ÞáõÝãáí úÍáõÝ ²ÝÙáé³Ý³ÉÇ Ä³Ù»ñ

Osmanlı-Almanya yakınlaşmasının sebebi Ermeni meselesi miydi?

Necdet Sevil
Osmanlı Devleti’nin 1914 yılı içerisinde Almanya’ya yanaşmasında, Ermeni meselesi’nin ulaştığı nokta önemli rol oynamıştır Savaştan önce Ermeni Meselesi’ni kendi çıkarları doğrultusunda kullanan büyük devletler, savaş başladığında da Ermenileri kullanarak kendi çıkarlarına alet etmek arzusundaydılar. Nitekim Rus Çarı, Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na girmesinden bir ay kadar önce bir bildiri yayınlayarak Osmanlı Ermenilerini ayaklanmaya davet etmişti.

Sümela'ya 15 Ağustos için ikinci izin

Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Fener Rum Patrikliği’nin Meryemana’nın vefatının yıldönümü nedeniyle Sümela Manastırı’nda ayin düzenlenmesi isteğine olumlu cevap verdi. İstanbul Fener Rum Patrikliği, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na başvurarak, Meryemana’nın vefatının yıldönümü nedeniyle, Trabzon’un Maçka İlçesi’ndeki tarihi Sümela Manastırı’nda 15 Ağustos’da ayin düzenlemek için izin istedi. Başvuruyu değerlendiren Turizm ve Kültür Bakanlığı, Sümela Manastırı’nda Ağustos ayınının ikinci haftasında ayin düzenlenebileceğini bildirdi, günü ve saatinin ise Trabzon Valiliği’nce belirleneceğini kaydetti.

Köylerin Eski İsimleri

Kâmil Hoşoğlu
Yıl 1913, Bir kararla değişen Mahalle ve Köylerin eski ismini öğren, Menfaatin icabı değişikliği yapan, Ecdadını unutma istikbale bakarken.

Sargis Alemyan’dan 1915 Soykırımı, Dersim ve Sovyet Ermenistanı

Sait Çetinoğlu
1915 Soykırımı mağdurlarından Sargis Alemyan’ın Soykırımdan kurtuluşunun anlatıldığı hayat hikayesini Türkçeye Kazandıran Diran Lokmagözyan “Bu hatıralarda, bir çocuğun yaşadıklarının haricinde, bu insanın hafızasında yer etmiş olan iyilikler ve kötülükler, bununla birlikte de o karışık yıllarda insanlıklarını kaybetmeyen, yedikleri bir lokma ekmeği inkâr etmeyen (edenler de), masum ve müdafaasız kadın ve çocuklara karşı "köpekleşmeyen" (köpekleşenler de), uzak diyarlardan mağdurlara insani bir el uzatıp, onları tekrar hayata döndürmek uğruna didinip, yerine göre kendileri de ateş arasında kalan İnsanları minnetle andığını ve bu minnet duygularının kendi çocukları ve torunları tarafından da bilinmesinin istendiğini görmekteyiz.

Erzurum'da asırlardır haç ve freskler altında namaz kılınıyor

Orhan Yıldırım
Milattan sonra 979 yılında Bağdat Kralı Davit tarafından yaptırılan Haho Kilisesi, asırlardır Müslümanlarca Hristiyan mimari yapısı ve freskleri korunarak, içinde Müslümanlarca namaz kılınıyor. Bağbaşı beldesindeki Haho Kilisesi'nin isminin Taş Cami'ye çevrilmesine rağmen, bölge halkı tarafından cami-kilise olarak tanınıyor. Cami imamı ve cemaat; kubbesinde haç, duvarlarında Hz. İsa ve havarilerini anlatan, çeşitli eklentilerinde haç ve hayvan motifli paganlar olan camide vakit namazlarını kılıyor.

1915 Soykırımının T. C. Merkez Bankası Kayıtlarındaki İzleri-1. bölüm

Sait Çetioğlu
Soykırım kurbanları olarak ölüm yolculuğuna çıkarılan insanların birikimlerine, mevduatı koruma yasası çerçevesinde rahatlıkla bir kalemde el konulmaktadır.Bu miktarların bu günkü değerini de eklemek isterdim lakin başvurduğum Türk ekonomi profesörlerinin engin bilgilerinin  buna henüz yeterli olmadığını gördüm.

Ermeni cemaati liderine suikast davası Ergenekon'la birleşti


 Göksel Genç
 Sivas Ermeni cemaati lideri Minas Durmazgüler'e suikast hazırlığına ilişkin açılan ikinci dava, aralarında fiilî ve hukukî irtibat bulunduğu gerekçesiyle ikinci Ergenekon davası ile birleştirildi. Böylece bu davadaki iddianame sayısı 5'e, sanık sayısı 108'e yükselmiş oldu.

Washington’da Sözde “Soykırım” Müzesi, 100. Yıla Yetiştirilecek

Washington’da Beyaz Saray’dan 3 blok öteye inşa edilmesi planlanan fakat projenin ortakları arasında çıkan anlaşmazlık nedeniyle mahkemelik olan sözde “Ermeni Soykırımı” müzesinin, 1915 olaylarının 100. yıl dönümüne yetiştirileceği bildirildi.
 

Villasında işkenceyle öldürülmüş

Yaşar Anter
Muğla’nın Bodrum İlçesi’nde, beş gün önce villasında bıçaklanarak öldürülen 74 yaşındaki Arman Azak’ın işkenceye uğradığı ortaya çıktı. Güpegündüz, yakında market ve gazino bulunmasına rağmen Arman Azak’ın sopa ve levye gibi sert bir cisimle dövülüp, 30 yerinden bıçaklanarak öldürülmesi site sakinlerini tedirgin etti.