Etiketler

Turkish Historian: The Diaspora Stole my Work!

by Nora Vosbigian 
The recent publication of "Talaat Pasha's Report on the Armenian Genocide" by Ara Sarafian (Gomidas Institute, 2011) has prompted an angry outburst from the Turkish historian Murat Bardakci. According to Bardakci, who denies the Armenian Genocide, Sarafian's work is based on plagiarism and outright theft (HaberTurk 8.Aug.2011).

Özgür ve adil bir dünya için

Ayrımcılıktan, ırkçılıktan, şiddetten arınmış, daha özgür ve adil bir dünya için çalışan kişi ve gruplara verilen Uluslararası Hrant Dink Ödülü 2011 sahiplerini buluyor.

5 Eylül 1938: Atatürk, vasiyetini yazdırdı

Türkiye'de okula giden her çocuk, Atatürk'ün pembe boyalı bir evde doğduğunu bilir, küçükken kargaları kovaladığını bile. Hatta "birdirbir" oynarken ben eğilmem! diyerek oyunbozanlık yaptığını da öğrendik, ancak örneğin Atatürk'ün muazzam bir servet sahibi olduğu gibi öğrenmediğimiz şeyler de var. Vasiyetinde taşınır ve taşınmaz mallarını CHP'ye bırakan Atatürk'ün serveti göz kamaştırıyor.

'Belgeler silinmekle kalmadı, karartıldı'

Başbakan Erdoğan, Ermeni soykırımına ilişkin "herkes arşivlerini açsın" çağrısı yaparken, Ankara'nın soykırım belgelerini yok ettiği ortaya çıktı…  Araştırmacı yazar Sait Çetinoğlu, "Wikileaks belgelerinde Ermeni Soykırımına ilişkin gizli belgeler yıllardır söylediğimiz bilgileri doğrulamaktadır. Mesele sadece arşiv bilgilerinin silinmesi, karartılması ve yok edilmesi değildir. Bunların yanında yalan bilgi üretilmekte ve bunların yayılması karartmanın türevlerinden biridir. Üstelik bu konuda önemli miktarlar harcanmaktadır" dedi. (Halaçoğlu doğru söylerse şaşmak gerekir.HYETERT

Uruguay Parlamentosu, Ermeni Soykırımı Müzesi kurulması konusunu görüşecek

Uruguay Parlamentosu üyesi Rafael Michelini, devlet bütçe gider kalemleri içine Ermeni Soykırımı Müzesi kurulması konusunun da yer almasını önerdi. Asbarez.com’un verdiği bilgiye göre; Müze devlet tarafından tahsis edilecek bir binada işleyecek ve Soykırım Araştırmaları Merkezine sahip olacak.

ARMENIAN ORTHODOX CHURCH DIOCESE OF DAMASCUS


Bravo Kılıçdaroğlu!

Engin Ardıç
Derken, Sayın Kılıçdaroğlu, dış politika incilerinin üstüne öyle bir yerli tüy dikti ki... Bir heykel açılışına katılmış.Öyle ya, başbakan heykel yıkan adam, muhalefet lideri heykel yapan adam... Enteller sevinmişlerdir.Ne heykeliymiş bu, ortalıkta yüzlerce örneği "kötü sanat ve yeteneksiz heykeltraş" anıtı olarak bulunan Atatürk anıtlarından biri mi?Hayır. Mahmut Esat Bozkurt heykeli. Kendisi Kuşadası çocuğu olduğu için Kuşadası'na heykelini dikmişler. (Belediye CHP'li... Kıyılar onların, dağlar da biz ayıların ya...)Mahmut Esat... Yani, "azınlıkların bu ülkede ancak uşak olarak, hizmetçi olarak yaşamaya hakları vardır" demiş olan anlı şanlı Adalet Bakanı... Daha da ileri gidip azınlık haklarını ancak "köle olmak hakkı" olarak tanımlayan ve bizzat varlığıyla Lausanne Antlaşması'nın karşısına bir hakaret anıtı gibi dikilen adam. Şimdi anıtını, tam da azınlık vakıflarına ait ve devletin el koymuş olduğu gayrimenkullerin iade edildiği gün yapıyorlar. Bu bir muhalefet biçimi olmasın?... Birtakım kart faşistlerin Mahmut Esat'ı yerlere göklere sığdıramamalarını anlarım ve onlara bir şeycikler demem.Fakat büyüklerin ellerinden, Kılıçdaroğlu'nu "solcu lider" sanan solcuların eşek kesiminin de gözlerinden öperim.

‘Bavul dolusu Ermeni belgesi kaçırıldı’ tartışması büyüyor

Emre Öztürk
Tarihçi Prof. Dr. Halil Berktay, “…Ben de kendisine konu hakkında bildiklerimi anlattım. Anlattıklarım arasında 1918 yılında, 1. Dünya Savaşı sonunda İttihatçı liderler yurtdışına kaçarken Harbiye Nezareti’nde büyük bir belge temizliği olduğunu söyledim. İttihatçıların önemli isimlerinden Dr. Bahattin Şakir’in bavul dolusu belgeyle gittiğini ve bu belgelerin halen arandığını söyledim. Ayrıca Turgut Özal döneminde belgelerin açılması direktifi verdiğini ve emekli Büyükelçi Muharrem Nuri Birgi’nin yanı sıra emekli diplomat ve iki emekli generalden oluşan bir heyetin önceden devlet arşivlerine girdiğini söyledim.”… MHP Milletvekili ve eski TTK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu: “Ben 1989 -1992 yılları arasında Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı vekilliği yapan bir kişi olarak Osmanlı arşivlerindeki bir belgenin yok olmasına imkan olmadığını söylüyorum. (Gel de inan. HYETERT)

Ermeni Ayininin Ardından

Van Ticaret ve Sanayi Odası (VATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mirza Nadiroğlu, Van'ın her geçen gün daha da önemli bir merkez konumuna geldiğini belirterek, "Yıllardır sahip olduğumuz değerlerin kullanılmaması nedeniyle maalesef ilimiz hak ettiği değeri görememişti" dedi. Nadiroğlu, binlerce Ermeni vatandaşın Akdamar Kilisesi'nde sorunsuz bir şekilde ibadetlerini yerine getirdiğini, bu konuda tüm Van halkının gerekli duyarlılığı gösterdiğini ve gelen konukların da buradan memnun ayrılmasının Van ve ülke adına önemli bir kazanç olduğunu belirterek, "İlimizin turizmde artık bir marka şehir oluyor, dedi. ( Bir de Ahtamar demeyi ve Surp Haç Ermeni kilisesinin isimini öğrenseler çok şey olacak. HYETERT).

ARMENIA IMPRINTS OF A CIVILIZATION

Exhibition on the Occasion of the Fifth Centenary of Armenian Printing. Correr Museum – National Archaeological Museum -Marciana Natıonal Library / Venice- 16 December 2011- 10 April 2012; Curators: Gabriella Uluhogian – Boghos Levon Zekiyan – Vartan Karapetian

Berktay: Soykırım belgeleri temizlendi

Yeni ortaya çıkan bir ABD kriptosuna göre, tarihçi Halil Berktay, Amerikalı yetkililere, Osmanlı arşivlerindeki “soykırım belgelerinin geçmişte iki kez temizlendiğini” söylemiş. Emekli büyükelçi Birgi ise “Ermenileri gerçekten kesmişiz” demiş… ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu çıkışlı, Başkonsolos David Arnett imzalı ve 2004 tarihli bir kripto.“Ermeni ‘soykırımı’ ve Osmanlı arşivleri” başlıklı belgenin bir bölümünde arşivlerin “eksiksiz” olup olmadığı sorgulanırken, Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Halil Berktay’ın görüşlerine yer veriliyor. Berktay, biri 1918’de İstanbul’un İngilizlerce işgali ertesinde, biri ise Turgut Özal döneminde olmak üzere arşivlerin iki kez “temizlendiğini” öne sürüyor.

Akdamar ayinine yoğun ilgi

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen izin ile ilki geçen yıl yapılan ayinin ikinci ise cep telefonun hoparlöründen verilen çan sesiyle saat 11.00 sıralarında başladı.Piskopos Sahak Masalayan tarafından yönetilen ve Türkiye Ermenileri Patrikliği Ruhani Meclisi Patrik Genel Vekili Başpiskopos Aram Ateşyan'ın da katıldığı ayin yaklaşık 3 saat sürdü.Daha sonra dışarıda kutsanmış ekmek dağıtımı yapılarak dualar edildi. Yapılan duaların ardından bu sene ikincisi yapılan ayin sona erdi.

İsrail ve Ermenistan

Fikret Ertan
Avivi'nin ziyaretinin arkasının da mutlaka geleceği de elbette bugünden söylenebilir. Üstelik Türkiye ile yaşadığı derin kriz sebebiyle İsrail'in Ermenistan ile ilişkilerde yeni adımlar atmasının mümkün olduğu da ileri sürülebilir. Nitekim Lieberman'ın Yediot Ahronot gazetesinde çıkan Türkiye'yi rahatsız etme planına göre İsrail Ermenilerle işbirliğini kolaylaştıracak adımlar atacak, Lieberman'ın kendisi de bu ay Washington'a yapacağı ziyarette Ermeni lobisi yetkilileri ile de bir araya gelecek, bunlara Kongre'de Türkiye karşıtı işbirliği yapma tekliflerinde bulunacak. Bunlar ne kadar olacak; bilmiyoruz; ama Türkiye'nin gelişmeye başlayan İsrail-Ermenistan ilişkilerini dikkatle izlemesi gerektiğini söylüyor, tedbirlerini şimdiden almaya başlamasına dikkat çekiyoruz.

Akdamar'da çanlar ikinci kez çalındı

Van Gölü'ndeki Akdamar Adası'nda bulunan ve 95 yıl aradan sonra ilk kez geçen yıl "Kutsal Haç Yortusu"nda ibadete açılan Akdamar Kilisesi'nde bu yıl ikinci ayin de gerçekleşti…  Ayini yöneten Episkopos Sahag Maşalyan ayin sonrası teşekkür konuşması yaptı. Maşalyan barış ve kardeşlik mesajları verirken, "Buradan bir barış duası yapıyoruz. Bu güzel topraklar en çok bunu özlemiş olmalı" dedi.

ABD 11 Eylül saldırılarında ölenleri anıyor

Amerikalılar, yaklaşık 3 bin kişinin yaşamını yitirdiği 11 Eylül saldırılarının 10. yıl dönümünde ölenleri anmak için bir araya geliyor.

Azınlıkların bitmeyen çilesi

Abdullah Yavuz Altun
Azınlıkların mülkleri iade ediliyor. Devlet açısından bakıldığında, durum "hakkın iadesi" oluyor. Ancak tartışılsa da, azınlıklar açısından, iktidardan gelen ciddi bir "jest" bu. Neden böyle olduğunu anlamanın bir yolu Islahat Fermanı'ndan bu yana bu topraklarda yaşayan gayrimüslimlerin başlarından geçen hikâyeye bakmaktan geçiyor...

Ahtamar Bayraklarla Donatıldı

Akdamar Kilisesi'nde bu yıl ikincisi yapılacak ayin için Van'a gelen Ermeni Hıristiyanlar teknelerle adaya taşınmaya başlanırken, Akdamar adası ise Türk bayraklarıyla donatıldı… Ayin dolayısıyla Van Emniyet Müdürlüğü adada ve iskele çevresinde ise çok sayıda polis görevlendirdi. Emniyet Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren dedektör köpekleri adada bomba ararken, İl Jandarma Komutanlığı'na ait sahil güvenlik timleri ise gölde otomatik silahlarla güvenlik önlemi aldı… Saat 11.00'da başlayacak ayini, Türkiye Ermenileri Patrikliği Ruhani Meclisi Patrik Genel Vekili Başpiskopos Aram Ateşyan yönetecek. Ayini ulusal ve yabancı medya kuruluşlarından yaklaşık 80 basın mensubu izleyecek. (Aktamar değil, Ahtamar ya da Ağtamar olmalı, Ahtamar kilisesi değil Ahtamar Surp Haç Ermeni Kilisesi- HYETERT)

Karabağ şiirlerim İran'da idam sebebi

Kübra Sönmezışık
İran Azerisi Habib, İran'ın Ermenistan'la yakın ilişkilerinden dolayı, Azeri kimliğiyle maruz kaldığı baskı ve aşağılamalara karşı çıktığı için İstanbul'a gelen gönüllü bir sürgün. İran'da konuşulması yasak olanları dillendirmek istiyor. Bunları orada söylemekse kolay değil: Cezası idam.

'Diasporayı değiştirecek tek şey kaldı'

Türkiye Ermenileri Patrikliği Genel Vekili Başepiskopos Aram Ateşyan, yarın Akdamar Kilisesi'nde gerçekleştirilecek ayinle ilgili, ''İnanıyorum ki, Surp Haç Kilisesi'nin ayine açılması vesilesiyle artık Ermeni toplumu, diaspora da buraya akın edecek ve akıllarındaki bazı düşünceler değişecek'' dedi.

Lieberman'dan Yedioth Ahronot'a yalanlama

İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, dün İsrail'in Yedioth Ahronot gazetesinin İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın Türkiye'ye karşı bazı planların hazırlığı içinde olduğu yolundaki haberini yalanladı…  Ehud Yaari, ''Açıkça söyleyin, PKK terör örgütüne silah vs. sağlama gibi, yardım etme konusu konuşuldu mu?'' diyerek, sorusunu yineledi. Lieberman, soruya bu kez ''Hayır, kesinlikle konuşulmadı'' karşılığını verdi.