Fransız Senatosu'nda 127 oyla kabul edilen Soykırım İnkarına ceza öngören yasanın Türkçe tam metni. Fransa Parlamentosu'na Marsilya Milletvekili Valeria Boyer tarafından getirilen ve Türkiye'nin tüm ihtarlarına rağmen 50 milletvekilinin katılımı, sadece 32'sinin "evet" oyuyla kabul edilen yasa tasarısı Türkiye'nin sert yaptırımlarıyla karşı karşıya kaldı.
AB'de ortak dil arayışı
23 resmî dilin konuşulduğu AB'nin ortak bir dili yok. Günlük yaşamda sıkıntı yaratan bu durumu aşmak için Esperanto yapay dilini kullananlar olsa da ortak dilin İngilizce olması yönünde eğilim ağır basıyor.
Yeniden--Ermeni Temsilcileri Ağırlayan Bakan Bağış, Fransa'daki Oylamayı Değerlendirdi
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Taksim Spor Kulübü Başkanı Garo Hamamcıoğlu, Ortaköy Meryem Ana Ermeni Kilisesi Vakfı Başkanı İskender Şahingöz ve Ermeni cemaati temsilcilerini Ortaköy'deki AB Bakanlığı ofisinde kabul etti.
Fransa Senatosu soykırım tasarısını onayladı
Türk hükümetinin baskı, yaptırım ve tehditlerine rağmen Fransız Senatosu Ermeni Soykırımı’nı inkarı suç sayan yasa tasarısını onayladı. Soykırımı inkara bir yıl hapis ve 45 bin euro para cezası öngörülüyor. Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin isteği doğrultusunda iktidar partisi UMP milletvekili Valérie Boyer tarafından sunulan önerge, 22 Aralık’ta tüm grupların desteği ile Fransız parlamentosunda kabul edildikten sonra bugün de Senato’da onaylandı. Fransa’nın resmi olarak 2001’de tanıdığı Ermeni Soykırımı’nı inkar edenlere bir yıl hapis ve 45 bin euro para cezası öngörüyor.
10. umutsuz Karabağ zirvesi
Azerbaycan ve Ermenistan liderleri bugün Dağlık Karabağ sorunun çözümü için Rusya'nın Soçi kentinde biraraya gelecek. Görüşmeden Medvedev'e teşekkür bildirisi dışında bir sonuç çıkması beklenmiyor.
Erdoğan'dan Fransa'ya büyük tepki!
Fransa Senatosu’nda bugün ele alınacak ‘Ermeni soykırımı’ iddiasını inkar edenlerin cezalandırılmasını öngören yasa teklifine tepki gösteren Başbakan Erdoğan, yasanın kabul edilmesi durumunda bir daha Fransa’ya gitmeyeceğini söyledi… Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, bugün Fransa Senatosu'nda oylanacak Ermeni yasa teklifine ilişkin olarak, ''Bundan sonra Avrupa değerleri büyük tehdit altındadır. Her meclis kendi tarih görüşünü muhtevi kararlar alıp uygularsa Avrupa'da yeni bir engizisyon dönemi açılır. Bu tarihi görüş dışındaki kitaplar yakılmaya başlanır. Bu tarihi görüş dışındaki görüşler, ifadeler ve tarih yorumlarını dile getirenler hapse atılırlar. Bu tipik bir engizisyon anlayışıdır. Ortaçağ'da engizisyonda neler yaşandığını hepimiz biliyoruz. Maalesef bunu tekrar canlandırmak Fransa için ayıptır'' dedi.
Yaptırımlar Erken Başladı: Fransız Okulunda Vergi Denetimi
Utku Çakırözer
Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Laurent Bili, 1995-98 yılları arasında başkâtip olarak görev yaptığı başkentten Türkiye dostu olarak ayrılan bir Fransız. Doğan çocuklarına Türk dostlarından esinlenerek isim olarak Volkan ve Tayfur… Türkiye’nin çok sert tepki göstereceğinin o da farkında. Zaten hükümet bu tepkiyi daha oylama yapılmadan önce hissettirmiş bile:“Geçen hafta Ankara’daki Charles De Gaulle Fransız Lisesi’ne vergi denetçileri gönderildi Türk makamları tarafından. Bir büyükelçilik lisesi için bugüne kadar örneği görülmemiş bir durum bu. O okulun Türk mevzuatıyla hiçbir ilgisi yok. Özel okul da değil. Tamamen Fransız mevzuatına göre çalışan ve kâr amacı gütmeyen bir devlet okulu”. Büyükelçiliğin önündeki Paris Caddesi’nin ismi Cezayir Caddesi olarak değiştirilecek. Bili bu gelişmeler için, “Ne okulumuza vergi denetimi göndermek ne de sokak ismini değiştirmek Fransa’daki Türkiye imajına olumlu katkı yapacak adımlar değil. Bu tür adımlar pek bizim tarzımız değil. Paris’teki Türk Büyükelçiliği’nin yer aldığı Rue D’Ankara (Ankara Sokağı) ismini hiçbir şekilde değiştirmeyi düşünmeyiz” dedi.
Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Laurent Bili, 1995-98 yılları arasında başkâtip olarak görev yaptığı başkentten Türkiye dostu olarak ayrılan bir Fransız. Doğan çocuklarına Türk dostlarından esinlenerek isim olarak Volkan ve Tayfur… Türkiye’nin çok sert tepki göstereceğinin o da farkında. Zaten hükümet bu tepkiyi daha oylama yapılmadan önce hissettirmiş bile:“Geçen hafta Ankara’daki Charles De Gaulle Fransız Lisesi’ne vergi denetçileri gönderildi Türk makamları tarafından. Bir büyükelçilik lisesi için bugüne kadar örneği görülmemiş bir durum bu. O okulun Türk mevzuatıyla hiçbir ilgisi yok. Özel okul da değil. Tamamen Fransız mevzuatına göre çalışan ve kâr amacı gütmeyen bir devlet okulu”. Büyükelçiliğin önündeki Paris Caddesi’nin ismi Cezayir Caddesi olarak değiştirilecek. Bili bu gelişmeler için, “Ne okulumuza vergi denetimi göndermek ne de sokak ismini değiştirmek Fransa’daki Türkiye imajına olumlu katkı yapacak adımlar değil. Bu tür adımlar pek bizim tarzımız değil. Paris’teki Türk Büyükelçiliği’nin yer aldığı Rue D’Ankara (Ankara Sokağı) ismini hiçbir şekilde değiştirmeyi düşünmeyiz” dedi.
Sadece Ermeniler değil mesele Türkiye’nin tüm acıların hesabını vermesi
Pınar Ersoy
Paris’te 12 Eylül öncesi Fransa’ya gelen Ermenilerle buluştuk. Bugün Senato’da oylanacak yasaya prensipte karşılar ama “Türkiye de hiç adım atmıyor” diye isyan ediyorlar “Bu ülkede Dersim, 6-7 Eylül olayları oldu, darbeler yaşandı, başbakan asıldı, 800 bin kişi işkence gördü... Türkiye tüm bu acıların hesabını vermeli” diyorlar… “Bizim en büyük meselemiz 1915 değil. Kaybolan koca bir kültür var. Anadolu’da 2 bin okulumuz vardı. İzmir ve İstanbul’da 285 Ermenice gazete basılıyordu” diyor… Bu kültür erozyonuna aralarında “beyaz soykırım” adını takmışlar. “Kanlı soykırımdan sonra beyaz soykırımla bütün kültürel altyapımızı kaybettik. Çocuklarımıza bu kültürü aktarmak çok zorlaştı” diyorlar... Yasanın geçmesini istiyorum çünkü yasaya karşı argümanlar beni çok rahatsız etti. Ama uygulanmamasını dilerim. Çünkü o zaman dava peşinde koşan avukatlar ve kahraman olmak isteyen Türkler bu konuyu hafifletecek. Oysa çok ciddi bir mesele.
Neden “Hepiniz Artin Penik” değilsiniz?
A.Eşref Uzundere
7 ağustos 1982'de Ermeni cinayet örgütü ASALA, Esenboğa Havaalanı’nda bir saldırı eylemi gerçekleştirmiştir. 8 ölü ve 72 yaralı ile sonuçlanan eylemi protesto etmek amacıyla olaydan 4 gün sonra Artin Penik adlı Ermeni vatandaşımız, üzerine benzin dökerek Taksim anıtının önünde kendini yakmıştır. Ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede 15 Ağustos 1982’de hayatını kaybetmiştir… Kendisini yakmadan önce yazdığı mektupta,“İşte, burada Patrik ve tüm Türk Ermenileri adına sizleri protesto ediyor ve kendimi yakıyorum” demiştir... Onun cenazesinde 40 binler, 50 binler yoktu, ama onun cenazesinde başka bir şeyler vardı...
Ogün Samast'ın tahliye talebine ret
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, "tasarlayarak Hrant Dink'i öldürmek" ve "ruhsatsız silah taşımak" suçlarından 22 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılan Ogün Samast'ın tahliye talebini reddetti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, ''tasarlayarak Hrant Dink'i öldürmek'' ve ''ruhsatsız silah taşımak'' suçlarından 22 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılan Ogün Samast'ın tahliye talebini reddetti.
6-7 Eylül'den sonra kardeşim ben dahil Türkiye'yi sildi!
İşadamı İshak Alaton Radikal'den Ezgi Başaran'a konuştu. Ermeni iddiaları üzerine geçen söyleşide Alaton bugüne kadar hiç bilinmeyen Erkek kardeşinin de öyküsünü anlattı…Türkiye bütün gayrimüslimleri ve ötekileri korkuttu ve hapsetti diyebilirim. Öyle ki iki kimlikli, yani kendi içinde şizofren insanlar yarattı. Dışarıya karşı rahat görünmek isteyen ama içinde başıma her an bir şey gelebilir tedirginliği yaşayan insanlar… Aslında bu insanların hepsi hasta oldu. Doğrudur, babam da öyleydi. Kendimi bildim bileli de hep böyle insanlarla karşılaştım. Lefter’in kamerayı kapattırmasını çok iyi anlıyorum çünkü ben açık konuşan bir gayrimüslim olarak istisna olduğumun idrakindeyim. Ama benim istisna olmam bu ülkedeki kuralı teyit ediyor. Mutlu yaşamak istiyorsan, gizli yaşa diye mottomuz var. Daha ne…
Ermeni "soykırım"ında kritik gün
Fransa 1915 olaylarıyla ilgili inkâr tasarısında ikinci perdeye hazırlanıyor. Olayların soykırım olarak tanımlanmasını reddedenlerin cezalandırılmasını öngören yasa tasarısı bugün Fransız senatosuna gelecek. Fransa'daki Türk dernekleri de, senato önünde protesto gösterisi düzenlemeye hazırlanıyor.
"Vercihan Ziflioğlu’na Çağdaş Gazeteciler Derneği Ödülü
"Vercihan Ziflioğlu, Ankara merkezli Çağdaş Gazeteciler Derneği tarafından verilen 'Yılın en başarılı röportajları' dalında Hurriyet Daily News ve Radikal Gazetelerinde ortaklaşa yayımlanan 'Rahiplerin Sessizliği / No Progress Made in Cleric's Murder" haberiyle ödüllendirildi.
Davutoğlu'dan Fransa'ya açık tehdit
''France 24'' televizyon haber kanalına konuşan Davutoğlu, ''Biz bu yaptırımları açıklamak zorunda kalmamayı umut ediyoruz. Ancak Türkiye'nin sessiz kalacağını düşünmeyin. Yeni yaptırımlar olacak ve bu kez yaptırımlar Fransa tavrını değiştirene kadar sürekli olacak'' dedi.
" Cumhuriyet’in ‘azınlık raporu’ "
Ayşe Hür /Taraf Gazetesi
Hrant Dink Davası’nda çıkan karar aslında beni şaşırtmadı. Çünkü bu topraklardaki gayrimüslim düşmanlığının köklerinin ne kadar derinde, dallarının ne kadar yaygın olduğunu biliyorum.
Ermeni meselesinin belkemiği "mallar"...
Engin Ardıç
1915 yılında, adına ne derseniz deyiniz bir "Ermeni kırımı" yaşandıktan sonra, Anadolu'da servet "el değiştirmiştir."Servet deyince aklınıza bugünkü şartlar gelmesin tabii, o zamanın serveti, tarlalar, evler, dükkânlar, paralar... Sanayi değilse bile küçük emtia üretiminin araçları, marangoz atölyeleri, saatçilik, terzilik gereçleri, vesaire. (Piyanolar işlerine yaramadığı için onları yakmışlardı.) Hani şu her ne hikmetse "dedenizin bahçeye gömülü bir küp içinde buluvermiş olduğu" altınlar! Bu mallara konanlar, daha sonra kurtuluş savaşımızın "motor" gücü olan "eşrafı" oluşturdular. Mustafa Kemal Paşa, kendilerine "efendiler, beni desteklemek zorundasınız, çünkü müttefikler buralara gelir de Ermeni mallarının hesabını sorarlarsa ayvayı yersiniz" dedi!Nitekim TBMM'nin ilk çıkardığı kanunlardan biri (toplanır toplanmaz, hemen 23 Nisan 1920 tarihinden birkaç gün sonra), "müttefik subaylarının Anadolu'da tehcir meselesini araştırmalarına izin verilmeyecektir" şeklinde olmuştu... Eşraf, kendini korumak için bürokrasiyle el ele verdi. Bu zoraki birliktelik 1945 yılına kadar, yirmi beş sene sürdü. O tarihte, eşraf bürokrasinin kendisine ayakbağı olmasından artık sıkıldı (kendi başına ayakta durabilecek kadar güçlenmişti), "yeter, söz milletin" diyerek kendi partisini kurdu.Bugün korkulan, bu faturanın doksan beş yıl sonra önümüze çıkarılmasıdır.Ermeniler para isteyecekler, bundan korkuluyor! Vatan millet Sakarya edebiyatı, bu kaygının kılıfıdır.
Etnograf: Azerbaycan’da Ermeni olmak zor
Azerbaycan’da 120 bin Ermeni ‘yaşıyor’, ancak bu verilere Dağlık Karabağ Cumhuriyeti sakinleri de yer almakta. Gerçekte bizim verilerimize göre Azerbaycan’da halihazırda 2.5-3 bin Ermeni yaşamakta″ dedi. Etnograf’ın ifadesiyle esasta bunlar evli bayanlar ve etnik aidiyetlerini saklamaya çalışıyorlar; çokları ‘izleri silmek’ için yaşadıkları yerleri değiştirdiler ve eski komşularıyla bağlarını kopardılar. Azerbaycan’da Ermeniler için yaşam zor, çokları etnik sebeplerle iş bulamamaktalar.
100 bin Ermenistan vatandaşı için son 13 gün
"5683 Sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun"da yapılan değişiklik, 1 Şubat 2012'de yürürlüğe giriyor. Bu değişiklik, Türkiye’de ‘izinsiz’ çalışan 100 bine yakın Ermenistan vatandaşı ile Gürcistan, Ukrayna, Moldovya, Endonezya’dan gelerek hasta bakıcılığı, dadılık, masörlük yapanların ve onları yanında çalıştıran Türkiye vatandaşlarının hayatlarını etkileyecek. Kanunda yapılan ve 1 Şubat'ta yürürlüğe girecek olan değişiklikle, Türkiye’de ‘turist’ vizesiyle 3 veya 6 ay kalıp, ülkelerine giriş çıkış yapıp yeniden dönenlerin izledikleri bu yönteme bir son veriliyor. Yeni uygulama ile Türkiye'den çıktıktan sonra bu kişilerin tekrar giriş yapabilmeleri 90 gün şartına bağlanıyor. Bunun anlamı şu:Mevcut uygulamada, mesela bir Moldovyalı dadı Türkiye'de 6 ay kaldıktan sonra, ülkeden ayrılıyor, en geç bir hafta 10 gün sonra yeniden giriş yapıp işine bir altı ay daha devam edebiliyordu. (ilgili Kanun maddesi ve Bakanlar Kurulu kararı aşağıda görülebilir. Türkiye’de 100.000 kaçak Ermeni bulunduğu da bir şehir efsanesidir. Ermenistan bu sayıyı iki yıl önce 6000 olarak belirtmişti. Bu gün bu sayının 10-15.000 civarında olduğu tahmin ediliyor. HYETERT).




