Etiketler

Dünya Çocuk Hakları Günü

BM'in İnsan Hakları Bildirgesinin ve Çocuk Haklarına İlişkin Uluslararası Sözleşmenin kabul tarihi olan 20 Kasım Çocuk Hakları günü kabul edildi. İnsan Haklarının önemli bir bölümü olan çocuk haklarıyla ilgili ilk önemli çalışma Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) tarafından hazırlanan 1924 tarihli Cenevre Çocuk Hakları Bildirisidir. 
http://hyetert.blogspot.com/2012/11/dunya-cocuk-haklar-gunu.html

Türkiye Ermenileri Patrikliği Duyurusu

Patrikliğimiz Mali Komisyon Üyeleri tarafından hazırlanan açıklama metni aşağıda cemaatimizin dikkatine sunulur. AGOS Gazetesinin 15 kasım 2013 tarihli nüshasında PATRİKLİKTE MAAŞ MUAMMASI adı altında yayınlanan haberdeki bazı hususların aydınlatılması cemaatimizin bazı yanlış anlamalarına meydan verilmemesi açışından gerekli görülmüştür.

1921 Berlin Talat Paşa davasının tanığı Balakyan

Ragıp Zarkolu
Şu sıralarda, Amerikalı Şair ve Akademisyen Peter Balakian’ın editörlüğünü ve Ermeniceden İngilizceye çevirmenliğini yaptığı (*), büyük amcası Krikor Balakyan’ın “Ermeni Golgathası” adlı kitabının baskıya hazırlanması ile uğraşıyorum. Kitabın doğrudan Ermeniceden yapılan çevirisi zaten elimizdeydi. Fakat yayına hazırlarken karşılaştığımız sorunlar ve zorluklar Peter Balakin’ın bu harika edisyonu ile mümkün olabildi. Balakian’ın tanıklığı çok önemli, çünkü  24 Nisan ve sonrasında tutuklanan Ermeni aydınları arasında sağ kalabilen birkaç kişiden biri. Bunu da 1916 yılında Suriye çöllerine doğru yola düşürülen son Çankırı sürgünleri grubunda yer alması.

ABD Kongresi’nden Türkiye’ye Heybeliada Çağrısı

ABD Temsiciler Meclisi Dışilişkiler Komitesi’ne bağlı Avrupa, Avrasya ve Yükselen Tehditler Alt Komitesi, Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması çağrısına yer veren tasarıyı oy birliği ile kabul etti. Tasarıda azınlıklara yönelik reformlar memnuniyetle karşılanmakla birlikte Türkiye’den Ruhban Okulu’nun koşulsuz ve erteleme olmadan yeniden açılması talep ediliyor.

«Civilitas» Fonu İstanbul’da da faaliyet gösterecek

«Civilitas» Fonu 18 Kasım’da 150 civarı konuğun katıldığı bir etkinlikle İstanbul’da faaliyete başladığını duyurdu. Fon’dan konuya ilişkin yapılan duyuruda «Civilitas» Fonunun Internet üzerinden  on-line yayın yapan tv kanalı  CivilNet’in 6 ayı aşkın bir süredir İstanbul’dan  yayın yaptığı, Fonun İstanbul’daki varlığının Ermeni toplumunun kültürel yaşamı, toplumsal kuruluşlar yanısıra resmi ve uluslararası çevrelere ilişkin temalar olmak üzere buradaki olayları derinlemesine ve düzenli aktarma olanağı sağlayacağı kaydedildi.

'Hıristiyanlar Suriye'de kalın'

Suriye ordusu dün isyancıların Lübnan’a giriş çıkışta kullandıkları Kara kasabasında kontrolü ele geçirerek cephede stratejik bir başarıya imza atarken, Melkit Katolik Kilisesi Patriği Gregory Laham’dan da, Hıristiyanlara ve Avrupa ’ya önemli bir çağrı geldi. Papa Francis ile görüşmek üzere Vatikan’a gidişinden önce konuşan Patrik Laham, Suriyeli Hıristiyanlardan süren şiddete karşın ‘ülkeyi terk etmemelerini’ istedi: “Çocuklarıma sesleniyorum, ülkenizde kalın, gelecek zor olacak ama güzel olacak.” Laham ayrıca, “Yardımda bulunmak isteyen Avrupa ülkelerine sesleniyorum. Zor durumdaki insanlara yardım edin. Ancak Suriyeli Hıristiyanları göçe teşvik etmeyin” ifadelerini kullandı.

«İrades de Facto»:/ Aşotyan’ın önerisi: Ermenice resmi dil, Rusça çalışma dili olsun

«Rossotrudnichestvo» Başkanı Konstantin Kosochov’la buluştuğunu, Kosochov’un «Golos Rossii» radyo istasyonunda tanınmış programına katılarak ″Örneğin cüret ederek, tüm üye devlet dillerinin resmi sayıldığı AB deneyiminin alınmasının kötü olmayacağını söylememe izin veriniz. Şimdi Ermenice de Gümrük Birliği için resmi dil olarak belirlensin, Rusça ise çalışma dili olsun.″ dediğini yazmakta.

Şişli Spor Kulübünden Haberler:

Arman Manukyan Basketbol Turnuvası: Şişli Spor Kulübü tarihinde çok önemli bir yere sahip olan kulüpte 27 yıl Başkanlık yapmş olan Kulübün onursal başkanı rahmetli Arman Manukyan anısına düzenlenecek olan Basketbol turnuvası 25 Kasım Pazartesi günü başlayacak.

Sarkisyan-Aliyev müzakereleri normal geçti

Bugün 19 Kasım’da Ermenstan ve Azerbaycan cumhurbaşkanları Serj Sarkisyan ve İlham Aliyev arasında Avusturya’nın başenti Viyana’da gerçekleştirilen müzakereler normal geçti. Müzakere çıkışı Özgürlük Radyosu (RFE/RL) muhabirinin, müzakerelerin nasıl geçtiğine ilişkin sorusuna Sarkisyan ″Normal″ yanıtını verdi ve aracına binerek uzaklaştı.

Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ve Azerbaycan cumhurbaşkanı İlham Aliyev buluşması

Buluşma öncesinde her iki cumhurbaşkanı ABD Dışişleri Bakanı john Cerry’le telefon görüşmesinde bulundular. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry Karabağ sorununun barışçı çözümüne yönelik sürece Birleşik Devletlerin tam desteğini ifade etti. Müzakere yoluyla barışçı çözümün alternatifi olmadığı ve temel ilkeler zemininde karşılıklı kabul edilebilir çözüm mekanizmaları bulunması gerektiğinin altını çizildi.

‘Ermeni Tarafı, Tüm Çabalarına Rağmen Soykırım Yalanını Dünyaya Benimsetemedi’

Avrasya İncelemeleri Merkezi’nin (AVİM) Direktörü, eski büyükelçi, diplomat Alev Kılıç, Turkishny.com’a Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM)’in faaliyetleri, Ermeni meselesi ve 2015 öncesinde yapılan hazırlıklar, Ermeni lobisinin ABD Kongresi üzerindeki etkisi, Türk – Ermeni ilişkileri, Karabağ sorunu ve Türkiyenin sıfır sorun siyasetine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

İsveç'te sözde soykırım anıtı dikilmesi için teklif verildi haberi

İsveç'in başkenti Stockholm'ün en büyük ilçesi Botkyrka'ya sözde Ermeni ve Süryani Soykırımı anıtı dikilmesi için 2 ay önce, belediye meclisine gizlice tasarı sunulduğu ortaya çıktı. Süryani derneklerinin çatı kuruluşu 'Seyfo Komitesi' Başkanı Fehmi Behramo tarafından hazırlanan tasarı, Belediye Meclis üyeleri tarafından Ocak ayında görüşülmek üzere kabul edildi.

Սիվիլիթաս հիմնադրամ / Civilitas Foundation

Երկուշաբթի, նոյեմբերի 18-ին Սիվիլիթաս հիմնադրամը շուրջ 150 հյուրերի մասնակցությամբ ազդարարել է իր ներկայության մեկնարկը Ստամբուլում:

Ne yapmamalı?

Özdemir İnce
20 yıl önce bir apartman dairesinde yaşıyorduk. Beşinci katta biz oturuyorduk. Dördüncü katta erkek Ermeni, kadın Rum bir karma aile vardı. Haçik ve Meri iki harika insandı. Üçüncü katta, bir Bulgar aile yaşıyordu. Petre (Bedri) Bey müthiş yardımsever ve çok iyi bir ustaydı. İkinci katta oğluyla birlikte bir Yahudi hanım oturmakta idi. Çocuğa Ülker çocuk kitapları verirdi. Okumaya meraklıydı. Birinci kattaki tipik Türk-Müslüman aile dışında geriye kalanlar tam bir uyum içinde yaşamaktaydı. Birinci kattaki aile Türk ve Müslüman olduğu için kendini 2, 3 ve 4 katta yaşayan ailelerden üstün görüyordu. Oyunu biz bozuyorduk. Çünkü biz "Tipik Türk ve Müslüman" bir aile değildik. Laik Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşlarıydık.

'Ayasofya'nın Işıkları'

Proje fotoğrafçısı Melih Sular, Dünya mimarlık tarihinin günümüze kadar ayakta kalmış en önemli anıtları arasında yer alan Ayasofya Müzesini halen devam eden 'Ayasofya'nın Işıkları' projesi kapsamında fotoğrafladı. Ayasofya; mimarisi, ihtişamı, büyüklüğü ve işlevselliği yönünden sanat dünyası açısından önemli bir yer teşkil etmektedir. Ayasofya Doğu Roma İmparatorluğu’nun İstanbul’da yapmış olduğu en büyük kilise olup aynı yerde üç kez inşa edilmiştir. 

10 Days Left to Grassroots Weekend

Rumlar bitse de bu söylem bitmeyecek

Ayça Örer - ayca.orer@radikal.com.tr 
Foti Benlisoy'la "Atatürk sayesinde adımız Yorgo olmadı" sözünü konuştuk. Benlisoy'a göre, söylem değişse de sorun aynı: Milliyetçilik... “Atatürk olmasaydı adımız Yorgo olurdu” sağdan sola bütün siyasetçilerin ortaklaştığı bir cümle. Bu söylem birliğini neye bağlarsınız? Merkezi siyasetin değişik varyantları söz konusu azınlıklar olduğunda milliyetçiliğin farklı varyantlarına dönüşüyor. Başbakanın “Affedersiniz bana Rum bile dediler” ifadesiyle Muharrem İnce’nin ifadesi arasında fark koymak mümkün değil. ‘Gâvur’ olmaktan korkuyu dile getiren bir zihinsel altyapıyı dile getiriyorlar. Abdülhamit devrinden itibaren İslam’ın Türk milliyetçiliğin harcı olarak kullanıldığını görüyoruz. Gayrimüslimler ana ötekiyi, ana düşmanı oluşturuyor. Türk milliyetçiliğinin değişik versiyonların temelinde olan refleks bu. Benzer bir argüman farklı bir dille ifade edilebilir ama gayrimüslim karşıtlığının ortak bir payda olduğunu biliyoruz.

Almanya'daki Hıristiyan Bir Türk Vatandaş Koru'ya Sitem Etti

İspir Bayraktaroğlu, Papaz Elias Ezher’in yönettiği Pazar Ayini’nin bir kısmını da izleyen Dışişleri Bakan Yardımcısı Naci Koru ve beraberindeki heyetten üç talepte bulundu. 23 Nisan’da Halep’te kaçırılan iki dini liderin bulunması konusunda yardım, dünyanın ilk kilisesi Antakya’daki St.Pierre’nin hafriyattan zarar görmesinin engellenmesi ve Hıristiyanlara eşit muamele şeklinde taleplerini sıralayan Bayraktaroğlu, "Biz Türk çocuğuyuz. Ricam bizleri eşit görmenizdir." dedi... Kilisedeki bir Hıristiyan vatandaş, konsolosluklarda kendilerine farklı muamele yapılabildiğinden yakınırken, bir diğer Hıristiyan vatandaşın "Biz Türk çocuğuyuz, bize ‘Gâvur’ denilmesin." talebi dikkat çekti.Bakan Yardımcısı Koru, Hıristiyan vatandaşlara farklı muameleye toleranslarının olmadığını vurguladı. 

Maritsa'nın avukatı: Zanlıyı koğuştan alın

Mustafa Kaya
Samatya'da geçen yıl bıçaklanarak öldürülen 85 yaşındaki Maritsa Küçük'ün ailesi, konuşmak isteyen cinayet zanlısının korkutulduğunu öne sürerek, zanlının tek kişilik bir yere alınmasını istedi. Küçük ailesinin avukatı Eren Keskin, "Dava açıldığında 1,5 sayfalık iddianame ile karşılaştık. Önceki olaylar araştırılmadı. Başka bir kadına ait DNA örneklerine rastlandı. Konuşmak isteyen cinayet zanlısı korkutuluyor. Zanlı o koğuşta kaldığı sürece konuşmaz. Devlet gerçeğin ortaya çıkması için zanlı Nazaryan'ı tek kişilik bir yere almalı" dedi.

‘Adım Zeynep Olsa, Bunlar Olmazdı’

Tolga Akyıldız /  tolga.akyildiz@milliyet.com.tr
Jehan Barbur, sözünü esirgemeyen bir kadın. “Cazcı, alternatif” diye anılmak istemiyor. Yaptığı müzikle Hıristiyan bir kadın olarak Türkiye’de var olmanın zor olduğuna inanıyor. Ancak heyecan ve inancını da koruyor... “Beğenmiyorsan git” yazıyorlar. Nereye gideceğim? Burası benim de ülkem. İsmim “Zeynep” olsa bunlar olmazdı. Hiçbir zaman “kocaman bir gönül”müş gibi dolaşmadım ortada... Bu ülkede benim gibi bir müzik yapıyorsan, bir de Hıristiyan’san, bir de kadınsan; sen düşün artık. Ben etrafımdan mutlu değilim. Süreli riyakârlık görüyorum çünkü.