Etiketler

Anadolu'nun en erken kilise örnekleri

Karabük'ün Eskipazar ilçesinde bulunan ve MÖ 1. yüzyılda kurulduğu ve MS 8. yüzyıla kadar yerleşim amacıyla kullanıldığı tahmin edilen Hadrianaupolis Antik Kenti'ndeki kazı çalışmaları kapsamında ortaya çıkartılan Bizans dönemine ait Kilise B'deki zemin mozaikleri, ziyaretçileriyle buluşacak.

CNN: Yok Olan İstanbul

ABD merkezli yayın kuruluşu CNN, İstanbul ile ilgili bir makale yayımladı. Bir yüzyıl önce Beyoğlu, İstanbul’un Gayrimüslim burjuvazisinin – Ermeni, Yunan ve Yahudilerin de dahil olduğu dinî ve etnik azınlıklar – evi konumundaydı. Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılması birçok Yunan’ın ayrılmasına yol açan “nüfus mübadelelerini” getirdi. On yıllar sonra, 1950 ve 60’lı yıllarda, Türkiyeli yetkililer, kentteki Yunan topluluğunun göç etmesini hızlandıran felç edici azınlık vergileri koydu. Yıl 2006 olduğunda, kentte 3 binden daha az etnik Yunan kalmıştı. İlerleyen yıllarda, ülkedeki Türk ve Kürt göçmenler Beyoğlu’nun terk edilmiş yapılarına yerleşti. Bölgenin dolambaçlı geçitleri ve çökmekte olan köşkleri sanatçı ve müzisyenlerin favori yerleri haline geldi.

Değiştirilmiş Kur’an, “Müslüman Aleviler” Ve IŞİD

Mustafa Elveren*
1300 yıldır yerinde sayan, değiş(e)meyen, hala “en hakiki Müslüman biziz” diyen bazı Alevilerin aklına şaşarım. Bu akılsızlar “İslam; barış, bilim, birlik… Dinidir” diyorlar. Hâlbuki esas barış, bilim ve birlik dini Alevilik olduğunu bilmiyorlar mı? IŞİD dinci katiller sürüsü hepsini boğazlamıyor mu? “İslam ordularının kendilerine saldırı olmadığı halde Irak, Suriye, Mısır, Mağrip, Orta Asya'ya seferler yapmaları tipik fetih hareketleridir "Yağma İslam geleneğidir" yazmam hatalı. "Fethedilerek alınan yerleri üç gün yağmalama İslam ordularının geleneğidir" demem gerekiyordu. 

HDP’li vekillerin Cenevre’deki eylemleri sürüyor

IŞİD’in Kobanê kantonuna yönelik saldırılarına dikkat çekmek amacıyla Birleşmiş Milletler (BM) merkezi önünde çadır kurarak açlık grevi başlatan HDP’li vekiller önceki gün Cenevre’deki Rusya Elçiliğiyle görüştü. ANF’nin haberine göre Vekillerin başlattığı eyleme gün boyu destek verilirken aralarında İsviçre İnsan Hakları Dayanışma Derneği, Alevi Kültür Dernekleri, IGIF, Avrupa Sürgünler Meclisi temsilcileri de eylem çadırını ziyaret etti.

Orhan Doğan Barış Ödülü Eren Keskin'e verildi

Türkiye Barış Meclisi’nin düzenlediği Orhan Doğan Barış Ödülü, bu yıl insan hakları savunucusu ve avukat Eren Keskin’e verildi. Keskin ödülünü iki kadına, Zabel Yesayan ve Sakine Cansız’a adadı…Keskin, siyasi hayatını barış mücadelesine adamış olan Orhan Doğan adına verilen bir ödülü almanın anlamlı olduğunu belirterek; “Bize bu coğrafyada çok yalanlar söylendi. 1915 Soykırımının üzerinde kurulmuş bir devlete ‘devrim’ dendi. Ve solcusuyla, sağcısıyla egemenimize benzedik. Bunu aşmaya çalışanlar da oldu; bunlardan biri olan Orhan Doğan bu yolda büyük bedeller ödedi. Bu ödülü iki kadına adıyorum: biri, Soykırım mağduru bir halkın yazarı Zabel Yesayan. Diğeriyse Kürt halkının barışa ulaşması için çalışmış olan Sakine Cansız. Coğrafyamızda bize dayatılan savaş halen devam ediyor. Mücadeleye devam.” diye konuştu. (Değerli İnsan Hakları savunucusu Eren Keskin’i yürekten kutluyororuz. HYETERT)

New York'ta Tarihin En Kalabalık İklim Yürüyüşü

Salı günü New York'ta gerçekleşecek BM İklim Zirvesi öncesinde 400 bin kişi New York'ta yürüyüş yaptı. Zirveye katılanlardan somut adım isteyen protestocular arasında BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon da vardı. Birleşmiş Milletler’in (BM) çağrısıyla yarın New York’ta İklim Zirvesi gerçekleşecek. Zirve öncesi 350.org ve Avaaz’ın çağrısıyla dünya çağında protesto, etkinlik ve yürüyüşler gerçekleşti. Dünyanın 161 ülkesinde 2700'e yakın yerde eş zamanlı etkinlikler düzenlendi. Londra'da 40 bin, Paris'te 25 bin kişi iklim değişikliğine dikkat çekmek için yürüdü.

Yahudi Kongresi ile görüşme iptal

Dünya Yahudi Kongresi bir süre önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan, BM Genel Kurulu için geleceği New York'ta randevu talep etmişti. Talep kabul edildi, Ronald Lauder başkanlığındaki heyete, Pazartesi 10.45'e randevu verildi. Görüşme Cumhurbaşkanı'nın kaldığı Peninsula Oteli'nde gerçekleşecekti. Ancak heyet görüşmeden bir iki saat önce görüşme saatini değiştirmek istedi. Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre talep kabul edilmedi ve görüşme iptal oldu.

Erdoğan, Yahudi ve Ermeni liderleriyle görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 69. Genel Kurulu için gittiği New York'ta Yahudi ve Ermeni kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, başkanlığını Ron Lauder'ın yaptığı Dünya Yahudi Kongresi'nden bir heyetle ve Amerikan Ermeni Kilisesi Başpiskoposluğu'ndan Başpiskopos Khajag Barsamian ile görüşmesi bekleniyor.

Kanada’da Ermeni Soykırımı yıldönümü anma etkinlikleri programı başladı

Kanada’nın Montreal kenti McGill Üniv. Pollack Konser Salonunda  tanınmış Mollinary Dörtlüsünün konseriyle Ermeni Soykırımının 100. Yıldönümü anma etkinliklerine start verildi.

Erkek, savaş ve tecavüz: Ayrılmaz

Şiddetin türleri var. Fiziksel şiddet, duygusal şiddet, sembolik şiddet... Bunların kesişim kümesi olarak cinsel taciz ve nihayet tecavüz ise şiddetin zirvesi. Bu ağır şiddet biçiminin kitlesel hal aldığı zamanlar var. Savaşlar gibi. Anarşi ve kargaşa dönemleri gibi. Ne yazık ki tarih boyunca bu tür zamanlardan bol bol olmuş... İğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batıralım. 1915-1916’da İttihatçı kadroların devlet-halk işbirliğiyle, Osmanlı İmparatorluğu’nun tüm Ermeni tebaasının Der Zor çöllerine sürülmesi ve 800 bin ila 1.5 milyon arası Ermeni’nin öldürülmesi, ölüme terkedilmesi sırasında Ermeni kadınlarının tecavüze uğradığı devletin belgelerinde değil sözlü tarih anlatılarında var sadece. Verjine Svazlian’ın Ermeni Soykırımı ve Tarihsel Hafıza adlı çalışmasından bir pasajcık aktarayım. Erzincanlı 1909 doğumlu Garnik Stepanyan anlatıyor: “Nisan günleriydi. Der Zor yakınlarındaki Hekimhane denilen yerde korkunç bir olay cereyan etti: Zıvaneli 30 güzel gelin kervanımıza katılmıştı. Bir gece onları toplayıp götürdüler; onları çırılçıplak soyup dans etmeye ve kendilerini eğlendirmeye zorlamışlar. Saçları darmadağınık ve acayip şekilde geri getirildiklerinde, o gelinler hep birlikte el ele tutuşup Fırat nehrine atladılar:”

Lake Sevan and Armenian Countryside

By Tomasz Lisowski, Adventurous Travels  
It’s unbelievable how diverse Armenia is, how astonishing the landscapes are and how many attractions are packed within such a small territory. From the amazing view of snow covered Mount Ararat, through gorges, canyons and sandstone formations to the ancient temples and monasteries carved into the walls of the cliffs. Even driving through Armenia is an attraction in itself. It’s a great experience to discover something new, a country that is not visited by crowds of tourist and where a foreigner is still a rare sight.

Asurîler köylerini yeniden inşa ediyor

Yıllar sonra köylerine geri dönme kararı alan Asurîler, köyleri Hesana’yı yeniden inşa etmek için çalışmalara başladı. Şu ana kadar dört ailenin geri dönüp evlerini yeniden inşa ettiği köye, Avrupa’ya göç eden diğer ailelerin de zaman içerisinde döneceği belirtiliyor... MS. 1600 yıllarından kalma Martşmuni, MS 400 tarihli Marmuşe ve 1833 yılında yapılan Protestan kiliselerinin bulunduğu köyde, sadece 1833 yılında yapılan Protestan ve MS 400 yıllarından kalma Marmuşe kiliseleri yıllar içerisinde ayakta kalabilmiş durumda. Marmuşe ve köyün içinde yer alan Protestan kilisesi, topraklarına dönen Asurî köylülerce büyük bir titizlikle restore ediliyor.

T.Altıkulaç: “Anayasa; ‘Hiç kimse dini inancını açıklamaya zorlanamaz’ derken biz Musevi, Hristiyan vatandaşlarımızı dinlerini açıklamaya zorladık”

AK Parti iktidarının ilk döneminde TBMM Milli Eğitim Komisyonu Başkanlığı da yapan eski Diyanet İşleri Başkanı Tayyar Altıkulaç zorunlu din dersi uygulamasının yanlış yapıldığı konusunda defalarca uyarıda bulunduğunu ancak kulak asan olmadığını söyledi. Altıkulaç, “Biz yıllarca bilinçsiz bir şekilde kolaycılığa kaçtık ve isteğe bağlı din eğitimini, din öğretimini içeren zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi dersi olarak uyguladık. En ciddi yanlışı burada yaptık” dedi.

Rojavalı, Suriyeli, Iraklı Mültecilerle Dayanışma Eylemi

Rojavalı, Suriyeli, Iraklı mülteciler kardeşimizdir! Sınırlar açılsın!
Tarih: 27 Eylül 2014, Cumartesi
Yer: Tünel Meydanı (Galatasaray Meydanı’na yürünecek)
Saat: 18.00

Ermeni Patrik'ten Merkel‘e one minute

Ermeni Patrik Vekili Aram Ateşyan Merkel'in Başbakan Erdoğan'ı eleştirmek istemesi üzerine kendisini susturdu. Emin Pazarcı Akşam'daki bugünkü yazısında geçen yıl yaşanan çok önemli bir olayı köşesine taşıdı.Pazarcı Ermeni Patrik Aram Ateşyan'ın Almanya Başbakan'ı Merkel'e Türkiye hakkında konuşması esnasında nasıl one minute dediğini yazdı.   İşte o yazı:   Olay, geçtiğimiz yıl Alman Başbakanı Angela Merkel'in, Türkiye'yi ziyareti sırasında gerçekleşti. Şansöyle Merkel'e, Başbakan Erdoğan'la ilgili olarak "one minute" çıkışı yapıldı.  

RTÜK, Murat Bardakçı'nın 'Ermeni' açıklamasına 600 bin TL ceza kesti

Tarihçi Murat Bardak'çının Kim Kardashıan hakkında söyledikleri ve Ermeni halkına yaptığı hakaret RTÜK'ten Bardakçı'ya 600 bin TL para cezası getirdi... RTÜK uzmanlarının hazırladığı rapora göre, 6 Eylül 2014 tarihinde yayınlanan 'Tarihin Arka Odası' adlı programda ünlü sanatçı Charles Aznavur'un 'Sur Ma Vie' adlı şarkısı yayın akışı içinde izleyiciye dinletildi.Parçanın bitimininin ardından izleyicilerden tepki mesajları alan Bardakçı, gelen mesajlara yönelik olarak, “Nasıl Ermenice şarkı çalarsın diyorlar. Çüş efendim, oha. Ulan Fransızca be. Tamam kulağınızla dinlemiyorsunuz, başka tarafınızla dinleseniz bile böyle bir halt edemezsiniz. Şarkı Fransızca, herif Ermeni, aptal mısın? Salak, aptal sensin. ‘Mazi mülevves, hal bok, hati kenef’ şiiri Neyzen’in değil, Eşref’indir. Kim Kardashian’ın koca kıçını seyrediyorsunuz ya, o da Ermeni seyretme. Ermeni kıçına niye bakıyorsun?” ifadelerinin yer aldığı sert karşılıklar verdi. Raporda, ekranlarda argo ya da hakaret içeren ifadelerin kullanılmaması gerektiği, bu ifadelerin yayıncılık anlayışıyla bağaşmadığı dile getirildi.

Holocaust’un “Fayda”ları: Hatırlama, Banalleştirme, İstismar*

Kadir Has Üniversitesi'nde 27 Ocak 2014'te ilk kez düzenlenmiş Uluslararası Holocaust'u Anma Törenl (Foto: Alberto Modiano, Şalom Gazetesi)

Corry Guttstadt
Bu yıl Auschwitz’in Kızılordu tarafından kurtarıldığı tarih olan 27 Ocak’taki uluslararası anma günü, Türkiye’de ilk defa yarı resmî bir kabul gördü.[1] Kadir Has Üniversitesi’nde düzenlenen törene Dışişleri Bakan Yardımcısı Naci Koru katıldı; Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve AB’yle ilişkilerden sorumlu devlet bakanı Mevlüt Çavușoğlu açıklamalar yayımladılar. Gerek Șalom’da, gerekse İngilizce yayımlanan birçok gazete ve blogda bu tören hakkında çıkan haberlerin abartılı denebilecek kadar olumlu olması, şaşırtıcıdır. Zira politikacıların açıklamalarını okuduğunuzda, Türkiye’deki antisemitizmi (ve genel olarak ırkçılığı ve ayrımcılığı) bir kez daha inkâr etmek, Türkiye’nin gûya “Yahudileri kurtardığı” mitosunu terennüm etmek ve Ermeni jenosidini inkâr etmek üzere, anma gününü istismar ettiklerini görürsünüz.

Sibil, Yerevan Belediye Başkanı tarafından altın madalya ile ödüllendirildi

İstanbullu Ermeni sanatçı Sibil Yerevan Belediye başkanı Taron Margaryan tarafindan sanatsal katkıları ve yardım çalışmaları sebebiyle altın madalya ile ödüllendirildi. Sibil “Bu ödüle layık görülmek benim için tarifsiz bir mutluluktu. Desteğiniz için çok teşekkür ederim. Son albümüm “Ser” (Sevgi) adını verip tüm insanlığa sevgimi iletmek istedim” dedi.

İsveç’te 4 Süryani aday milletvekili oldu

İsveç'teki seçimlerde Türk adaylardan milletvekili seçilen olmadı. Türkiye kökenli 4 Süryani aday ise meclise girmeyi başardı... Hristiyan Demokrat Parti'den Robert Halef 2 bin 521 tercihli oy alarak Stockholm'den, Liberal Halkçı Parti'den Irak kökenli Süryani Robert Hannah da bin 716 tercihli oy ile Göteborg'dan milletvekili olarak parlamentoya girdi.

21 Eylül Dünya Barış Günü

BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon da bugün yayınladığı mesajda şunları ifade etti:"Bugün savaş kışkırtıcıları ve teröristlerin elinde çok sayıda insan acı çekiyor. Onlarla dayanışma içinde olalım. Barış ve güvenlik sosyal ilerlemenin ve sürdürülebilir gelişmenin temel unsurlarıdır. Bu nedenle BM 30 yıl önce insanların barış hakkını kabul etmiştir. "Birçok ilerleme sağladık. Ama hala yapılacak çok şey var. Aşırıcılığı söndürmek ve çatışmaların köklerini çözmeliyiz. Barış, bugünden başlayarak adım adım ama birlikte yürüyeceğimiz uzun bir yol."... PEN Barış Komitesi Başkanı Esra Karaosmanoğlu Bayar “Dünya Barış Günü” diğer ülkelerde 21 Eylül’de değerlendirilirken, ülkemizdeki barış etkinlikleri 1 Eylül günü yapılıyor. Bu fark Türkiye’deki etkinliklerin dünyada yankı bulmasına engel oluyor. Dileriz 21 Eylül 2015 barış etkinliklerinin birlikte yapılacağı bir gün olur.” dedi.