Etiketler

40. yılında TÜSİAD'dan demokrasi çağrısı

Şahin Alpay
Ayrıntıları tartışılabilir, ama TÜSİAD'ın uzman ve kanaat önderlerinden oluşan bir kurula hazırlattığı rapor, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu yeni, sivil ve demokratik anayasanın dayanması gereken ilkeleri ortaya koymakta.Rapor, özgürlükçü demokrasinin yerleşmesinden yana olanların, en azından 1990'ların başından bu yana aralarında tartışarak üzerinde geniş bir mutabakata vardıkları ilkeleri kâğıda dökmekte ve, özetle, askerler tarafından hazırlanan ve son derece otoriter bir Kemalizm anlayışına dayanan 1982 Anayasası'nın yerine, liberal demokrasinin ilkelerine dayanan yeni bir anayasa konulmasını öneriyor.

Zirve Yayınevi katliamının raporları Gölcük'ten çıktı

Zirve Yayınevi cinayetlerini AK Parti ve Gülen Cemaati'nin üzerine yıkmak için hazırlanan sahte istihbarat raporları Askeri Casusluk soruşturması kapsamında Gölcük'te de bulundu. Ergenekon soruşturması kapsamında, 'Zirve yayınevi katliamını azmettirdiği" iddiasıyla tutuklanan ve cinayetlerin işlendiği dönemde Malatya İl Jandarma Alay Komutanı Albay Mehmet Ülger'in "katliamın sorumluluğunu hükümete yıkmak için hazırlattığı" iddia edilen sahte istihbarat raporları Askeri Casusluk Soruşturması kapsamında Gölcük Donanma Komutanlığı'na yapılan baskında da ele geçirildi. Ülger ekibinin hayali misyoner grupları kurduğu ve onlara logolar hazırladığı iddia edildi.

Kiro Manoyan: Ermeni tarafı 24 Nisan’a kadar imzasını protokollerden geri çekmeli

Ermeni tarafının 24 Nisan’a kadar imzasını protokollerden geri çekmesi gerektiğini vurgulayan Manoyan “Ermeni-Türk sürecinde bir gelişme yok. Türkiye’de yapılacak seçimlere kadar bir şey olmayacak. Ancak seçimlerden bir yıl sonra da bu süreçte gelişme olmayacak. Ermeni tarafının protokollerden imzasını geri çekmesi durumunda ise bu süreç sona erecek” diye konuştu.

Minority Legislation Passes From Cyprus Parliament’s Committee Of Legal Affairs

The legislation on the status of the religious minorities has gone a step forward and passed today from the Parliament's Committee of Legal Affairs. It will be on the agenda of the next week’s session of the Cyprus Parliament for a vote. It is expected to pass unanimously. After three years of persistent efforts by the Representatives of the religious minorities of Cyprus (Armenians, Maronites and Latins), spear-headed by the Armenian MP Vartkes Mahdessian, legislation upgrading the status of the communities through the increased powers of the minority MPs is virtually a reality.

TÜSİAD'ın Anayasa önerisi Ruhban Okulu'nun önünü açıyor

İdil Fırat
TÜSİAD'ın hazırladığı Anayasa çalışmasında özellikle azınlıklara yönelik talepler dikkat çekici. Lozan'a atıf yapılması istenen çalışma, Ruhban Okulu'nun önünü açıyor… Anayasa önerisinde, "Dini cemaatlere tüzel kişilik tanınması" da gündeme geldi. Çalışmada, "Din ve vicdan özgürlüğü kapsamında dini cemaatlerin örgütlenme özgürlüğünün ve özerkliklerinin de Yeni Anayasa'da güvence altına alınması gerektiği" dile getirildi.

Ermenistan, Rus sempatizanlığında dünyada 5. sırada

Amerikalı sosyologlarca 2010 yılında dünyanın 100 ülkesinde gerçekleştirilen anket sonuçlarına göre, farklı ülkelerin dünya siyasetindeki öncü ülkelerin tutumlarını nasıl algıladıkları yönünde bir tablo hazırlandı… Genel olarak Rus sempatizanlığında Ermenistan sadece Tacikistan, Özbekistan, Kırgızistan ve batı Afrika’da bulunan Mali’nin gerisinde kalmakta.Ülkemizde yapılan araştırma sonuçlarına göre; Ermenistan’lıların % 75’i Rusya yönetiminin izlediği siyaseti olumlu bulmakta ve verimli olarak değerlendirmekte.

Buna karşı görüş beyan eden yurttaşlarımızın sayısı ise sadece % 7.

Komşu Azerbaycan’da Rusya’nın siyasetini olumlu algılayanların sayısı az değil, % 54.

Genel olarak Rus sempatizanlığında Ermenistan sadece Tacikistan, Özbekistan, Kırgızistan ve batı Afrika’da bulunan Mali’nin gerisinde kalmakta.

Diğer komşu Gürcistan’da ise Rusya’ya yönelik tutum oldukça olumsuz. Gürcülerin % 76’sı Moskova’nın siyasi vektörünü sert bir şekilde kınamakta ve sadece % 6’sı Medvedev ve Putin tarafından atılan adımları olumlu olarak nitelendirmekte.

Dünya devletlerinden Rusya’ya yönelik düşük güven düzeyi Kosova’da da mevcut. Burada Rusya sempatizası yurttaşların sayısı % 7’yi geçmemekte.

Fransa’nın yürüttüğü siyaset Errmenistanlılar tarafından oldukça yoğun destek görmekte. Ermenistanlıların % 62’si Sarkozy yönetiminin olumlu olarak nitelendirirken, % 12’si olumsuz olarak değerlendirmekte. Fransa’ya yönelik olumlu yaklaşım Gürcistan’da % 43, Azerbaycan’da %42, Türkiye’de sadece %22 düzeyinde.

ABD’ye yönelik Ermenistanlıların tutumu da oldukça olumlu. 2010’da gerçekleştirilen ankette Ermenistanlıların % 50’si Amerikan yönetiminin faaliyetlerini olumlu %32’si olumsız olarak nitelendirmekte. Daha önceki 2 yıl esnasında Washington’a yönelik güven göstergesi Emenistan’da %54’le daha yüksek bir orana sahip olduğunu hatırlatalım. ABD siyasetine yönelik olumlu yaklaşım Azerbaycan’da %58, Gürcistan’da ise % 47 düzeyinde.

Gallup verilerine göre; genel olarak Ermenistan sakinleri Almanya ve Büyük Britanya’nın yürüttüğü siyaseti de kötü algılamamakta. Ermenistan’lıların % 57’si Almanya’nın, % 47’si ise İngilere’nin siyasetine olumlu bakmakta.

Türkiye sakinleri  süper devletler ve onların yöneticilerine yönelik olumsuz kanaatleriyle dikkat çekmekte. Türklerin % 21’i Rusya’ya yönelik olumlu ike, % 36’sı olumsuz tutum taşımakta. Geleneksel olarak Ankara’yı destekleyen İngiltere yöneticilerinin siyasetini olumlu değerlendiren Türklerin oranı % 23, olumsuz değerlendirenlerse % 30 düzeyinde.

Özgürlük Radyosu’un verdiği bilgiye göre; genel olarak Gallup verileri dünya süper devletlerinin yüksek bir krediye sahip olmadıklarını göstermekte. Dünya sakinlerinin % 27’si  Rusya’lı yöneticilerin, % 35’i İngilere’nin, % 39’u Fransa’nın politikalarını olumlu bulmakta.

http://news.am/tur/news/52686.html

Ermeniler, katliamdan kalan altınlarını istiyorlar

Ermeniler, 1915 yılında katliam sırasında el konulan altınlarının verilmesi için hareket geçti. Osmanlı’nın Almanya ile 1. Dünya Savaşı tazminatı olarak ödediği altınlar ise şu anda New York’taki Federal Fon Bankası’nda bulunuyor.Altınlar daha sonra ise bankanın Berlin’deki şubesinde açılan Osmanlı hesabına yatırılmış. Müttefikler Almanya ve Osmanlı’nın 1. Dünya Savaşı’nın kaybetmesi üzerine de altınlar savaş tazminatı olarak 1921 yılında Fransa ile İngiltere’ye verildi. 1924 yılında ise her iki ülke o dönem 5 Milyon Türk Lirası-22 Milyon Dolar tutarında olan altınları ABD’ye devlet bonosu karşılığında satmış.

Kiro Manoyan: Ermeni tarafı 24 Nisan’a kadar imzasını protokollerden geri çekmeli

Ermeni tarafının 24 Nisan’a kadar imzasını protokollerden geri çekmesi gerektiğini vurgulayan Manoyan “Ermeni-Türk sürecinde bir gelişme yok. Türkiye’de yapılacak seçimlere kadar birşey olmayacak. Ancak seçimlerden bir yıl sonra da bu süreçte gelişme olmayacak. Ermeni tarafının protokollerden imzasını geri çekmesi durumunda ise bu süreç sona erecek” diye konuştu.

Selçuk Üniversitesi’nde Türkiye-Ermenistan İlişkileri Konferansı

Yeni Dönemde Ermenistan’daki Türkiye Algısı” konulu konferans. Tarih: 28 Mart; 2011 Pazartesi; Saat :16.30 Yer : Selçuk Üniversitesi İİBF Konferans Salonu / Konya

«The California Courier»: Soykırım esnasında Ermenilerden yağmalanan altın ABD’de

Glendale’de faaliyet gösteren Ermeni Toplumsal Hafıza Merkezi-Birliği 4 Mart’ta ABD Federal Rezerv Kurumuna karşı, 1915 Ermeni Soykırımı esnasında Osmanlı İmparatorluğunda Ermenilerden yağmalanan altının teminine ilişkin bilgi tahsis etmesi amacıyla adli süreç başlattı.

İnancın evrenselliği ve Sebuh...

Ali Bayramoğlu  a.bayramoglu@aksiyon.com.tr  
Bir papazdan fazlasıydı Sebuh. Episkopostu. Malatyalı idi. Babası, o 10 yaşındayken, 1969’da Ermenistan’a götürmüş aileyi. Türkçesi mükemmel, aksansızdı Sebuh’un. İstanbul Ermeni Patriği Mesrob’un görevini yerine getiremeyecek kadar hasta olmasından sonra, planlanan seçimlerde adaylardan birisiymiş, İstanbul’a bu nedenle yakınlarda iki kez gelmiş…

Avrupa midemi bulandırıyor

Memiş Hoca -e-mail: memisce@gunes.com
Ermeniler, Rumlar ve diğer Türkiye düşmanları, Türkiye’nin aleyhindeki faaliyetleri nasıl yürütüyor zannediyorsunuz? ABD ve Avrupa parlamentolarındaki o lobiler nasıl oluşuyor? Bunların hepsi mi Türk düşmanı veya en azından Türkiye aleyhindeki insanlar? Hayır. Önemli olan ne biliyor musunuz? Para... Rüşvet... Verdiniz mi parayı lobiler hemen harekete geçiveriyor. Bir bakıyorsunuz, hiç ummadığınız bir anda, hiç ummadığınız bir ülkede, aleyhinize karar tasarıları veriliyor ve hiç beklemediğiniz kararlar peş peşe çıkabiliyor. (Bir medyum Memiş eksikdi o da tamam oldu. Bu adam Avrupayı TV önünde dövülecek zavallı sakat medyum sanıyor, herhalde. Hyetert) 

ALMANYA ERMENİ RUHANİ ÖNDERLİK YÖNETMELİĞİ

Değerli Okurlar,
Eş patrik seçimi ile ilgili gelişmeleri biliyorsunuz.  Toplumun akıl tutulması yaşadığı bu ortamda görüldü ki, eş patrik seçimi karşıtı heyetle işbirliği yapan lobinin yöneticileri bile Patriklik (Badriarklik) ile Ruhani Önderliği (Araçnortluğu) birbirinden ayıramıyor. Patriklik için belli bir süre önerenlerin de bu iki kurumu birbirinden ayıramayan olduğu görülüyor. Bu nedenle bir ruhani önderlik yönetmeliğini (Ganonatrutyun)  tercüme edip yayımlamaya karar verdim. Almanya Ruhani Önderi (Araçnortu) Saygıdeğer Başepiskopos Karekin Bekçiyan bu konudaki yardımlarını esirgemedi. Yönetmeliği gönderdi ve gönderdiğimiz çevirileri düzeltti. Kendisine huzurlarınızda teşekkür etmek isterim.

Azınlıklara Karşı Ayrımcılıkta Medya Elitleri Başı Çekiyor

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Eser Köker ile Doç. Dr. Ülkü Doğanay tarafından yazılan "Irkçı Değilim Ama... Yazılı Basında Irkçı-Ayrımcı Söylemler" isimli kitap, basındaki ayrımcılığı teşhir ederken, azınlıklara yönelik ayrımcılığa da önemli yer ayırıyor. Kitapta, gazetecilerin bu ayrımcılığın uygulanmasındaki rolü şu satırlarla ifade ediliyor:"Azınlıkların kültürel, ekonomik ve sosyal açılardan açık ve/veya örtülü bir biçimde baskıya ve ayrımcılığa uğraması sürecinde dil, söylem ve iletişim önemli bir rol oynar. Gazeteciler, muhabirler, editörler ve köşe yazarlarından oluşan medya elitleri, azınlık gruplarına ilişkin kanıların oluşturulmasında ve işleyişinde önemli bir role sahiptir. "Sorunun çözümünün önce medya kurumu içerisinde başlamasını öneren çalışma, "etnik olarak farklılığını ifade etme olanağı bulan muhabir ve editörlerin çalışma yaşamında karşılaştıkları sorunların" sistematize edilerek bir tartışma başlatılmasının yararlı olacağına dikkat çekiyor.

Prof. Özbudun: Üç maddeyi 5 general koydu

Prof. Özbudun: Dünkü açıklamamızdan bu yana genellikle o değiştirilemez maddeler üzerinde bir tartışmanın yaşandığını görüyorum. Biraz da garipsiyorum. Çünkü bu taslakta belki 50-60 tane iyileştirici madde var, demokratikliğinden kimsenin kuşku duymayacağı öneriler var. Nedense bunlar gölgede kalıyor, değişmez maddeler üzerindeki önerimiz ön plana çıkıyor.Cumhuriyetin ilk anayasası 1924 tarihlidir ve tamamen Atatürk ve arkadaşlarının hakimiyetinde olan bir Meclis'tir. O Meclis'in kabul ettiği anayasada değişmezlik prensibi sadece Cumhuriyet'in devlet şekli olduğu hükmüdür. 1961 anayasasında yine tek değişmez hüküm Cumhuriyet'tir.

MHP'den TÜSİAD'a Anayasa Tepkisi

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'dan TÜSİAD'a tepki: Sen kimsin ya!...MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, TÜSİAD'ın hazırladığı yeni anayasa taslağına tepki göstererek, "Oturmuşlar orada ısmarlama anayasa yapıyorlar. Böyle bir şey olabilir mi? Bu anayasanın Erdoğan'ın hazırladığı Anayasa'dan ne farkı var?" dedi.

Şişli’den Haberler

Şişli A  bayan voleybol takımı Türkiye deplasmanlı 2. liginde karşılaştığı Kocaeli Büyükşehir Belediye takımını deplasmanda 3-2 mağlup etti. Maçın setleri 25/21 22/25 23/25 25/14 15/11 sonuçlandı.

Upcoming Lectures in the Los Angeles Area

by Dr. Hayk Demoyan, Director, Armenian Genocide Museum-Institute, Yerevan The Armenian Sports and Athleticism in the Ottoman EmpireandThe Armenian Genocide: Centennial Anniversary and Commemoration Strategies...Thursday, March 24, 7:30 p.m.; Friday, March 25, 8:00 p.m; Saturday, March 26, 6 p.m; Sunday, March 27, 4:00 p.m. Schedule of Lectures Thursday, March 24, 7:30p.m.

Azmettirici ve tetikçi aynı karede

Ertuğrul Özkök
ALLAH aşkına önümüzdeki şu fotoğrafa çok iyi bakın. Çok çok iyi bakın.Aslında hayali bir fotoğraf ama hepimiz aynı karedeyiz. O fotoğraf bir ayna. O, “toplumsal bir sahtekârlığın” fotoğrafıdır.Koskoca bir ülkenin suç ortaklığı, kolektif utancı, toplu sahtekârlığı bir tek kareye sığmıştır. O karede kendinizi görmeseniz de, hayaliniz oradadır. “Shining” filminin son karesidir o fotoğraf… Söyler misiniz, misyonerlik faaliyetlerine karşı yıllardır sürdürülen gizli kampanyalara hangimiz ses çıkardık.AK Parti’lisi mi? Cumhuriyetçisi, laiki, milliyetçisi, ülkücüsü mü? Al askerini vur siviline. Daha dün Cumhuriyet mitinglerinde milyonlarca insanın önünde kürsülerden misyonerliğe karşı neler söylendiğini unutmadık.Amaç AK Parti’yi zor durumda bırakmak, “Bak misyonerlik faaliyetlerine karşı hiçbir şey yapmıyorlar” demekti.Geriye dönün, Trabzon’da Rahip Santoro’nun öldürüldüğü günlere bakın.Şehirde açık kalabilmiş tek kilisenin tek rahibi öldürüldü.Allah aşkına kim gerçekten üzüldü, utanç duydu bu cinayetten.Duydu da ne yaptı?

Ermeni gençlerden Türk tarihi kitabına protesto

Paris Kitap Fuarı’nda ‘Türklerin 2000 Yıllık Tarihi’ adlı kitapta Ermeni soykırımı ile ilgili bölümleri protesto eden bir grup Ermeni genç, kitapların üzerine ‘İnkâra hayır’ etiketleri yapıştırdı.