Etiketler

Ani Harabeleri, UNESCO dünya kültür mirası listesine girmeye aday gösteriliyor

Kars Kültür ve Turizm Müdürü Hakan Doğanay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kars'a 42 kilometre uzaklıktaki Ani Ören Yerinde Firikler, Urartular, Anadolu Selçukluları ve Osmanlıların yaşadığını söyledi… Ani Harabelerinin bir dünya şehri olduğunun altını çizen Doğanay, ''Ani'nin en büyük önemi dinler şehri olmasıdır. Ani'de 500 metre aralıklarla 3 dini mabedi görmek mümkündür. Cami, kilise ve katedral görmek mümkün. Onun için Ani'ye bin bir kiliseler şehri ve zenginler şehri de denilmiştir'' şeklinde konuştu. (Aferin Sayın müdür, Bin bir kiliselerin şehri Ani’nin Ermeni şehri olduğunu inkâr ederek bütün dünyayı kendinize güldürdünüz. HYETERT)

Dışişleri Bakanlığı azınlıkları istiyor

Devlet azınlıkları ile barışıyor. Türkiye’de azınlıkların devlet ile ilişkileri genelde hep sorunlu oldu. Tek Parti döneminde uygulanan azınlık karşıtı Türkleştirme politikaları, azınlık vatandaşlarının Lozan ve Anayasa’dan doğan haklarını kullanmalarını fiili olarak engelledi. Bunun olumsuz etkilerinden birisi olarak Türkiye Cumhuriyeti döneminde kâğıt üzerinde eşit olmalarına rağmen devletin stratejik kademelerinde kendilerine yer bulamadılar. Hatta azınlık vatandaşlar arasında “Devlet bizi çöpçü bile yapmaz” ironisi kalıcı bir deyim haline geldi. AK Parti döneminde bu kuralı ve algıyı değiştirme yönünde ciddi bir niyet olduğunu görmezlikten gelemeyiz.

Kuzguncuk'ta Bostan Korkulukları

Derya Özkan
Kuzguncuklular Derneği kurulmuştu; yapılaşmaya karşı eylem hazırlığı içindeydi ve "Bostan bizimdir, vermeyeceğiz" nevî bir şiarla Kuzguncuklulara destek çağrısında bulunuyordu. Oysa yıllar sonra Mills'in kitabından şunları öğrendim: Derneğin "bizimdir" diyerek yapılaşmadan korumaya, yeşil alan kalmasını sağlamaya çalıştığı bostan aslında bir Rum ailenin özel mülküydü ve devlet 1977'de bostana el koymuştu. Dahası, Mills'in alan araştırmasını yaptığı 2000-2002 döneminde, söz konusu mülkün sahibi Rum ailenin bir üyesi hâlâ İstanbul'da (ama Kuzguncuk'ta değil, Avrupa yakasında başka bir mahallede) yaşıyordu ve sorulduğunda bostana sahip çıkıyordu. Kuzguncuk'taki bostan mücadelesine de, hayalî mahalle söylemine de kuşkuyla yaklaşmaya başlamama sebep olan bunları öğrenmem oldu.

‘Ağrı Dağı Efsanesi’

Halûk Sunat
İnsani meselelerin, nasıl da, büyülü bir dil olup tarihin derinliklerinden sızarak günümüzü kuşattığının resmidir.

Andıçtaki Ermeni-Rum yalanları suç değil mi?

Ezgi Başaran'ın başlattığı tartışma İsmet Berkan'ın köşesinde devam etti. İnternet andıcındaki Ermeni ve Rum söylemi suç değil mi?  "...Aynı Genelkurmay tarafından kurulup işletilen, içeriği sağlanan başka internet sitelerinde Ermeni ve Rumlar hakkında, Ermenistan ve Yunanistan hakkında olmayacak kışkırtmalar, kara propagandalar, yalanlar var, aynı savcılar bu çeşit yayınlarda bir suç unsuru görmüyor, hatta iddianamede bu yayınları ‘normal’ ve ‘makul’ bile buluyorlar.Oysa benim bildiğim Türk Ceza Kanunu’nda savaş kışkırtıcılığı da, halkın bir bölümün diğer bölümü aleyhine kin ve düşmanlığa teşvik etmek de, ırkçılık da, nefret çağrıları yapmak da suç kabul edilen şeyler."

Plaintiffs Score Early Victory Against Turkish Banks in Armenian Genocide Lawsuit

Author: Diane Rumbaugh
On August 2, 2011, a U.S. federal district court in Los Angeles handed Armenian plaintiffs an early victory in what will surely be a difficult legal battle over reparations for land seized from Armenians in Turkey during the Armenian Genocide (Alex Bakalian et. al vs. Republic of Turkey, the Central Bank of Turkey, and T.C. Ziraat Bankasi et. al, Case Number 2:10-CV-09596, December 15, 2010).

Ermenistan'dan kaçış

Ermenistan'da, ekonomik sıkıntılar nedeniyle yurtdışına göç hız kazandı. Öyle ki 1991'de 4 milyon olan nüfus, şimdi göç nedeniyle yarıya düştü. Ermeni tarihçi Libaridian'a göre dış göçün boyutu, ulusal güvenliği tehdit eder durumda.

Ermenilere karşı halkı kışkırtmakta sorun yok mu?

Ezgi Başaran / Radikal
Anlaşıldığı üzere TSK’nın sitelerindeki haberler hükümeti hedef aldığında kışkırtıcı ve manipülatif sayılıyor. Savcılıkça yani. Silahlı Kuvvetlerce Türkleri Rumlara ve Ermenilere karşı kışkırtıyor olmakta herhangi bir sorun görülmüyor. Görülmediği de önemle altı çizilerek iddianameye giriliyor. Sivil zihniyetin bu çifte standardını görmezden gelmek, demokrasi ve insan hakları açısından tehlikeli olur düşüncesiyle, dikkatinize sunuyorum.

BDP Grup başkanı, Ermeni müzisyen Aram Tigran’ın son vasiyetini yerine getirme sözü verdi

Halkların kardeşliğinin sembol isimlerinden olan sanatçı Aram Tigran, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Aram Tigran Konservatuvarı ile Dicle Fırat Kültür Sanat Derneği’nin ortak etkinliğiyle binlerce kişinin katıldığı görkemli bir geceyle anıldı. BDP Grup başkanı. Selahattin Demirtaş yaptığı konuşmada ″Biz Tigran’a söz verdik. Onu bu topraklara tekrar gömeceğiz″ ifadesini kullandı.

Hristofyas, Ermenistan'la ilişkilere değindi

Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, dün, Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan’ın da hazır bulunduğu Limasol’daki bir etkinlikte yaptığı konuşmada, iki ülke arasındaki ilişkilere değindi… “Yaklaşık 90 yıl önce, binlerce Ermeni’nin Osmanlı Türkiye’sinin gerçekleştirdiği soykırımdan dolayı, sığınmak amacıyla Kıbrıs’a geldiğini” iddia eden Hristofyas, bu göçmenlerin evlatlarının Rum toplumunun ayrılmaz bir parçasını teşkil ettiğini dile getirdi.Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, dün, Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan’ın da hazır bulunduğu Limasol’daki bir etkinlikte yaptığı konuşmada, iki ülke arasındaki ilişkilere değindi.

Suriye’de işler daha da kızışmadan... –

Taner Akçam /Taraf
AKP’nin unutmaması gereken gerçek, Hıristiyan Batı’nın, Hıristiyan Sırbistan’ı vurmasının ardında böyle kuvvetli bir özeleştirinin yatıyor olduğudur… Meseleye daha geniş bir perspektiften bakmak gerekiyor: İnsanlığın (Batı’nın) evrensel demokratik değerlerini esas alarak, Ortadoğu’da, Avrupa Birliği benzeri, ulusal sınırları açacak, ekonomik-siyasi ve kültürel entegrasyon süreçlerini yaratmak son derece doğru bir hedef olarak tanımlanabilir. Ama asıl soru, Türkiye’nin bölgesinde böylesi bir birlikteliği yaratabilecek ideolojik, politik ve ekonomik donanımlara sahip olup olmadığıdır. Cevap, hem “evet” hem de “hayır” olarak verilebilir. Niçin Evet! Bunun için ilginç ve pek bilinmeyen bir hatırlatma yapmak isterim. “Crimes Against Humanity” (İnsanlığa Karşı İşlenmiş Suçlar) çok önemli bir Uluslararası Hukuk normudur. İlk defa, bir hukuk terimi olarak, Ermeni soykırımı vesilesiyle 24 Mayıs 1915 yılında kullanılmıştır ve Nürnberg Nazi Yargılanmaları, bugünkü Yugoslavya, Ruanda ve benzeri diğer uluslararası yargılamaların ahlaki ve hukuki arka planını oluşturur. Bunlar bilinir, ama bilinmeyen, bu ifadenin ilk taslak halinin “Crimes Against Christianity” (Hıristiyanlığa Karşı İşlenmiş Suçlar) olduğudur.

Gunaysu: Denial Is a Hate Crime and Denialist Discourse Is Hate Speech

By: Ayse Gunaysu / armenianweekly
“It is as if a general orphan-like spirit floats over the [Muslim] quarter. Laziness, an apathetic attitude toward life is the character that appears among the Muslims. In contrast, if you enter the quarter of the Christians, your heart feels happiness; you find superbly constructed houses, which testify to the proprietors’ interested in life, and to their beautiful disposition, and clean and broad streets. In contrast to the immobility of the Muslims, the Christians are always on the move. In this respect, they enjoy the good things of life much more… The difference is even more obvious in regard to education. Whereas the Christian citizens generally know how to read and write, more or less, the Muslims are very much behind.”1The jacket of Kieser's 'Nearest East'

Western Diocese e-Newsletter

Born Karnik Zouloumian on January 1st, 1907 in Syria to an Armenian family, Carzou later created his name from the first syllables of his name and surname. Becoming a world traveler at an early age, Carzou was educated in Cairo Egypt before moving to Paris in 1924 at the age of 17 to study art and architecture in earnest... Under the auspices of His Eminence Archbishop Hovnan Derderian and patronage of Diocesan Benefactors Mr. and Mrs. Antranik and Virginia Zorayan, the Zorayan Museum will honor the world-renowned French-Armenian painter Jean Carzou with a memorable exhibition. The opening reception will be held on September 15th at 7:00 p.m. at the Zorayan Museum of the Western Diocese. For more information, please contact Linda Stepanian at (818) 790-4905 or visit www.armenianchurchwd.com

Western Diocese e-Newsletter

The "Bridge to the Future" Gala Banquet will be held in San Diego on Saturday, October 1, 2011, 6:30pm, at The Grand Del Mar Hotel. Tickets are $250/person. Gala sponsorship packages and booklet advertisements are also available for this milestone event… The St. John Garabed Armenian Church Trust Fund Committee is hosting the Gala to support the building of its new church campus near Del Mar, California.

İlker Başbuğ, Kazım Karabekir'in Gürbüzler Ordusu ve Ermeni Çocukları

Yusuf İnan
İşte o günlerde dikkatli bir okurumdan mail aldım. Mailinde İlke Başbuğ'un Kazım Karabekir fotoğrafının anlamını bilip bilmediğim soruluyordu. Eğer bilmiyorsan “Gürbüzler Ordusu” hakkında bilginiz de yoktur denilen mail iki tebessüm işaretiyle bitiyordu. Çok meraklanmıştım hemen araştırmaya başladım. Bu konuyu araştırırken Karabekir Paşa tarafından kurulan "Gürbüzler Ordusu"na ait bilgi ve belgelere ulaştım. Belgelerdeki ilk cümleler dikkat çekiciydi. Ermeni çocuklarının Kazım Karabekir Paşa tarafından Işıklar ve Kuleli Askeri Lisesi'ne sokulduğu iddia ediliyordu. Kaynak olarak Milliyet Gazetesi'nin 16 Mayıs 2000 tarihli nüshası gösteriliyordu. Haberi Şükran Özçakmak hazırlamış. Milliyet Gazetesi'nin haberine göre, Kazım Karabekir'in savaşta yetim kalan 6 bin çocuğu toplayarak onlardan "Gürbüzler Ordusu" kurmuş bir kısmını da sanayi mekteplerine yerleştirmiş.

Akdamar ayini için hazırlıklar hız kazandı

Seyfettin İdiz
Gölü’ndeki Akdamar Adasıyla aynı ismi taşıyan tarihi Ermeni kilisesi ikinci kez ayine hazırlanıyor. Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Başepiskopos Aram Ateşyan’ın 4 gün önce yaptığı incelemeler sonrası ayin için gelenleri adaya taşıyacak teknelerin bulunduğu iskele genişletiliyor. Çalışmaları yerinde inceleyen Gevaş Kaymakamı Yusuf Güni, "Akdamar Kilisesi ayin dolayısıyla büyük ilgi görüyor. İlk etapta iskeleyi genişletip ayin günü olabilecek kargaşanın önüne geçeceğiz. Ardından karayolları tarafından yaptırılan üst geçitle de buradaki trafik rahatlayacak. Ayrıca yeni bir otopark yapıyoruz. Ayin gününe kadar tüm hazırlıklarımızı tamamlayacağız" dedi. (Ahtamar adasında bulunan kilisenin ismi Surp Haç Ermeni Kilisesidir. HYETERT)

Ermeni Bayram Ve Yortuları!

Sarkis Adam
Ermenilerin, Hıristiyanlığı resmen kabul edişlerinden sonra (301), eski Ermeni bayramları, Hıristiyanlığa uyarlanarak, Dzunt (Dodus), Diyarintarac (İsa Mesih’in mabede sunulması, Surp Sarkis, Paregentan (Karnaval), Dzagazart (İsa Mesih’in Kudüs’e girişi) , Zadik ( Diriliş), Hampartzum (Göğe Yükselişi), Vartavar, Surp Haç, Astvadadzin (Meryem Ana’nın Göğe Alınışı=Üzüm Kutsanma Bayramı)  gibi daha pek çok yortu ve bayramlar Ermeni Kilisesi tarafından kabul edilmiş ve halk tarafından da benimsenerek asırlardan beri kutlanmaktadır.

''Mor Gabriel Manastırı: 1600 yıllık gelenek'' Kitabı Çıktı!.

 Süryaniler konusundaki çalışmalarıyla tanınan Yakup Bilge, Mor Gabriel Manastırı: 1600 Yıllık Gelenek adlı kitabında, Mor Gabriel Manastırı’nın bin yıllarla ifade edilen tarihinin detaylarını öğrenmek, olağanüstü etkileyici kuruluş hikayesini duymak, antik dönemden kalan muhteşem kilise ve yapıları daha yakından tanımak, ancak büyük kentlerin katedrallerinde bulunacak mozaiklerin güzelliğini görmek ve insanı bir başka zaman ve mekan boyutuna taşıyan terasları, eyvanları, abbara ve kubbeleri ile diğer antik yapıların atmosferlerini daha yakından hissetmek ve tanımak isteyen okur ve konuklara anlatmayı amaçlıyor.

Feyli Kürt Katliamı 'soykırım' olarak tanıdı

Federal Irak Parlamentosu’nun bugünkü oturumunda 1980’li yıllarda Saddam rejimi tarafından Şii (Feyli) Kürtlere yönelik katliamlar ve sürgünler “soykırım” olarak tanındı.

Gettolaşma neden kötü olsun?

Nagehan Alçı
Kısacası ben gettolaşma paranoyasını samimi bulmuyorum. Bize ezberletilmiş korkular sorgulanmadan, ısrarla yeniden yeniden pişirilip önümüze getiriliyor. Biraz rahat olalım... Mahalleleşme, herkesin kendi inanç ve tercihi doğrultusunda kendine benzeyenle birlikte yaşaması demokrasi dışı değildir. Yeter ki hiçbir mahalle bir diğerini asimile etmeye çalışmasın, arada gidiş-gelişler olsun. Ve yeter ki mahalleler arasındaki iletişim kopmasın! Dolayısıyla Hayrettin Karaman'ın Müslüman bir çevrede yaşama arzusunu anlıyorum. Ancak onun Müslüman görmediklerini aykırı olarak etiketlendirip yaşam tarzlarına müdahale etme isteğini sonuna kadar kınıyorum...