Etiketler

Ermenistan Avrupa Ekonomik Formuna Katılıyor

Ermenistan, 7-9 Eylül’de Polonya’nın Krinitsa kentinde gerçekleştirilecek Avrupa Ekonomi Forumuna (AEF) katılacak.Avrupa Ermeni Birlikleri Forumu’nun verdiği bilgiye göre; AEF Davos’tan sonra dünyanın en önemli siyaset ve ekonomi forumu olarak kabul edilmekte. Foruma siyaset ve ekonomi dünyasının 3-4 bin civarı temsilcisi katılmakta.

Jakobenizmin sonu mu? Azınlıklar, devletler ve şiddet

Immanuel Wallerstein
 “Azınlıklar”ın, ekonomik, siyasi ve sosyo-kültürel hakları kullanma hakkına neredeyse her zaman daha az sahiptir… Hükümetler genellikle, “azınlık” gruplarının kolektif haklarını verme fikrine karşı koyarlar. Çoğu devlet ruhen Jakoben. Devlet, gruplar veya kuruluşlar aracı olmaksızın, her bir birey ile doğrudan ilgilenmek konusunda manevi hak iddiasında bulunur. Soru, devletin, şiddet içeren bir ayaklanma ile hedeflerinin peşine düşen politik olarak örgütlenmiş “azınlık”lar ile karşılaştığında ne yaptığıdır… Politik durum, her yerde önemli şekillerde farklıyken, “azınlık” gruplarının daha fazla kolektif hak taleplerinin, dünya-sistemin jeokültüründe (tarih, etnik unsur ve din bileşenlerini de içeren "kültür"ün uluslararası siyasete ve uluslararası ilişkilere etkilerini nitelemek için kullanılan bir kavram, bulunduğu coğrafyadan etkilenen veya bu coğrafyayı etkileyen kültür; ç.n.) dünya genelinde güç kazandığı açık görünüyor. Jakobenizm, artık rağbet görmeyen bir ideolojidir. Devletler, bu sorunlardaki politik “ödünleşme”lerin olası çerçevesini göz önünde bulundurursa bu akıllıca olacaktır.

Van'da Ermeni Ayini Hazırlıkları

Vanlı Ressam Haydar Ekinek, 11 Eylül 2011 tarihinde Akdamar Adası Anıt Müzesi'nde yapılacak olan ayin nedeniyle adada 'Doğduğum topraklarda barış ve kardeşliğin esintileri' konulu resim sergisi açacak.Vanlı Ressam Haydar Ekinek, 11 Eylül 2011 tarihinde Akdamar Adası Anıt Müzesi'nde yapılacak olan ayin nedeniyle adada 'Doğduğum topraklarda barış ve kardeşliğin esintileri' konulu resim sergisi açacak.

Şükrü Saraçoğlu Stadı’nı bile talep edebilir!

Araştırmacı Yazar Aytunç Altındal, AK Parti iktidarının azınlık malları kararnamesi ile Rumların, 'Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı arazisi'ni bile talep etme hakkı doğduğunu söyledi. Yeni Çağ gazetesinde yer alan habere göre, Yunanistan'a göç eden Rumların, kararnamenin ardından döndüğünü belirten Altındal "Büyük rant söz konusu. Rumlar, kendilerinin olmadığı halde sırf Papazın Çayırı üzerine yapıldı diye Saraçoğlu Stadı'nı sahiplenecek. Boğaz'daki taşınmazlar da tehlikede" dedi. (Bu meşhur yazar da Halaçoğlu sınıfından, göz göre göre yanıltıcı haberler üretir. Kararnamenin ardından Rumların döndüğü de olsa olsa bu yazara has bir komplo teorisi. Stad ya da Boğaz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan azınlıkların vakıflarının elinden haksız olarak alınmışsa geri verilmesi bu yazarı neden rahatsız eder o da ayrı bir soru. HYETERT)

Rıfat Bali'nin Yeni Kitabı:Gayrimüslim Mehmetçikler: Hatıralar - Tanıklıklar

Azınlıkların, Cumhuriyet yıllarında vatanî görevlerini yerine getirirken ayrımcı bir uygulamayla ne mertebede karşılaştıkları konusundaki etraflı bir araştırma da bu kitapta yer almakta. Böylece kitapta yer alan tanıklıkların ve hatıraların, tarihsel bir çerçeve içinde değerlendirilmeleri mümkün olmakta.

Ermeni Soykırımının unutulmuş kadınlarına ilişkin bir film: «Büyükannenin dövmeleri»

″Khanum nine herkes gibi değildi. Ben onu kötü bir kadın olarak hatırlıyorum. Fiziksel temastan nefret ediyordu. O asla kucaklamayan, öpmeyen ve her zaman ellerindeki dövmeleri saklayan eldiven taşıyan bir büyük anneydi. Bu onun sırrını da saklamaktaydı. ″ Asparez’in yazdığı haberde Stockholm’den Suzanna Khardalyan, büyük annesini işte böyle tasvir etmekte… Onu hayvanları dağladıkları gibi mülk olarak zorla dağlarlar. Bu hikaye beni altüst etti″ diye anlatmakta Suzanna Khardalyan.

Kiliseye çevrilen cami aslına dönüyor

İzmir'in Çeşme ilçesi Alaçatı beldesinde, CHP'li belediyenin restorasyon adı altında kiliseye çevirdiği Pazaryeri Camii'nin eksikleri gideriliyor. Daha önce restorasyon projesinde yok denilerek reddedilen eksiklikler, İzmir Valisi Mustafa Vahit Kıraç'ın girişimleriyle giderilmeye başlandı. Mihrap, mimber ve kürsüsü yerine konulan caminin diğer eksikleri de bir bir giderilecek. 

Ermenistan’ın 20. Bağımsızlık Yıldönümü Royal Festival Hall’de bir konserle kutlandı

1 Eylül’de Londra Royan Festival Hall’de, Ermenistan’ın 20. Bağımsızlık Yıldönümüne yönelik ″Beyaz İllüzyon″ (White Illusions) başlıklı bir konser gerçekleştirildi. Ermenistan Kültür Bakanlığı, Ermenistan’ın Londra Büyükelçiliği ve Ermeni Apostoli Kilisesi Büyük Britanya Ruhani Önderliği himayesinde yapılan konser İngiliz «Inverse» ve Ghazar-Gala Kültür Birliği tarafından organize edildi.

Konser programında Aram Haçaturyan’ın eserleri ve genç kompozitör Karen Grigoryan’ın kendi eserleri yer aldı. Sanatçıya maestro Marius Stravinsky yönetimindeki Filarmoni Orkestrası ve kemancı Karen Şahgeldyan, Flütçü Neli Manukyan, guitarist Vardan Gaboyan, viyolonselist Ben Asatryan, piyanistler Areg Mirzoyan ve Artur Bobikyan yanısıra Juice Ansamblı eşlik etti.

Yaklaşık 2000 dinleyici katıldığı konserde yabancı misyon temsilcileri, Britanya’nın siyaset, toplum, kültür çevreleri yanısıra Britanya Ermeni toplumu temsilcileri  de hazır bulundular.

http://news.am/tur/news/72936.html

Dışişleri elçiliklere kripto geçti ‘2015’ alarmı verdi

1915 olaylarının 100. yıldönümü olan 2015 için sözde Ermeni Diasporası’nın tüm dünyada başlattığı propaganda çalışmaları Dışişleri Bakanlığı’nı da harekete geçirdi, büyükelçiliklere “Dikkatli olun. Diaspora ile yakın temasa geçerek, bu faaliyetleri engelleyin” denildi.

Baskın Oran: Bu bir ‘tek maddelik devrim’ olmaktan uzak

Baskın Hoca her zamanki çarpıcı ve net üslubuyla durumu özetledi.  “Tamam. AKP hükümetleri şimdiye kadarki bütün Cumhuriyet hükümetlerinden daha fazla eğildi Gayrimüslim sorunlarına. Fakat bu bir “tek maddelik devrim” olmaktan uzak. Kamulaştırmaları ve satışları dışarıda bırakıyor. Kamulaştırmaların çoğu zaten birer gasptan ibaret. Satışlarda ise, devlet el koyup eski malike bedavadan iade etmiş, o bir daha satmış. Ne tazminatını kimden alacaksın?

Kâfirlerin malları nasıl geri verilir

Roni Margulies
“Savaştan kaçarken bırakılan mallar” yanılgısı nereden çıkmış acaba? “Ermeniler bizi savaşta arkamızdan vurdu” iddiasının akrabası olsa gerek. Ama Ermeniler kaçmadı ki yahu, devlet eliyle, zorla, göç ettirildiler. Sonra başlarına neler geldiği malûm. Bu yanılgı ne kadar yaygındır, bilemiyorum, ama n’olur n’olmaz, arkadaşıma şu cevabı yazdım:“İade edilen mülkler savaştan (veya herhangi başka bir şeyden) kaçan azınlıkların malları değil. ‘Kaçmak’ hiç söz konusu değil.Bu mülkler bireylerin değil, azınlık vakıflarının mülkleri. Bu vakıfların pek çoğu Osmanlı döneminde kurulmuş. Çoğu bir ibadethaneye, okula, ihtiyarlar yurduna veya mezarlığa gelir temin etmek için kurulmuş; bu gelirle kilise veya okulun yaşaması sağlanıyor. 

Kaçak Ermeni'lere okul yolu

Türkiye'de çalışan Ermenilerin çocuklarına okul kapıları açıldı. Ancak bu tablonun arkası, şimdilik o kadar da pembe değil...Dün Hürriyet gazetesinde yer alan habere göre aileleriyle birlikte ‘gayri resmi’ olarak Türkiye’de yaşayan Ermenistanlı çocuklar, misafir öğrenci olarak, azınlık okullarına kabul edilecek. Çocuklar, Üsküdar Kalfayan, Feriköy Merametçiyan ve Kumkapı Bezciyan dahil 10 kadar okulda eğitim görecek.Yaklaşık 1000 kadar Ermeni çocuğun hayatını yakından ilgilendiren haber sevindirici olsa da, bir dizi sorunu da gündeme getirdi. Çünkü halen 14’ü ilköğretim, 5’i lise, biri de bağımsız anaokulu olarak 3 bin öğrenciye hizmet veren Ermeni okullarının başta altyapı, eğitim materyali, eğitmen ve maddi eksikliklerden oluşan bir dizi sorunu bulunuyor.

Gayrimüslim hakları

Ali Bulaç
Türkiye'nin temel bir zihniyet dönüşümü yaşamasına ihtiyacı vardır… Gayrimüslimlerin ağır mahrumiyetlere uğradığı yer Türkiye'nin cumhuriyet sonrası dönemidir. Batı'yı referans alan Türkiye, gayrimüslimleri "millet sisteminin mensubu zımmiler" olmaktan çıkarıp "azınlık (ekalliyet)" statüsüne soktu, zorunlu mübadeleye tabi tuttu, onlara ikinci sınıf vatandaşlığı bile çok gördü, onları potansiyel tehdit ilan etti, nefret objesi yaptı, onlara mahsus hukuksuz vergiler ihdas etti, milliyetçi unsurları provoke ederek kalanları da kaçırtıp 1910'dan sonra yaptığı gibi mallarını mülklerini Türkleştirdiği unsurlara geçirip "milli burjuvazi"yi besleyip semirtti. Ağır, ama istikrarlı adımlarla normalleşiyoruz. Normalleşme gayrimüslimlerin öncelikle "bir Batı musibeti olan azınlık" statüsünden çıkarılıp "yurttaş" konumuna çıkarılmalarıdır.

Önemli ama yarım bir adım

Mehmet Y. Yılmaz / Hürriyet
Çalışmak için kaçak olarak Türkiye’de bulunan Ermenistan vatandaşlarının çocuklarına, Türkiye’deki Ermeni cemaatine ait okullarda okuma izni verilmesi önemli bir karardır.Çalışmak için kaçak olarak Türkiye’de bulunan Ermenistan vatandaşlarının çocuklarına, Türkiye’deki Ermeni cemaatine ait okullarda okuma izni verilmesi önemli bir karardır… Bu çocukların bir bölümü zaten karne, diploma vs. almadan o okullarda eğitim görüyorlardı. Alınan karar şimdi sadece bu eğitimi meşru hale getirecek, hepsi o kadar.AKP hükümeti bazen böyle önemli ve cesur kararlar alabiliyor ama sonunda ne oluyorsa o adım yarım kalıyor.Üstelik aynı durumda olan Romanya, Gürcistan, Moldavya gibi ülkelerden gelenlerin çocukları da var. Sayıları belki Ermeniler kadar çok değil ama onlar da çocuk ve eğitim görmeye ihtiyaçları var.

Ermeni Misafir Öğrenciler Ve Ruhban Okulu /Murat Bebiroğlu

Bu günkü Hürriyet gazetesinde Hyetert’e de aldığımız önemli bir haber var: “Ermeni Çocuklar Okullu Olacak.” Habere göre Milli Eğitim Bakanlığı, aileleri ile birlikte gayri resmi olarak Türkiye’de yaşayan Ermeni çocuklarının misafir öğrenci olarak Ermeni okullarında okumalarına izin veriyor. Haber, hiç yoktan iyi cinsinden palyatif bir çözümü işaret etmektedir. Diğer bir haberde de Heybeliada Ruhban Okulunun açılması konusunda çalışmaların başlatıldığı belirtiliyordu. Her iki konuda kesin çözüm için de 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunun   değiştirilmesi gerekir.

Azınlıklara Mülk Düzenlemesi ve Ruhban Okulu

Azınlıklara ait taşınmaz malların iadesine yönelik değişiklik bayram öncesi resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğü girmişti. Düzenlemeye Yunanistan ve Avrupa birliği temsilcilerinden olumlu tepki gelirken, hükümet şimdi de Heybeliada Ruhban okulunun açılması için çalışma başlattı. Hükümet o tartışmalara nokta koyarak Ruhban Okulu'nun lise kısmının Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı özel din lisesi statüsünde açılması, yüksek okul bölümünün de YÖK'e bağlı olması üzerinde bir çalışma başlattı. Her ikisi için de yasal değişiklik şart. Bir başka formül ise Ruhban Okulu'nun bir vakıf bünyesinde açılması. Ruhban okulunun yeni değişiklikle azınlık vakfına devredilirse son formül uygulamaya konulacak.  

Kan ve gözyaşları ülkesi

Ragıp Zarakolu
Şu sıralarda, elimde Jakob Künzler’in “Kan ve Gözyaşları Ülkesinde. Dünya Savaşı Sırasında Mezopotamya’da Yaşananlar” adlı kitabı var… Bayram vesilesi ile artık bu coğrafya, “Kan ve Gözyaşları Ülkesi” olmasın derken kitabın önsözünün bir bölümünü sizlerle paylaşmak istiyorum… Urfa’da daha 1895 yılının sonlarında üzerlerine gazyağı dökülen üç bin Ermeni’nin büyük şehir kilisesinde yakıldığı olaylarda, orada bulunan Amerikan Misyoner Corinne Shattuck’un deyimiyle, “Holocaust” yaşanmıştı. Neredeyse tamamen erkeklerden oluşan bir o kadar insan da aynı zamanda Urfa sokaklarında ve evlerde katliama kurban gitmişlerdi.

Ermeni çocuklar okullu olacak

Okan KONURALP
Verilen sözler tutuldu. Aileleriyle birlikte “gayri resmi” olarak Türkiye’de yaşayan Ermenistanlı çocuklar, misafir öğrenci olacak, azınlık okullarında dersbaşı yapacak. Milli Eğitim Bakanlığı, Ermeni Cemaati’ne bağlı azınlık okullarını, aileleriyle birlikte “gayri resmi” olarak Türkiye’de yaşayan Ermenistanlı çocuklara açtı. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın onayını alan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, çocukların, 2011- 2012 eğitim öğretim yılında misafir öğrenci olarak Ermeni azınlık okullarında okumaları için izin verdi.

Türkiye'ye İncirlik notası!

Vatan gazetesinin haberine göre, Osmanlı döneminde yaşayan Dikran Efendi ile Kalina Hatun isimli Ermeniler’in yakınlarının, ABD’de İncirlik Üssü’nün kurulduğu arazinin bir kısmının kendilerine ait olduğu iddiasıyla açtığı davada kritik bir gelişme yaşandı. İncirlik’in yüzde 3.671’i üzerinde hak iddia eden 3 Ermeni’nin California Federal Mahkemesi’nde açtığı davada ABD Dışişleri’nin bir diplomatik nota ile Ankara’yı uyarmasına rağmen savunma göndermeyen Türkiye’nin “sorumluluklarını yerine getirmediği için gıyabında mahkum” (default) ilan edilmesi tehlikesi belirdi. 

AİHM'deki azınlık davaları düşecek


Mine Tuduk
'Azınlık mallarının iadesi' kararnamesi sayesinde AİHM'de Türkiye'ye açılan milyarlarca liralık tazminat davaları düşecek.