Majak Toşikyan'ın Oratoryo'su Son 30 Yılın Başyapıtı Oldu - Başyazarımız Marmara'nın Jübilesinin Böylesine Muhteşem Bir Eserin İlk Dinletisine Vesile Olmasından Gurur Duyduğunu Söyledi. Cuma günü Feriköy Nazar Şirinoğlu salonunda tertiplenen gazetemizin 70. Kuruluş Yııl Jübile Etkinliğinin ilk ayağının ardından Pazar akşamı da ikinci bölümü Cevahir Otelinin kongre salonunda muhteşem bir gece ile gerçekleşti.
Marmara Gazetesinin 70. Yıldönümü Feriköy Nazar Şirinoğlu Salonunda Kutlandı.
13 Ocak Cuma akşamı Feriköy Nazar Şirinoğlu salonunda edebiyat ve kültür sever büyük bir kalabalığın izlediği etkinlik ile Marmara gazetesinin iki günlük 70. Yıldönümü Kutlama etkinliklerinin ilki gerçekleşti. Etkinlikte gazetemizin kurucusu Suren Şamlıyan'dan başlayarak 70 yıl boyunca görev yapmış olanlar anıldı, minnet borçları ödendi.
Erdoğan'dan cinayetler Ankara dehlizlerinde kaybolmayacak sözü
Başbakan Tayyip Erdoğan, Dink davasında 'örgüt yok' kararını değerlendirirken, önemli mesajlar verdi. Başbakan Tayyip Erdoğan, Dink davasında 'örgüt yok' kararını değerlendirirken, önemli mesajlar verdi."Ne Uludere'deki 34 vatandaşımızın ne de sokak ortasında hunharca katledilen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Hrant Dink'in davası, geçmişte olduğu gibi Ankara'nın derin dehlizlerinde kaybolmaz, kaybolamaz." dedi. Hiçbir tezgâh, komplo ve provokasyonun gizli kalmadığını vurgulayan Erdoğan, "6 farklı dilde aynı ezgiyle söylenen Sarı Gelin türküsünü, Şişli'de sıkılan kurşun susturamaz." ifadesini kullandı. Başbakan, Dink dosyasının henüz kapanmadığına da dikkat çekti: "Temyiz aşamasında umuyorum ki yargı şüpheleri giderecek, kamu vicdanını rahatlatacaktır."
Fransa'da bugün 35 bin Türk yürüyecek
Avrupa'nın dört bir yanından gelecek Türk göçmen işçileri, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarıyla ilgili tasarı öncesi bugün Paris'te protesto gösterisi düzenleyecek. Fransa Türk dernekleri koordinasyon komitesi sözcüsü Hikmet Türk, yarınki gösteriye Fransa dışından, Avrupa'dan da çok sayıda Türk vatandaşının katılacağını söyledi
TEPAV’dan Türk-Ermeni Ortaklığı İçin “Uzlaşı Rehberi”…
İki ülke arasında güven inşası ve uzlaşı sağlanması amacıyla gerçekleştirilen projenin çıktılarının toplandığı kitap tanıtıldı. TEPAV tarafından German Marshall Fund (GMF)’un desteğiyle yürütülen “Sürdürülebilir ve Etkin Türk-Ermeni Sınır Ötesi Ortaklıkları için Güven İnşası ve Uzlaşı Rehberi Projesi”nin çıktıları, “Uçurumu Kapatmak: Son Yirmi Yıldaki Türk-Ermeni Sivil Toplum Faaliyetlerine Bakış” başlıklı kitapta toplandı.
'Ermeni İsyanı' Adlı Belgesel İnternetten Yayına Verildi
Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Asılsız Soykırım İddialarıyla Mücadele Derneği ve Genç İnisiyatif Platformu Başkanı Yrd.Doç.Dr.Savaş Eğilmez tarafından hazırlanan 'Ermeni İsyanı (1894-1920)' adlı belgesel, www.therealhistory.org sitesinde...
Zarakolu’dan TBMM’ye özür çağrısı
Gazetemizin yazarı ve yayıncı Ragıp Zarakolu, cezaevinden TBMM’ye bir mektup gönderdi.Zarakolu mektubunda, TBMM’yi gerçekle “yüzleşmeye” çağırdı ve bunun herkesi “özgür kılacağını” belirtti. Zarakolu, 1915 Ermeni katliamıyla ilgili meclisin “köklü bir özür” dilemesini istedi. Zarakolu mektubunda, “Tehcir, tedip ve tenkil 19. ve 20. yüzyılın temel kolonyalist politikası olmuştur. Ve dünyanın bütün parçalarında etkisini göstermiştir. Kolonyalizmin son evresi olan emperyalizm çağında ise bu politikalar en hat safa olan jenosit düzeyine varmıştır” dedi.
Hepimiz Hrant değiliz!
Ergün Diler
Yazılanları çizilenleri okuyorum.Ama nedense içimden inanmak gelmiyor. Siyasetçiler, patronlar, gazeteler, televizyonlar, reklamcılar, öğrenciler, hemşireler, doktorlar, askerler, tornacılar, overlokçular, son ütücüler, sünnetçiler, sütçüler, pamuk atıcılar, bakkallar, çaycılar, hayat kadınları, altılıcılar, dansçılar, yogacılar, platesçiler, badiciler, kestaneciler, kapıcılar, manavlar, minibüsçüler, teşrifatçılar, artistler, yönetmenler ve TİYATROCULAR...Herkes Hrant'ın katillerinin arkasındaki gücün ortaya çıkarılmasını istiyor. Zaten tüm ülke katillerin çok az ceza aldığında hem fikir. Ortak tepki ÇIĞ GİBİ.... Bunların HEPSİ YALAN. Ne yazık ki hem de büyük yalan...Bu topraklarda hiçbir siyasetçi bir ERMENİ'yi sıkıca bağrına basamaz. Hiçbir asker kalpten elini uzatamaz. Hiçbir sinemacı bir ERMENİ hikayesini özgürce çekemez, hiçbir yazar Ermeni destanını kaleme alamaz ...Çünkü içimizdeki VİRÜS kardeşliğimizin önüne geçmiştir.Bu yüzden bir açgözlü gördük mü hemen "Agop'un kazı gibi yutma" lafını yapıştırırız. Bu kesmezse "Ermeni dölü", "Ermeni tohumu" diyerek vites yükseltiriz. Aradaki KİN sınırları da aşmıştır.... Yarın gelecek senaryoyu şu an bilmiyoruz... Bildiğimiz bir şey var, kalp ve vicdan ortak tarihle birlikte mağlup olmasın. Önümüzde tek bir yol var, o da KARDEŞLİĞİ tekrar keşfetmek...
'Fransa'daki gibi bir soykırım yasası Almanya'da da kabul edilebilir'
Almanya Başbakanı Angela Merkel’in koalisyon hükümetinin İnsan Hakları Parlemento Grubu Sözcüsü Erika Steinbach, Almanya’nın da Fransa gibi soykırımı inkara ceza getiren bir yasayı kabul edebileceğini söyledi. Böyle bir tasarıya muhalefetin itiraz edebileceği belirtildi. Milliyet'in haberine göre Steinbach “Kolaisyon üyelerine göre, Türkiye gerçeği ne kadar inkar ederse etsin, soykırım yapıldığı açık. Ermeni Soykırımı sürekli olarak gündemimizde tutulmalıdır.
'Dink davası, AK Parti için test'
Economist dergisi, "Türkiye'de Adalet, Bazıları İçin Yok" başlıklı haber analizinde, "Hiçbir zaman gerçek adalet beklemediler ama ailesi ve avukatları yine şoke oldular" sözlerini kullandı. Dergi, davanın AKP'nin "hukuk üstünlüğüne bağlılığı için bir test" gibi göründüğünü de yazdı.
Namazda bir Ermeni
İhsan Dağı
Size bir Ermeni hikâyesi anlatacağım bugün. Yıllar önce Ankara'da Çayyolu semtinde oturuyoruz… Böyle bir mahallede Anadolu'dan görünen iki aile vardı. Birisi yan komşumuz 'Mehmet Amca'. Yılların esnafı… Diğer komşumuz 'Pascal Amca'ydı. Yaşça seksenlerinde, Ankaralı bir Ermeni'ydi, ama çocuklarının, torunlarının adı hep 'Türk'tü. Konuşmayı pek sevmez, güzel havalarda küçük bahçesinde oyalardı kendini. Görmesi epeyce zayıflamıştı, göz tansiyonundan şikâyetçiydi. Yine de bahçeye çıktığında oturmaz, oraya buraya sürekli çiçekler diker, onları sular, yetiştirirdi… Bir gün Mehmet Amca'yı kaybettik. Soğuk bir kış günüydü… . Cenaze namazı başlarken aralarından bir kişi yavaşça ayrıldı; başı yerde, kalın gözlüklerinin ardından gözleri dolu dolu... Komşusunun cenaze namazı için sıralanan safa katıldı. İmamın 'Nasıl bilirdiniz?' sorusuna titrek bir sesle 'iyi bilirdik' diyen kişi, yanımda saf tutan Ermeni komşumuz Pascal Amca'ydı.
Komisyonun kararı Ermenileri kızdırdı
Ferhan Köseoğlu Paris, Ermeni lobisi, soykırım iddialarının reddini suç sayan tasarıya karşı çıkan Fransa Senatosu Kanunlar Komisyonu'na tepki gösterdi. Fransa Ermeni Federasyonları Kurulu Eşbaşkanı Papazyan, komisyonun Türkiye'nin tehditlerine boyun eğdiğini iddia etti.
TRT’de bir ilk / A first for the Turkish National Television
Şalom
Sadece Hrant için değil senin için de yürüdük!
Hakan Çelik - info@gazete3.com.tr
Türkiye’de bir aydın, sanatçı, yazar, bilim insanı öldürülmesin, görüşlerinden ötürü linç edilmesin istiyoruz. Çok mu zor bunu sağlamak? Agos Gazetesi’nin önünde kalabalığın toplanmasını beklerken kendisini tanıtan ve Ermeni olduğunu söyleyen bir kadın “Hakan Bey, Türkiye’de ilk kez Ermenice bir şarkının klibini televizyon programınızda yayınladınız. Size teşekkür ederim ve tebrik ederim” dedi.Şarkıyı başarıyla seslendiren Sibil Pektorosoğlu bizim İstanbullu bir kardeşimiz. O klibi yayınlayan ilk televizyoncu olmaktan gurur duyuyorum. Ermeni, Türk, Rum, Musevi sanatçılar geçmişte nasıl birlikte çalıştılarsa gelecekte de öyle olacak diye inanıyorum. Düşünüyorum da Ermeni sanatçılar Onno Tunç, Garo Mafyan, Arto Tunçboyacıyan, Majak Toşikyan (Cenk Taşkan), Hayko Cepkin olmasa müziğimizde çok şey eksik kalırdı... Kanal A televizyonu yapımcısı Esra Harmanda’nın dün Twitter’dan paylaştığı cümle içine düştüğümüz durumu çok iyi tarif ediyor: Bugün sadece Hrant için değil senin için de yüründü ey arkadaş, ah bunu bir bilseydin...
Orhan Dink: Çekip gitmeyi düşünüyorum
Hrant Dink'in kardeşi Orhan Dink, ağabeyinin öldürülmesiyle ilgili kararın ardından Türkiye'nin Nabzı'nda konuştu. Hrant Dink cinayeti hakkında verilen kararın konuşulduğu programa telefonla bağlanan Hrant Dink'in kardeşi Orhan Dink, "Gerçekten çekip gitmeyi düşünüyorum. Ben çocuklarımı bu ülkede büyütmemeyi düşünüyorum. Çocuklarımın yüzüne bakamıyorum" dedi… Başbakan'a Erdoğan'a "Elinizde ne yoktu da bu cinayetin üstüne gidemediniz? bize sözler verdiniz, bu muydu sonucu!" diye seslenen Orhan Dink, mahkeme evraklarından AİHM'in karar çıkarabildiğini hatırlattı.
Taner Akçam: 'Tarihimizi hep inkar üzerine, yok saymak üzerine kurduk'
“Eğer İngilizler Mustafa Kemal’in ve İstanbul hükümetinin yapmış olduğu öneriyi kabul etseydi, yani bugünkü Türkiye Cumhuriyeti sınırlarını aşağı yukarı o dönemin Osmanlı Devleti’nin sınırları olarak kabul etseydi ve bunun karşılığı olarak Türklerden Ermeni soykırımından dolayı suçlu olanların yargılamasını isteseydi biz bugün, Almanlar Naziler üzerine nasıl konuşuyorsa İttihatçılar üzerine öyle konuşuyor olacaktık.”… “Türkiye solu da 1915 üzerine konuşma tarzını kendisiyle yüzleşerek yapmak, kendi içindeki bu ittihatçı ekipten kalanların kimler olduğuna bakarak bir hesaplaşma yaşamak zorundadır. Tarihle yüzleşmek, siyasetimizin merkezine oturmak ve siyasetimizin merkezi olmak zorundadır...” ‘Onları’ yok saymak, bu devleti var etmenin koşullarından birisi oldu. Sadece varlıklarını inkar etmekle kalmadık, sürerek, canlı canlı yakarak, denizde boğarak gerçekten yok ettik. Sonra yok ettiğimizi de yok saydık. Tarihimizi hep inkar üzerine, yok saymak üzerine kurduk. Ama hiçbir şey biz yok sayınca yok olmuyor tabii ki… Ermeniler var, bu topraklarda yaşadılar ve hala yaşamaya devam ediyorlar. ‘Açılım’ adı altında bugüne kadar inkar ettiklerimizi kabul eder gibi yaptık, sonra birden kendimize gelip Başbakanın ağzından onları sürmekle tehdit ettik. Hep birlikte yeniden 95 yıl öncesini, tehciri, sonuçlarını ve bugüne kadar gelen tartışmaları hatırladık. Artık cin şişeden çıktı. Artık konuşulmayanlar konuşulmaya başlandı.
TBMM ''Dil haklarını'' araştırdı
TBMM Araştırma Merkezi, dünyadaki çeşitli ülkeler ve geçmişteki Türkiye Cumhuriyeti anayasalarını inceleyerek, 'Dil haklarını' araştırdı… ''Devletler açısından ortak dil oluşturmak önemliyken, farklı kimliklerini korumak isteyen azınlık grupları için de grubun devamlılığı açısından kendi dillerinin varlığını sürdürmesi önemlidir'' ifadesine yer verilen araştırmada, bazı devletlerin ülkelerinde kullanılan azınlık dillerinin korunması ve teşviki amacıyla özel önlemler aldıkları anlatıldı. Araştırmada, ''Ancak, devletlerin ulusal mevzuatlarıyla veya diğer uygulamalarıyla azınlıklara mensup kişilerin kendi dillerini konuşma olanaklarını kısıtlama arayışına girdikleri veya çoğunluğun benzer sonucu doğuracak eylemlerine müsamaha gösterdikleri yerlerde bu konuda sorunlar doğmuştur'' denildi… ''Bu çalışma kapsamındaki ülkeler değerlendirmeye tabi tutulduğunda azınlıklarla ilgili düzenlemelere anayasalarında yer veren ülkelerin tamamı dil haklarına ilişkin düzenlemeler de yapmışlardır. Bu sonuç azınlık hakları ile dil hakları arasındaki sıkı ilişkiyi göstermektedir. Çalışma kapsamında ele alınan 29 devlet anayasasının 12'sinde (Almanya, ABD, Danimarka, Fransa, Hollanda, İrlanda, Kıbrıs Rum Yönetimi, Lüksemburg, Malta, Portekiz, Yunanistan ve Türkiye) dil haklarına ilişkin düzenlemeye rastlanmamıştır.
Dink anması sonrası ortalık karıştı!
Hrant Dink anması sonrası insanlar dağılmak üzereyken kalabalığın arasında bulunan yaklaşık 30 kişilik grup Taksim yönüne gitmeye çalışan araçlara saldırdı. Çevik Kuvvet ekiplerinin müdahalesinin ardından gruptakiler Tarlabaşı'nın ara sokaklarına kaçarak izlerini kaybettirmeye çalıştı. Ancak polis gruptan bazı kişileri yakalayarak gözaltına alındı… ANKARA’da Emek ve Demokrasi Güçleri üyesi bir grup, Hrant Dink davasıyla ilgili mahkemenin aldığı kararı, TBMM önüne siyah çelenk bırakarak protesto etti. Basın açıklamasının bitmesinden sonra dağılan grubun içindekilerden bazıları, Atatürk Bulvarını trafiğe kapatmak istedi. Bu sırada çevik kuvvet ekipleri ile grup üyeleri arasında kısa süreli gerginlik çıktı.
'Dink davası bizim için sınav'
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, öldürülen gazeteci Hranti Dink davasının sonuçlanmasıyla ilgili olarak, gayrimüslim bir vatandaşla ilgili bir dava olduğu için ayrı bir hassasiyetin söz konusu olduğunu belirtti. Gül, "O bakımdan her türlü titizliği göstermek, herhangi bir şekilde vatandaşlarımız arasında bir yanlış kanaatlerin oluşmasına fırsat vermemek tabi ki, bizim devlet olarak görevimizdir. O bakımdan bütün dava sürecinin bundan sonraki sürecin, en şeffaf şekilde, en adil şekilde kanunlarımız ve yasalarımıza en uygun şekilde neticelenmesi, bizim için önemli bir sınavdır" dedi.
Kılıçdaroğlu'ndan Rakel Dink'e telefon
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hrant Dink'in öldürülüşünün 5. yıl dönümünde eşi Rakel Dink'i telefonla arayarak, üzüntüsünü paylaştı.

