Etiketler

Ankara Fransa'yı silmeyi hazırlanıyor!

Eğer Fransa Anayasa Mahkemesi, 'Ermeni soykırımı' iddialarını reddetmeyi suç sayan yasayı onaylarsa Ankara'da De Gaulle ve Paris caddelerinin isimleri değişecek, Cezayir Anıtının dikilecek. Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Belediye Meclisi Toplantısı, Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek başkanlığında gerçekleştirildi.Toplantıda, Fransa Parlamentosu’nda Ermeni soykırım iddialarının reddini suç sayan karara tepki olarak Paris ve De Gaulle caddelerinin isminin değiştirilmesi kararı, isimlendirme komisyonunda görüşülerek ikinci kez Meclis’e geldi. Meclis, Paris ve De Gaulle caddelerinin isimlerinin değiştirilmesini oy birliğiyle karara bağladı.

Neden 21 Şubat Anadil Günü: Türkiye'de 18 Dil Tehlikede

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), 21 Şubat'ı Uluslararası Anadil Günü adı altında, uluslararası uzlaşıyı, kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği desteklemek amacıyla 1999 yılında takvime aldı. Günün tarihi önemi, 1952'de Pakistan'ın Urdu dilinin Bangladeş halkının da resmi dili olduğunu deklare etmesine tepki olarak ortaya çıkan Bengal Dil Hareketi eylemliliklerine ve bu eylemlerin şiddetle bastırılmasına dayanıyor... UNESCO raporuna bakılırsa; Dünya'da 2500, Türkiye'de ise 18 dil kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya. 100 yıl içerisinde bir dili konuşacak çocuk kalmayacaksa o dil tehlikede kabul ediliyor. Tehlikede olan dillerin yanı sıra Kapadokya Yunancası ve Ubıhça da Türkiye'nin kaybolmuş dilleri arasında yer alıyor.Abhazca, Adigece, Kabartayca-Çerkesçe, Zazaca ''kırılgan''

Antranik Paşa

Engin Ardıç
Rum, Ermeni, Musevi ve Süryani cemaatlerinin temsilcileri konuştular. Ruhban Okulu'nun açılmasını istiyorlar, tarih kitaplarındaki "nefret söyleminden" vazgeçilmesini istiyorlar, Diyanet bütçesinden pay istiyorlar. Haklılar. İmamların maaşları devlet tarafından ödeniyorsa, papazların ve hahamların maaşları da ödenmelidir. Bir de "üst düzey devlet memuru olabilmek" istiyorlar tabii. Anayasa garantisi istiyorlar. Bu da en doğal haklarıdır. Bu memlekette bir Ermeni general görürsek günün birinde, bir Yahudi büyükelçi görürsek, bir Süryani savcı görürsek, Türkiye çağ atladı demektir! Fakat Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun bütün çağrılarına rağmen "hariciye sınavına" kaç gayrimüslim gencimiz başvurmuştur, bunu da merak ederiz.

Sıradışı ama barışçıl bir yolculuk oldu

Esra Bayhan
Bildiğiniz gibi Ermenistan sınır komşumuz ama ne yazık ki sınır kapımız kapalı olduğu için karayolu ile direkt geçmek mümkün değil. Neyse ki hemen her gece başkent Erivan’a uçuş var İstanbul’dan… Bir Ermeni’ye ülkemizden bahsederken bir Türk vatandaşı ile konuşuyormuş gibi hissedersiniz kendinizi. Çünkü Türkiye ile ilgili her şeyi çok yakından takip ediyorlar. Hatta garsonundan akademisyenine kadar çoğu Türkiye’ye defalarca gelmiş. Sanıldığının aksine Ermenistan’da Türklere karşı önyargı ya da nefret yok. Aksine, Türkiye’den gittiğinizi söylediğinizde “Demek bu yüzden bu kadar güzelsin” cevabını alırsanız şaşırmayın. Çünkü “Türk gibi güzel” lafı, Ermenice’de deyim haline gelmiş.

Konsey'de ‘inkâr’ın önüne geçti

Arzu Çakır Morin
Fransa Anayasa Konseyi, Ermeni soykırımını inkârı suç sayan yasa tasarısını teknik incelemeye aldı. Aşırı sağcı Ulusal Cephe lideri Marine Le Pen de, cumhurbaşkanı adaylığı için en az 500 imza şartının anayasaya aykırı olduğunu öne sürerek Anayasa Konseyi’ne başvurdu. Konsey’in Le Pen’in itirazına yanıt verdikten sonra en geç 1 Mart’ta inkâr yasasıyla ilgili kararını açıklaması bekleniyor.

Ermeni Mezalimi Ve Anılarda 21 Şubat Konulu Fotoğraf Sergisi Tarihe Işık Tutuyor

Bayburt"un kurtuluşunun 94. yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde düzenlenen “Ermeni Mezalimi ve Anılarda 21 Şubat” konulu fotoğraf sergisi, Vali Hasan İpek"inde katıldığı bir törenle ziyaretçilere açıldı... Vali Hasan İpek12 milyonluk Müslüman ahaliyi bir milyonluk ermeni katlediyor. Bu o zamanki şöyle ve ya böyle biz atalarımızı çok severiz sayarız ama yönetim zaafını çok açık net bir şekilde ortaya koyuyor. (Doğru söze ne denir?Olacak şey mi? Bir farkla ki yönetim zaafı değil yalan. HYETERT)

Dağlık Karabağ Kudüs’e mi dönüşüyor?

Karabağ çatışması ve Dağlık Karabağ Cumhuriyeti bölgeyi koparıyor. Beyanat bugün 17 Şubat’ta Stepanakert’te çalışmalarına başlayan Dağlık Karabağ Cumhuriyetinin ilanının 20. Yıldönümüne ilişkin uluslararası konferans esnasında palitolog Aleksandr İskandaryan’dan geldi. Uzman, Karabağ sorunu konusunda hem Ermeni hem de Azeri toplumunda; güya bunun küçük bir alan olduğu ve herşeyin ″büyük dayılar″a bağlı olmasına bağlı olarak Dağlık Karabağ’ın öneminin azalması ve ikincisi Dağlık Karabağ’ın Küdüs’e dönüşmekte olduğu görüşü hakim.

STS. VARTANANTZ DAY CELEBRATED IN NEW YORK

At New York's Sts. Vartanantz Day observance, young people read excerpts from St. Vartan's stirring speech to his soldiers, recited poetry, and reflected on the legacy of the 5th-century Treaty of Navarsag, which allowed the Armenians to freely practice their Christian faith in the Persian Empire. The commemoration at St. Vartan Armenian Cathedral on Thursday evening, February 16, went forward under the auspices of the Diocese of the Armenian Church of America (Eastern), with the participation of the Mid-Atlantic Region of the Knights and Daughters of Vartan.

Zirve Yayınevi Davası 9 Nisan'a Ertelendi

Malatya'da Zirve Yayınevi'nde 3 kişinin öldürülmesi olayı ile ilgili görülen davada tutuklu sanıklar 37.kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme, İlker Başbuğ'un yargılandığı davanın iddianamesini talep etti… Mahkeme avukatların talebini kabul ederek, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nden bahse konu dava dosyasının istenmesini talep etti.  Duruşma 9 Nisan'a ertelenirken mahkeme çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan müdahil avukatlardan Erdal Doğan, basından öğrendikleri bilgilere göre İrtica ile Mücadele Eylem planı iddianamesinde Zirve Yayın Evi ile ilgili bazı hususların olduğunun öğrendiklerini belirterek şunları söyledi; Mahkeme, İlker Başbuğ'un yargılandığı davanın iddianamesini talep etti.

BOP çerçevesinde, azınlık oyunu

Deniz Kaçağan
Osmanlı’dan beri, devlet geleneğimizde azınlıklar, gayrimüslimlerdir. Haklı olarak, Cumhuriyetimizin kurucuları da, bu devlet geleneğimizi devam ettirdiler. Hatırlanacağı gibi, Lozan’da yapılan tanınma antlaşmamızda; yalnız gayrimüslimler azınlık olarak kabul edildi; yani, Müslüman olmayan Ermeni, Rum ve Yahudiler azınlıktır dendi. Şimdi, Cumhuriyeti dinsizler kurdu diyen hurafecilere, sormak gerekiyor. Cumhuriyet dinsiz ise, neden, uluslararası tanınma antlaşmamızda İslam’ı temel aldı ve Müslümanları kurucu asil unsur; Müslüman olmayanları (Gayrı Müslimleri) azınlık olarak kabul ettirdi? Evet, Cumhuriyetimizi dinsizler kurmadı ancak, öyle görülüyor ki, Cumhuriyetimizi dinsizler yıkacak… BOP’un gereği olarak, her fırsatta Kürt koruyuculuğu ve savunuculuğu yapan AB-D, azınlık kavramını yozlaştırıyor ve yeni anayasaya koydurmaya çalışıyor. Ancak Lozan’da, Türkiye’nin tanınma antlaşmasında, Fransa, İngiltere ve dünyanın başka ülkelerinin imzası var. Şimdi bize, yukarıdaki ülkelere 1923 yılında Lozan’da attıkları imzayı hatırlatacak devlet adamları gerekiyor.

Doğumunun 127. Ölümünün 92. Yılında Büyük Ozan Vahan Deryan'ın anısına

 Her sene olduğu gibi,bu sene de, Şubat ayı başlarında, 9/2/2012 tarihinde Ermeni dünyası, Ermeni edebiyatının deha ozanlarından,ulusal, sosyal,siyasal emekçi Vahan Deryan'ın anısını doğumunun 127. ölümünün 92. yılında rahmetle  ve saygıyla  anarak, vefa borcunu yerine getirdi.

Ermeni uzman ABD’yi eleştirdi

17 Şubat’ta Stepanakert’te çalışmalarına başlayan Dağlık Karabağ Cumhuriyetinin ilanının 20. Yıldönümüne ilişkin uluslararası konferans esnasında palitolog Aleksandr Manasyan, özellikle Amerikanın her şekilde Karabağ Kurtuluş Hareketini desteklemekte olduğunu ancak bunun başlamasından birkaç yıl sonra Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü ilkesini kabul ettiğini, buna kurtarılmasını desteklediği alanın da dahil olduğunu kaydetti. Bu vesileyle palitolog, Karabağ Kurtuluş Hareketinin SSCB’nin yıkılması işinde detonator (patlatıcı) işlevi gördüğünü, bunun için de ABD’nin hareketi desteklediğine dikkat çekti.

Fransız Anayasa Konseyi, Ermeni tasarısına ne cevap vermeli?

Metin Can Yılmaz, Dundee Üniversitesi, İnsan Hakları Hukuku, Doktora Öğrencisi   -  
Ortada saygın tarihçiler tarafından tartışılan tarihî ve aynı zamanda politik önemi haiz bir konu bulunmaktadır. Bireylerin bu tartışmanın bir tarafındaki tarihçilerin görüşlerini benimsemesi, Ermenilere karşı hakaret veya ırkçılık oluşturmayacağı gibi, Yahudi soykırımının inkârının tersine ne nefret suçu ne de ifade özgürlüğünün kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir. Diğer taraftan soykırım iddiasının inkârının Ermenileri üzmesi, onlara geçmişi hatırlatması da, yukarıda bahsedildiği üzere, Mahkeme'nin içtihatları çerçevesinde baskın bir toplumsal ihtiyaç olarak değerlendirilemeyecektir. Zira 40 yıl önce yaşanmış olayların dahi anımsanmasının ve tartışılmasının toplumu üzmesini bir gerekçe olarak kabul etmeyen Mahkeme'nin, 100 sene önce olmuş olaylar için aksi bir yorum yapması beklenemez. O halde, Mahkeme'nin kıstasları açısından Ermeni soykırımı iddialarının inkârını cezalandırabilmek için Fransız toplumunda var olan baskın bir toplumsal ihtiyaçtan, dolayısıyla AİHS'nin 10. maddesi ile korunan ifade özgürlüğünü kısıtlayan söz konusu yasanın sözleşmeye uygunluğundan bahsedebilmek olanaksızdır. En başta sorduğumuz soruya cevap verecek olursak, Fransız Anayasa Konseyi'nin inkâr yasasını Mahkeme'nin içtihatları çerçevesinde iptal etmesi kuvvetle muhtemeldir. Üstelik bu iptal kararı, sadece Türkiye ile Fransa arasında baş gösteren krizi sona erdirmekle kalmayacak, aynı zamanda Ermeni soykırımı iddiasının inkârını cezalandırmayı düşünen ve hâlihazırda cezalandıran diğer ülkeler için de örnek teşkil edecektir.

Hocaların söz söyleme zamanı

Bülent Falakaoğlu
Artan baskılar karşısında dayanışma ağı kuran öğretim üyeleri ‘artık yeter’ dedi. Bir üniversitede 8 akademisyen, dekanın dışarıdan açık ‘torpille’ atanmasına itiraz ettikleri için soruşturuluyor. Bir üniversitede bir hoca, ıslık çaldığı için cezalandırılıyor. Birçok üniversitede bilimsel kabul gören doktora çalışmaları geri çektiriliyor. Kürt sorunu, Ermeni soykırımı tezleri hâlâ tabu sayılıyor.

Ragıp Zarakolu: Zaman tünelindeyim

Zeynep Oral
Cumhuriyet Gazetesi yazarı Zeynep Oral, KCK soruşturmasında tutuklanan yayıncı ve insan hakları savunucusu Ragıp Zarakolu ile cezaevindeki görüşmesinden izlenimlerini aktardı… Ragıp Zarakolu, oğlu Deniz Zarakolu ve yine akademisyen olan Mülazim Ozcan, üçü aynı “odada” kalıyorlar. (Anımsatayım: Üçü de KCK’den alındı. İkisi siyaset akademisinde felsefe dersi veriyordu. Ragıp ise siyaset akademisinde on dakikalık açılış konuşması yaptıydı.)

Beklenen kar İstanbul'a geldi

İstanbul'da beklenen kar yağışı başladı. Kar yağışı özellikle Bağcılar, Küçükçekmece ve Başakşehir'de etkili oluyor.

Ermeni filmi yok Atatürk olabilir

Tolga Tanış 
Yönetmen Steven Spielberg’ün sözcüsü Marvin Levy, Hürriyet’e Spielberg’ün bir Ermeni soykırımı filmi yapacağı haberlerini yalanladı ve kimsenin kendileriyle böyle bir proje için temas bile kurmadığını söyledi. Levy, Türkiye’de sık sık bir Atatürk filmi için Spielberg’ün adının geçmesini ise anlaşılabilir bulduğunu söyleyerek, “Bu filmi yapacak kişinin Spielberg olmayacağını söyleyemem” dedi. 

CHP'de Jorj Basus dönemi

Okan Konuralp
Arap Ortodoks Jorj Basus, İskenderun İlçe Başkanı oldu. Merkezi Suriye’nin Halep kentinde bulunan Antakya Patrikliği’ne bağlı cemaatinin siyasetteki tek temsilcisi olan Basus, “Bu bölgede bize ‘Arap Ortodoks’ derler ancak ben kendimi Hıristiyan olarak niteliyorum” dedi. “Azınlık cemaatlerinden birine mensup olup da CHP’de ilçe başkanlığına getirilen ilk ve tek isim benim. Yakın dönem için söylüyorum bunu. Uzak dönemlerde böyle bir tercihte bulunulmuş olabilir, arşivlere bakmak lazım”

Bu günün İnkarı Yarının Soykırımı

Fransızcadan çeviren: Raffi Hermonn Araks
'Ermenilere yönelik kıyımların soykırım olarak adlandırılması gerektiğine' dair bir karar öneren, Kongre (ABD) üyesi, Adam Schiff, Yahudi'dir. Yahudi ulusu, Schiff'in bu girişimine minnet duymalıdır; zira onun sayesinde Yahudilerin onuru ABD'de, İsrail'de ve her yerde kurtulmuştur. O, bizlerin insani görüntümüzü yeniden yapılandırdı ve bunu, tazminat ödememek için her şeyi yapmaya hazır olan, içten pazarlıklı soykırım inkârcılarına rağmen yapabildi.

Boğaziçi Caz Korosu


Kulturforum / Kültür Ofisi İstanbul.
 6.02.2012 / Saat 20:00 Uhr Boğaziçi Jazz Chor / Boğaziçi Caz Korosu. Dirigent/ Şef:  Masis Aram GÖZBEK