Almanlar, Ermeni Soykırımının inkarını yasa dışı kabul eden
bir yasanın kabul edilmesini istiyor. Internet on-line platformunda
157 bin Alman, Almanya’nın Ermeni Soykırımının inkarını yasa dışı olarak kabul
eden bir yasanın kabul edilmesini istiyor… Reuters’in verdiği habere göre
platform üyesi 157 bin Alman, Almanya’nın yaklaşık bir asır evvel Osmanlı İmparatorluğunda
Ermenilerin kitlesel kıyımının soykırım olarak kabulü ve Ermeni Soykırımının
inkarını yasa dışı olarak kabul eden bir yasanın kabul edilmesini istiyor.
ՅԱՐՈՒԹԻՒՆ ԳԱՄՊԱՐԻԶՕՂԼՈՒԻ ՅՈՒՂԱՐԿԱՒՈՐՈՒԹԵԱՆ ՄԱՍԻՆ
Յայտնի է մեր համայնքի անդամներուն, թէ անցեալ շաբթուան ընթացքին պատահած է տխուր եւ ցաւալի դէպք մը: Հայազգի բարեպաշտ անձնաւորութիւն մը, որ կը պատկանի
Գատըգիւղի
ծուխին,
յետ
մահու
ինչ
ինչ
պարագաներու
տակ
թաղուած
է
Իւմրանիյէի
Իսլամաց
Գերեզմանատան
մէջ’
Մահմետական
ծիսական
արարողութենէ
ետք:
ԵՐԲ ՔՐԻՍՏՈՆԵԱՅ ՄԸ ԿԸ ԹԱՂՈՒԻ ԻՍԼԱՄԱԿԱՆ ԿԱՆՈՆՆԵՐՈՎ
http://www.normarmara.com/marmara.htm
“Հապէր Թիւրք” թերթի աշխատակիցներէն Պիւլէնտ Կիւնալ, արտատպելով “Ակօս” թերթի մէջ հրատարակուած լուր մը, գրեց որ Գայսէրիցի
87ամեայ
Յարութիւն
Գամպարիզօղլու,
87 տարի
քրիստոնեայի
պէս
ապրելէ
վերջ
թաղուեցաւ
Իսլամ
կանոններու
համաձայն,
իսլամ
գերեզմանատան
մէջ։
Այս
զարտուղի
կարգադրութեան
պատճառն
այն
է
եղեր
որ
մեր
եկեղեցին
8 հազար
լիրա
պահանջեր
է
յուղարկաւորութեան
ու
թաղման
համար,
մինչդեռ
ննջեցեալին
դուստրը
Աննա
Թաշճեան
չէր
կրնար
վճարել
այսքան
մեծ
գումար
մը,
ուստի
որոշեց
իր
հայրը
թաղել
իսլամ
կանոններու
համաձայն,
անվճար
կերպով։
87 yıl Hıristiyan yaşadı, Müslüman gibi gömüldü
Bülent Günal
Kilise cenaze arabası, görevli din adamı, salon, tabut ve
mezarlık yeri için 8 bin lira isteyince, Anna Taşçıyan babasını toprağa
Müslüman gibi verdi. Taşçıyan, “Cenaze namazında çok güzel dualar okundu.
Cemaat ‘Amin’ dedi, ben ‘Amen’. Ne fark eder ki? Dua duadır, toprak toprak”
dedi.
(Ne diyelim, biz farklı olmak istemiyoruz diyen zihniyetin
getirdiği yer bu. Birileri “Ermeni’nin cenazesini Papaz da İmam da kaldırır fark
etmez” derse, olacağı budur. Patrikliği suçlamak için bahane arayanlara gün
doğdu. Olaydan haberdar olmaması da, parayı patrikliğin istememesi de fark
etmez. Amaç bağcıyı dövmek. Fakir fukaraya yardım için kıllarını kıpırdatmazlar
ama fakirlik edebiyatı yapıp önlerine geleni suçlamaktan da çekinmezler. HYETERT)
El Turco açılımı
Aslı Aydıntaşbaş / Milliyet
Dışişleri Bakanı’ndan anladığım, 1915 Ermeni olaylarının
100’üncü yılına girerken Türkiye’de derinden derine ilerleyen yepyeni bir
”açılım” süreci var. 3 ayaklı bir strateji… Bardağın dolu tarafından bakıyorum.
Geç de olsa, ”Acılarınızı duyuyorum, Ermenileri dinleyeceğiz” denmesi önemli.
2015’e giderken bu konuda ortak bir deklarasyon çabası var. Açılımın ikinci
ayağı, ”Diaspora” sözünün yeniden tanımlanmasıyla ilgili. Dışişleri Bakanı, tüm
elçiliklere bir genelge yollayarak Türkiye diasporasını yeniden tanımlamış:
”Sadece Türkler değil; bu topraklardan göç eden herkes bizim için diasporadır.
Ermeniler, Yahudiler, Rumlar, Latin Amerika’daki El Turco’lar ve Arjantin’deki
Araplar dahil. Bunlar bizim insanımız. Kültürü, dili bize benzeşen insanlar.”...
Ermeni diasporasıyla temaslar, çoktan başlamış bile… Ve son olarak
Ermenistan’la hassas diplomasi. Davutoğlu, Ermenistan’la ”kadük” hale gelen
”protokollerin” hala ”masada” olduğunu hatırlatıp durdu. Hillary Clinton geçen
ay Ermenistan’a gitmiş. Sarkisyan, yeniden seçildi. Ondan istenen, ilk aşamada
Ermenistan’ın işgal ettiği Azeri toprağının sadece ufak bir bölümünden
çekilmesi. Ondan sonra Türkiye sınırını açacak, ticaret ve yatırım başlayarak
ve görüştüğüm üst düzey bir yetkilinin ifadesiyle ”Erivan’ı Erbil gibi ihya
edeceğiz.”
Türkiye Ve Azerbaycan"dan Ermenistan"a Ambargo
Türkiye ile Azerbaycan Hokey Federasyonları,
Gürcistan"da düzenlenecek olan Hokey Turnuvası"nda Ermenistan"a
ambargo koydu… Türkiye Hokey Federasyonu Başkanı Sadık Karakan, 21 Yaş altı Kız ve Erkek Hokey Milli
Takımları’nın Gürcistan’da kampa girdiğini duyurdu. Kamp programı kapsamında
Gürcistan’ın bir turnuva düzenlediğini ve bu turnuvaya Ermenistan’ı davet
ettiğini söyleyen Karakan, Azerbaycan ile birlikte ortak bir tavır ortaya
koyarak Ermenistan’ın turnuvaya katılmasına istemediklerini dile getirdi. İki
ülkenin talepleri doğrultusunda, Ermenistan’a gönderilen turnuva daveti iptal
edildi.
Tarihi Kilise Restore Edilmeyi Bekliyor
Hakkari"nin Yüksekova ilçesinde bulunan ve yüzlerce
yıl önce bölgede yaşayan Ermeniler tarafından yapıldığı öne sürülen kilise
restore edilmeyi bekliyor. İran sınırında bulunan Yediveren mezrasındaki tarihi
kilise, zaman içerisinde hasar görmesine rağmen halen ayakta duruyorlar. Köy
sakinlerinden Mehmet Yemen, “Köyümüzün tam ortasında bulunan kiliseyi yıllardır
biz köy sakinleri koruyoruz. Bizler imkanlarımız dahilinde korumaya
çalışıyoruz, ancak bu yetmez. Yetkililerden bu kiliseyi restore etmelerini
istiyoruz” dedi.
Yıllar Sonra Dostlarına, Memleketine Kavuştu
1960 yılında İstanbul iline göç eden Hırant Bakır (80), yaşadığı ilçesine ve en yakın arkadaşına, Kabadüz Kaymakamı Engin Avcı
vasıtasıyla kavuştu. Kabadüz’ün Çambaşı Yaylasında 1960 yılına kadar bakır
ustalığı yapan Hırant Bakır, 33 yıl boyunca memleketine hiç gelemedi. Eyüp
Feshane’de gerçekleşen OrduTanıtım Günlerinde Kabadüz Kaymakamlığının standına
gelen Bakır, memleketine duyduğu özlemi Kaymakam Engin Avcı’ya anlattı. Kaymakam Engin Avcı’nın davetlisi olarak memleketi Kabadüz
ilçesine gelen Bakır,1953 yılından beri
görmediği arkadaşıyla ilçede kavuşmanın mutluluğunu yaşadı.
Yakında mum da dikeriz!
Murat Bardakçı
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez dün Fener
Rum Patrikhanesi'nde Patrik Bartholomeos'u ziyaret etti. Ziyaretin
ayrıntılarını bugün gazetelerde okuyacağınız için neler konuşulduğunu yazmama
gerek yok... Ama bu ziyaret ile ilgili olarak peşinen söylemem gereken tek bir
söz var: Diyanet İşleri Başkanı, "başkan" unvanı ile gidip de
Patrikhane'yi ziyaret edemez! Bunu açıkça yazdığım için Türkiye'de bir kesime
son senelerde giderek hakim olan Patrikhane paranoyasına kapıldığımı falan
zannetmeyin... Diyanet İşleri
Başkanı'nın kalkıp da Patrikhane'yi ziyaret etmesi ise bambaşka, olmaması
gereken bir iştir! Prof. Görmez'in her vatandaş gibi Fener'i ziyaret etme hakkı
tabii ki vardır fakat -cüppesini değil-"kisvesini", yani
"başkanlığını" dışarıda bırakmak şartıyla...
Artık ‘1915’te birşey olmadı’ diyen bir bakan yok
Mustafa Karaalioğlu / PARİS
Türk-Ermeni ilişkilerinin 1915’e sığdırılamayacağını
belirten Davutoğlu, “Ermenilerin karşısında artık ‘1915’te birşey olmadı’ diyen
bir bakan yok. ‘Ne yapılacaksa beraber yapalım’ diyoruz. Ama tek taraflı bir
suç deklarasyonu değil” dedi. Dışişler Bakanı Ahmet Davutoğlu, Enmenistan’la imzalanan
protokollerin hayata geçirilememiş olmasının Kafkasya’daki istikrara olumsuz
etkide bulunduğunu söyledi. Davutoğlu, Suriye’nin Dostları Toplahtısı için
gittiği Fransa’nın başkenti Paris’te gazetecilerle yaptıığ sohbette, “Keşke
protokoller hayata geçirilseydi. Bunu hep istedik ama Türkiye’deki faktörlerden
ziyade dış dengeler buna mani oldu” dedi.
Türkolog: Fransa’da Ermeni Soykırımının inkarını cezalandıran yasaya ilişkin bir sonraki seçimlerden önce hatırlarlar
Fransa’nın Ermeni Soykırımının inkarını cezalandıran yeni
yasa kabul etmeyebileceğini açıklayan
Fransa Dışişleri bakanı Laurent Fabius’un sözlerini yorumlayan Ermenistan
Ulusal Bilimler Akademisi Doğu Bilimleri Enstitüsü Direktörü, Türkolog Ruben
Safrastyan’dan geldi. Safrastyan açıklamasında ″Bildiğim kadarıyla Laurent
Fabius daha başkan olması öncesinde süreci devam edeceği sözünü verdi, şimdi
biz tersinin olduğunu görüyoruz. Ne yazık ki, bir kez daha halkımızın tarih
esnasında birçok kereler karşılaştığı şeyin gerçekleştiğini görüyoruz.″ dedi… Safrastyan
belli bir süre sonra Fransa’da yeni seçimlerin yaklaşacağı, bu sorunun güncellik
kazanacağını belirtti…
Mor Gabriel Manastırı ve arsası
Erkam Tufan Aytav
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in, Rum Patriği
Bartholomeos'u ziyaret etmesi medyada tarihi adım olarak haberleştirildi… Ancak
bu konuda bir ileri bir geri adımların atılması insanın sevincini kursağında
bırakıyor ve yapılan güzel şeyler de makyaj havasını verdiriyor. Heybeliada
Ruhban Okulunun bir türlü açılamaması buna en büyük örnek iken bunun yanına bir
de Mor Gabriel Manastırı arazi meselesi eklendi. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Mor Gabriel’in topraklarından bir kısmını Hazineye devrine karar verdi. Üstelik
politik bir karar verdiği izlenimini verecek bir şekilde.
Jön Türklerin insanlık suçları, Osmanlı’da etnik temizlik
Yalçın Ergündoğan
Taner Akçam’ın yeni kitabı, The Young Turks’ Crime
Against Humanity: The Armenian Genocide and Ethnic Cleansing in Ottoman Empire
(Genç Türklerin İnsanlık Suçları: Ermeni Soykırımı ve Osmanlı İmparatorluğunda
Etnik Temizlik), Princeton University Press tarafından Amerika’da yayınlandı.Kitabı
üzerine konuşması için ABD’deki pek çok üniversiteden davet alan Akçam’dan
edindiğimiz bilgiye göre, pek çok konuda bir “ilk” olma özelliğine sahip olan
kitapta 600’ün üzerinde Osmanlı belgesi tanıtılıyor ve 1915 etrafındaki bazı
olaylar bu belgeler ışığında yeniden anlatılıyor.
Syrian-Armenian Memory and the Refugee Issue in Syria under the French Mandate (1921–46)
Posted By Seda Altug
An overwhelming majority of
today’s Syrian-Armenians are the descendants of Ottoman-Armenians who survived
the 1915 Armenian Genocide. The 120,000–150,000 deportees in Ottoman Syria, who
had hoped to return to their homeland as soon as World War I was over, returned
to Cilicia, which, by the time of the Mudros Armistice (Oct. 30, 1918), had
come under French occupation. All hope of rebuilding their communities,
however, vanished with the Turkish National Liberation War (1919–21) and the
ceding of Cilicia to the Turkish Republic following the formalization of the
Turco-Syrian border in the Ankara agreement on Oct. 21, 1921.
Aram Ateşyan: Türkiye’de yıllık 60-70 Ermeni vaftiz edilip Hıristiyanlaştırılıyor
İstanbul
Ermeni Patrikhane Genel vekili Başpiskopos Aram Ateşyan, Cumhuriyeti döneminde
faaliyet gösteren kiliselerin sayısı 45’e, okulların sayısı ise 13’e düştü… Ermenihaber.am’in
“İslamlaştırılmış Ermeniler arasında kendi Ermeni ve Hıristiyan kimliğini iade
etmek için İstanbul Ermeni Patrikhanesine başvuranlar var mı?” sorusuna Ateşyan
şöyle cevap verdi: ”Ermeni kimliklerini kanıtlayan belgeleri olanları hemen kabul
ediyorum. Onlar Hıristiyanlık ve Ermenilik hakkında 6 aylık bir kurs alıyorlar.
Böylece Türkiye’de yıllık 60-70 Ermeni
vaftiz edilip tekrar Hıristiyan oluyor."
Cenevre’de Soykırım meseleleri değerlendirildi
19
Haziran’da Cenevre’de BM İnsan Hakları Komisyonu 20. Oturum Dönemi çerçevesinde
Avustralya, Macaristan,Nijerya, Tayland ve Uruguay temsilcileri ″savunma
sorumluluğu ilkesi″ uygulaması konusunda İnsan Hakları Komisyonunun önemli
rolünün araştırılmasına ilişkin üst dereceli bir etkinlik düzenlediler… Görüşmede
Ermeni Delegasyonu bir duyuruda bulundu. Duyuruda savunma sorumluluğu ilkesinin
insanlığın güvenlik sistemindeki önemi vurgulandı. Ermeni halkının 20. yy.’ın
ilk Soykırımını yaşadığı, bunun sonucunda 1.5 milyon Ermeni’nin hayatını
kaybettiği, bu sebeple Ermenistan’ın insanlığa karşı suçların engellenmesine
yönelik her tip çabayı memnuniyetle karşıladığı ifade edildi. Bu çerçevede
olumlu örnek olarak Ermeni Diasporası ve Ermenistan arasındaki işbirliği
sonucunda onlarca ülkede Ermeni Soykırımının tanınmış olması gösterildi.
Doktrinler ve Yasalar
Nurettin
Değirmenci
Ülkesinin güvenliği-mutluluğu
için yasalardan vazgeçip komplo, entrika ve kurnazlığa yönelenler; ne güvenliğe,
ne özgürlüğe, ne de mutluluğa ulaşabilirler. Sadece yıkıcı olaylara analık
görevi yapmış olurlar.Birçok
araştırmaya imza atmış olan Sayın Rıfat N. Bali, “Gayrimüslim Mehmetçikler
Hatıralar-Tanıklıklar” adında bir eser yayınladı. Eserde komik, üzücü,
üzücü-komik olaylar okuyucuya sunuluyor. Dikkatimi çeken Ralf Arditti isimli
Yahudi vatandaşımızın anıları oldu.
Diyanet İşleri Başkanı Görmez: Ruhban Okulu, Varlığını Devam Ettirmeli
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, din, inanç,
eğitim özgürlüğü ve mabet masuniyeti gibi konularda Müslümanlar için
istedikleri her şeyi gayrimüslimler için de istediklerini belirtti. Dünyada
farklı dini inançlara mensup insanların inançlarını özgürce yerine getirmesi
gerektiğini belirten Görmez, ruhban okulunun açılması konusunda olumlu konuştu.
Görmez, ruhban okulunun tarih boyunca olduğu gibi mevzuat çerçevesinde
varlığını devam ettirmesi gerektiğini söyledi.
İstanbul’un Göbeğinde Mardinli Ermeni Esnafa Linç
İstanbul’un Fatih İlçesi’nde nohutlu pilav tezgahı
işleten Mardinli Ermeni esnaf Nubar Veske 4′ü zabıta yaklaşık 10 kişi
tarafından sopa, kesici alet ve biber gazıyla saldırıya uğradı. OIaya müdahale
etmeye çalışan çevre esnafı ve yurttaşlar da yaralanarak Cerrahpaşa Tıp
Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı.




