Etiketler

Aynı kişinin Ermeni ve Türk kimliklerinin çelişkisini anlatan film, "Altın Kayısı" film festivalinde

Los Angeles'li Ermeni film yönetmeni Nare Mıkırtçyan'ın "Evin öte tarafı" başlıklı belgesel filmi, Yerevan'daki "Altın Kayısı" Film Festivaline katılıyor. Filmin prömiyeri ise ABD'de yapıldı. Mıkırtçyan'ın nenesinin ailesi Ermeni Soykırımı esnasında Türkler tarafından kurtarılırken, dedesinin ailesinin tüm ferdleri ise başka Türklerce öldürülmüştür. Mkrtçyan da, karanlığın ve aydınlığın bu çelişkisini yansıtan bir film çekmeye karar vermiştir. Belgeselin baş karakteri Maya, nenesinin Ermeni olduğunun ve Soykırım'dan kurtulduğunu 2015'te öğrenerek Soykırım'ın 100. yıldönümü etkinliklerine katılma üzere Ermenistan'a gitmeye karar veriyor. Maya içinde Ermenilik ile Türklük aynı zamanda yaşıyor. Ermeni kimliği Soykırım'dan dolayı acı çekerken kimliğinin Türk tarafı ise Ermeni Soykırımı'nı inkar ediyor.

Gerçek 91. Korsan Kaptan Kidd Hint Okyanusu’ndaki Ermeni ticaret gemisini 1698’de ele geçirmişti.


1604’te Ermenilerin, bugün Azerbaycan’a bağlı Nahçıvan’da
bulunan Culfa’dan (Jougha) zorunlu göçü, dönemin İran hükümdarı Şah Abbas’ın önceden tasarlanmış planının bir parçasıydı. Amaç kendi toprakları ile Osmanlı toprakları arasında kimsenin egemenliğinde olmayan bir tampon bölge oluşturmaktı. Sonuçta büyük acıların yaşadığı bir gerçektir. Ancak İran imparatorluğunun başkenti İsfahan’da gelen Ermeniler için oluşturulan Yeni Culfa’da Ermenilere, kültürlerini yaşatmaları, özellikle de zanaat ve ticaretlerini serbestçe gerçekleştirmeleri için özel ayrıcalıklar tanınmıştı. Yeni Culfa bugün de İranlı Ermeni toplumunun merkezlerinden biri olmaya devam ediyor.

Rio de Janeiro Olimpiyat oyunlarına Ermenistan’dan 33 sporcu katılacak

Ermenistan, Rio de Janeiro’da gerçekleştirilecek Olimpiyat oyunlarına 33 sporcusuyla katılacak. Ermenistan milli olimpiyat komitesinin bildirdiğine göre  bu katılım Ermenistan tarihinde bir ilk. Son olarak Ermenistan’ın Olimpiyat takımına yüzücüler Vahan Mkhitaryan ve Monika Vasilyan katıldı.

3 bin kişinin konuştuğu dilin zaferi

İsveç'in Dalarna bölgesindeki Älvdalen ilçesinde yaşayan 3 bin kişinin konuştuğu dil kısmi bir zafer kazandı. İsveç’in kuzeyindeki Dalarna bölgesindeki Älvdalen ilçesinde yaşayan 3 bin kişinin konuştuğu Älvdalska, dilleri belirleyen ve sınıflandıran Dallas’taki SIL International tarafından dil olarak kabul edildi. SIL International’ın değerlendirmesinde Älvdalska’nın farklı bir dil olduğu, azınlık dilleri statüsüne tabi tutulmasını talep etti. İsveç hükümetinin bilimsel değil siyasi nedenlerle Älvdalskayı bir dil olarak kabul etmediğine dikkat çeken SIL International’in bu kararıyla yıllardır mücadele veren Älvdalenliler şimdilik kısmi bir zafer kazandılar. Älvdalenliler, şimdi İsveç hükümetinin konuştukları Älvdalska’yı azınlık dili olarak tanımasını istiyorlar.

Suriye'yi fakirler terk etti, zenginler keyif sürüyor!

Ayhan Saltan
Şehirlilerin büyük çoğunluğu daha emniyetli bölgelere çekilmişken taşra ve varoş ahalisi göçe mecbur kaldı. Ülkeyi fakirler terk etti zenginler bir şekilde ülkede kalıp faaliyetlerine devam ediyorlar. Yönetime güven ve destek noktasında çok fazla geri adım atılmadı. Gerçi Adana, Mersin ve Antalya havalisine yerleşen Suriyeli üst düzey halk kendilerini her türlü güvenceye almakla beraber bunlar genel göç yapısı içinde yüzdeliklerle bile ifade edilemeyecek bir sayıya sahipler. Bunların bir üst sınıfı olan üst düzey azınlık çoktan Avrupa’da yerini aldı. Şimdi gerçekler ışığında küçük bir analiz yaptığımız bu konuda , Ahsen TV’sinden Yeni Akit’ine oradan Odatv’sinden Cemaatçi yayınlara oradan da yandaşlar üzerinden Cumhuriyet Gazetesine kadar toplumsal ayrışmanın ülkemizde nasıl bir sonuç doğuracağını , mevcut iktidarın ayrıca MHP başta olmak üzere tüm siyasi parti tabanlarının iyi değerlendirmesi dileği ile bu yazıyı kaleme aldım.

Ո՞ՒՐ Կ'ԵՐԹԱՅ ՄԵՐ ՏԱՌԱՊԵԱԼ ԺՈՂՈՎՈՒՐԴԸ

Աւա՜ղ... հայաթափումը կը շարունակուի ահազանգային համեմատութեամբ: Քննադատական չէ մեր մօտեցումը, այլ ափսոսանքի եւ ցաւի խոր արտայայտութիւն: Միջին Արեւելքի եւ մասնաւորաբար Սուրիոյ հայութիւնը վերականգնելու ձգտող բոլոր աշխատանքներն ալ մինչեւ այսօր ապարդիւն մնացին, հակառակ բեմերէն եւ խորաններէն կատարուած բարձրաղաղակ յայտարարութիւններուն:

Ermenistan'daki 1988 Spitak depremini anlatan film 1 Aralık’ta vizyona girecek

Rusyalı Ermeni film yapımcısı Ruben Dishdisyan ve Rusyalı Ermeni film yönetmeni  Sarik Andreasyan 1988 yılında Ermenistan’ın kuzey bölgelerini yerle bir eden yıkıcı depremi konu alan film çektiler. Filmin galası 1 Aralık 2016’te beklenirken, 25 Temmuz’da Ermenistan’ın Gyumri kentinde filmin kapalı gösterimi yapılacak. Yönetmen sandalyesine oturan Andreasyan “Filmimizi 2 dilde çektik. Filmin Ermenice versiyonunun kapalı gösterimi 25 Temmuz’da Gyumri’de gerçekleştirilecek. Bu mükemmel şehrin sakinlerinin hayır dualarını almak bizim için çok önemli” ifadelerini Facebook resmi sayfasında paylaştı.

Gürcistan Samtskhe-Javakheti’nde bir Ermeni aileden 4 kişi katledildi

Gürcistan’ın Javakheti ilinin Ninotsminda ilçesine bağlı Vaçiani köyündeki kendi evlerinde bir Ermeni ailesinin 4 üyesini ölü budular.  Yürtdışında çalışan Khaçatryan Vaghinak’ın isimli köy sakinin eşi Ofelya Koçotyan (37) ve çocukları (5, 16, 18) çocukları öldürüldü.

Nuh'un Gemisi ve Ara Güler

Nihat Gültekin
Yaşadıkları zamanı gelecek çağlara aktaran, foto muhabirleri yalnızca olayların gidişini izlemekle yetinmiyorlar. Yıllar sonra da olsa insanlara ufakta bir yere bakmayı öğretiyorlar. Nuh’un gemisi ile ilgili çalışmalar her zaman büyük heyecanlar yaşatıyor yaşadığımız coğrafyada. 2010 yılında ilçemiz Bazid, ilimiz Ağrı ve Hong Kong’daki yapılan toplantılarda bizzat çalışmaların içinde bulunanlar çeşitli sunumlar yapanlar zamanla ilçenin bir ilgi ve gelir kaynağı merkezi olacağı umudunu yaratmışlardı.

Gerçek 90. Bakü’deki ilk petrol kuyusu 1871’de Ivan Mirzoev (Hovhannes Mirzoyan) tarafından açılmıştı.

 
Bugün Gürcistan’ın başkenti olan Tiflis (Tbilisi) orta çağlardan bu yana önemli bir Ermeni Diyaspora merkeziydi ve 19. yüzyılda toplum, kültür ve siyaset alanında büyük bir gelişme göstermişti. Doğusunda Bakü – bugün Azerbaycan’ın başkenti – bu gelişme trendini 19. yüzyılda yakaladı ve bunu 20. yüzyıl ortalarına kadar sürdürerek Diyaspora’nın başlıca ekonomik güç merkezlerinden biri haline geldi. Elbette gelişmeye siyaset ve kültür öğeleri de dahildi.

Ermenistan başkentinde uluslararası “Altın Kayısı” film festivali başladı

10 Temmuz’da Ermenistan başkenti Yerevan’da 13. uluslararası “Altın Kayısı” film festivali, resmi açılış töreniyle start aldı. Açılış törenine başlamadan önce Ermeni sinematografin ünlü isimlerinden Edmond Keosayan, Dmitri Kesayan ve Albert Yavuryan’ın yıldızları açıldı. Ardından da en çok beklenen kırımızı halı etkinliği başladı.

Seyfo Center, "Almanya Soykırımı kabul ederse kendimi yakacağım" diyen Perinçek'e kibrit gönderdi

İsviçre merkezli Seyfo Center’ın (Süryani Soykırım Araştırmaları Merkezi) Başkanı Sabri Atman, soykırımların tanınma konusunu değerlendirdi… Atman, "Almanya’nın 1915 Soykırımını kabul etmesinin sonuçları olacaktır. En kısa zamanda bunu eğitim kitaplarına almaları gerektiğini düşünüyorum. Almanya’da yeni yetişen nesiller Birinci Dünya Savaşı sıralarında gerçekleşen soykırım konusunda doğru bilgilendirilmeleri gerekir. Türkiye ile güçlü ekonomik ve politik ilişkisi olan bir ülke olan Almanya’nın 1915 soykırımını tanıması diğer bir çok ülkeye de bu yönde adımlar atmasının yolunu açacaktır." Şeklinde konuştu… Eğer Almanya soykırımı kabul ederse kendisini yakacağını söyleyen Doğu Perinçek ise yaptığı şovun arkasını ne yazık ki henüz yerine getirmedi. Seyfo Center adına kendisine bir kaç kibrit çöpü gönderdik. Haber bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

Gürcistan Parlamentosu Başkan Yardımcısı, Ermeni Soykrımı Anıt Kompleksini ziyaret etti

Çalışma ziyareti kapsamında Yerevan'da bulunan Gürcistan Parlamentosu Başkan Yardımcısı, Ermenistan-Gürcistan parlamentolar arsında işbirliği komisyonu eş başkanı Manana Kobakhidze'nin başkanlığındaki heyet, bugün Ermeni Soykırımı Anıt Kompleksini ziyaret etti. Kobakhidze'yi ve heyetini, Ermenistan Milli Meclisi Başkan Yardımcısı, iki ülke parlamentolarının işbirliği komisyonu başkanı Hermine Nağdalyan eşlik etti.

Dink davasında yeni gelişme

Dink davasında, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişleri hakkında soruşturma izni verildi. İçişleri Bakanlığı Efkan Ala imzasıyla 07.04.2016 tarihinde verilen kararda, "müfettişlerin yönetmelik ve yönergelerle belirlenmiş görev gereklerine aykırı hareket ettiği, hakkında araştırma yapılan emniyet görevlilerinin yargılanmasının önlenmesine ve müştekilerin mağduriyetine sebep olduğu’ belirtildi, Üçkuyu ve Canoğlu hakkında ceza soruşturulması yapılması gerektiği kanaatine varılarak soruşturma izni verildi.

AB’ye mecbur muyuz?

Abdurrahman Dilipak / abdurrahmandilipak@yeniakit.com.tr
Gidip Ermeni soykırım tasarısını onaylayacak sonra da gelip İncirlik’ten yer isteyeceksiniz. Laiklik, demokrasi diyeceksiniz sonra da İslamifobik tavrınızı sürdüreceksiniz. Avrupa’da cami, minare, ezan duymaya görmeye duymaya tahammül edemeyeceksiniz, çok komiksiniz. Madem olmuyor, NATO’dan da çıkalım gitsin. NATO üslerini de kapatalım, Hristiyan Avrupa niye bizi korusun (!?) ki.. Bir Avrupalı politikacı da öyle demişti; “Avrupalı Hristiyan bir asker, Müslüman Türkiye için hayatını tehlikeye atmak istemez.” Ankara bu ithamın altına kalmayacak ve göreceksiniz bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.. İpler tamamen kopmasa bile, hem iktidar ve hem de toplum, AB konusunda çok da istekli olmayacak. İlişkiler daha kırılgan, “inceldiği yerden kopsun” havasında olacak.. Bu arada dikkat, Avrupa’dan esen bu ters rüzgârlar içeride birilerinin umudunu artıracak, onları heyecanlandıracak, onların saldırganlıklarının artmasına sebep olacaktır. (Adam çok haklı madem Hıristiyanlar ve Yahudiler Türk düşmanı NATO’dan da hatta BM’den de çıkmak doğru olur. Belki böylece İslam Birleşmiş devletleri kurulur. HYETERT)

İran parlamentosu İran’dan Ermenistan ile imzalanan vizesiz rejim anlaşmasına onay

İran Bakanlar Kurulu, Ermenistan’a uygulanan vizelerin karşılıklı olarak kaldırılması için imzaladığı anlaşmayı onayladı. Anlaşmaya göre, diplomatik ve normal pasaport sahipleri ile geçiş belgesi bulunan Ermenistan vatandaşları artık İran'a vizesiz giriş yapabilecek. Erivan ile Tahran arasındaki anlaşma sayesinde Ermeniler ve İranlılar 180 gün içinde 90 güne kadarlık seyahatlerde vizeye gerek duymayacak.

Bin Yıllık Kilise Restore Edilmeyi Bekliyor

Erzurum'un Uzundere ilçesine bağlı Çamlıyamaç köyünde bulunan bin 100 yıllık Öşvank Kilisesi, kaderine terk edilmiş durumda. 958-966 yılları arasında Gürcü kralının oğulları Bagrat ve Davit tarafından yaptırılan ve dönemin en büyük kiliseleri arasında yer alan Öşvank, bin yılı aşkındır ayakta duruyor. Her yıl yerli ve yabancı bir çok turist ziyarete geldiği manastır, Gürcü Hıristiyanlar için büyük öneme sahip. Bir dönem Bizanslıların eline geçen Öşvank, o tarihlerde bir onarım gördü. Son yıllarda köylüler tarafından camii olarak kullanılan Öşvank, köye yaptırılan caminin ardından tamamen kaderine terk edildi.

How Armenian Genocide Orphans Sparked A Revolution In Ethiopian Music

by Abel Shifferaw
In honor of Ethiopian History Month (okay there is no such thing really, everyday is Ethiopian History Month with me) and a new documentary that’s in the works called Tezeta (The Ethiopian Armenians) let’s take a look back at the captivating origin story of modern Ethiopian music… In 1924, the Prince of Ethiopia, Ras Tafari (yes, the religion was named after him), visited Jerusalem. While walking through the Armenian Quarter with his entourage, he came across a marching band of forty children. Their talent made a profound impression on the young prince. Upon inquiring about the young musicians, Tafari learned they were orphans of the Armenian genocide and with permission from the Armenian Patriarchate of Jerusalem, adopted them, bringing the Arba Lijoch (Forty Children in Amharic) as they came to be known, back with him to Addis Ababa. It was to be the beginning of a musical renaissance in Ethiopia that unfolded and developed throughout the next few decades.

Seven Kenyans, two Jamaicans and a Cuban competing for Turkey - this is a disgraceful farce

Ben Bloom, athletics correspondent
Yasemin Can. Growing up and taking her first strides in the world of junior athletics, Yasemin Can could never have envisaged standing on top of the European Championships podium with a 10,000m gold medal round her neck. Barely a year ago she would not have even recognised her own name.There is little point in beating around the bush: Can is not European. In fact Can is not even Can.

Diyarbakır’da Müslim-Gayrimüslim hoşgörüsü yıllardır devam ediyor

Sur ilçesi Gazi Caddesi üzerinde tarihi Ulu Camii’nin karşısında bulunan Tarihi Kuyumcular Çarşısı’nda Müslüman ve Hristiyan esnaf arasındaki yıllardan beridir süre gelen karşılıklı hoşgörü devam ediyor… Müslümanların Hristiyanların ibadetlerine karşı hoşgörülü davrandıklarını belirten, kendisi de Hristiyan olan Kuyumcular Çarşısı esnaflarından Yusuf Karadayı, "Burada Müslümanlarla bizler iç içeyiz. Hatta 25 yıldır yanımda çalışan eleman da Müslümandır. Kendisi camiye gider ben Kiliseye giderim. O Ramazan ayında oruç tutuyor ben de burada yemek yemiyor, su içmiyorum. Müslümanlar bizim dinimize saygı duyuyorlar biz de onların dinine saygı duyuyoruz.” dedi.