Etiketler

Merhaba Dilek Hanim, Merhaba Markar Bey

Çok saygı duyduğum araştırmacı ve gazeteciler olarak, peş peşe sizlerden gelen iki yazı bende büyük şaşkınlık ve düş kırıklığına yol açtı.
Merhaba Dilek Hanim, Merhaba Markar Bey, 

Çok saygı duyduğum araştırmacı ve gazeteciler olarak, peş peşe sizlerden gelen iki yazı bende büyük şaşkınlık ve düş kırıklığına yol açtı. 

Patrikliğin tüzel kişiliğe sahip olmamasına karşın yaptığınız benzetmeler hele siyasi temsil boyutu gibi bir açıklama, tamamen gerçek dişidir. 

Ayrıca bazı açıklamalar yaparken tek yanlı bilgilendiğiniz kaynakların dışında, baksa kişiler veya kurumlarla da görüşseydiniz ortaya böyle vahim iki yazı çıkmazdı! 

Ben ne tarihçiyim, ne hukukçu ne de bu konunu uzmanı..o nedenle hadisenin ta Lozan'dan gelen haklarına vs değinmek istemiyorum, araştırıp okursanız, ne demek istediğimi anlarsınız. Ben asıl olarak eş patrik seçiminin tıkanma olayında, o yerlere göklere koyamadığınız bir de üstüne tebrik ettiğiniz heyetin olaya ne kadar zarar verip, sabote ettiklerini ve çıkmaza sürüklediklerini bilmenizi istiyorum. Eş Patrik secimi gayet doğal, kilisenin geleneğinde olan bir şeydir. Bugün aynısı Kudüs'te uygulanmaktadır. Araştırıp okumanızı tavsiye ederim. Ruhani Meclis kararı hiçe sayılarak ikinci bir dilekçe vererek olayı çıkmaza sokan o çok değerli "heyet" , artik kimler tarafından görevlendirildilerse, bugünkü durumunu hazırlamışlardır! Ermenilerin patrik seçme hakki ellerinden alınmış değildir, her şey doğal akışı içinde sürmekte iken, eş patrik adayları İstanbul'a gelip ziyaret, tanışma ve istişarelerde bulunurken, bu "heyet" başka telden çalarak olayı mahvetmiş, geri dönülmez hale getirmiştir. Seçim kampanyaları prosedürlere göre hazırlanıp çalışmalara başlanmışken birden ikinci dilekçe olayını çıkararak bu işi sabote etmişlerdir. 

Sizlere bu bilgileri veren kişiler kimler ise, iste tam da o kişiler, Sayın Mesrop Mutafyan -ki Türkiye Ermenilerinin başına gelen en güzel şeydi ve bir mucizeydi- sağlıklı ve görevinde iken, ona hep karşı cıkmışlar, hep üzmüşler ve belki de bugün içinde bulunduğu amansız hastalığa yol açmışlardır. 

Hyetert gazetesi bu konularda ciddi bir arşive sahiptir ve araştırmalar için de çok yönlü bir kaynaktır. Sizlerden ricam, gazete, vakıf, dernek vs sahibi veya yöneticisinin, Türkiye Ermenilerinin tümünü kapsamadığını ve temsil etmediğini hatırlamanız ve madem bu konuda yorum yapacaksınız, sağlıklı ve doğru biçimde yorumlar yapmanızdır. 

Patrik seçme hakkimiz elimizden alındı diye bir şey yoktur! bunu diyen Heyetin gizli ajandasını anlamayacak kadar aptal değiliz. 

Patriklik kurumunun, TC vatandaşı olan bir Ermeni'nin üzerinde siyasi ve hukuki hiçbir hakki/yaptırımı yoktur. Her Ermeni TC vatandaşı olarak eşit haklara sahiptir. Azınlık mensubu olmak TC vatandaşlık haklarını engellemez! Dolayısı ile yapılan benzetmeler de hiç uymuyor. 

Tekrar rica ediyorum, lütfen Hyetert'teki tüm makaleleri okuyun bu konuya ilişkin ve tek taraflı kaynaktan bilgi edinmeyin. Heyet olayı tıkamıştır, bunu bile yapmıştır çünkü esas amaç Patriklik Kurumunu uzun vadede elimine etmektir! Bu çok acıktır ve uzun zamandır şu veya bu şekilde bu konuda çalışılmaktadır. Patriklik kurumu, Ermeni kilisesi, Ermeniler için, diğer azınlıklardan farklı olarak, çok özel bir durumdur, çok özel bir bağ ve tutkaldır, dini inançtan bağımsızdır bu aslında. Patriklik Kurumunun varlığı da, hiçbir TC vatandaşı Ermecinin yapacağı eylem veya söylemleri engellemez. Herkes özgürdür, isteyen istediği derneği de kurabilir, kendi dermeği adına konuşur, kimseden de izin almak zorunda değildir. Saygılarımla, 
Nadya Uygun

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.