Settar Kaya
Ermeni sivil toplum örgütleri Ankara’da Dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüşmüşler. Ermenilerin Sivil Toplum ve Kalkınma Enstitüsü Başkanı Davutoğlu’na “Büyükannem ve büyükbabamın Erzurum’da yaşadığı yerleri görmek istiyorum” demiş. Davutoğlu da ona “Ne görmesi, Bir gün gelecek, ev alabilecek, yerleşebileceksin de” demiş… Sayın Davutoğlu’na sormak gerekir; Bu alttan almaya neden ihtiyaç duyuyorsunuz? Şu “Tilkiye kaç, tazıya tut politikanızdan ne zaman vazgeçeceksiniz? Azerbaycan’a gidip Ermenistan’a meydan okumayı, Ermeniyi görünce gönül alma’yı diplomatik ustalık mı sanıyorsunuz?... Buna “sıfır sorun politikası” değil,”sıfırı tüketmiş politika” derler!...
***********************
Ermeni sivil toplum örgütleri Ankara’da Dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüşmüşler. Ermenilerin Sivil Toplum ve Kalkınma Enstitüsü Başkanı Davutoğlu’na “Büyükannem ve büyükbabamın Erzurum’da yaşadığı yerleri görmek istiyorum” demiş. Davutoğlu da ona “Ne görmesi, Bir gün gelecek, ev alabilecek, yerleşebileceksin de” demiş.
Sayın Bakan bu açıklamayı yaparken sanırım Ermeni de içinden Şöyle geçiriyordur. “Ne satın alması, şu AKP biraz daha iktidarda kalırsa üstünde tazminat bile alırız”
Sayın Davutoğlu’na sormak gerekir;
Bu alttan almaya neden ihtiyaç duyuyorsunuz? Şu “Tilkiye kaç, tazıya tut politikanızdan ne zaman vazgeçeceksiniz? Azerbaycan’a gidip Ermenistan’a meydan okumayı, Ermeniyi görünce gönül alma’yı diplomatik ustalık mı sanıyorsunuz?
Ben Türk Dışişleri bakanının, o Ermeniye şöyle cevap vermesini beklerdim.
”Biz Türk Milleti olarak sizi 400 yıl kanadımızın altında bir eliniz yağda, bir eliniz balda besledik, koruduk da ne oldu? En zor günümüzde bizi arkadan vurdunuz. Dedenin Erzurum’dan niye gönderildiğini sen bilmiyor musun?
Ermenistan’ın bugünkü başkenti Erivan’ın, daha 120 yıl önce nüfusunun Yüzde 75’i Türk’tü. Oradaki hanlar, hamamlar, bağlar, bahçeler Türklerindi. Biz Türklerde dedelerimizin yaşadığı yerleri görmek istiyoruz.
Bırakınız 120 yıl önceyi, sen daha 20 Yıl önce işgal ettiğin Karabağ’da binlerce masum Azerbaycan Türkünün kanını akıttın ve halen haydutluk ederek Karabağ’ı işgal altında tutuyorsun.
Yurtlarından yuvalarından olmuş bir milyon Azerbaycan Türkü de kendi evlerine dönmek istiyor.
Daha iki ay önce senin Cumhurbaşkanın Ermeni gençlere Ağrı’yı hedef göstermedi mi?
Ülke ülke dolaşıp beni soykırımcı olarak tescil ettirmeye çalışan sen değil misin? Onlarca diplomatımın kanını sen akıtmadın mı? Şimdi ne yüzle buralara gelmek istiyorsun.”
Dışişleri bakanı bunları söylemeye gerek görmediği gibi, gelecekte Erzurum’dan ev alabileceği garantisinde de bulunmuş.
Gazze’ye abluka uyguluyor, Müslüman Arapların kanını döküyor diye İsrail ile Diplomatik ilişkileri kesen Davutoğlu, Karabağ’ı işgal altında tutan, Müslüman Türklere Hocalı’da soykırım yapan eli kanlı Ermenilere karşı neden şirin görünme gereği duyuyor?
Toprak Türkün, katledilen Türk ise, varsın olsun öyle mi? Çitfte standart yani…
Buna “sıfır sorun politikası” değil,”sıfırı tüketmiş politika” derler!...
2 yorum:
Sayin Settar Kaya, bu tek tarafli bilgileri simdiye kadar toplumdan saklamanin sucu manevi acidan bakildiginda affedilir gibi deyil!
"Simdiye kadar neredeydin diye kisinin soracagi gelmez mi"?
(Halk dilinde, "tavsana kac taziya tut denilir'di benim cocuklugumda, simdi asrlik tavsa tilki mi oldu? Yazilana bakilirsa hernedense oyle olmus)
Yanliz burada idrak etmekte gucluk cektigim tazi kim (tavsav) tilki kim?
Ve sayin Davutoglunun, boyle birine kac, birine tut denildiginde Turkiyenin kaybettigi ne, kazandigi ne?
Mesele oradaki dedenizin hanlarini, hamamlarini, bağlarini, bahçelerini gormek isteginde olup ta goremekte cekilen zorluk mu?
Yoksa tek yonlu bilginizin onculugunde butun sucun Ermenilerde oldugunun paralelinde, Ermenilerin Turklere yaptigi zulmu dile getirmek mi?
Ragip Zarakoluna taninmiyan soz huriyetinin size taninmasinda, Sukran kelimesinin deyerini bilmemek hakikatte namkorluk olacagidir.
Ragip Zarakolu's tragic Turkish prison stories.
Acaba meslektasinizin tutuklulugu acisindan yazar olarak olumlu bir cabaniz var mi?
Sayin Zarakolu'nun Ermenilerle ilgili hazirlamakta oldugu kitap musfettelerine el konuldugunun ve tutuklandigini da suurundasiniz'dir sanirim.
http://www.youtube.com/results?search_query=Ragip++zarakolu&aq=f
Yine bir halk sozu olarak, "Zihnin (mind,consciousness) korlugunde, goren gozlerin kiymeti olmadigidir".
Her yer Turklerin Orta asya'dan açliktan kitliktan kirilip kaçarak gelmek ve Kadim halklarin karsisina geçip her yer Turklerin diyebilmek.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.