********
THURSDAY, 29 MARCH 2012 04:44
Ermenistan, bağımsızlığını ilan ettiği günden itibaren
sürekli olarak ciddi sorunlar yaşadığı ekonomisini bir türlü rayına oturtamadı.
Bağımsızlığının ilk yıllarında Polonya örneğinde olduğu
gibi ekonomisinde ‘şok terapisi’ uygulamaya çalışsa da, istenilen sonucu elde
edemedi. Ermenistan ekonomisinin karşılaştığı sorunların temelinde Azerbaycan
topraklarını işgal etmesine paralel savunma alanında ek harcamalar çubuğunun
artması ve silahlanmasıdır. Bilindiği gibi askeri harcamaların genelde geri
dönüşü olmamaktadır. Diğer sorunları ise ekonomide yaşanan yolsuzluk,
enflasyon, dış borcun artması, rüşvet, kalifiye iş gücünün yurt dışına akımı,
ülkede üretilen malların bölgesel ve uluslararası alanda pazarlara giriş temin
edememesi, ciddi doğal kaynaklara sahip olmaması, var olan kaynakların
yetersizliği ve Sovyetler Birliği’nden kalma eski model üretim teknolojisi
olarak tanımlamak mümkündür.
Ermenistan ekonomisinde tekel faktörü de genel
kalkınmanın önünde ciddi engeldir. Siyasetçi oliqarhlar (milletvekilleri)
birçok alanda tekel oluşturarak, sağlam rekabetin önünü almakta ve pazarda
fiyatların düşmesini engellemektedirler. Aynı zamanda bu durum vergi
ödenilmesinde de eksikliğin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Örneğin, ‘Mega Food’
(sahibi Devlet Gelirleri Komite Başkanı Gagik Haçatıryan) ve ‘Aleks Grig’
(sahibi milletvekili Samvel Aleksanyan) şirketleri ülkeye günlük tüketim
malları ihraç etmekte ve pazarın büyük bölümünü kontrolünü sağlamaktadırlar. Bu
şirketler toptan satış pazarında fatura kesmedikleri için devlete yasa gereği
%20 değil, %2 oranında vergi ödemektedir.
Seçim kampanyası başladıktan kısa süre sonra
Ermenistan’da petrol, mazot ve petrol ürünlerinde %4’lük bir artım oldu.
‘Regular’ (AI-92) marka benzinin litresi 480 dram’a (1.3 dolar), ‘Premium’
(AI-95) ve ‘Super’ (AI-98) marka benzinin litresi 1.4 ve 1.5 dolara kadar
yükseldi.
Ekonomi uzmanları yakıt fiyatlarının yükselmesini dünya
petrol piyasasında petrolün değerinin artması ve ülkeye gelen turist sayısının
da ciddi azalma ile açıklamaktadırlar. Genelde Nevruz Bayramı’nda İran’dan
20-25 bin turist Ermenistan’ı ziyaret etmekteydi. Bu turistlerin her biri
ortalama 1500 dolar harcamaktaydı. Bu da ülkenin döviz rezervlerinin artmasına
ve bütçenin dolmasına ek kaynak olarak değerlendirilmekteydi.
Ekonomide bu gibi ciddi sorunların yaşandığı dönemde
Ermenistan’da 6 Mayıs’ta parlamento seçimleri yapılacaktır. Ekonomik sorunlar
iktidar ve muhalif partilerin seçim öncesi daha çok dikkate aldıkları konu olsa
da, hiç bir siyasi parti bu sorunların çözümü için makul bir strateji
geliştirmemiştir ve Ermenistan vatandaşları bu seçimlerden sonra da ekonomik
sorunların önemli derecede halledileceğinden umutsuzdurlar. Zira ekonomide
yaşanan yolsuzluklardan, vergi kaçırmadan genelde iktidarda temsil olunan
güçler yararlanmaktadırlar ve bu güçler durumun değişmesini istememektedirler.
Paranın siyasette temsil olunacağı gerçekliği ile karşı karşıya kalan
Ermenistan vatandaşları (muhalif ve iktidar partilerin zaten halk karşısında kredisi
tükenmiştir) iktidar ve muhalefet kampında yer almaya tereddüt etmektedirler.
İktidar kampında yer almak için belirli maddi kaynağa ihtiyaç duyulmaktadır.
Kabarık banka hesabına sahip olmadan muhalefet kampında yer almakta netice
itibarıyla hiç bir şeyi değişmemektedir. Bu maddi kaynağa sahip olanlar ise
muhalefet kampında yer almağın kendilerine bir takım siyasi sorunlar
doğuracağını bildikleri için doğal olarak iktidar kampında yer almaya
çalışmaktadırlar. Ermenistan’da bu güne kadar yapılan devlet başkanlığı,
parlamento ve yerel seçimler değerlendirildiği zaman siyasi partilerin
programlarında ekonomik, sosyal ve siyasi sorunlara değinilse de, genelde
propaganda sürecinde rakiplerin bir birilerini yolsuzluk, rüşvet, kişisel
sorunlarla itham ettiği gözlemlenmektedir. Ermenistan’da aynı zamanda siyasi
kültür geleneği şekillenmemiştir ve bunun oluşması için henüz ortam
yetişmemiştir.
Bu gibi ciddi sorunların yaşandığı dönemde parlamento
seçimlerinin yapılması bir bakıma iktidar ve muhalefete propaganda sürecinde
eşit şartlar sağlamaktadır. İktidar dünya ekonomisinde yaşanan olumsuzlukları
bahane ederek bu sorunların halen devam etmesinde kendine hak kazandırabilir.
Muhalefet ise bu sorunların halledilmemesinde iktidarı suçlayarak seçmenlerin
desteğini almaya çalışacaktır.
Ermenistan’da bundan önceki seçimler değerlendirildiği
zaman iktidar içinde görüş ayrılığının olmadığı durumlarda muhalefetin
seçimleri kazandığı örneği görülmemiştir. Ermenistan’ın ilk Devlet Başkanı
Levon Ter-Petrosyan Dağlık Karabağ sorununun çözümünde takımının baskıları ile
karşı karşıya kalmış ve istifa vermeye mecbur olmuştur. Bu istifadan sonra da
zaten muhalefet değil, Başbakan Robert Koçaryan’ devlet başkanlığı seçimlerini
kazanmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.