Onur Yaymaz, Radikal'deki köşe yazısında yer verdiği Zori Balayan'a ile ilgili bir dezenformasyona dayalı yanlış bilgiyi kişisel sitesindeki yazıyla düzeltiyor.
Zori Balayan Kimdir?
Mart 1, 2012
Dün değil evvelsi gün Radikal’in internet baskısında yayımlanan yazımla ilgili küçük bir ekleme yapma gereğini, yazarlık namusu adına şart görüyorum.
Önce yazının linkini vereyim. Hepimiz P.çiz
Daha sonra ekleyeceğim nota gelelim, şöyle buyrun:
Söz konusu olan kahramanlık olduğu vakit her şey inandırıcıdır. Oysa ki kahramanlık da ırk gibi vahim bir durumdur. Hepimiz P.çiz başlıklı yazımda Zori Balayan’a ait olduğunu öğrendiğim Ruhumuzun Canlanması adlı kitaptan bahsetmiştim. Kaynağım Kanal 7’deki bir TV programının YouTube bağlantısıydı: http://t.co/Qseoj1RM
Derdim bir Ermeni faşistinin başka birine kahramanlık diye anlattığı şeyin, mağdur tarafından algılanışındaki acıyı ortaya koymaktı. Roller değiştiği vakit övünülen kahramanlık ezilen taraftan nasıl görünüyordu acaba? Faşizmin anlatısındaki rol değişimi. Trajik olan buydu. Milliyetçilik duygusu çabucak hain üretmeye ayarlıdır. Gelgelelim tarih çoğu zaman galiplere yönelik kötü yazılmış bir propagandadır.
Tabii ki bir kanalın haber bülteninde, Azeri doktor Mübariz Allahverdiyev’in “vardır” dediği bir kitabı daha etraflıca araştırmalıydım. Türkiye’de çoğu medya organının doğru söylediği tek şeyin günün tarihi ya da saat bilgisi olduğunu unutmuş, hikâyeyi yapmak istediğim şeye uygun bularak alıntılamıştım. Fakat sonuçta kim olursa olsun Zori Balayan hakkında bildiğimi, bulduğumu söylemek zorundayım. Yazarlık namusudur!
Yazar, böyle bir iftirada bulunmak insan haklarına aykırıdır diyerek okuduğunuz alıntıyı bizzat reddetmiştir. Allahverdiyev’den sonra kitabı “dünya gözüyle gören” ikinci kişi, Avrupa Parlamenterler Asamblesi’nde yukarıda geçtiğim alıntıyı yapan Azeri milletvekili Ganire Paşayeva’dır. Ona da zaten topluluk tarafından kınama cezası verilmiştir. Raporları burada:
http://www.assembly.coe.int/Mainf.asp?link=/Documents/WorkingDocs/Doc09/EDOC12059.htm
Buradan da Balayan ve kitapla ilgili Asamble’de konuşulanlara erişmek mümkün:
http://www.assembly.coe.int/Search/Default.aspx?codelangue=en-US#&&/wEXAQUBcwUMem9yaSBiYWxheWFukv3rG3yoFYmcLIcEp4AhpHANUDw=
Yine bir Azeri haber ajansının sitesinde kitabın yayımlandığına dair cümleler geçiyor. Siteye göre kitap 1996’da yayımlanmış: http://www.aze.az/news_zori_balayan_rasskazal_5189.html Burada kitabın yayımlanışının APA tarafından rapor edildiği anlatılıyor. APA bülteni: http://en.apa.az/news.php?id=20663
Kitaba dair koca internet uzayında bulunabilen tek sayfa Google Translate marifetiyle elde edilmiş görünüyor: http://www.turkishpress.de/sites/default/files/users/user1/zory%20balayan.png Balayan’ın “deadshit” diyemeyecek kadar Ermenice bilmediğini iddia edemeyiz değil mi?
Ayrıca kapağını, künyesini internette bulamadığım kitaba dair Ermenistan Dışişleri Bakanlığı resmi bildiri yayımlayarak dezenformasyon vurgusu yapmış: http://www.aysor.am/en/news/2009/12/25/pn/
Resmi ağızlara hayatım boyunca inanmadım fakat resmi olmayan bir kurum da kitabı yalanlıyor: http://www.panarmenian.net/eng/society/news/18301/
Bu minval üzere Balayan’ın böyle bir kitabı olmadığını söyleyeceğim. Zira internetin en büyük bibliyografya sitesi http://www.bibme.org/ adresine Zori Balayan yazdığınızda da söz konusu kitap bulunamıyor. Tarafsız bir veritabanıdır.
Dediğim gibi, derdim herhangi bir katliamı çift yönlü düşünebilmeyi sağlamaktı. Arada, bir yazarın yazmadığı bir şeyi yazmış gibi göstermiş olmak istemem. Bu notu düşmek zorundayım.
Zira kalem, yazandan bir gün hesap sorar.
http://onurcaymaz.com/genel/zori-balayan-kimdir
Zori Balayan Kimdir?
Mart 1, 2012
Dün değil evvelsi gün Radikal’in internet baskısında yayımlanan yazımla ilgili küçük bir ekleme yapma gereğini, yazarlık namusu adına şart görüyorum.
Önce yazının linkini vereyim. Hepimiz P.çiz
Daha sonra ekleyeceğim nota gelelim, şöyle buyrun:
Söz konusu olan kahramanlık olduğu vakit her şey inandırıcıdır. Oysa ki kahramanlık da ırk gibi vahim bir durumdur. Hepimiz P.çiz başlıklı yazımda Zori Balayan’a ait olduğunu öğrendiğim Ruhumuzun Canlanması adlı kitaptan bahsetmiştim. Kaynağım Kanal 7’deki bir TV programının YouTube bağlantısıydı: http://t.co/Qseoj1RM
Derdim bir Ermeni faşistinin başka birine kahramanlık diye anlattığı şeyin, mağdur tarafından algılanışındaki acıyı ortaya koymaktı. Roller değiştiği vakit övünülen kahramanlık ezilen taraftan nasıl görünüyordu acaba? Faşizmin anlatısındaki rol değişimi. Trajik olan buydu. Milliyetçilik duygusu çabucak hain üretmeye ayarlıdır. Gelgelelim tarih çoğu zaman galiplere yönelik kötü yazılmış bir propagandadır.
Tabii ki bir kanalın haber bülteninde, Azeri doktor Mübariz Allahverdiyev’in “vardır” dediği bir kitabı daha etraflıca araştırmalıydım. Türkiye’de çoğu medya organının doğru söylediği tek şeyin günün tarihi ya da saat bilgisi olduğunu unutmuş, hikâyeyi yapmak istediğim şeye uygun bularak alıntılamıştım. Fakat sonuçta kim olursa olsun Zori Balayan hakkında bildiğimi, bulduğumu söylemek zorundayım. Yazarlık namusudur!
Yazar, böyle bir iftirada bulunmak insan haklarına aykırıdır diyerek okuduğunuz alıntıyı bizzat reddetmiştir. Allahverdiyev’den sonra kitabı “dünya gözüyle gören” ikinci kişi, Avrupa Parlamenterler Asamblesi’nde yukarıda geçtiğim alıntıyı yapan Azeri milletvekili Ganire Paşayeva’dır. Ona da zaten topluluk tarafından kınama cezası verilmiştir. Raporları burada:
http://www.assembly.coe.int/Mainf.asp?link=/Documents/WorkingDocs/Doc09/EDOC12059.htm
Buradan da Balayan ve kitapla ilgili Asamble’de konuşulanlara erişmek mümkün:
http://www.assembly.coe.int/Search/Default.aspx?codelangue=en-US#&&/wEXAQUBcwUMem9yaSBiYWxheWFukv3rG3yoFYmcLIcEp4AhpHANUDw=
Yine bir Azeri haber ajansının sitesinde kitabın yayımlandığına dair cümleler geçiyor. Siteye göre kitap 1996’da yayımlanmış: http://www.aze.az/news_zori_balayan_rasskazal_5189.html Burada kitabın yayımlanışının APA tarafından rapor edildiği anlatılıyor. APA bülteni: http://en.apa.az/news.php?id=20663
Kitaba dair koca internet uzayında bulunabilen tek sayfa Google Translate marifetiyle elde edilmiş görünüyor: http://www.turkishpress.de/sites/default/files/users/user1/zory%20balayan.png Balayan’ın “deadshit” diyemeyecek kadar Ermenice bilmediğini iddia edemeyiz değil mi?
Ayrıca kapağını, künyesini internette bulamadığım kitaba dair Ermenistan Dışişleri Bakanlığı resmi bildiri yayımlayarak dezenformasyon vurgusu yapmış: http://www.aysor.am/en/news/2009/12/25/pn/
Resmi ağızlara hayatım boyunca inanmadım fakat resmi olmayan bir kurum da kitabı yalanlıyor: http://www.panarmenian.net/eng/society/news/18301/
Bu minval üzere Balayan’ın böyle bir kitabı olmadığını söyleyeceğim. Zira internetin en büyük bibliyografya sitesi http://www.bibme.org/ adresine Zori Balayan yazdığınızda da söz konusu kitap bulunamıyor. Tarafsız bir veritabanıdır.
Dediğim gibi, derdim herhangi bir katliamı çift yönlü düşünebilmeyi sağlamaktı. Arada, bir yazarın yazmadığı bir şeyi yazmış gibi göstermiş olmak istemem. Bu notu düşmek zorundayım.
Zira kalem, yazandan bir gün hesap sorar.
http://onurcaymaz.com/genel/zori-balayan-kimdir
4 yorum:
Sayin Onur Yaymaz.
Zori Balayan hakkinda yazdiginiz vahset hikayesi he ne kadar belirtiginiz kadar ile, "Derdim herhangi bir katliamı çift yönlü düşünebilmeyi sağlamaktı" deseniz de, sorulacak soruda, baska malzeme mi bulunmadi da mi Hacali trajesinde Ermeni bir asker tarafindan pencerenin cercevesine civilenen 13 yasindaki cocugun hikayesini konu ettiniz? Bu yaptiginiz, "Tavsana kac, taziya tut demek deyilmidir? Yaziklar olsun sizin meslek yemininize ve de anlayisiniza! Kaynagini, dogrulugunu arastirmadan, bir yazar boyle davranir mi? Yazdiklarinizi sahsen ben okudugumda tuylerim diken diken oldu isyan ettim, ben olmiyanlar ne olmustur tahmin etmek zor olmasa gerek dewyil mi? Toplumumuzda boyle bir hikayeye gosterilecek tepkiyi hic mi bilmiyecek kadar tercubesiz ve de cahilsiniz, Allahtan bu gibi kirskirtmanin neticesinde duydugumuz can alici bir hadise olmadi. Sahsen ben dun arastirarak Facebook'a boyle bir yazar ve yazinin olmadigini belirtmistim.
Sayin Onur Yaymaz yazinizdaki makalenin duzeltilmesi yeterli deyil, Turk vatandaslarindan acik bir sekilde ozur dilemenizi talep olunur.
Sayin Yazar
Yazarlik namusu sadece boylesine hassas bir konuda yalana dayali iftirayi yani Zori Balayan'in kim olmadigini kabul etmek degil, kim oldugunu arastirip okuyucularinizla paylasmayi de gerektirir. Namus soz konusu ise tabi bu kisiden alenen ozur dilemek de size kalmis birseydir.
Nigogos Bey,
Bilinen bir sey var ki o da Turkiyede bazi yazar , gazeteci,
makaleci,ogretmen, profesor , entelektuel gecinen sahislar baska kaynaklari incelemeden, olaylarin dogrulugunu anlamadan fikirlerini beyan ederler.
Siz niye sasirdiniz? Bu olagan bir sey. Hakikatlerle alakasi olmiyan, yanlis milliyetciligin etkisi altinda kalmis sahislarin sakat anlatimidir.
Sayin adsiz,
Gostermis oldugunuz ilgiyele beraber bulundugunuz aciklamalar icin tessekurler.
Herkez gibi biz de bir seyler yaziyoruz bilindigi gibi! Ne icin? Neye yonelik? Ne netice elde ederiz diye biri sorsa? Sahsen diyebilecegimiz o ki yazdiklarimiz ve tepkilerimiz hep kendimiz icin, nasil oluyormus bu diye de soruldugunda, yasam boyu sahit oldugumuz adaletsizliklerin ve haksizliklarin goz gore gore ister istemez sineye cekme dolgunlugunun, taskinliginin bir butunudur denebilir.
Toplumumuzda insanlik ve vicdan anlayisinin olumsuzlugunun bu derece negativ olusunun hala mevcut oldugunu gormek hakikatten tarif edilemiyecek bir dus kirikligi, ve kabullenebilecek gibi bir sey deyil, fakat gordugumuz gibi az da olsa dusunce felsefesinde insan evladi olan cesur kalemler on safada kirilma, yok edilme pahsina karekter orneginin mucadelesini vermekteler bu bakimdan onlara duyulacak sevgi ve saygidan dolayi gelecek ne kadar karanlik gibi gorunse de olumlu bakmak, ve bu cesur kalemlere destek olmak ta bize dusmektedir.
Bu bakimdan ara sira sasirmis gibi de gorunmemiz yarinlardan umutlu oldugumuzun beklentisinden olsa gerek.
Adaletin ustunlugunun olumlu gonullerle olmasi temennileriyle.
People say they love truth, but in reality they want to believe that which they love is true.
Saygilarimla.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.