Bağış, AK Parti Çanakkale İl
Kongresi'nde yaptığı konuşmada, iki gündür Avrupa Birliği'nin stratejik
ülkelerinden biri olan Malta'da bulunduğunu hatırlattı.
"AB sürecinde Sayın
Başbakanımızın bu göreve bizi getirirken verdiği bir talimat vardı. 'Diklenmeyin,
ama dik durun' demişti. Ben o dik duruşun ruhunu, Çanakkale Ruhu'ndan
alıyorum" diyen Bağış, Malta ile Çanakkale arasında bir bağ olduğunu ifade
etti.
Çanakkale'yi, "Yiğidin
harman olduğu, kıtaların buluştuğu ve efsanelerin yazıldığı" yer olarak tanımlayan
Bağış, "Çanakkale'de vatan sevgisi uğruna Türkü'yle, Kürd'üyle,
Çerkez'iyle, Laz'ıyla, Boşnağ'ıyla, Zaza'sıyla, bütün evlatlarıyla 253 bin
şehit verdiği bu topraklarda vatan sevgisinin ne olduğunu, kanlarıyla yazan bir
ecdadın torunlarıyız" diye konuştu.
Önümüzdeki hafta Çanakkale'ye
dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerle o tarihin yeniden yaşatılacağına
dikkati çeken Bağış, aynı dönemle ilgili Türkiye'ye bazı iftiraların atıldığına
işaret etti. Bağış, şöyle devam etti:
"Deniyor ki; Türkler
soykırım işlemiştir. Ne zaman? 1915'in Nisan'ında. Yani bir cephede insanlık
tarihinin en büyük kayıplarından birini verdiğimiz dönemde, ülkemize sahip
çıkmak, gencecik fidanların, yetişmiş evlatların şehit düştüğü bir ortamda, imparatorluğumuzun,
ülkemizin başka bir coğrafyasında soykırım işlemekle itham ediliyoruz.
O soykırım iddiaları ile olarak
1919 yılında zamanın bakanları, kolordu komutanları, valilileri, üst düzey
yetkililerinden oluşan 120 kişilik bir gurup Malta'ya sürgüne gönderilmiş.
Orada İngilizlerin denetiminde 2 yıl süren bir yargılamayla karşı karşıya
kalmışlar. 2 yıl sürenin sonunda 120 kişinin tamamı suçsuz bulunmuş ve berat
etmiş."
Bağış, ABD'nin arşivinde o
dönem İngiltere Krallığı'nın Washington büyükelçiliğini yapan kişinin, Temmuz
1921'de çektiği telgrafa dikkati çekti.
Telgraftan, "Malta'da
tutuklu bulunan Türkler aleyhine delil olarak kullanılacak hiçbir şey
olmadığını bildirmekten üzüntü duyuyorum. Yeterli delil oluşturabilecek hiçbir
sorun, vakit mevcut değildir. Söz konusu raporlar hiçbir şiddetle Türkler
tarafından majeste hükümetinin halen elinde bulunan bilgilerin nakliyesinde
yararlı olabilecek delilleri bile ihtiva eder görülmemektedir"
bilgilerinin bulunduğu bölümü okuyan Bağış, "İşte bizim tarihimiz bu kadar
berrak" dedi.
"Güneş balçıkla
sıvanmaz"
Bağış, 2005 yılında cumhuriyet
tarihinde ilk defa Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın
Ermenistan'a bir mektup yazdığını anımsattı.
Cumhuriyet tarihinde ilk defa
bir Türk siyasetçisinin, "Siz kendi tarihinizle yüzleşmeye hazırsanız, ben
kendi tarihimle yüzleşmeye hazırım. Hodri meydan" dediğini anlatan Bağış,
o gün bugün kendi tarihiyle yüzleşemeyenlerin, başka ülkelerin
parlamentolarında görevi geleceği belirlemek olan yasama mensuplarına, geçmişi
belirletmeye kalktıklarını vurguladı.
Seçilmiş milletvekillerinin
görevinin, geçmişi belirlemek olmadığını, bunun tarihçilerin görevi olduğunu
vurgulayan Bağış, tarihçilerin yaptığı çalışmaları dünyayla paylaştıklarını,
belgelerin ortada olduğunu söyledi.
Bağış, "Varsa ellerinde
bir belge, sadece Ermenistan'ın değil o dönemde burada temsilcisi bulunan,
askeri bulunan, ajanı bulunan, insanı bulunan hangi ülke varsa çıkarsın elinde
ne varsa. Uluslararası bir komisyon kurulsun ve bunun üzerine hep beraber
gidelim. Sayın Başbakanımız onu ta o zamandan beri söyledi" şeklinde
konuştu.
"AB üyesi bazı ülkelerde
yaklaşan seçimlerde, 1915 olaylarından istifade etmek isteyen dar vizyonlu bazı
siyasetçiler görüyorum" diyen Bağış, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Onlara Çanakkale'den bir
mesaj vermek istiyorum; Güneş balçıkla sıvanmaz. Türkiye'ye AB sürecinde havlu
attırabileceğinizi sanıyorsanız avucunuzu yalarsınız. Bu milletin azmini,
kararlığının ne kadar derin, ne kadar güçlü olduğunu merak ediyorsanız, buyurun
gelin Çanakkale'ye sizi gezdirelim. Çanakkale'de bir nefes alın, size de iyi
gelir. Çanakkale'nin peynirli helvasından yerseniz belki aklınız başınıza
gelir."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.