Ekim ayında yayın hayatına başlayan Paros Dergisi’nin
genel yayın yönetmeni Mayda Saris, toplumun farklı inanç gruplarını
tanımadığına dikkat çekiyor. Paros’un çok kültürlü yaşama değer verenleri
hedeflediğini anlatan Saris, “Bu dergi, farklı kimliklerin doğru algılanmasını
sağlamak için tasarlandı. Amacımız toplumların sosyal, kültürel, sanatsal
yaşamını belgeleyerek görünür kılmak” diyor.
Şöyle bir gerçek var ki, geniş toplum, Türkiye’de yaşayan
farklı inanç gruplarını çok iyi tanımıyor. Azınlıkları ya düşman ya da her
zaman sorun yaratan insanlar olarak görüyor. İşte Paros bu anlamda farklı
kimliklerin doğru algılanmasını sağlamak için tasarlandı. Sayıları azalmış olsa
da son yıllarda giderek kabuğundan sıyrılan azınlık toplumlar, Ermeni, Rum,
Süryani, Bulgar veya Musevi olsun, gözle görülür bir dinamizm kazandı. Her
alanda çok kıymetli gençler yetişiyor. Azınlıkların yaşadıkları ülkelerin
dilini iyi bilip, geniş topluma hitap eden yayın yapmasının, ülke kültürüne
katkı sağladığını düşünüyorum.
* Türkiye’deki farklı azınlıkların birbiriyle ilişkileri
nasıl?
Sadece toplum değil, aslına bakarsanız azınlıklar da
birbirlerinin kültürünü iyi bilmiyor. Süryanilerin Ermenileri ya da Musevilerin
Rumları veya Bulgarları iyi tanıdığını söyleyemezsiniz. Paros’u hazırlama
fikrini doğuran işte bu kanaatler oldu. Kendi kültürünü dahi tanımayan pek çok
insan var. Bu da Paros’un ilgi görmesinde başlıca etken. Biz insanlara saklı
kalan pek çok şeyi keşfetme olanağını sunan farklı bir konsept sunduk.
* Hedef kitlenizde azınlıklar mı var?
Türkiye farklı dini ve etnik grupların yaşadığı çok
kültürlü bir toplum. Hedef kitlemiz; bu toprakların tarihini, sosyal, kültürel
ve sanatsal gelişimini takip eden ve çok kültürlü yaşama değer veren herkes. Yaş
söz konusu değil. Gençlik sayfalarından tarih araştırma dosyalarına uzanan
geniş bir perspektifle 7’den 70’e her kesime hitap ediyor dergimiz. Zaten alt
başlığı ‘çok kültürlü yaşam dergisi.’ Amacımız çok kültürlü toplumumuza,
görmediklerini göstermek, düşünmediklerini düşündürmek. Dünya ve Türkiye
değişirken bu değişimden nasibini alan azınlıkların nabzını tutmak.
* Okuyucu Paros’un sayfalarını çevirirken neler
keşfedecek?
Amacımız bugüne kadar kapalı kalmış olan toplumların
sosyal, kültürel, sanatsal yaşamını belgeleyerek görünür kılmak. Kültürel
ağırlıklı dergimizin toplum, kültür-sanat, eğitim, tarih-araştırma, ekonomi,
mekan, sağlık, bitki bakımı, trend, çevre ve spor sayfalarında bu anlamda pek
çok konu başlığı ve röportajlara yer veriyoruz.
* Paros nasıl bir boşluğu dolduruyor?
Bilginizi farkındalık yaratmak ve farklılaşmak için
kullanmazsanız ayaklı bir kütüphaneden farkınız kalmaz. Yıllardan beri haşır
neşir olduğum sanat dünyasıyla ilgili araştırmalarımı hep saklı kalan
değerleri, röportajlarımıysa saklı kalan hayatları gün ışığına çıkarmak için
yaptım. Mesela ‘Ermeni Resim Sanatı’, ‘İstanbullu Rum Ressamlar’ gibi. Türkçe
ve İngilizce olarak yayımlanan kitaplarımda daha önce adı anılmayan yüzlerce
sanatçıyla ilgili farkındalık yaratmaya çalıştım. İşte Paros Dergisi de bu
yönde geliştirdiğim bir proje.
* Ekibin buluşma hikayesini anlatır mısınız?
Meslektaşım Ada Gazetesi Haber Müdürü Talin Etyemez’e
konuyu açtığımda düşünmeden kabul etti. Hem Notre Dame de Sion Lisesi’den, hem
de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden sınıf arkadaşım Elenka Eldek
Çadırcıoğlu da aramıza katılınca, biz üç silahşorlar artık ‘Paros’un melekleri’
diye anılmaya da başladık. Büyük heyecanla bu işe en iyi omuz vereceğini
düşündüğümüz arkadaşları aramaya koyulduk. Farklı alanlardaki deneyimlerimizi
buluşturarak 18 kişilik ekiple yaptığımız sıkı çalışmanın sonucunda Paros’un
tanıtım sayısını 2011’in mayıs ayında yayımladık.
* Nasıl tepkiler aldınız?
Paros Dergisi, farkındalık yaratmak için
projelendirdiğimiz özgün konsepti olan bir çalışma, hatta “Alanında bir ilk”
diyebiliriz. Tanıtım sayısı büyük ilgiyle karşılandı. Toplumdan gelen destek
mesajları bizi yüreklendirdi ve 2011’in ekim ayında ilk sayımızı yayımladık.
Aylık yayın olarak yolumuza büyük keyifle devam ediyoruz. Zaman içinde aramıza
katılan arkadaşlarla sayımız giderek çoğalıyor ve bu sayede dergi üzerine
düşüncelerimiz de zenginleşiyor.
* Basında nasıl yankı uyandırdı?
Bazı röportaj konularımıza, ulusal basında da yer
verildi. Köşe yazarları hakkımızda yazdı. Sizin ‘İstanbul Hayalden Gerçeğe
Sözden Yazıya’ adlı kitabınızda Prof. Dr. Samim Akgönül, Paros’un önemli bir
işlevi olduğundan söz ediyor. Değerli yazar Selim İleri de son kitabı
‘Yaşadığım İstanbul’un bir bölümünde Paros’u anlatıyor. Tüm bunlar henüz
sekizinci sayısını yayımlamaya hazırlanan yepyeni bir dergi için olumlu ve
önemli gelişmeler. Kabul gördüğümüzün kanıtı.
* Derginiz sadece
İstanbul’da mı dağıtılıyor? Nerelerde bulabiliriz?
Dergimiz D&R’lar ve Remzi Kitapevleri olmak üzere
Dünya Süper Dağıtım’ın İstanbul ve İstanbul dışında ulaştığı tüm bayilerden
temin edilebilir. Yurt içindeki diğer şehirlere ve yurt dışındaki abonelerimize
posta yoluyla da ulaştırıyoruz. Okurlar internet üzerinde www.paros.com.tr
adresinden ve facebook’tan bize ulaşabilir. Twitter hesabımız da var. Abone
olmak isteyenlere her kolaylığı sağlıyoruz. Telefon etmeleri veya epostayla
mesaj göndermeleri yeterli.
Bilgi için:
İnternet: www.paros.com.tr
Eposta: info@paros.com.tr
Telefon: 0 212 245 61 06
NEŞE MESUTOĞLU/nese.mesutoglu@milliyet.com.tr
FOTOĞRAFLAR: HÜSEYİN ÖZDEMİR
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.