Türkiye, sözde soykırım iddialarına Malta sürgünlerini
tehcirden yargılayan İngiliz Kraliyet Başsavcısı’nın salıverilme kararı ve
Washington’daki İngiliz Büyükelçisi R.C. Craigie’nin Lord Curzon’a 13 Temmuz
1921’de çektiği, “Üzgünüm. Malta’daki tutuklu Türkler aleyhine bir delil
bulamadık” telgrafıyla yanıt verecek.
ERMENİ diasporası sözde soykırım iddialarının yıldönümü
olan 24 Nisan’da tüm dünyayı ayağa kaldırmaya hazırlanırken Ankara, bu
propagandayı ‘Malta Belgesi’yle yanıtlayacak. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen
Bağış, iki gün önce Malta’ya yaptığı ziyarette konuyu gündemine aldı ve
“Türkiye, 1915 olaylarıyla ilgili Malta’da yapılan mahkemede aklandı” dedi.
Sefirin telgrafı
Ankara, Osmanlı’nın eski bakanları ve komutanlarından
oluşan 120 kişinin ‘Ermeni tehciri’ nedeniyle Malta’ya gönderilmesi ve burada
yargılanarak aklanmaları konusunu dünya gündemine taşımaya hazırlanıyor. Ayrıca
dönemin Washington’daki İngiliz Büyükelçisi’nin telgrafı ile tarihe ışık
tutacak. İstanbul’un işgali sonrasında 1919-1920 yılları arasında işgal
kuvvetlerince tutuklanarak, bir İngiliz sömürgesi olan Malta’ya sürülen asker,
idareci ve aydınlardan oluşan Türkler, daha sonra 1915 olayları nedeniyle de
yargılanmışlardı. 29 Temmuz 1921’de İngiliz Kraliyet Başsavcısı’nın salıverme
kararı verdiği bu olay, İngiliz arşiv raporlarına da yansıdı.
Hiçbir delil yok
Ankara’nın ikili görüşmelerde dile getireceği,
Washington’daki İngiliz Büyükelçisi R.C. Craigie’nin İngiltere Dışişleri Bakanı
Lord Curzon’a 13 Temmuz 1921’de çektiği telgraf şöyle:
“Malta’da tutuklu bulunan Türkler aleyhine delil olarak
kullanabilecek hiç bir şey olmadığını bildirmekten üzüntü duyuyorum. Yeterli
delil oluşturabilecek hiç bir sorun mevcut değildir. Sayın majesteleri, söz
konusu raporlar, hiç bir şiddetle, Türkler hakkında hükümetin elinde bulunan
bilgilerin takviyesinde yararlı olabilecek delilleri bile ihtiva eder
görünmemektedir.” Ankara bu telgrafla, tarihi olayın açıklığa kavuştuğunu
belirterek, Malta’daki tutukluların kendilerine hiçbir suçlama yönetilmeden 29
Temmuz 1921’de salıverilmeye başladığını, en son tutuklunun da 1922’de serbest
bırakıldığını duyuracak ve 24 Nisan 1915’in yıldönümüne yönelik diplomatik
girişimleri engellemeye çalışacak.
Malta’da aklandık
AB Bakanı Egemen Bağış, Malta’nın önemine değinerek,
konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “1919 yılında zamanın
yetkilileri Malta’ya sürgüne gönderiliyor ve 1915’te yaşanan dram nedeniyle
yargılanıyor. Orada İngiliz yargıcın ve İngiliz sefirinin yaptıkları
açıklamalarda ve yazdıkları kriptolarda önemli mesajlar var. Orada
yargılananlar arasında eski bakanlar var, eski komutanlar var, kolordu
komutanları var, eski üst düzey yetkililer var. Ve mahkeme herbirinin 1915’te
yaşanan olaylarla ilgili beraatına karar veriyor. Kararı veren de bir İngiliz
hakim. Yani Malta’da Türkiye, 1915 olayları ile ilgili aklanmıştır. Bu millete
‘soykırım işlemiştir’ demek, kimsenin haddi değildir.”
Bu kışlada yargılanmışlardı
MONDROS Mütarekesi’nden sonra, İstanbul’u işgal eden
İngilizler işgale karşı çıkan aydın, asker ve devlet adamlarını sömürgeleri
olan Malta’ya sürdüler. Sürgünler önce Salvator Kalesi’ne, sonra da Verdala
Kışlası’na hapsedildiler ve burada yargılandılar. Bugün okul olarak hizmet
veren Verdala Kışlası’ndaki sürgünlerden bazıları; Sabir Bey: Eski Sivas
Valisi, Memduh Bey: Eski Musul Valisi, Rahmi Bey: Eski İzmir Valisi, Hüseyin
Tosun Bey: Erzurum Mebusu, İsmail Canbulat Bey: Eski Dahiliye Nazırı, Kazım Bey:
Albay, Enver Paşa’nın Kayınbiraderi, Hacı Ahmet Paşa: Enver Paşa’nın babası,
Sait Halim Paşa: Eski Sadrazam, Ziya Gökalp: Ergani Madeni Mebusu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.