Demoyan, “1915’te Anadolu’da Ermenileri kurtaran Türklerin,
Kürtlerin de yer alacağı bir bölüm açacağız. Ermenileri kurtarmak için kendini
tehlikeye atan Türk, Kürt ve Arapların isimleri ve fotoğrafları yer alacak.
Bunu yapıyoruz çünkü hikayenin tamamı bu. Burayı açmak için her türlü bilgiye
ihtiyacımız var. Bize herkes fotoğraf, isim ve belge gönderebilir, önerilerde
bulunabilir. Bazı kurumlara ve uzmanlara başvurduk ama kimse bize geri dönmedi”
dedi… 1912’lerde Ermeni takımların İzmir’de başarılı olduğunu söyleyen Demoyan,
“Yeni müzede futbol ve ırkçılık üzerine bir bölüm olacak. Soykırım Müzesi’nin
internet sitesinin en çok Türkçe kısmı ziyaret ediliyor.
*********
Müzenin müdürü Demoyan “Türklerle temasa geçtik ama geri
dönüş alamadık. dedi
‘Bir insanı tanımak için onunla yolculuğa çıkmak gerekir’
derler. Bu anlayışı benimseyen Kültür Üniversitesi bünyesinde görev yapan sivil
toplum kuruluşu GPoT, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde uzlaşmaya destek projesi
kapsamında bir otobüs gezisi düzenledi. Gezi kapsamında Ermenistan ve
Türkiye’den 16 gazetecinin bir araya geldiği tur İstanbul’da başladı ve
Kayseri, Malatya, Ankara ile Kars’ta birçok STK ve resmi temsilciyle bir araya
geldik, Ermenilerin duygusal olarak bağlandığı kilise ve yapıları ziyaret
ettik. Ermeni ve Türk katılımcıları en çok etkileyen yer Ani oldu. Geçmişte
Ermeni krallıklarına ev sahipliği yapan Ani’de turistleri bilgilendirmek için
dikilen tabelalarda Ermeni kelimesi bile geçmemesi gezinin konusu oldu. Son
dönemde donma noktasına gelen Ermenistan-Türkiye ilişkilerinde hiç kuşkusuz
Turizm Bakanlığı’nın Ani Harabeleri’ne yerleştirdiği tabelalarda ‘ufak’
değişikliklere gidilmesinin ufak ama önemli bir adım olabileceği konuşuldu.
Kars’tan Gürcistan’a Türkgözü kapısı üzerinden geçtik. Fakat sınırı
geçtiğimizde dikkatimizi çeken ilk şey aslında hiçbir şeyin dikkat çekmemesi
oldu. Kars’ın delik deşik ve bol virajlı yolları Gürcistan ve Ermenistan’da da
bizi karşılıyordu. Yer şekilleri, bitki örtüsü ve yol kenarında köyleriyle
Ermenistan’daki insanlar da Türkiye’dekiler gibiydi. Ta ki Ermenistan’ın
başkenti Erivan’a girinceye kadar. Sovyet tarzı geniş cadde ve meydanların,
devasa binaların olduğu kentte eski model Lada marka otomobiller olmasa
kendinizi Avrupa’nın bir kentinde hissetmemeniz elde bile değil.
Ermenistan’ın en çok ziyaret edilen müzesi, 1915
olaylarıyla alakalı olanı. Erivan’a gidince Soykırım Anıtı ve Soykırım
Müzesi’ni ziyaret edip kurumun müdürü Hayk Demoyan ile görüştüm. Müze
kurulduğundan beri geçici sergiler haricinde binada hiçbir değişiklik
olmadığını söyleyen Demoyan “Bu ay müze içinde çalışmalara başlıyoruz. 2015’e
kadar tamamlayacağımız çalışmalar sonucunda müze iki kat büyüyecek. Daha
teknolojik ve kapsamlı bir müze olacağız” dedi. Demoyan’a, 1915 olaylarında,
Ermeniler’e yardım eli uzatan Türkler hakkında bir çalışmaları olup olmadığını
sorduğumda ise aldığım yanıt akıllara İkinci Dünya Savaşı’nda yaklaşık 50
Yahudi’yi kurtaran diplomat Selahattin Ülkümen’i getirdi. Demoyan, “1915’te
Anadolu’da Ermenileri kurtaran Türklerin, Kürtlerin de yer alacağı bir bölüm
açacağız. Ermenileri kurtarmak için kendini tehlikeye atan Türk, Kürt ve
Arapların isimleri ve fotoğrafları yer alacak. Bunu yapıyoruz çünkü hikayenin
tamamı bu. Burayı açmak için her türlü bilgiye ihtiyacımız var. Bize herkes
fotoğraf, isim ve belge gönderebilir, önerilerde bulunabilir. Bazı kurumlara ve
uzmanlara başvurduk ama kimse bize geri dönmedi” dedi.
Hrant Dink vakfıyla temas halinde olduklarını söyleyen
Demoyan’ın tarihçi Taner Akçam’a da başvurduğu ama bir yanıt alamadığı
öğrenildi.
Türk Schindler de Yahudileri kurtarmıştı
İkinci Dünya Savaşı sırasında, Almanya’nın hakimiyeti
altında bulunan Rodos Adası’nın Türkiye konsolosu olan Selahattin Ülkümen,
yaklaşık 50 Yahudi’nin belgelerini değiştirerek, Naziler’i engellemiş, bu
kişilerin toplama kamplarına gitmelerinin önüne geçmişti. Bu hamlesi sayesinde
Türk Schindler olarak da bilinen Ülkümen, Kudüs’teki Yad Vaşem müzesi
tarafından “Kahraman” payesi alan tek Türk ve ilk Müslüman. Bir Yahudi
tarafından aday gösterilmeden Yad Vaşem tarafından bu unvanı almak imkansız. Bu
unvanı alıp İsrail’de yaşamak isteyenlere İsrail devleti aylık bağlıyor. Türk
Schindleri Ülkümen 7 Haziran 2003’te hayatını kaybetti.
Müzenin sitesini en çok Türkler tıklıyor
1912’lerde Ermeni takımların İzmir’de başarılı olduğunu
söyleyen Demoyan, “Yeni müzede futbol ve ırkçılık üzerine bir bölüm olacak.
Soykırım Müzesi’nin internet sitesinin en çok Türkçe kısmının ziyaret ediliyor.
Müzeye ise en çok İtalyanlar, Almanlar ve ABD’liler geliyor. Müzede Türkçe
bilen rehberle bir tur yapmak da mümkün” dedi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.