Azeri-Ermeni gerilimi gibi görünen kriz; Rusya-İran-İsrail
ve Atlantik çevrelerinin yer aldığı çok boyutlu bir güç çatışmasına dönüşmek
üzere… Rusya, İran ve Türkiye'deki hareketliliğe bakılırsa ikinci Karabağ
savaşı hazırlıkları yapılıyor. Azeri-Ermeni çatışmasının yeniden başlaması
bütün bölgeyi hareketlendirebilir. Rusya, Türkiye ve İran hiçbir şekilde bu
çatışmanın dışında kalmayacaktır… Türkiye ile ilişkiler gerilince Tel Aviv
Azerbaycan'a daha da ağrılık vermeye, bu ülkeyi, Gürcistan gibi, 'garnizon
ülke'ye dönüştürmeye başladı. Gizli İsrail üsleri kurulduğuna dair iddialar,
İsrail dinleme/istihbarat operasyonları ortaya çıktı. Tahran, Azerbaycan'ın
İsrail için bir 'truva atı' rolü üslendiğine inanıyor… Azerbaycan, işgal
topraklarını kurtarayım derken çok daha büyük bedel ödeyebilir. Gürcistan'ın, Batılı
müttefikleri tarafından nasıl yalnız bırakıldığını gördük. Benzer bir durum
Azerbaycan için de geçerli olabilir.
*********
Suriye'de kitlesel kıyımlar, bir halkın kanı üzerinden
çokuluslu güç savaşları yaşanırken Kuzey Doğu'da, Çeçen direnişi ile
izlediğimiz Kafkaslar'da ciddi gelişmeler oluyor. Azeri-Ermeni gerilimi gibi
görünen kriz; Rusya-İran-İsrail ve Atlantik çevrelerinin yer aldığı çok boyutlu
bir güç çatışmasına dönüşmek üzere.
Yeryüzünün fay hatlarının en önemlilerinden biri
Kafkaslar. Sadece Çeçen meselesi değil, Dağıstan meselesi, Gürcistan-Abhazya
sorunu, Azeri-Ermeni çatışmaları, Rusya ve İran'ın bölgesel direnç hattı, ABD
ve Batılı güçlerin Rusya ve İran'la yüzleşme hattı bu bölge.
Haziran ayında Karabağ çevresinde çatışmalar yoğunlaştı.
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın bölgeye yaptığı ziyaretle aynı günlerde
sınır çatışmaları yaşandı. Beş Azeri askeri öldü. Ermeni askerlerin de öldüğü
ifade ediliyor. Bakü'de neredeyse savaş hazırlıkları başladı.
Rusya, Ermenistan'daki üslerini güçlendirirken bölgeye
daha fazla uçak gönderme kararı aldı. Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu'ndan hemen
sonra Orgeneral Bekir Kalyoncu Bakü'ye gitti. Hava Kuvvetleri Komutanı'nın da
Bakü'ye gitmesi bekleniyor. Türkiye'den bölgeye ardı ardına üst düzey
ziyaretler yapılıyor. Rusya, İran ve Türkiye'deki hareketliliğe bakılırsa
ikinci Karabağ savaşı hazırlıkları yapılıyor.
Azeri-Ermeni çatışmasının yeniden başlaması bütün bölgeyi
hareketlendirebilir. Rusya, Türkiye ve İran hiçbir şekilde bu çatışmanın
dışında kalmayacaktır. Son Gürcistan savaşında, Tiflis tamamen yalnız
bırakılmış, Rusya Gürcistan yönetimine ağır darbe indirmişti. Atlantik
İttifakı'nın çaresiz kaldığına tanık olduk o savaşta. Bazılarına göre Rusya ve
İran, ABD ve müttefiklerinin bölgesel etkisinden rahatsız ve Azeri-Ermeni
krizini özellikle çatışmaya dönüştürmek istiyor.
Ancak olay sadece Karabağ meselesi değil. Azerbaycan'la
Ermenistan arasında bir mesele de değil. Suriye'de yaşananlardan İran-İsrail
gerilimine kadar bir çok konuyla bağlantılı. Çünkü bu bölgede hiçbir mesele tek
başına değerlendirilemez. Biraz geriye gidelim, sınır çatışmaları öncesi neler
olmuş bakalım:
İran; nükleer bilimcilerine suikast düzenleyen İsrail
istihbaratçılarının Azerbaycan'dan geldiği iddiasıyla Bakü'ye nota verdi ve
ilişkiler bu yüzden oldukça gergindi.
Azeri yönetimi, Mart ayında, İran Devrim Muhafızları
adına casusluk yapmakla suçlanan 22 kişiyi tutukladı. Milli Güvenlik Bakanlığı;
casusluk yapan bir ekibin ortaya çıkarıldığını, tutuklanan 22 kişinin
Azerbaycan vatandaşı olduğunu, Azerbaycan'da ABD, İsrail ve bazı Batı ülkeleri
elçilikleri ve üyelerine karşı terör eylemi hazırlığında olduklarını açıkladı.
Bu kişiler vatana ihanetle suçlanıyordu.
Bir yanda İsrailli suikastçilerin Azeri ülkesini
kullandığı iddiası, diğer yandan İran istihbaratının İsrailli ve batılı
hedeflere saldırı düzenleyeceği iddiası. İran'a göre Azerbaycan, Mossad'ın ana
operasyon üslerinden biriydi. Azerbaycan tam bir istihbarat savaşları ülkesine
dönmüştü. Bunlar doğru.
Yine Mart ayında, İsrail ile Azerbaycan arasında
imzalanan 1 milyar 600 milyon dolarlık silah anlaşması iki ülke ilişkilerini
daha da gerdi. Satış, İsrail'in İran'a yönelik saldırı kampanyası çerçevesinde
değerlendirildi. İran ile İsrail, Azerbaycan'da birbiriyle çatışıyor,
karşılıklı örtülü operasyonlar yürütüyordu? İsrail'in Gürcistan'ı bir 'garnizon
ülke'ye dönüştürdüğünü, Kafkaslardaki en önemli operasyon merkezlerinden biri
yaptığını biliyoruz. İsrail askeri uçuşlarına Türk hava sahasının kapatıldığı
sırada bunu tartışmıştık. İsrail'den Gürcistan'a hava köprüsü kurulmuş, Türkiye
üzerinden silah sevkiyatı yapılıyordu.
Türkiye ile ilişkiler gerilince Tel Aviv Azerbaycan'a
daha da ağrılık vermeye, bu ülkeyi, Gürcistan gibi, 'garnizon ülke'ye
dönüştürmeye başladı. Gizli İsrail üsleri kurulduğuna dair iddialar, İsrail
dinleme/istihbarat operasyonları ortaya çıktı. Tahran, Azerbaycan'ın İsrail
için bir 'truva atı' rolü üslendiğine inanıyor. İsrail yüzünden Bakü-Tahran
ilişkileri geriliyor. Gerçi, Azeri Ermeni savaşında, daha sonraki bölgesel
sorunlarda Tahran ısrarla Ermenistan'ın yanında yer aldı. Bu da Rusya-İran
ittifakının bir sonucuydu. İki ülke hem Kafkaslar'da, hem Suriye ve Ortadoğu'da
birbiriyle çelişmeyen politikalar uyguluyor adeta bir dayanışma görüntüsü
veriyor.
Şimdi; Azeri topraklarındaki İsrail ve ABD ittifakının
örtülü operasyonlarının tamamının İran'a yönelik sürecin parçası olduğunu
biliyoruz. Bakü yönetimi, Rusya ve Batılı güçler arasında sıkışıp kaldı. Her ne
kadar son çatışmalar, Azerbaycan'ın işgal altındaki toprakları kurtarmaya
yönelik hazırlık yaptığını, İsrail desteği ile Ermenistan'la hesaplaşma
hazırlığı yapıldığını gösteriyor gibiyse de, bazı çevrelerin, aslında
çatışmaları Rusya ve İran'ın çıkardığı iddiası da ciddiye alınmalı.
Azerbaycan, işgal topraklarını kurtarayım derken çok daha
büyük bedel ödeyebilir. Gürcistan'ın, Batılı müttefikleri tarafından nasıl
yalnız bırakıldığını gördük. Benzer bir durum Azerbaycan için de geçerli
olabilir.
Gelişmeleri ciddiye almak, konuyu sürekli gündemde tutup
tartışmakta fayda var. Suriye iç savaşı bütün bölgeyi sallarken Kafkaslarda yeni
bir deprem kaldırılabilir bir şey değil.
Şu ana kadarki gösterge şu: Azerbaycan-Ermenistan krizi
üzerinden daha büyük güçler çatışması yaşanıyor. Bu hesaplaşmanın Azerilere ve
Ermenilere ödeteceği bedeli pek kimsenin düşündüğünü, ciddiye aldığını sanmıyorum.
Azeri toprakları elbette iade edilmeli ve Ermeni işgali bir an önce sona
erdirilmeli. Ancak yine de Rusya, İran ve İsrail'e dikkat...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.