Patrik Bartholomeos, Ruhban Okulu konusunda artık isyan
ediyor “40 Yıldır Din Adamı Yetiştiremiyoruz, Yunanistan’dan mı getirtelim?” “Ruhban
Okulu’nun açılmaması, sadece Rum cemaatine yapılan bir haksızlık değil, ‘En
hakiki mürşit ilimdir’ diyen Atatürk’ün ilkelerine de aykırıdır. Hükümetimiz
okulun açılacağına dair bize defalarca ümit verdi. Zamanın Milli Eğitim Bakanı
Hüseyin Çelik sözler verdi. Şimdi Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hukuki çeşitli
sorunlar olduğunu, yeni anayasada yapılacak düzenlemelerle bunların
aşılabileceğini söylüyor. Fakat biz artık yazılı bir teminat almadan boş ümitlere
kapılmamayı öğrendik. İnanmak ve ümit etmek istiyoruz ama tecrübelerimiz bizde
bu hislerin oluşmasını engelliyor. Bu okul 1972’de kapatıldığından beri 40 yıl
geçti. Artık hem sabrımız hem de nefesimiz tükenmiş vaziyette.
***
Patrik Bartholomeos, Ruhban Okulu konusunda artık isyan
ediyor “40 Yıldır Din Adamı Yetiştiremiyoruz, Yunanistan’dan mı getirtelim?”
Heybeliada Ruhban Okulu’nun kabul salonunda Patrik
Bartholomeos ile akademisyen ve gazetecilerden oluşan çok küçük bir grup olarak
buluştuk. Konumuz malum: 1844 yılında kurulan ve 40 yıldır kapalı olan Ruhban
Okulu’nun açılması. Daha doğrusu Patrik’in ve avukatlarının tüm emeklerine
rağmen açılamaması. Patrik Bartholomeos canı sıkkın bir şekilde anlatıyor:
Hepsi elçisi olabilirdi
“Ruhban Okulu’nun açılmaması, sadece Rum cemaatine yapılan
bir haksızlık değil, ‘En hakiki mürşit ilimdir’ diyen Atatürk’ün ilkelerine de
aykırıdır. Hükümetimiz okulun açılacağına dair bize defalarca ümit verdi.
Zamanın Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik sözler verdi. Şimdi Dışişleri Bakanı
Ahmet Davutoğlu hukuki çeşitli sorunlar olduğunu, yeni anayasada yapılacak düzenlemelerle
bunların aşılabileceğini söylüyor. Fakat biz artık yazılı bir teminat almadan
boş ümitlere kapılmamayı öğrendik. İnanmak ve ümit etmek istiyoruz ama tecrübelerimiz
bizde bu hislerin oluşmasını engelliyor. Bu okul 1972’de kapatıldığından beri
40 yıl geçti. Artık hem sabrımız hem de nefesimiz tükenmiş vaziyette.
Ortodoks din adamları yetiştiren Ruhban Okulu’nun kapalı
olması bir insan hakkı ihlalidir. Bilinmesi gereken en temel nokta bu. Fakat
bunun ötesinde bazı pratik ve negatif diplomatik sonuçları da oluyor ki, belki
bilinmiyor. Bırakayım Patrik Bartholomeos anlatsın: ‘Bugün Avrupa’da bir çok
metropolit, örneğin Almanya’da, İtalya’da, Belçika’da, İsveç’te bu okuldan
mezun kişilerdir. Birçoğu sınıf arkadaşım. Bazısı benim yaşımda, bazısı benden
yaşlı. Anlayın ki birkaç seneye kadar bu kişiler ya istifa edecek ya da vefat
edecek. O durumda Patrikhane olarak bizim oraya yeni metropolitler atamamız
lazım. çünkü o metropolitlerin hepsi bize bağlıdır. Peki nereden atayacağım bu
yeni Metropolitleri? Belki Yunanistan’dan, belki başka ülkelerdeki okullardan.
Fakat bizim Patrikhanemizin zihniyetine, ufkuna, eğitimine hâkim
olmayan kişilerden olacak. çünkü biz 40 yıldır din adamı yetiştiremiyoruz.
Bizim geleneğimizden mahrum kalmış kişileri metropolit olarak atamak zorunda
kalacağım. Onlar belki Türk düşmanı olacak. Halbuki biliniz ki, bizim
Patrikhanemizin yetiştirdiği din adamları aynı zamanda bu ülkenin havasını
soluyan, buraları tanıyan, gittikleri yerlerde bir bakıma Türkiye’nin elçiliğini
yapan kişilerdi.
Kılıçdaroğlu kabul etti
Patrik’e sorduk, sizce bu okul niçin açılmıyor, temel
sebep nedir? Şöyle yanıtladı: “Bilmiyorum. Artık kamuoyu da bana göre buna
hazır. Yani sosyolojik bahaneler ortadan kalktı. Herhalde Başbakan okulun açılmasının
ona oy kaybettireceğini düşünüyor. Halbuki böyle bir olayın dünya kamuoyunda çok
müspet yankısı olur, yurtdışındaki imajını etkilerdi. Şimdi mütekabiliyet
olsun, Yunanistan’da cami yapılırsa, biz de Ruhban Okulu’nu açarız diyorlar.
Halbuki insan hakkı söz konusu olduğunda böyle bir mütekabiliyet aranmaz.
Ayrıca biz Yunanistan’da cami yapılmasına karşı değiliz, yapılsın. Ama bu
oradaki hükümetin bileceği iş, bu konuda biz Patrikhane olarak ne yapabiliriz
ki? Kıbrıs’ın faturasını çok ağır ödedik, şimdi bir de yapılmayan caminin
faturasını mı ödeyeceğiz? 120 bin Rum cemaati bugün 3 bine indi. Bu mu
demokrasi, bu mu adalet? Size soruyorum.
Patrik 3 hafta önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’yla
bir yemekte buluşmuş. Ruhban Okulu’nun durumunu anlatmış. Kılıçdaroğlu da hükümetin
inisiyatif alması durumunda parti olarak destekleyeceklerini söylemiş. “Keşke”
diyor Patrik, “inisiyatifi onlar alsa, onlar bu işi sahiplense. Biliyorsunuz
azınlıklara en büyük haksızlıklar CHP hükümetleri döneminde yapıldı. O gece
bunu Kılıçdaroğlu’na da söyledim ve kendisi de kabul etti. Fakat Ruhban Okulu’yla
ilgili adımlar atın dediğimde, kaçamak cevaplar aldım.
önümüzdeki günlerde Ruhban Okulu’yla ilgili çeşitli
gelişmeler olacağını, avukatların Patrikhane ile kafa kafaya verip farklı bir
strateji geliştirebileceğini söylemek isterim. çünkü artık bu haksızlığın sürmesi
için siyasetçiler açısından mantıklı bir sebep de kalmadı. Ve Rum cemaatinin
sabrı gerçekten tükenmiş durumda. önce Yunanistan’da cami yapılsın; Yeni anayasayı
bekleyelim; Hükümet inisiyatif alsın… türünden siyasi ayak diremelerin devri geçti.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.