Gündüz Vassaf
Kendimize ırkçı demeyiz. Farkında olmadan ırkçı oluruz… Fiziki
şiddete dayalı ırkçılık buzulun su üstünde görülen kısmı.Kişilere
yakıştırdığımız dışlayıcı aitlikler içimizdeki ırkçılığın ifadesi.Günlük
dilimize bakılırsa bence Türkiye’de yaşayan nüfusun yüzde 99’u, farkında
olmadan, ırkçı.Acaba tanıdıklarımızdan tek bir kişi var mıdır ‘gâvur’
kelimesini kullanmamış olan? Soframızda, Meclisimizde azınlıklar diye
adlandırdıklarımız olunca da içselleştirdiğimiz ırkçılığı örtbas ederek,
nazikleştiğimizi zannederek ‘gayrimüslim’ diyen biz değil miyiz?
***
Kendimize ırkçı demeyiz.
Farkında olmadan ırkçı oluruz.
Yaşım 15. ABD’de New Hampshire eyaletinde oturuyorum.
Boston’dan Concord’daki evimize gitmek için otobüse bineceğim. Önümde aynı
otobüse binmek için bekleyen, günümüzün deyişiyle ‘Afro-Amerikalı’. Hafifçe
omzuna dokundum. Yandaki otobüsü gösterip “New York otobüsü orada” dedim.
O yıllarda, New Hampshire’da, hepimizin tanıdığı tek bir
siyahi aile yaşıyordu.
Norveç’te, İslam’a kucak açıyor diye suçladığı hükümetini
cezalandırmak için çocukları katleden adamın, Hrant Dink’i öldüren ve
öldürtenlerin ırkçı eylemleri, ırkçılığın içselleştirilmiş ifade biçimleriyle
yüzleşebilmemiz karşısında engel. Fiziki şiddete dayalı ırkçılık buzulun su
üstünde görülen kısmı.
Kişilere yakıştırdığımız dışlayıcı aitlikler içimizdeki
ırkçılığın ifadesi.
Günlük dilimize bakılırsa bence Türkiye’de yaşayan
nüfusun yüzde 99’u, farkında olmadan, ırkçı.
Acaba tanıdıklarımızdan tek bir kişi var mıdır ‘gâvur’
kelimesini kullanmamış olan? Soframızda, Meclisimizde azınlıklar diye
adlandırdıklarımız olunca da içselleştirdiğimiz ırkçılığı örtbas ederek,
nazikleştiğimizi zannederek ‘gayrimüslim’ diyen biz değil miyiz? Hiç
başkalarının, kendi dinlerinden olmayanlar için ‘gayrihıristiyan’,
‘gayribudist’, ‘gayrihindu’ kullandığı duyulmuş mudur? (Benzeri bir tek
Yahudilerde var, ‘Goyem’.) Türkiyeli politikacılar, sık kullandıkları
‘gayrimüslim vatandaşlar’ deyiminin, bir gün Türkiye Avrupa Birliği’ne girecek
olsa ırkçılık suçu sayılacağını biliyorlar mı?
Günlük dilimizde gelişigüzel kullandığımız kimi
kelimeler, askerin siperden kimi öldürdüğünü bilmeden sıktığı kurşunlar gibi.
Hatırlatmak babında Vikipedi’de gayrimüslim maddesinden
bir alıntı:
Osmanlı devletinin geleneksel düzeninde gayrimüslim
toplulukları millet-i mahkûme (egemenlik altına alınan millet) veya zimmi
(zimmet altında bulunan) olarak adlandırılırdı. Fetih sonucunda İslam
egemenliği altına giren bu toplumların askerlik yapması ve kamu yönetimine
katılması (birtakım marjinal istisnalarla) yasaktı. Sadece gayrimüslimlerin
ödediği iki İslami vergi olan haraç ve cizye, Osmanlı maliyesinin en önemli
gelir kaynakları arasında idi… Günümüzde bazı Yargıtay kararlarında gayrimüslim
TC vatandaşları ‘yabancı’ olarak sınıflandırılarak mülk edinme ve örgütlenme
haklarına sınırlamalar getirilmiştir.
Müslüman olmayanlara karşı üstünlüğümüzü vurguladığımızın
farkında olmadan kullandığımız bir kelime de ‘hoşgörü’. Sesi bile kulağımıza
güzel geliyor.
Kimi ‘hoş görürüz’? Mesela, daha iyisini bilmedikleri,
‘terbiye’ olmadıkları için aşağıdaki ifadede yer aldığı şekilde çocukları: “Hoş
gör babası. Bilerek yapmadı çocukçağız.” Aynı şekilde, saksıyı devirdiğinde,
gürültüsüyle konu komşuyu uyandırdığında, evlerimizde beslediğimiz
hayvanlarımız, kediler, köpekler de hoş görülür. Ve de içselleştirdiğimiz
ırkçılığın farkında olmadan övünürüz “Azınlıklara karşı hoşgörülüyüz” diye.
Yetmiyormuş gibi, yabancı birisi, bizler gibi Türkçe konuşup üstüne rakı da
içince, ona “Sen bizdensin” diye iltifat ettiğimizi sanırken kültürünü
ötekileştirip dışladığımızı göstermiyor muyuz?
“Gayrimüslimlere hoşgörülüyüz” nakaratında kullandığımız
kelimeleri tarihin çöplüğüne atmaya başlayınca içimizdeki ırkçılıktan
özgürleşmenin yolunu açmış olacağız.
Gündüz Vassaf – Radikal
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.