***
Yunanistan Dışişleri Bakanı, 'Patrikhanenin itibarı ve
boyutu, ne hukuk ne de ahlak açısından Trakya'daki Müslüman Azınlıkla bir
tutulmasına izin vermez' dedi.
ATİNA - Yunanistan Dışişleri Bakanı Dimitris Avramopulos,
Parlamento'da bugün yapılacak güven oylaması öncesindeki konuşmasında, Türkiye
hakkında geniş bir değerlendirmede bulundu.
Yunanistan 'ın, Türkiye ile ilişkilerin tamamen
iyileşmesi ve iyi komşuluk ilişkilerine dönüşmesi için büyük çaba sarf ettiğini
belirten Avramopulos, Türk-Yunan yakınlaşmasıyla ilgili bu politikanın ülkedeki
siyasi güçlerin büyük çoğunluğu tarafından da benimsendiğini söyledi.
Yunanistan 'ın, bölgedeki tüm ülkelerle ve özellikle de
Türkiye ile irtibatı ve işbirliğini canlı tutması gerektiğini ifade eden
Avramopulos, şöyle dedi:
"Bununla birlikte, Türkiye 'nin de bir yandan kıta
sahanlığının belirlenmesiyle ilgili istikşafi görüşmeler ve Yüksek Düzeyli
İşbirliği toplantıları sürerken, aynı zamanda TBMM 'nin casus belli'yi
yürürlükte tutmasının mümkün olmadığının farkına varmalı. Bu tehdit mümkün olan
en kısa zamanda kaldırılmalıdır ve bunun için metotlu bir şekilde çalışacağız.
Bunu Karadeniz İşbirliği Toplantısında görüştüğüm Türk mevkidaşıma da
söyledim."
DENİZ HUKUKU SÖZLEŞMESİ
Avramopulos, Yunanistan 'ın tüm komşularıyla deniz
sınırlarını belirlemeyi arzu ettiğini belirterek, bunun Yunan dış politikasının
temel hedeflerinden biri olduğunu, hükümetin de öncelikli konularından birini
oluşturduğunu söyledi.
Bu konuda Deniz Hukuku ile ilgili BM Sözleşmesinin hukuki
çerçevesinin belirleyici faktör olduğunu savunan Avramopulos, Deniz Hukuk
Sözleşmesi'nin altında imzası bulunmayan Türkiye gibi ülkelerin de buna uymak
zorunluluğu bulunduğunu iddia etti.
Avramopulos, " AB müktesebatınında bir parçasını
oluşturan bu sözleşmeye tüm AB üyesi ülkeler ve Türkiye 'nin dışında üyeliğe
aday olan ülkelerin hepsi bu sözleşmenin taraflarıdır. Dolayısıyla Montego Bay
Sözleşmesi, Türkiye gibi bu sözleşmede taraf olmasa bile tüm BM üyesi ülkeler
için bir mecburiyet oluşturmaktadır" dedi.
Bunun Yunanistan 'ın sabit tezi olduğunu ifade eden
Avramopulos, Türkiye 'nin Deniz Hukuku'na uyması konusunu Türkiye - AB üyelik
müzakereleri çerçevesinde gündeme getirmeyi sürdüreceklerini açıkladı.
PATRİKHANE VE TÜRK AZINLIK AYNI STATÜDE DEĞİL
Avramopulos, Yunanistan 'ın, Türkiye ile ilişkileri
iyileştirme çabaları çerçevesinde Heybeliada Okulu'nun yeniden faaliyete
geçirilmesi gibi Patrikhaneyle ilgili konuların çözümü için çalışmaya devam
edeceğini söyledi.
Patrikhane konusunun, Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı
ile bir mütekabiliyet temelinde ele alınamayacağını savunan Avramopulos, şöyle
konuştu:
"Patrikhanenin itibarı ve boyutu, ne uluslararası
hukuk açısından, ne de uluslararası ahlak açısından inkar edilmesine ve Trakya
'daki Müslüman Azınlıkla bir mütekabiliyet statüsüne getirilme teşebbüsüne izin
vermektedir."
‘KIBRIS FIRSATINI KAÇIRMAYIN’
Kıbrıs konusuna değinen Avramopulos, Türkiye 'nin, Rum
kesiminin AB dönem başkanlığını tanımamasının ve Kıbrıs Türk tarafının
toplumlar arası görüşmeleri durdurma kararının çözüm konusunda bir fırsatın
yitirilmesine neden olduğunu iddia etti.
Avramopulos, Kıbrıs konusunun Yunanistan dış
politikasında öncelikli konu olmaya devam ettiğini belirterek, Atina'nın, Kıbrıs
sorununa BM kararları çerçevesinde Ada'daki herkesin, Kıbrıslı Rumların ve
Türklerin hakkını koruyacak adil ve işleyebilir anlaşmalı bir çözüm bulunmasını
arzu ettiğini ifade etti.
DIŞ POLİTİKADA YENİ DOKTRİN
Avramopulos, dış politikanın ana hatlarını açıkladığı
konuşmasında ayrıca, hükümetin dış politika konusunda yeni bir anlayış
izleyeceğini belirterek, bu konuda yeni bir doktrin oluşturma hazırlığı
içerisinde bulunduğunu açıkladı.
Yunanistan 'ın, içe kapanıklıktan kurtularak, dünyada
yeni oluşan her şeyin milli çıkarları için tehdit oluşturduğu inancını bir
kenara bırakması gerektiğini ifade eden Avramopulos, "Dışişleri Bakanlığı,
Yunanistan 'ın dünyadaki yeni rolünün derinlemesine incelenmesi ve dış
politikada yeni bir doktrinin temelleri atılarak yönünün belirlenmesi için,
ülke içinden ve dışından bilim adamlarından, bilirkişilerden, diplomatlardan ve
düşünürlerden oluşan özel bir heyet oluşturulması yönünde inisiyatif
üstlenecek" diye konuştu. (aa)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.