'Ermeni soykırımının inkârını cezalandıran' yasanın
Fransa Parlamentosu'nda kabul edilmesi üzerine Türkiye’de kabartılan milliyetçi
tepkilerle başlayan ‘soykırım’ tartışması, Fransa Anayasa Konseyi’nin Şubat ayı
sonunda, yasayı 'anayasaya aykırı' bularak iptal etmesi ile sönümlendi. Tabii
şimdilik… Türkiye, Fransa’yı protesto ederken izlediği politika ile üstünü
örtmeye çalışsa da özünde, gizliden ya da açıktan 'soykırımı inkâr etme hakkı'
istiyor. Bu açıkça görülüyor.
Aynı günlerde ’Hocalı Katliamı’ protestosu adı altında,
Azerbaycan devleti ve T.C. desteği ile İstanbul’un göbeğinde, Taksim’de yaşanan
‘Ermeni düşmanlığı’ ve saldırganlık provası, sönümlenen protestoların kolayca
tekrarlanabileceğini gösteriyor. 1915’in yaklaşan yüzüncü yıldönümünde, soykırıma
karşı dünyada yaşanacak şekillenmeye tepki olarak, devletin izleyeceği tutumun
da ipuçlarını veriyor.
* * *
Gerek tarih ile yüzleşme çerçevesinde olsun, gerekse de
resmi tezleri savunma argümanı olarak olsun, Türkiye’de “soykırım” sözcüğü
sıkça tekrarlanır oldu. Bugünlerde sıkça kullanır olduğumuz soykırım
kavramının, (hatta sözcüğünün) kavramın tanımlanmasının ve BM'ce suç olarak
kabul edilmesinin de, esas mimarı Rafael Lemkin'dir. Nazilerin yargılandığı
Nürnberg davalarında, danışman olarak görev de yapan, bu görevi sırasında tüm
ailesini Nazi 'Toplama Kampları'nda yitirdiğini öğrenen Lemkin’i, sanıldığı
gibi gerçekten Nazilerin 'Yahudi Soykırımı' mı bu kavramın ortaya çıkmasına
yönelik araştırma ve çalışmalara sevk etti?..
VE LEMKİN HUKUK EĞİTİMİNE YÖNELİYOR...
Polonya’da doğan Yahudi kökenli Rafael Lemkin (1900-1959)
henüz 21 yaşında iken Ermeni Soykırımı'nın baş düzenleyicisi Talat Paşa'nın 14
Mart 1921 tarihinde öldürülmesinden ve ardından başlayan Berlin’deki 'Tehlerian
Davası’ndan çokca etkilenerek sürdürmekte olduğu filoloji eğitimini yarıda
bıraktı ve hukukçu olmaya karar verdi.
Yani, anıldığının aksine Lemkin'i soykırım üzerine
çalışmaya yönelten Yahudi Soykırımı (SHOAH) olmadı. Lemkin, “bir milyon masum
Ermeni'nin toplu olarak öldürülmelerinden ve bunun cezasız kalmasından” çok
etkilendi elbette ama, esas olarak Tehlerian’ın Talat’ı öldürmesi ve açılan
davada beraat etmesini, “insanlık vicdanı adına, adaletin tecelli etmesi”
olarak yorumladı.
Lemkin, dünyada ilk kez, "Génocide” (Jenosit) kavramını
şekillendirdi. Adı geçen kelimeyi, eski Yunanca'da "Genos" (ırk /
soy) ve "cide" (öldürmek/katletmek) kelimelerinin birleştirmesinden
de Génocide (Soykırım) kelimesi ve kavramı doğdu.
Lemkin, hazırlaması kendisine Birleşmiş Milletler (BM)
tarafından önerilen 'Soykırım Sözleşmesi'ni, esas itibariyle 'Ermeni
Soykırımı'nın kendisinde bıraktığı derin izlerle şekillenen entelektüel
birikiminin imbiğinden süzülen bilgilerle ortaya çıkardı.
Sonuçta, 'soykırım' kavramı, 9 Aralık 1948 tarihinde BM
tarafından kabul edildi ve 'Biyolojik', 'Fiziki' ve 'Kültürel' 3 ana bölümde
toplanan 'soykırım', uluslararası hukuka göre suç sayıldı.
'Birleşmiş Milletler Soykırım Suçunun Engellenmesi ve
Cezalandırılması Sözleşmesi (SSECS)’nde kabul edilen şekliyle; “Ulusal, etnik
veya dinsel bir 'grubu' kısmen veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla
aşağıdaki fiillerden herhangi biri, Soykırım suçunu oluşturur:
a) (Ulusal, etnik veya dinsel) Gruba mensup olanların
öldürülmesi;
b) Grubun mensuplarına ciddi surette bedensel veya
zihinsel zarar verilmesi;
c) Grubun bütünüyle veya kısmen, fiziksel varlığını
ortadan kaldıracağı hesaplanarak, yaşam şartlarını kasten değiştirmek;
d) Grup içinde doğumları engellemek amacıyla tedbir
almak;
e) Gruba mensup çocukları zorla başka bir gruba
nakletmek.”
SOYKIRIM TEKNİKLERİ
Lemkin tarafından tanımlanan 'Soykırım Teknikleri' ise
şöyledir:
» 1- Siyasi Soykırım: Hedeflenen grubun yerleşim
bölgesindeki sokak, cadde, yerleşim yeri, mezra, il ve ilçe adları
değiştirilir.
» 2- Sosyal Soykırım: Yok edilmesi planlanan grubun aydın
ve entelektüelleri hedeflenir. Çünkü bu kesin, olası bir direnişin fikri
önderleri olabilirler.
» 3- Kültürel Soykırım: Yerel halkın dilini kullanmasını,
ana dilini konuşmasını yasaklama.
» 4- Ekonomik Soykırım: Grubun ekonomik gücü elinden
alınır. Sadece hayatta kalmalarının önü açık tutulur. Kültürel gelişmesi
engellenir, bu yolla ulusal konularıyla ilgilenmeleri engellenir.
» 5- Biyolojik Soykırım: Öngörülen grubun doğum yapması
engellenir, aileler yetersiz beslenmeye tabi tutulur. Doğum kısıtlanır, yeni
doğanlar da beslenemediklerinden ölür.
» 6- Fiziki Soykırım: Beslenme kısıtlanması ile ırkçı
ayrımcılık, sağlığın ciddi tehdit altında olması, ilaç vermemek, grubun
üyelerini insanlık dışı koşullarda telef olmaları amacıyla bir yerden bir yere
nakletmek. Sistematik yok etme/öldürme.
» 7 Dinsel Soykırım: İbadethanelerin tahrip edilmesine
göz yummak ya da bizzat tahrip etmek, ibadet yasaklamaları.
» 8- Moral Soykırım: İmhası planlanan grubun bireylerinin
ulusal meselelerle uğraşmasını ve örgütlenmelerini yok etmek üzere, nüfusu
uyuşturucuya ve alkolizme yöneltmek.
SOYKIRIMIN 8 AŞAMASI
1996 yılında Genocide Watch’ın (Soykırım Gözlem Örgütü)
başkanı Gregory Stanton “Soykırımın 8 Aşaması” isimli bir rapor yayınladı.
Bu raporda soykırımların “öngörülebilen" ve aslında
"engellenebilir" 8 aşamada gerçekleştiği vurgulanıyor. Buna göre ‘8
aşama’ ve alınabilecek ‘uluslararası önlemler’ şöyle:
» 1- SINIFLANDIRMA: İnsanlar 'bizler ve onlar' diye
bölünür. ÖNLEMİ: Erken aşamada alınacak başlıca önlem ayrımları aşacak evrensel
kurumlar geliştirmektir.
» 2- SİMGELEME: Nefretle birleştiği zaman simgeler
dışlanan grubun gönülsüz üyelerine dayatılabilir... ÖNLEMİ: Simgelemeyle
mücadele için nefret simgeleri ve nefret sözleri hukuki olarak yasaklanabilir.
» 3- İNSANLIĞI İNKÂR: Bir grubun üyeleri diğer grubun
insanlığını inkar eder. Grubun üyeleri hayvanlar, parazitler, böcekler ya da
hastalıklarla özdeşleştirilir. ÖNLEMİ: Yerel ve uluslararası liderler nefret
söyleminin kullanımını lanetlemeli ve kültürel olarak kabul edilemez ilan
etmeli. Soykırıma teşvik eden liderlerin uluslararası yolculukları yasaklanmalı
ve yurtdışı finans kaynakları dondurulmalı.
» 4- ÖRGÜTLENME: Soykırım her zaman örgütlüdür... Özel
ordu birlikleri ya da milisler genellikle eğitilir ve silahlandırılır...
ÖNLEMİ: BM soykırımsal katliamlara katılan hükümetlere ve kişilere silah
ambargosu uygulamalı ve ihlalleri incelemek için komisyonlar kurmalı.
» 5- KUTUPLAŞMA: Nefret grupları kutuplaştırıcı
propaganda yapar. ÖNLEMİ: Ilımlı liderleri emniyet altına almak ya da insan
hakları gruplarına destek vermek şeklinde olabilir... Radikallerin darbe
yapmasına uluslararası yaptırımlarla karşı çıkılmalıdır.
» 6- HAZIRLIK: Yok edilecekler etnik ya da dinsel
kimlikleri nedeniyle belirlenip ortaya çıkarılırlar. ÖNLEMİ: Bu aşamada
soykırım "acil durum"u ilan edilmelidir.
» 7- İMHA: Girişilecek operasyon, bu katillerin gözünde
"imha"dır. Çünkü kurbanlarının insan olduğuna inanmazlar. ÖNLEMİ: Bu
aşamada soykırımı yalnızca hızlı ve yoğun silahlı müdahale engelleyebilir. Ağır
silahlı uluslararası koruma gücü tarafından gerçekten güvenli bölgeler ya da
mültecilerin kaçacağı yollar yaratılmalıdır.
» 8- İNKÂR: Failler genellikle, herhangi bir suç
işlediklerini inkâr ederler. ÖNLEMİ: İnkâra ancak uluslararası ya da ulusal
mahkemelerce verilecek cezalar/yaptırımlar ile cevap verilebilir...
Yalçın Ergündoğan, 26 Mart 2012, Sesonline.net
(*) Yalçın Ergündoğan'ın, 'Lemkin, soykırım ve soykırımı
inkâr...' başlığıyla, Altüst Dergisi'nin Ocak/Şubat 2012 tarihli, 5. sayısında
yayınlanan yazısının bir versiyonudur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.