
Amerika Kuzeydoğu Kesimi Ermeni Kilisesi dini lideri
Başpiskopos Khajag Barsamyan, Hz. Muhammed'e hakaret içeren filme ilişkin,
dünyanın her yerinde kardeşlik ve birbirini tanıma, birbiriyle iç içe olmanın
öne çıkarılması gerektiğini belirterek, ''Bütün bu konularda medyanın rolü çok büyük.
İnsanları doğru bilgilendirmek, doğru yöne yönlendirmek medyanın bir misyonu,
sorumluluğu'' dedi... En son 12 yaşındayken Arapgir'e geldiğini ve 49 yıl sonra
tekrar doğduğu yerlere gelmenin mutluluğunu yaşadığını dile getiren Barsamyan,
''Çok anılarım var. Yaramazdım. Bizim mahalleyi, çarşıyı, babamın dükkanını
hatırlıyorum... Kökler çok önemli. Nasıl ki bir ağacın kökleri yeterince derin
ve güçlüyse sağlıklı olur. Biz de köklerimiz sağlamsa onun gibi oluruz. Benim
köklerim burada, Arapgir'de ve ben her zaman her yerde Arapgirli olduğumu
söylemekten gurur duyuyorum'' diye konuştu.
Amerika Kuzeydoğu Kesimi Ermeni Kilisesi dini lideri
Başpiskopos Khajag Barsamyan, Hz. Muhammed'e hakaret içeren filme ilişkin,
dünyanın her yerinde kardeşlik ve birbirini tanıma, birbiriyle iç içe olmanın
öne çıkarılması gerektiğini belirterek, ''Bütün bu konularda medyanın rolü çok büyük.
İnsanları doğru bilgilendirmek, doğru yöne yönlendirmek medyanın bir misyonu,
sorumluluğu'' dedi.
Arapgir ilçesinde dünyaya gelen ve 6 yaşına kadar burada
yaşayan Barsamyan, ilçedeki Ermeni Mezarlığı'nda dua etti.
Barsamyan, bir gazetecinin, Hazreti Muhammed'e hakaret
içeren filmle ilgili değerlendirmesini sorması üzerine, maalesef dünyanın her
tarafında bazı insanların, grupların farklı dinler üzerine kritikler
yaptıklarını belirtti.
Hristiyanlığı, Müslümanlığı, Yahudiliği de kritik eden
insanların bulunduğunu ifade eden Barsamyan, ''Bu, ne yazık ki dünyanın her
yerinde gördüğümüz bir şey'' dedi.
Bu tür şeyler üzerine çok fazla odaklanılmaması,
olabildiğince pozitif şeyler üzerine odaklanılması gerektiğini ifade eden
Barsamyan, ''Dünyanın her yerinde kardeşlik ve birbirini tanıma, birbiriyle iç
içe olmayı öne çıkarmalıyız'' diye konuştu.
Viyana'da uluslararası bir toplantıda Kosova Müftüsü ile
aynı masada yemek yediklerini, sohbet ettiklerini anlatan Barsamyan, şöyle
devam etti:
''Bu tür şeyleri olabildiğince çoğaltmamız lazım.
Birbirimizin iyi yanlarına, pozitif yanlarına odaklanmamız lazım. İki gün önce
Gaziantep'teydik. Eskiden Hristiyan kilisesi olan sonradan camiye çevrilen bir
binayı ziyaret ettik. O ziyaretimizde caminin imamıyla sohbet etme şansımız
oldu ve sağ olsun imam bize çok güzel açıklamalar yaptı. Çok güzel karşıladı
bizi. O açıklamalardan sonra ben kendisiyle dua etmek istedim o da memnuniyetle
kabul etti. O duasını Türkçe olarak yaptı, ben de Ermenice dua yaptım. Herkes
aynı anda ellerini kaldırarak dua ettik. Bu çok güzel, duygusal, özel bir andı.
Ben de bundan çok etkilendim, duygulandım. Bitişte de herkes birbirini
kucakladı, sarıldı.''
Bu tür kardeşlik temalarının üzerine odaklanılması
gerektiğini vurgulayan Barsamyan, ''Bütün bu konularda medyanın rolü çok büyük.
İnsanları doğru bilgilendirmek, doğru yöne yönlendirmek medyanın bir misyonu,
sorumluluğu'' dedi.
-''Ermenistan ve Türkiye arasındaki sınırın açılmasını
diliyorum''-
Bir gazetecinin, Hükümetin azınlıklara yönelik açılımlarını
sorması üzerine, Barsamyan, ''Bütün bu gelişmeleri olumlu olarak görüyorum.
İnşallah bunlar daha da çoğalırlar. Ermenistan ve Türkiye arasındaki sınırın
açılmasını diliyorum. Bu, her iki ülkenin de yararına olacaktır. Her iki ülke
bundan faydalanacaktır. Çünkü zaten hepimiz çok birbirimize benziyoruz.
Ermeniler ile Türkler yüzyıllarca bir arada kardeş olarak yaşadı. Gelenekleri,
görenekleri her şeyi çok birbirine benziyor. Aynı şarkıları dinliyoruz, aynı
şeylerden hoşlanıyoruz. Yemeklerimiz, türkülerimiz aynı. O yüzden sınırın
açılmasını ivedilikle istiyoruz. Hem Ermenistan hem Türkiye için bu çok iyi
olacaktır'' ifadelerini kullandı.
İstanbul'da Ermeni cemaatinde tanıdıkları bulunduğunu ve
Türkiye Ermenileri Patrikliği Genel Vekili Başpiskopos Aram Ateşyan'la
konuştuğunda aldığı haberlerin çok iyi olduğunu dile getiren Barsamyan, son
zamanlarda birçok Ermeni kilisesinin onarıldığını, bazı mülklerinin geri
verildiğini söyledi. Barsamyan, ''Bunlar çok güzel işaretler, belirtiler''
dedi.
-'Arapgirli olduğumu söylemekten gurur duyuyorum''-
En son 12 yaşındayken Arapgir'e geldiğini ve 49 yıl sonra
tekrar doğduğu yerlere gelmenin mutluluğunu yaşadığını dile getiren Barsamyan,
''Çok anılarım var. Yaramazdım. Bizim mahalleyi, çarşıyı, babamın dükkanını
hatırlıyorum. Hamamı hatırlıyorum. Annemle, büyükannemle hamama gidiyordum.
Hatıralar var... Kökler çok önemli. Nasıl ki bir ağacın kökleri yeterince derin
ve güçlüyse sağlıklı olur. Biz de köklerimiz sağlamsa onun gibi oluruz. Benim
köklerim burada, Arapgir'de ve ben her zaman her yerde Arapgirli olduğumu
söylemekten gurur duyuyorum'' diye konuştu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.