Suriye dramı, “top
çevrilmesini kaldıramayacak boyutta olduğu için, Fransa-Türkiye arasında da
yeni bir sayfa somut olarak da açılacak diyebiliriz.Siz bakmayın, Ermeni
soykırım iddialarıyla ilgili “Fransız okul kitaplarına eklenen bölümlerle”
ilgili haberleri. Ermeni mevzuunda iş çoktan okul kitaplarını aştı ve 2015’e
doğru daha da tırmanacak Türk-Fransa ya da Türk-ABD ya da Türk-X ilişkilerini
Ermeni parantezine almayıp, Türkiye’nin adım atması gerekiyor.
***
Yaz bitiyor, sezon açılıyor.
Suriye nedeniyle Ağustos ayının da pek sessiz geçtiği
söylenemez ama Eylül ayı ile birlikte
“diplomatik sezon” daha da yoğun bir gündeme girecek.
Uluslararası kuruluşlarla birlikte Avrupa’nın da gündemi
büyük ölçüde Suriye olacak. Tampon bölge başta olmak üzere Suriye krizinin
insani boyutu ve politik düzlemde Türkiye, en büyük desteği Fransa’dan görüyor.
ABD, Kasım ayındaki seçimlere kadar “top çevirecek.” Ancak Suriye dramı, “top
çevrilmesini kaldıramayacak boyutta olduğu için, Fransa-Türkiye arasında da
yeni bir sayfa somut olarak da açılacak diyebiliriz.
Siz bakmayın, Ermeni soykırım iddialarıyla ilgili
“Fransız okul kitaplarına eklenen bölümlerle” ilgili haberleri. Ermeni
mevzuunda iş çoktan okul kitaplarını aştı ve 2015’e doğru daha da tırmanacak
Türk-Fransa ya da Türk-ABD ya da Türk-X ilişkilerini Ermeni parantezine
almayıp, Türkiye’nin adım atması gerekiyor.
Türk tarafından bu adımların atılacağına dair sinyalleri
alan Fransız diplomatlar 2013 yılı sonuna kadar, bu dosyanın “olay”
çıkarmayacağından emin. “Ama Ankara adım atmalı,” diyorlar.
Ermeni parantezine takılmazsak, Türkiye-Fransa ilişkileri
Suriye konusundaki işbirliğinin ivmesiyle yeni bir veçheye girdi.
Eylül ayı, Türk-Fransa ilişkilerinin masaya yatırılacağı
toplantılarla yüklü geçecek.
Boğaziçi Enstitüsü’nün “Fransız seçimlerinin ardından
Türk-Fransız ilişkileri” toplantısı önemli.
Eylül ayı sonunda ise Paris, “Anadolu Festivali”ne
evsahipliği yapıyor.
Avrupa Türk Demokratlar Birliği tarafından düzenlenecek
üç günlük toplantının açılışı AB Bakanı Egemen Bağış tarafından yapılacak.
Paris yakınlarında Villepinte toplantı merkezinde
düzenlenecek “Anadolu Festivali” için Avrupa’nın diğer ülkelerinden Türkler’in
de gelmesi bekleniyor.
Türk ve Fransız insanının ruhuna dokunulmadan, dostluk
köprüsü kurulabilir mi?
Strasburg’da din eğitimi ve tepeden bakan Türkler
Fransa cephesinden bir başka önemli haber daha var.
Strasburg’dan..Strasburg, Fransız kentleri arasında ayrı bir yerde duruyor.
Almanya ile sınır olması nedeniyle laiklik konusunda da
farklı uygulamalar var. Alsace bölgesinde yer alan bu kentte çok sayıda
Müslüman yaşıyor.
Türkiye’nin inisiyatifiyle, Strasburg’da din eğitimi
verecek bir fakülte açılıyor.
Eylül ayında eğitim hayatına başlayacak.
Daha başlamadı yani.
Peki “Bismillah” denmeden, ilk itiraz kimden geldi
dersiniz?
Strasburg’da akademik kariyer yapan bir Türk akademisyen,
Le Monde Gazetesi’ne verdiği demeçte fakülteyi eleştiri yağmuruna tutmuş.
Hayırdır, başında “Türk” olan bir şeyi dövmediğiniz
zaman, akademik kariyer yolunuzda engel mi çıkıyor?
Fransızların o alışıldık tepeden bakmacı “snob” yaklaşımı
geçiyor yavaş yavaş, kala kala bazı Türk akademisyenlerin kendi insanına
tepeden bakmacı tavrı kalıyor...
O da böyle sırıtıyor işte...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.