Yrd.Doç.Dr. Atabay ile Yrd.Doç.Dr. Sayılır, Ermeni yazar
Sarkis Torosyan'ın 1929'da kaleme aldığı ve 1947'de ABD'de İngilizce yayınlanan
kitabın geçen Haziran'da Prof.Dr. Ayhan Aktar tarafından Türkçe'ye tercüme
edilerek yayınlandığını ifade etti. ÇOMÜ'lü tarihçiler, Torosyan'ın hatırat
kitabında kendini komutan ve subay olarak tanıtıp Çanakkale Savaşları sırasında
üsteğmen rütbesiyle görevliymiş gibi göstermesinin tamamen düzmece olduğunu, bu
rütbede komutanlık görevinde bulunmuş bu isimde bir subayın da Çanakkale
Savaşları sırasında kesinlikle görev almadığını tespit ettiklerini açıkladı.
Sarkis Torosyan'ın kaleme aldığı, 'Çanakkale'den Filistin'e' adlı anı kitabı
üzerine bir inceleme yapıldığını belirten Yrd.Doç.Dr. Atabay, şöyle konuştu:
"Elde ettiğimiz kesin sonuç şudur ki, söz konusu
kitaptaki hatırat Çanakkale Savaşı kısmı ile sınırlıdır. Yalnızca Çanakkale
Savaşları kısmındaki inceleme sonucunda ortaya çıkan çelişki ve yanlışlıklar
belirli bir metodoloji ile verilmiştir. Torosyan'ın hatıratında geçen
çelişkiler iddia olarak adlandırılmış bu çelişkilerle ilgili gerçek bilgiler de
cevap olarak adlandırılmıştır. Bu yazı bir kesim veya bir gruba karşı yazılan
bir yazı değildir. 'Tarihi düzeltelim' derken tarihi yanlışa saplamak
yanlışlığına düşülmemesi bu yazının hazırlamamızdaki temel düşüncedir."
"ERMENİ DİASPORASI'NA DESTEKÇİ OLUYORLAR"
Ermeniler'in 2015 yılını hedeflediğini ileri süren
Yrd.Doç.Dr. Atabay, Ermeni Diasporası'na destek olan Türkler'e tepki gösterdi.
Yrd.Doç.Dr. Mithat Atabay, şöyle konuştu:
"2015'de hayali Ermeni iddialarını Türkiye'ye kabul
ettirebilmek için bugün yerli destekçilerle Türklerin Çanakkale başarısına,
kendilerini ortak etme politikasına yenilmişlerdir. Malesef Ermeni
Diasporası'nın bu çabalarına Türkiye'de bazı kimseler de özgürlük, demokrasi,
açılım, uygarlık, insan hakları ve benzeri kulağa hoş gelen kavramları
kullanarak yağ sürmektedirler. Torosyan'ın kitabının bugün gündeme getirilmesi
ve gerçekle hiçbir şekilde alakası olmayan bir kimsenin ağzından tarihin
saptırılmasıdır. Şunu unutmamak gerekir ki, tarihini unutanlar için tarih
tekerrür eder."
"BATIRDIM" DEDİĞİ GEMİ HAYAL ÜRÜNÜ
ÇOMÜ öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr. Burhan Sayılır, Sarkis
Torosyan'ın kitaptaki en büyük yalanının, 19 Şubat 1915'de 2 düşman zırhlısını
batırdığını iddia etmesi olduğunu söyledi.Yrd.Doç.Dr.. Sayılır, şöyle dedi:
"Bu tarihte ne Çanakkale Boğazı'nda ne de boğaz
dışında bir gemi batmamıştır. Ne İngiliz ne de Osmanlı arşivlerinde böyle bir
konudan da söz edilmez. Ayrıca Sarkis Torosyan kitabında 19-25 Şubat 1915
bombardımanlarında Ertuğrul Tabyası komutanı olarak kendini gösteriyor. Ancak,
yapılan araştırmalar bunu kesinlikle yalanlıyor çünkü söz edilen tarihte
Ertuğrul Tabyası komutanı; Sarkis Torosyan değil, Mülazım-ı Evvel (Üsteğmen)
Mehmet Şinasi Efendi'dir. Şinasi Efendi, Ahmet oğlu 1887 Çanakkale doğumludur,
25 Şubat 1915'te 5. Topçu Alayı'nın lağvedilmesiyle Anadolu Yakası'ndaki Cevat
Paşa Bataryası'na gönderilmiştir. Sarkis Torosyan 18 Mart 1915'de Anadolu
Hamiye Tabyası'nın komutanı olduğunu belirtmiş, ancak o tarihte Rumeli Hamidiye
Tabyası yani 4. Ağır Topçu Alayı 2. Tabur 6. Bölük Komutanı Mülzım-ı Evvel
(Üsteğmen) Nazmi Efendi'dir. Ali oğlu 1885 İstanbul doğumlu olan Nazmi Efendi 18
Mart 1915'deki muharebedeki başarılarından dolayı bir kıta Gümüş Muharebe
Liyakat Madalyası ile taltif edildi."
"GEMİNİN BATIŞINI GÖRMESİ İMKANSIZ"
Yrd.Doç.Dr. Sayılır, Torosyan'ın kitabındaki çelişki
olarak nitelendirdiği şu örnekleri verdi:
"Torosyan'ın hatıratlarının yer aldığı kitabın
117'nci sayfasında, Mesudiye zırhlısının 13 Aralık 1914'te bir deniz altıdan
atılan torpido ile batırılmasıyla ilgili olarak bölümde, 'Öğleden sonra
Seddülbahir Tabyası'nda subaylarla yapılan bir toplantı esnasında bir korkunç
patlama daha oldu. Hepimiz aceleyle gözetleme mevkilerimize koştuk. Fakat
önceden de orada bulunanlardan başka düşman gemisi görmedik. Boğazın bizim
bulunduğumuz noktasından denize doğru baktığımızda göremediğimiz iç kısımlardan
imdat çağrılarını güçlükle duyduk' demekte. Ancak Torosyan'ın iddia ettiği gibi
Ertuğrul Tabyası'nda görevli ise kitaptaki hatıratında yer aldığı gibi
Mesudiye'nin batışı ile ilgili ayrıntılı bilgiler veremez. Çünkü, Ertuğrul
Tabyası'ndan nereye çıkarsanız çıkın Kepez'deki Sarısığlar bölgesindeki
Mesudiye gemisinin batışını göremezsiniz. Askerlerin imdat seslerini ise asla
duyamazsınız. Mesudiye'nin batışı ile ilgili hem Müstahkem Mevki Komutanlığı
hem de Genelkurmay, en sağlıklı bilgileri geminin kurtulan mürettebatından ve
özellikle Yıldız ve Havuzlar bölgesindeki askeri birliklerden elde edilen
raporlardan almışlardır. Bu raporlar askeri arşivlerde mevcuttur."
"SON YILLARDA YAZILAN KİTAPLAR YANLIŞLARLA
DOLU"
Sarkis Torosyan'ın ABD'de basılan ardından Türkiye'de
yayınlanan hatıratının yanlış ve çelişkilerle dolu olduğunu dile getiren
Yrd.Doç.Dr. Sayılır, "Söz konusu hatıratın sadece Çanakkale cephesi
incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda bile ortaya çıkan hususlar hatıratın bir
yaşayanı tarafından değil de Çanakkale Savaşı ile ilgili bilgisi olan birisi
tarafından kaleme alındığı anlaşılmaktadır. Bizim en büyük sorunuz Çanakkale
üzerindeki hurafeci zihniyetin bütün çevrelerce benimsenmesi ve bu hurafelerin
gerçek olarak algılanarak gerçek kahramanların kahramanlıklarının
gölgelenmesine sessiz kalmaktır. Çanakkale Savaşı ile ilgili özellikle son 15
yıllık süreçte yazılan kitapların büyük bir kısmı gerçek Çanakkale Savaşı
tarihinden uzaktır. Sarkis Torosyan'ın çelişkilerle dolu hatıratından bir
kahraman yaratmak yerine Çanakkale Savaşı'nda vatanları bildikleri toprakları
savunurken şehit olan Teğmen Arakil Efendi, Asteğmen adayı Karabet Efendi,
Asteğmen adayı Mıgırdiç Efendilerin aziz hatıralarını hatırlamak, onların aziz
hatıralarına sahip çıkmak daha iyi olmaz mı?" dedi.
KİTABA GÖRE SARKİS TOROSYAN
Türkçe'de tercümesi yapılan ve geçen Haziran ayında
satışa sunulan kitabın arka kapağında öz geçmişine yer verilen Torosyan şöyle
tanıtılıyor:
"Kayseri'nin Everek (Develi) kazasında doğan Yüzbaşı
Sarkis Torosyan, 1914 yılında Harbiye Topçu Okulu'nu bitirdi. Önce Almanya'da
KRUPP fabrikasında staja yollandı. Düşman donanmasının 19 ve 25 Şubat 1915
tarihlerindeki saldırılarına karşı askerleriyle kahramanca direnen Torosyan, 18
Mart 1915 günü Rumeli Hamidiye Tabyası'nda savaştı ve ağır yaralandı. Harbiye
Nazırı Enver Paşa tarafından takdirmame ve Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye harp
madalyası ile ödüllendirildi. Rütbesi de Üsteğmenlikten, Yüzbaşılığa yükseldi.
Çanakkale'de Alçıtepe Savaşları'na 8'in Tümenin Topçu Taburu Komutanı olarak
katılan Yüzbaşı Torosyan, daha sonra Makedonya, Romanya, Irak ve Filistin
cephelerinde de savaştı. Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın Osmanlı ordusunda
savaşan Ermeni subay ve askeri doktor ailelerinin Tehcir edilmemesi konusundaki
kesin emirlerine rağmen Develi'nin İttihatçı Kaymakamı Salih Zeki bey, Yüzbaşı
Torosyan'ın ailesini Suriye çöllerine sürdü. 1917 yılında kız kardeşi Bayzar'ı
Suriye'deki kamplarda bulan Torosyan, ailesini öldürenlerden intikam almak
amacıyla 19 Eylül 1918 günü saf değiştirerek, Arap isyanına katıldı. Madalya
sahibi "Savaş kahramanıyken' bir günde 'Vatan haini' oldu. 1920 yılında
ise ABD'ye göç etti. Çanakkale'den Filistin cephesine resmi tarihimizin 1.
Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordusunda savaşan Ermeni subaylarla ilgili
suskunluğunu bozacak bir kitap. İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Prof.
Ayhan Aktar'ın giriş yazısı ile." – Çanakkale
1 yorum:
Bunun zaten Turk tatih kurumunun yazip cizdiginin aynisi olmayacagini zaten tum Dunya bilebilirdi cunku onlara gore kendi soylediklerinin aksine goruneen her soylem yalan yanlis yazilip soylenmis seylerdir bir tek dogru olabilecek sey ise kendi yazip cizdiklerive bu hikayelere Herkesin inanmasi gerektividir.
Pekala, Biz de sunu soyleyelim.
Son zamanlara kadar Anadoluda 1915de Ermenilerin yollarda sadece oldugu ve Hicbir sekilde baska kayiplar vermedigi tam tersine korumasiz kadin ve cocuklardan olusan Ahalinin Turklere kayiplar verdirdigidir.Daha yakinlara gelirsek Turkiyede Kurt yoktur ,Daglarda katir kutur ses cikaran Turkler vardii.
Ne oldu da Turk Tarih Kurumunun yazip millete ogretmeye calistigi Turkiye Resmi tarihi Simdilerde degisdi,Bunu Kendilerine sorabiliyorlar mi?
Yukardaki sorumuzun cevabi Asikar degil mi?
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.