Erivan Basın Kulübü Başkanı Navasardian: "Bu
toplantı iki ülke arasındaki ilişkilerin iyileşmesi açısından büyük önem
taşıyacaktır"… Baydemir, şöyle
konuştu: “Kendi namı hesabıma Diyarbakır doğumlu bir Kürt olarak, Diyarbakır
üzerinde ne kadar hakkım varsa, ecdadı burada yaşamış bir Ermeni, Süryani veya
Keldani'nin en az benim kadar bu kentte yaşamaya hakkı vardır. Ecdadı
Diyarbakırlı olan tüm hemşehrilerimin torunlarını Diyarbakır'a, kendi evlerine
davet etmek istiyorum. Kentinize geri dönün. Katliam ve işkence sürecine
katılan dedelerimizin mirasını ve onların vicdansızlığına ortak olmayı
reddediyoruz. Katliama karşı çıkan, zulme karşı çıkan dedelerimizi de saygı ve
minnetle anıyoruz. Bence Türklerin, Kürtlerin, Ermenilerin, Arapların ve
Süryanilerin bir arada yaşayabilmeleri için diyalog ve müzakereyi başlatmamız
lazım.
***
Erivan Basın Kulübü Başkanı Navasardian: "Bu
toplantı iki ülke arasındaki ilişkilerin iyileşmesi açısından büyük önem
taşıyacaktır"
Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerde, diyalog
kapsamının genişletilmesi için Diyarbakır 'a gelen bir grup gazeteci ve
akademisyenin katılımıyla düzenlenen “Ermenistan Türkiye Yuvarlak Masa
Toplantısı” sona erdi.
Green Park Otel'de düzenlenen toplantının bugünkü
oturumunda konuşan Erivan Basın Kulübü Başkanı Boris Navasardian, Türkiye ile
Ermenistan arasında yapılan protokollerin adeta öldüğünü ileri sürerek, artık
farklı yolların denenmesi gerektiğini savundu.
Navasardian, toplantıyı İstanbul veya İzmir dışında
farklı bir ilde yapma düşüncesiyle Diyarbakır'da bir araya geldiklerini ifade
ederek, “Bu toplantı iki ülke arasındaki ilişkilerin iyileşmesi açısından büyük
önem taşıyacaktır” dedi.
"TÜRKİYE ERMENİSTAN İLİŞKİLERİNE YENİ BİR BOYUT
KAZANILACAK"
Erivan Basın Kulübü Uzmanı Haykak Arshamyan da
Diyarbakır'da bulunmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, bu toplantının Türkiye
Ermenistan ilişkilerine yeni bir boyut kazandıracağına inandıklarını kaydetti.
Heyet toplantının ardından Diyarbakır Büyükşehir Belediye
Başkanı Osman Baydemir 'i ziyaret etti.
Baydemir, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek,
Diyarbakır surlarının harcında Türklerin, Kürtlerin, Ermenilerin, Süryanilerin,
Keldanilerin ve tüm etnik kimlikler ile inançların alın teri ve emeği olduğunu
söyledi.
Tüm Ermenileri Diyarbakır'a davet ettiklerini ifade eden
Baydemir, şöyle konuştu:
“Kendi namı hesabıma Diyarbakır doğumlu bir Kürt olarak,
Diyarbakır üzerinde ne kadar hakkım varsa, ecdadı burada yaşamış bir Ermeni,
Süryani veya Keldani'nin en az benim kadar bu kentte yaşamaya hakkı vardır.
Ecdadı Diyarbakırlı olan tüm hemşehrilerimin torunlarını Diyarbakır'a, kendi
evlerine davet etmek istiyorum. Kentinize geri dönün. Katliam ve işkence
sürecine katılan dedelerimizin mirasını ve onların vicdansızlığına ortak olmayı
reddediyoruz. Katliama karşı çıkan, zulme karşı çıkan dedelerimizi de saygı ve
minnetle anıyoruz. Bence Türklerin, Kürtlerin, Ermenilerin, Arapların ve
Süryanilerin bir arada yaşayabilmeleri için diyalog ve müzakereyi başlatmamız
lazım. Yurtdışı yasağım var. Şayet bu bir gün kalkarsa Erivan'a gitmeyi çok
isterim. Diyarbakır'dan bir demet çiçeği anıta bırakmayı çok isterim. Çok üzgün
olduğumu ifade etmeyi çok isterim. Yeni bir nesil olduğunu, geçmişin
vicdansızlığını redettiğini de yaşamını yitirenlere müjdelemek isterim. En
büyük hayallerimden biri Türkiye'de Ermeni, Türk, Süryani ve tüm ezilmiş
halklar adına ortak bir anıtın dikilmesidir.”
Erivan Basın Kulübü Başkanı Navasardian ise son birkaç
yıldır gazetecilere komşu ülkeleri tanımaları için bir fırsat tanımak
gerektiğini anladıklarını söyledi.
Bu kapsamda artık başkentler seviyesinde değil daha
derinden ülkeleri tanımanın önemli olduğunu vurgulayan Navasardian, özellikle
Ermeni gazeteciler için Türkiye'nin çok kültürlülüğünü anlamanın önem arz
ettiğini belirtti.
"ARTIK TEK BİR İNSAN ÖLMEMELİDİR"
Bir gazetecinin “ Oslo müzakerelerinin yeniden
başlayacağına ilişkin bir düşünceniz var mı?” sorusu üzerine Baydemir, Kürt
sorununun “Kürt halkının halk olmaktan kaynaklı haklarını kullanamaması” sorunu
olduğunu öne sürdü.
Baydemir, Kürt halkının taleplerinin hiçbir şahıs veya
örgütle sınırlı olmadığını ifade ederek, şöyle devam etti:
“21. yüzyılda tek bir insanımızı yitirmememiz lazım. Her
iki taraf açısından da yeteri miktarda bedel ödendi. Müzakeresiz, diyalogsuz ve
çatışma ile geçirdiğimiz her gün kayıptır. İster Oslo, ister Ankara, ister
Diyarbakır olsun müzakere derhal başlamalıdır. Hükümetin Oslo'da başlattığı
müzakere sürecine bugün karşı çıkanlar, 'müzakere olmasın' diyenler veya
bozanlar bilsinler ki, çatışmaların tekrar başlamasından ve bugün yitirdiğimiz
her Türk ve Kürt halkının kanından mesuldürler. Müzakere tutanaklarını eline
alıp kamera karşısında, 'bu bir suçtur' diyenler bilsinler ki bu ölümlerin
vebali de onların boynuna olacaktır. Ölümlere seyirci kalmak daha büyük bir suç
ve vebaldir. Kürtler kendi adlarına hangi aktörleri ve mekanizmaları muhatap
olarak öngörüyorlarsa hükümet onlarla müzakereyi derhal başlatmalıdır. Çatışma
ve ölüm ile geçireceğimiz her gün Kürt ve Türk halkının manevi ve birlikte
yaşam dünyasında büyük tahribat yaratıyor. Benim varlığımı tanımayan hiçbir
halka ben artık varlığımı armağan etmiyorum. Bunu kimse bölücülük olarak
görmemeli. Müzakere kayıtsız yapılmalıdır. Artık tek bir insan ölmemelidir.”
Baydemir, “belediye başkanlığına 3. kez aday olacak
mısınız” yönündeki başka bir soruya ise parti tüzüğünde kendisinin de
desteklediği karar doğrultusunda 2 dönemden daha uzun süre belediye başkanlığı
yapılmadığını söyledi.
Kitap yazmayı da düşündüğünü ifade eden Baydemir, bunun
yanı sıra barış mücadelesine katkı sunacağını belirtti. (AA)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.