Etiketler

Mahkeme:'Ermeni' hakaret değildir!

Geçtiğimiz yıl yapılan genel seçimler öncesinde piyasaya çıkan ‘Dersim Ermenisi Yemuş Hanımın Oğlu Çarkçı Kemal’ isimli kitap hakkında açılan davada karar açıklandı. Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi, kitapta yazılanların Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi kişiliğine zarar vermediğini belirterek, ifadeleri düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirdi.

***
Dava dilekçesinde Ermeni etnik kimliği ile karalanmak istediğini iddia eden Kılıçtaroğlu'na mahkemeden gelen yanıtta, siyasi kişiliğine zarar verilmediği belirtildi.
Geçtiğimiz yıl yapılan genel seçimler öncesinde piyasaya çıkan ‘Dersim Ermenisi Yemuş Hanımın Oğlu Çarkçı Kemal’ isimli kitap hakkında açılan davada karar açıklandı. Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi, kitapta yazılanların Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi kişiliğine zarar vermediğini belirterek, ifadeleri düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirdi.

Mahkeme, gerekçeli kararında kitapta yer alan ifadelerin “sert ve kaba” olduğunu belirtip Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ’nin 10. Maddesine atıf yaparak “İfade özgürlüğünün sadece zararsız ve ilgilenmeye değmez olarak görülen belli bilgi veya fikirlere değil, aynı zamanda rahatsız eden, şaşırtan veya gücendirenlere de uygulanabilmesi gerekir” dedi.

Kılıçdaroğlu, dava dilekçesinde Ermeni etnik kimliği ile karalanmak istendiğini iddia etmişti. Savcılığa verilen suç duyurusunda ise “Seçim öncesinde Kılıçdaroğlu’nun geçmiş yaşantısı, etnik ve dini kökenleri, mesleki geçmişi, hakkında tamamen gerçekdışı karalamalar içeren kitabın dağıtılmasındaki gerçekdışı itham ve istinatlarla yapılacak olan seçimlerde seçmen iradesinin etkilenmek ve partiye zarar vermek olduğu tartışmasızdır. Ermeni kökenli olduğu konusunda gerçek dışı iftirada bulunmasındaki amaç etnik kimliği kullanılarak müvekkilimize zarar vermektir” denilmişti. Dilekçede, ifade edilen olguların toplumun değer yargıları, örf ve adeti bağlamında katlanılmaz ağırlıkta, kışkırtıcı, saldırgan ve hedef gösterici nitelikte olduğu kaydedilmişti.

Mahkeme ise, kitapta yer alan ifadelere ilişkin olarak, “İfadelerde katılanın siyasi kariyerine, mesleğine özel yaşamına etki edecek hiçbir şey olmadığı” kararını verdi.
Mahkeme, sanık Süleyman Yeşilyurt’un kitabında yer verdiği bilgilerle ilgili olarak ise, basın mensuplarının her zaman mutlak gerçekliğe ulaşamayabileceği ve basın mensubunun görevinin de bu olmadığını belirterek sanığın sadece görünen gerçekliği ortaya koyduğunu belirtti.
CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman ise geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ’ün annesinin Ermeni kökenli olduğunu söylediği için tazminata mahkûm olmuştu. Arıtman’ın açıklamalarından sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün avukatları mahkemeye başvurmuş, Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesi davayı reddetmişti. Yargıtay tarafından karar bozulmuştu. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, “ Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Başkanı olan Cumhurbaşkanı hakkında, etnik kökeniyle ilgili yapılan ve gerçeği kanıtlanamayan açıklama, o kişinin kişilik haklarına saldırıdır” gerekçesi ile kararı Mahkemeye geri gönderilmiş ve Mahkeme yeniden incelediği davada Arıtman’ı bir lira tazminat ödemeye mahkûm etmişti.

Ermeni sözcüğünün siyaset dünyasında sıklıkla hakaret olarak kullanıldığı ve etnik köken tartışmalarının tehdit olarak algılandığı bir ortamda son mahkeme kararının münferit bir gelişme mi olduğu yoksa emsal mı teşkil edeceği merak konusu.  (Agos)





2 yorum:

Giryan dedi ki...

Bu haber Türkiyeyi azinliklarina karsi nasil bir poltika yürüttügünü ve onlara verdigi degeri bir kez daha gösteriyor.Ben Türkiyede dogmus bir ermeniyim ve bu gibi durumlarda sizler ermeniligimi daha da güclendiriyorsunuz,aslinda sizlere minnettar olmam gerek.Fakat buna tahamül edemiyen,korku icinde yasiyan insanlarin oldugunu unutmayin. Yüzyillardir bu topraklarda yasiyan insanlarla bu kadar ugrasmak, irkcilik degilmi?

Dursun dedi ki...

giryan"bu irkcilik degil mi?
Sn. Giryan sorunuzun cevabini gelin biz degil Mustafa Kemalin bir soyleminden alalim."Bu topraklara vatandaslikla bagli olan herkez Turkdur.,,,
Yukardaki bu meshur tarihi aciklama irkcilikda o denli buyuk bir rol oynayacakdir ki Kimse kimligiini ondan boyle apacik soyleyemeyecek hatta ulkunin adini soylemeyi tercih ederek ben Turkiyeliyim diyenlere bile izin verilmeyecekdir.
Iste o dusunce tarzidir ki bugun tum bu sorunlari hala yasatiyor,, Kanimizca aslinda bazi durumlarda daha da yararli oluyor onu da belirtmekde yarar var cunku onlar boyle yaptikca asimilasyon islevinin carklari geriye de donebiliyor ve bazilarimizi daha da fazla kendi oz kimligimize bagliyor tipki Ermenistana ambargo konulup sinirlarin kapatilmasinin ardindaki beklentilerin bugun tumuyle geriye tepmis olup Ermenistanin daha fazla dayanikli hale tum dunyayi sasirtacak buyume ve gelismesiyle ortaya cikardigi durum gibi ,,bu sinir kapali tutma meselesiyle bazilari bilemediler ki ulke halki kolayca Ermenistandan ayrilip ulkeyi Ermenisiz bir Ermenistana donmesine de engel oldular,, ne iyi de yapmislar varsin devam etsinler cunku sirf bunlarin bu dusunce tarzindan bugun kolayca Asimile olup tamamen yok olmuyor kimliklerimize daha da baglanip gucleniyoruz,, Sanirim tesekur bile etmemiz gerekecek.

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.