***
Sözde Dağlık Karabağ Cumhuriyeti son yirmi yılda işgal
altındaki bölgelerde ‘devlet başkanlığı’ ve ‘parlamento’ seçimleri yaparak
kendisini ‘bağımsız’ bir devlet olarak uluslararası kamuoyuna tanıtmaya çalışsa
da, ne Ermenistan, ne de diğer devletler ayrılıkçı rejimin bağımsızlığını
tanımamıştır.
Dağlık Karabağ ayrılıkçı rejimi ve Ermenistan tanınmayan
kurumun ayakta durması için Ermeni diaspora teşkilatlarının ve bazı devletlerin
desteğini almaya çalışsalar da, işgal altındaki bölgelerde yaşayan Ermenilerin
sosyal, ekonomik ve siyasi sorunları halledilmemiş, aksine bir az daha
kemikleşmiştir. Ermenistan ve ayrılıkçı rejim askeri gücünü artırmak için
harcadıkları yüz milyonlarca dolar Ermenilerin sosyal refahının yükseltilmesine
yönelmediği için yaşam düzeyleri oldukça düşüktür.
Ayrılıkçı rejimde 19 Temmuz’da yapılan ‘devlet
başkanlığı’ seçimlerinde Bako Saakyan’a alternatif aday bulmakta problemlerle
karşılaşan rejim, iki-üç adayı zorla bir araya getirmiş ve trajikomik ‘devlet
başkanlığı’ seçimlerinde Saakyan ikinci defa ‘devlet başkanı’ seçilmiştir.
Saakyan’ın ‘devlet başkanı’ olduğu son beş yılda bölgede yaşayan Ermenilerin
sosyal, ekonomik problemleri daha da arttığı, yolsuzluk ve rüşvet artış
gösterdiği ve yerel yönetim militarize edildiği için Saakyan Ermenilerin
‘itimadını ve güvenini’ kazanarak yeniden ‘devlet başkanı’ koltuğuna
oturmuştur.
Ayrılıkçı rejim bu tür başarılarını dikkate alarak dünya
kamuoyu nezdinde iktidarını meşrulaştırmak ve kabul ettirmek için son
zamanlarda kendisine karşı ‘siyasi muhalefet’ oluşturmaya gayret etmektedir.
Elbette, muhalefet iktidara karşı cephede yer alarak onun iç ve dış
politikasını eleştirmeli ve doğal olarak iktidara gelmeye çalışmalıdır. Bu
normal durumlarda böyle olmalıdır. Ama ayrılıkçı rejimin siyasi baskıları
sonucunda siyaset meydanına normal muhalif gücün ortaya çıkmasına fırsat
verilmediğimden dolayı kendi kontrollerinde olan ‘muhalefet’ oluşturmaya
çalışmaktadır.
Temmuz ayında yapılan ‘devlet başkanlığı seçimleri’
zamanı muhalefeti temsil ettiği iddia edilen milletvekili Vitali Balasanyan,
ayrılıkçı rejimin Dış Politika ve Güvenlik Kamu Konseyi Başkanı Masis Mailyan,
Hankendi Basın Merkezi Başkanı Gegam Bagdasaryan, milletvekili Vahan Badasyan
Şuşa’da düzenledikleri basın toplantısında ‘Anayasalı Artsak’ vatandaş hareketi
müteşebbis grubunun oluşturulması hakkında bilgi verdiler.
Basın konferansında Dağlık Karabağ probleminin
halledilmesinde sivil toplum kuruluşlarının potansiyelinden yararlanmak,
Ermenilerin Anayasal haklarının ihlal edilmesi, sosyal hayata daha fazla
entegrasyon olmalarının karşısındaki engelleri kaldırmak, ayrılıkçı rejimde belli
zümreye ait insanların diğerlerinin sosyal, ekonomik, siyasi haklarını gasp
etmeleri, rejim üzerinde vatandaşların kontrol mekanizmalarının olmaması
yolsuzluk ve rüşvetin artması, ekonomik kalkınmanın engellenmesi gibi konular
dile getirilmiştir. Bütün bu negatif durumların ayrılıkçı rejimin uluslararası
alanda imajını ciddi şekilde zedelediği, gevenliği ve savunma kabiliyetini
zayıflattığı ifade edilmiştir.
Bütün bunları dikkate alarak ‘Anayasalı Artsak’ vatandaş
hareketi müteşebbis grubu üyeleri kamuoyunun desteği ile aşağıdaki hedefleri
hayata geçireceklerini iddia ediyorlar:
-‘Artsak’ın uluslararası alanda bağımsızlığının
tanınmasına yardımcı olmak;
-milli ve dini değerler temelinde Ermenilerin sosyal,
manevi ve ahlaki ortamının sağlamlaştırılmasına yönelik faaliyet göstermek;
-insanların fikirlerini serbest ifade etmesinin
karşısındaki engelleri ortadan kaldırmak;
-ayrılıkçı rejimin şekillenmesine kamuoyunun katılması ve
kontrol mekanizmaları kurmaya çalışmak;
-yasal seçimlerin yapılmasına çalışmak;
-sosyal adaletin ve insan haklarının korunmasına
çalışmak;
-vatandaş hareketi müteşebbis grubunun faaliyeti hakkında
kamuoyuna sürekli bilgi vermek.
Basın konferansında soruları yanıtlarken ayrılıkçı
rejimde iktidar uğrunda mücadelenin ‘Anayasalı Artsak’ vatandaş hareketi
müteşebbis grubunun hedefleri arasında olmadığının bildirilmesi basın
temsilcileri tarafından şaşkınlıkla karşılanmıştır. Görünen şudur ki ‘Anayasalı
Artsak’ vatandaş hareketi müteşebbis grubu siyasi teşkilat olarak değil, sivil
toplum kuruluşu olarak faaliyet gösterecektir. Bu tür faaliyet ise ayrılıkçı
rejimde yaşayan Ermenilerin sosyal, ekonomik ve siyasi problemlerinin
halledilmesinde ne kadar etkili olabilir?
Dr. Hatem Cabbarlı, Avrasya Güvenlik ve Strateji
Araştırmalar Merkezi Başkanı
F.V
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.