***
Kürt siyasi mahpusların 12 Eylül'de başlattığı açlık
grevi 41. güne ulaşırken "ölümleri durdurun" çağrıları yükseliyor.
Açlık grevindeki mahpus sayısı 600'ü geçerken birçoğunda ciddi sağlık sorunları
görülmeye başlandı. Adalet Bakanlığı ise 2 gün önce yaptığı açıklamada tam
tersini iddia etmişti.
İnsan Hakları Derneği ve avukatlardan oluşan bir heyet,
Bakırköy Kadın Cezaevi ve Kandıra 1 ve 2 Nolu F tipi hapishanelerindeki
mahpuslarla görüşerek bir rapor hazırladı.
Avrupa Parlamentosu, Başbakanlık, TBMM, Sağlık Bakanlığı
ve Türk Tabipler Birliği'ne gönderilecek rapora göre: Bakırköy Kadın
Cezaevi'ndeki mahkûmlardan Nurcan Can'da algılama problemleri başladı. Çimen
Türk'ün kalp ritimleri düzensiz. Kandıra 1 No'lu F Tipi Cezaevi'ndeki
mahkûmların durumu da tehlike sinyalleri veriyor. Hakan Yalçınkaya'da mide
ağrıları, baş dönmesi; Cevdet Alim ile Fehmi Aslan'ın diş etlerinde
iltihaplanma var. İbrahim Aykurt ve Nihat Baran görme kaybı yaşıyor. Necat
Saci, Aydın Tunç, Ömer Faruk Çalışkan ve Yusuf Keskin tansiyon sorunu yaşıyor.
Kandıra 2 No'lu F Tipi Cezaevi'nde Şeyhmus Öncel, tuvalet ihtiyacını giderirken
kanama geçiriyor. Erol Şen, sabahları kan tükürüyor.
Adalet Bakanlığı 2 gün önce yaptığı açıklamada tersini
iddia ederek "Bu konuyu takip ediyoruz tüm aşamalarını izliyoruz. Şu an
itibariyle sağlık sorunu yok ve süreç sağlık açısından özenle takip
ediliyor" demişti. Açlık grevlerinin sürdüğü 58 hapishanede bir çok mahkum
ölüm sınırına yaklaşırken ağır sağlık sorunları yaşamaya başladı.
Dün Diyarbakır'da yapılan açlık grevlerine destek
yürüyüşüne polis gaz bombası ve tazyikli suyla saldırdı. Aralarında BDP'li
milletvekillerinin de olduğu çok sayıda gösterici gazdan etkilendi. Ankara,
Antep, Bitlis, Manisa, Siirt, Şırnak merkez, Cizre, Silopi, İdil, Beytüşşebap,
Diyarbakır'ın Bismil ve Mardin'in Dargeçit ilçelerinde de açlık grevlerine
destek yürüyüşleri gerçekleşti.
Açlık grevi yapan Kürt siyasi mahpuslar PKK lideri
Öcalan'ın tecridine son verilmesini ve Kürtlerin demokratik haklarının
tanınmasını istiyor. Adalet Bakanlığı, bu talebi "hapishanelerle ilgili değil
siyasi" diyerek karşılamayacağını belirtmişti. İkide bir de
"Gerekirse İmralı ile görüşürüz" diyen Başbakan ise ölümleri
durdurmak için somut bir adım attırmayarak, Kürt sorununu çözümsüzlükte tutmaya
ve savaşı kışkırtmaya devam ediyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.