
Altaylı, "Bugüne kadar ne bir kurum, ne de
Ermenilere ait bir vakıf arayıp da "Şunu tamir edelim" demedi. Ben
evimi bile tamir ettirmekten aciz bir adamım. Malla mülkle de işim olmadı
hayatım boyunca. Eğer bir girişimde bulunmak istiyorsanız, benden size her
türlü destek gelir. Buyurun. Patrikhane talep etsin, bu kiliseyi hemen hibe
edeyim. Kültür Bakanlığı istesin, hemen vereyim. (...) Kiliseniz sizindir. Ne
zaman isterseniz, gerekli her türlü yardımı yapmaya, kiliselerin kullanım
hakkını, sonsuza kadar Patrikhane'ye devretmeye hazırım" dedi.
GAZETECİLER.COM - Van'daki tarihi Yedi Kilise'nin
Habertürk genel yayın yönetmeni Fatih Altaylı'ya ait olduğunun anlaşılması
üzerine Ermeniler "Kiliseyi geri ver" kampanyası başlattı. Altaylı,
kiliseyi Patrikhane'ye hibe edecek.
Taraf gazetesinden Sümeyra Tansel'in haberine göre,
Van'ın Yukarı Bakraçlı Köyü'nde restore edilmek istenen Yedi Kilise'nin
tapusunun Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı'ya ait olduğunun ortaya
çıkması üzerine, Türkiyeli Ermeniler, Altaylı'nın kiliseyi geri vermesi için
kampanya başlattı.
"KİLİSEYİ GERİ VERİN"
Nadya Uygun adlı vatandaşın başlattığı kampanya
kapsamında Altaylı'ya gönderilen mailde, "Türkiye'de çok ünlü bir
gazetecisiniz. Kendinizi rezil ediyorsunuz. Dürüst, aklı başında ve uygar bir
insanın yapacağı tek şey elindeki tapuyla Türkiye Ermeni Patrikhanesi'ne
başvurup, kiliseyi ilgili vakfa devretmektir" denildi.
Haberin Devamı:
http://www.gazeteciler.com/gundem/altayli-yedi-kiliseyi-geri-verecek-57089h.html
4 yorum:
Nadya ve Tamar hanımın Türk düşmanlığı üzerine kurulu provakatif dili ile denediği tahrik işe yaramamış görünüyor. Nadya ve Tamar'ın bir gün içlerindeki Türk nefretini yenebilmelerini dilerim.
Adsiz rumuzlu yine de soylemeden edememis anlasilan,tabi biz de soylemeden geri kalamiyor ekliyoruz.
Tamar ve Nadya hanimlar hakli konularinda yanliz degiller ve tum ezilen magdurlar da onlarin yaninda.
Adsiza tavsiyemiz,fazla gecikmeden kendisinin de magdurlarin yaninda yerini ayirtmasi cunku bugun Dunyada yapilan en asil ornek degerlerden biri sayiliyor ezilenin yaninda yer almak ezmek degil.
Konuyu çarpıtma denemeniz ne yazık ki işe yaramıyor 'Dursun'. Çünkü mesajımda ezenin yanında yer aldığıma dair bir şey yok. Nadya ve Tamar'ın psikanalizi var.
Yazdıkları mesajın içinden nefret akıyor. Tamar'ın bu tür şeylerde ismini geçirmekten çekinmesini anlıyoruz ancak yine herkes kimin ne olduğunu gayet iyi biliyor.
İlk mesajımdaki ifademi tekrar ediyorum; 'Nadya ve Tamar'ın bir gün içlerindeki Türk nefretini yenebilmelerini dilerim.'
Özellikle Tamar'ın yenmesi gerek çünkü Kitabı Mukaddes'in başında olmanın sorumluluğu bunu gerektiriyor.
Adsiz'kimin kim oldugunu siz madem ki iyi biliyorsunuz oncelikle bir de siz kendinizi takdim ediniz bilhassa kendi isminizle,adsiz gibi takma rumuzlarla degil.
Ikincisi Nadya ve Tamar hanimlarin avukatligi bize dusmez sanirim eger bir soru yoneltecektiyseniz bunu kendilerine sormaliydiniz misal iclerinde sayet bir kin varsa bu kin neden olusmus ve neden kaynaklanmis?
Ucuncusu biz Ermeniler Hristiyanligi Dunyada millet olarak ilk kabul etmis bir toplumuz,inancimiz ugruna zaten hep mesih Isanin bizlerden/inananlarindan istedigi,bekledigi seyleri yaptik ve bizlere vurulan tokada karsi obur yanagimizi gosterdik ve de sonucda hep daha buyuk darbeler yiyenler olduk mamafih her zaman barissever bir toplum olarak bu degerlerimizi bugune kadar tasimaya calisdik.
Siz eger Kitabi Mukddesi biraz olsun madem ki biliyorsunuz o zaman Incilimizin iki kisimdan olusdugunu ve ilk kisminin eski ahit yeni kisminin ise Isa Mesih ve oniki havarilerinin bizlere aktardiklarindan olusdugunu da bilirsiniz.
Bizler Mukaddes kitabi okurken bazen eski ahittan da misaller alir okuruz ve incildeki son kisimlarla karsilastiririz cunku Mukaddes Kitap her iki kismiyla bir butundur.
Verecegim tek bir ornek eski ahittan bizlere aktarilan ufak bir tavsiyedir ve soyle gecer,Dise Dis,Goze Goz.
Bazilarimiz bunu coktan unutmusuzdur fakat icimizden pek azi unutmamis olabilir oyle ki bu da hic garipsenemez cunku onlar da Kitabi Mukladdesin bizlere aktardigi tavsiye ve orneklerden kaynaklanan Hislerle Inanclarini surdurmus olabilirler.
En son olarak eklemek istedigim ise Sahsen hic bir sekilde konuyu carptirmaya yonelik bir gereksinim yok hersey ortada,Bu hanimlar dogru bildikleri ve inandiklari seyin tercumanlaridirlar vede orada yaptiklari gosteriyle bunu en acik sekliyle ortaya koymusdurlar.
Tasidiklari pankartlara bakiniz ,bunu daha iyi anlarsiniz.O adama Resmen ezilmis insanlarin gaspedilmis topraklarindaki kiliseleri geri vermesini talep etmisler,evet ezilmis ,yerlerinden yurtlarindan edilmis,canlarina kiyilmis yuzbinlerce insanin geride kalan ve resmen Gaspedilen varliklarindan soz etmisler,vede birer Hur ve medeni TC vatandasi olarak kendi Hur dileklerini ortaya koymuslar,Bunda gocunacak ne var?Bu yuzden bunu carptirma olarak adlandirmanizi tasvip edemiyoruz.
Basarilar,sevgiler.
Bizler yine de sizi dogruyu bilen dogruyu soylemekten kacinmayan vede ezenin degil ezilenin yaninda olmayi yegleyen biri olarak gormeye devam etmek istiyoruz.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.