***
“Elyazmasının kutsallığına ve can pahasına korunmasına
dair bir başka örnek de 19. yüzyılın başında Osmanlı-Rus Savaşı sırasında
yaşanmıştır. 1826 yılında başlayan Rus-Iran Savaşı iki yıl sonra Türkmençay
Antlaşması’yla sonuçlanır. Bu savaşta Rus ordusuna Paskeviç komuta etmektedir.
İmzalanan antlaşmaya göre Erivan Rusya’da kalır. Aynı yıl Paskeviç
komutasındaki Rus ordusu Osmanlı İmparatorluğu’na
“Elyazmasının
kutsallığına ve can pahasına korunmasına dair bir başka örnek de 19. yüzyılın
başında Osmanlı-Rus Savaşı sırasında yaşanmıştır. 1826 yılında başlayan
Rus-Iran Savaşı iki yıl sonra Türkmençay Antlaşması’yla sonuçlanır. Bu savaşta
Rus ordusuna Paskeviç komuta etmektedir. İmzalanan antlaşmaya göre Erivan
Rusya’da kalır. Aynı yıl Paskeviç komutasındaki Rus ordusu Osmanlı
İmparatorluğu’na
saldırır ve 1829 yılında Erzurum’u alır. Savaş 1829
yılının Eylül ayında imzalanan Edirne Antlaşması’yla sonuçlanır. Bu antlaşma
isteyenlere Rusya’ya göç etme hakkı veren bir maddeyi de içermektedir. Osmanlı
ve Rus imparatorlukları arasında “yastık” olacaklarından korkan Ermeniler
Rusya’ya göçmeye karar verirler. Bunlar arasında Erzurum Ermenileri de bulunmaktadır.
Erzurum’un Ilıca köyünde yaşayan
Ermeniler Episkopos Garabed’in önderliğinde, o sıralar
Rusya’nın elinde bulunan Gürcistan’ın Cavakh bölgesindeki Akhalkalak civarına
yerleşirler ve burada Tzuğut adındaki köyü (bu köy günümüzde hâlâ mevcuttur) kurarlar.
Köyün malı olan Kutsal Kitabı da terk etmeyip yanlarında götürürler. Köylülerin
yanlarında taşıdıkları Tzuğrut incili, kronolojik olarak, bilinen üçüncü en
eski elyazmasıdır. Kolofonunun üçüncü satırında, Bu İncili 423 yılında yazdım
şeklinde bir kayıt bulunmaktadır. Erzurum’un Ilıca köyündeki elyazması Ermeni
tarihiyle 423 yılında, yani Miladi 974 yılında yazılmıştır. Köylülerin inancına
göre bu İncil onların varolma nedeni.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.